Türkiye’nin geleceği, çocukların mirası ve nefes aldığımız son kaleler tek bir imzada boğuldu! 27 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 10972 sayılı karar, tam 23 ilde ormanların celladı oldu.
Türkiye’nin geleceği, çocukların mirası ve nefes aldığımız son kaleler tek bir imzada boğuldu! 27 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 10972 sayılı karar, tam 23 ilde ormanların celladı oldu. Kamu yararı maskesi altına gizlenen bu rant operasyonu, Anadolu’nun akciğerlerini bir kez daha ranta kurban ediyor!
Yıllardır süregelen "Ek 16. Madde" kurnazlığı, bugün yayımlanan kararla zirve yaptı. Adana’dan Artvin’e, Muğla’dan Trabzon’a kadar uzanan bu yıkım listesi, bir doğa sevgisinin değil, bir beton sevdasının vesikasıdır.
BU BİR DOĞA KATLİAMIDIR!
Artvin’in eşsiz bitki örtüsü, Antalya’nın turizmle can çekişen yeşili, Kastamonu’nun sık ormanları artık "orman" statüsünden çıkarıldı. Bu, şu anlama geliyor: Yıllardır korunan, binlerce canlının yuvası olan bu alanlar artık inşaata, madene, ranta ve betona açık birer "arsa" haline getirildi!
"YERİNE FİDAN DİKERİZ" YALANIYLA KİMİ KANDIRIYORSUNUZ?
Kararda yer alan "çıkarılan alanın iki katı yer tahsis edilir" maddesi, kamuoyunun gözünü boyamaya yönelik içi boş bir vaatten ibarettir. Yüzyıllık bir ekosistemi yok edip, başka bir bozkıra fidan dikmekle doğa geri gelmez! Siz bir ormanı yok ettiğinizde sadece ağaçları değil; yaban hayatını, yeraltı sularını ve o bölgenin iklim dengesini de infaz ediyorsunuz.
RANTIN HARİTASI ÇİZİLDİ
Listeye bakıldığında Türkiye’nin en değerli arazilerinin hedef alındığı açıkça görülüyor:
Kıyılar Yağmalanıyor: Muğla, Antalya, İzmir, Balıkesir, Mersin.
Karadeniz Delik Deşik: Artvin, Trabzon, Kastamonu, Karabük.
Anadolu Nefessiz: Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Samsun.
SORUYORUZ: BU ARSALAR KİME
AYRILDI?
Bu yangından mal kaçırır gibi hazırlanan kararnameyle "orman" vasfı çalınan bu topraklar, yarın hangi yandaş müteahhidin projesi, hangi holdingin maden sahası olacak? Halkın olanı halktan çalıp, "statü değişikliği" adı altında peşkeş çekmek hangi vicdana sığar?
Susmayacağız! Doğayı bir kağıt parçasıyla silip atanlara karşı bu toprakları savunmak bir tercih değil, zorunluluktur. Bugün ormanları silen kalemler, yarın bu halkın geleceğini silemeyecektir!.
