Sağ-Çev Başkanı Dursun: Gazze'deki sağlık altyapısı çökme noktasına geldi

Gazze'de siyonist işgal rejiminin saldırıları ve ağır abluka devam ediyor. Uluslararası toplumun ve garantör ülkelerin sessizliği sürerken, milyonlarca Filistinli elektrik, su, ilaç ve temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılıyor. Yoğun bombardıman ve k

Gazze'de siyonist işgal rejiminin saldırıları ve ağır abluka devam ediyor.

Uluslararası toplumun ve garantör ülkelerin sessizliği sürerken, milyonlarca Filistinli elektrik, su, ilaç ve temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılıyor.

Yoğun bombardıman ve kuşatma altında yaşam mücadelesi veren Gazze'de sağlık sistemi çökerken, insani kriz her geçen gün daha da derinleşiyor.

Batman Sağlık ve Çevrecilik Derneği (Sağ-Çev) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Dursun, Gazze'deki sağlık ve lojistik altyapısının çöküşü ile tutuklu hekimlerin durumuna ilişkin İLKHA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Dursun, bölgede yaşanan insani krizin geri dönülemez bir noktaya ulaştığını söyledi.

Ömer Faruk Dursun

"Gazze'deki sağlık ve lojistik altyapısı geri dönülemez bir noktaya taşındı"

Gazze'de uzun süredir devam eden ağır abluka ve saldırıların sağlık sistemini işleyemez hale getirdiğini belirten Dursun "Gazze'deki sağlık ve lojistik altyapısının çöküşü ile tutuklu hekimlerin durumu hakkında acil çağrıda bulunuyoruz. Gazze'de uzun süredir devam eden ağır abluka ve saldırılar, bölgedeki insani krizi artık geri dönülemez bir noktaya taşımıştır. Bir toplumun en temel yaşam hakkını güvence altına alan sağlık sistemi, yalnızca ilaç ve tıbbi malzeme eksikliğiyle değil, bu hizmetleri sahada yürütecek lojistik altyapının tamamen yok olmasıyla da karşı karşıyadır." dedi.

"Ambulansların yüzde 70'i kullanım dışı kaldı"

Gazze Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine dikkati çeken Dursun "Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamalar, durumun vahametini gözler önüne sermektedir. Bölgedeki ambulans ve hasta nakil araçlarının yüzde 70'i, doğrudan saldırılar ve yedek parça girişinin engellenmesi nedeniyle tamamen kullanım dışı kalmıştır. Halen çalışır durumda olan çok az sayıdaki araç, aşırı yıpranma ve bakım imkânsızlığı nedeniyle günlük asgari ihtiyaçları dahi karşılayamamaktadır. Sağlık personelini ve hastaları taşıyan sözleşmeli şirket otobüslerinin de her an devre dışı kalma riski bulunmaktadır. Bu lojistik ağın tamamen çökmesi, binlerce ağır hastanın ve yaralının hastanelere erişimini imkânsız hale getirecektir." ifadelerini kullandı.

"Sağlığa erişim hakkı açıkça gasp ediliyor"

Lojistik altyapının yok edilmesinin doğrudan insan hayatını tehdit ettiğini vurgulayan Dursun "Bir sağlık ve çevrecilik derneği olarak altını çizmek isteriz ki; ulaşım ve lojistik altyapısının yok edilmesi, sadece mekanik bir kayıp değil, doğrudan binlerce insanın tedaviye ulaşamayarak yaşamını yitirmesi demektir. Tıbbi nakil araçlarının engellenmesi, en temel insan haklarından biri olan 'sağlığa erişim hakkının' açıkça gasp edilmesidir." diye konuştu.

"Tutuklu 14 Filistinli doktor derhal serbest bırakılmalı"

Gazze'de görev yapan sağlık çalışanlarının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu belirten Dursun, şöyle devam etti:

"Bununla birlikte, bölgede bin bir güçlükle ve canı pahasına görev yapan sağlık çalışanlarının hedef alınması kabul edilemez. Başta Dr. Ebu Safiye olmak üzere, insan hayatını kurtarmaktan başka hiçbir gayesi olmayan ve şu an tutuklu bulunan 14 Filistinli doktorun derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz. Sağlık personeli savaşta ve çatışmada dokunulmazdır; onların özgürlüğünün kısıtlanması, Gazze'de can çekişen sağlık sistemine indirilmiş en ağır darbelerden biridir."

"Gazze'ye acil tıbbi lojistik koridor açılmalı"

Uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunan Dursun "Dünya kamuoyuna, uluslararası sağlık örgütlerine ve insan hakları savunucularına sesleniyoruz: Gazze'ye acil tıbbi lojistik koridor açılmalı; ambulans, yedek parça ve yakıt girişine derhal izin verilmelidir. Sağlık tesisleri ve nakil araçları üzerindeki abluka ve saldırılar son bulmalıdır. Görevleri başında alıkonulan Dr. Ebu Safiye ve meslektaşları derhal serbest bırakılmalıdır." dedi.

"Gazze halkının çığlığına ses olmaya devam edeceğiz"

Açıklamasının sonunda sessiz kalınmaması gerektiğini ifade eden Dursun "Sessizlik, bu insani dramın ortağı olmaktır. Yaşam hakkını, çevresel ve insani adaleti savunan bir sivil toplum kuruluşu olarak, Gazze'deki meslektaşlarımızın ve halkın çığlığına ses olmaya devam edeceğiz." ifadeleriyle sözlerini tamamladı. (İLKHA)