Alioğlu, çocuklarla açık iletişim kurmanın, onları yargılamadan dinlemenin ve hayatlarındaki değişimleri doğru değerlendirmenin önemine dikkat çekti. Batman'da İLKHA muhabirine konuşan Psikolog Muhammed Rezan Alioğlu, çocukları madde kullanımından korumad
Alioğlu, çocuklarla açık iletişim kurmanın, onları yargılamadan dinlemenin ve hayatlarındaki değişimleri doğru değerlendirmenin önemine dikkat çekti.
Batman'da İLKHA muhabirine konuşan Psikolog Muhammed Rezan Alioğlu, çocukları madde kullanımından korumada ailelerin dikkat etmesi gereken hususlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çocukların arkadaş çevresindeki değişiklikler, okul başarısındaki düşüş, devamsızlık, içe kapanma ve günlük alışkanlıklarındaki farklılıkların takip edilmesi gerektiğini belirten Alioğlu, tek bir belirti üzerinden sonuca varılmasının doğru olmadığını ifade etti.
Alioğlu, ailelerin baskıcı bir tutum yerine anlayışlı bir iletişim kurmasının ve çocuklarına ihtiyaç duyduklarında destek alabileceklerini hissettirmesinin önemini vurguladı.
Uzmanlara göre çocukların davranışlarında görülen değişikliklerin doğru değerlendirilmesi, aile içi iletişimin güçlü tutulması ve çocukların sosyal çevrelerinin yakından takip edilmesi, madde kullanımına karşı farkındalık oluşturulmasında önemli rol oynuyor.

Klinik Psikolog Muhammed Rezan Alioğlu
"Çocuklardaki davranış değişiklikleri takip edilmeli"
Alioğlu, okullarda madde kullanımı konusunda ailelerin dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan birinin çocuklarının hayatındaki değişimleri fark edebilmek olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Okullarda madde kullanımı konusunda ailelerin dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan biri, çocuklarının hayatındaki değişimleri fark edebilmek. Burada özellikle şunu vurgulamak gerekiyor. Çocukta görülen her davranış değişikliğini doğrudan madde kullanımıyla ilişkilendirmek doğru değil. Özellikle ergenlik döneminde çocuklarda duygu durumunda, arkadaş ilişkilerinde ve davranışlarında birtakım değişiklikler zaten görülebiliyor. Ancak bu değişiklikler belirginleşiyor, uzun süre devam ediyor ve çocuğun hayatının birden fazla alanını etkilemeye başlıyorsa ailelerin bunu göz ardı etmemesi gerekiyor."
"Okul başarısındaki düşüş ve içe kapanmaya dikkat"
Çocukların arkadaş çevresinde yaşanan ani değişiklikler, okul başarısının düşmesi ve günlük alışkanlıklarındaki farklılıkların aileler tarafından takip edilmesi gerektiğini belirten Alioğlu, şöyle devam etti:
"Örneğin arkadaş çevresinde ani ve belirgin değişiklikler olması, okul başarısında düşüş yaşanması, devamsızlıkların artması, daha önce severek yaptığı aktivitelere karşı ilgisinin azalması, içine kapanması, belirgin öfke veya duygu değişimleri yaşaması ailelerin dikkat edebileceği durumlardan bazıları. Bunun yanında uyku düzeninde veya günlük rutinlerinde belirgin değişiklikler olması, açıklanamayan para ihtiyacının artması ya da harcamaları konusunda daha gizli davranmaya başlaması da takip edilmesi gereken işaretler arasında olabilir."
"Tek bir belirti üzerinden sonuca varılmamalı"
Davranış değişikliklerinin farklı nedenlerden kaynaklanabileceğine işaret eden Alioğlu "Fakat burada tek bir belirti üzerinden bir sonuca varmak doğru değil. Önemli olan çocuğun genel davranışındaki değişimi ve bu değişimin sürekliliğini değerlendirmek. Çünkü benzer davranışların altında okul problemleri, arkadaş ilişkileri, aile içindeki sorunlar, ergenlik döneminin getirdiği zorluklar veya başka psikolojik nedenler de olabilir. Ailelerin burada yapabileceği en önemli şeylerden biri de çocuklarıyla açık bir iletişim kurmak. Çocukla sadece bir problem ortaya çıktığında konuşmak yerine, günlük hayatında da iletişim halinde olmak gerekiyor. Çocuğun kendisini rahatça ifade edebildiği ve bir sorun yaşadığında ailesinden destek alabileceğini bildiği bir ortam oluşturmak oldukça önemli." dedi.
"Suçlayıcı değil, anlayışlı bir iletişim kurulmalı"
Ailelerin çocuklarında bir değişiklik fark ettiklerinde suçlayıcı ve baskıcı bir tutum sergilemek yerine onları anlamaya çalışması gerektiğini belirten Alioğlu, "Eğer aile bir değişiklik fark ederse, çocuğu hemen suçlamak veya sorguya çekmek yerine öncelikle onu anlamaya çalışmalı. 'Sen ne yapıyorsun, kimlerle geziyorsun?' şeklinde baskı kurmak yerine, 'Son zamanlarda seni biraz farklı görüyorum, seni zorlayan bir şey mi var?' gibi daha sakin ve açık bir iletişim tercih edilebilir. Çünkü çocuk kendisini yargılanmayacağını hissettiğinde yaşadığı sorunları paylaşması çok daha kolay olabilir. Bir diğer önemli nokta da ailelerin çocuklarının sosyal hayatına ilgi göstermesi. Kimlerle arkadaşlık yaptığını bilmek, okul hayatını takip etmek, boş zamanlarını nasıl geçirdiğiyle ilgilenmek önemli. Ancak bunu sürekli kontrol etmek veya baskı kurmak şeklinde değil, çocuğun hayatına gerçekten dahil olmak şeklinde düşünmek gerekiyor." vurgusunda bulundu.
"Çocukların ihtiyaç duyduklarında destek alabileceklerini hissetmeleri önemli"
Madde kullanımından korunmada ailelerin yalnızca bir risk ortaya çıktığında harekete geçmesinin yeterli olmadığını ifade eden Alioğlu, "Sonuç olarak madde kullanımından korunmada ailelerin rolü yalnızca bir risk ortaya çıktığında müdahale etmek değil. Çocukla güçlü bir ilişki kurmak, onu dinlemek, hayatındaki değişimleri fark etmek ve ihtiyaç duyduğunda destek olabileceğini hissettirmek çok önemli. Çünkü bazen büyük bir problemi fark etmeden önce, çocuğun hayatındaki küçük bir değişikliği fark etmek ve onunla doğru zamanda iletişim kurmak çok daha değerli olabiliyor." şeklinde konuşlu. (İLKHA)