Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Necmettin Elmastaş, bu yıl kış mevsiminde alınan yağış miktarının geçen yıla oranla daha iyi seviyede olduğunu belirterek, "Kuraklık riski azaldı ama tasarruf şart" dedi.Prof. Dr. Elmastaş, 2025-2026 kış sezonunda böBitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Necmettin Elmastaş, bu yıl kış mevsiminde alınan yağış miktarının geçen yıla oranla daha iyi seviyede olduğunu belirterek, "Kuraklık riski azaldı ama tasarruf şart" dedi.
Prof. Dr. Elmastaş, 2025-2026 kış sezonunda bölgede etkili olan yağışlara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Elmastaş, bu yıl kış mevsiminde alınan yağış miktarının geçen yıla oranla daha iyi seviyede olduğunu belirterek, özellikle kar yağışının bölge açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Bölgedeki ölçümlere göre kar kalınlığının yer yer 5 metreyi aştığını dile getiren Elmastaş, bunun hem su kaynakları hem de tarımsal faaliyetler açısından sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi.
Yağışların büyük oranda kar şeklinde gerçekleştiğini vurgulayan Elmastaş, "Kış sezonunda alınan kar yağışları, barajlar ve yer altı su kaynakları açısından ciddi bir katkı sağlıyor. Önümüzdeki aylarda da yağışların devam edeceği tahmin ediliyor. Bu durum özellikle yaz aylarında yaşanabilecek kuraklık riskini azaltacaktır" dedi.
Elmastaş, mevcut tabloya rağmen temkinli olunması gerektiğine dikkat çekerek, "Yağışların büyük kısmı kar şeklinde olduğu için şu an itibarıyla gölleri ve göl ekosistemlerini doğrudan besleyen bir akış henüz oluşmadı. Ancak önümüzdeki aylarda yağışların bir miktar daha devam edeceği öngörülüyor. Bu durum, kuraklığın şiddetini geçmiş yıllara göre bir nebze azaltabilir" dedi.
Son yıllarda kuraklığın etkilerinin özellikle göl seviyelerindeki düşüşten net şekilde gözlemlendiğini vurgulayan Elmastaş, bu düşüşün tek nedeninin yağış azlığı olmadığını ifade etti. Yeraltı su kaynaklarının özellikle tarımsal sulamada yoğun ve kontrolsüz kullanılmasının, gölleri besleyen kaynakların zayıflamasına yol açtığını belirten Elmastaş, "Akiferlerde ve yeraltı su tavlalarında seviyelerin aşağı doğru indiğini gözlemliyoruz. Bu kullanım şekli devam ederse, yağış artsa bile kuraklık tehdidi sürecektir" diye konuştu.
Tarımda su kullanımına da özel bir parantez açan Elmastaş, çiftçilere önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Elmastaş, "Ne kadar çok su verirsem o kadar çok verim alırım anlayışından vazgeçmemiz gerekiyor. Hâlâ vahşi sulama yapan üreticilerimiz var. Bu yöntem hem bitkinin köküne zarar veriyor hem de toprağın içindeki faydalı minerallerin yıkanmasına neden oluyor" dedi.
Çözümün modern sulama tekniklerinden geçtiğini vurgulayan Elmastaş, özellikle damlama sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade ederek, "Daha kontrollü ve iktisatlı su kullanımı hem tarımsal verimi artırır hem de toprak-su dengesini korur. Aksi halde ilerleyen yıllarda tarım ve su kaynakları açısından daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz" şeklinde konuştu.