Sağlık Başta Olmak Üzere Kamuda Görünmeyen Kriz!

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları başta olmak üzere kamuda çalışanların  maruz kaldığı mobbing ve şiddet vakaları, son dönemde artan yoğunluk ve görünürlükle birlikte sistemin en kritik sorunlarından biri haline geldi. Hizmetin temel taşı olan çalışanla

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanları başta olmak üzere kamuda çalışanların  maruz kaldığı mobbing ve şiddet vakaları, son dönemde artan yoğunluk ve görünürlükle birlikte sistemin en kritik sorunlarından biri haline geldi. Hizmetin temel taşı olan çalışanların kendilerini güvende hissetmediği bir ortamda, nitelikli ve sürdürülebilir bir yapıdan söz etmek ise giderek zorlaşıyor.

Sağlık kurumlarında  giderek ağırlaşan mobbing ve şiddet olgusunu tüm yönleriyle ele alan Sağlık Hizmetleri Sendikası (Sahim-SEN), çevrimiçi bir seminer düzenledi. Sendika yönetimi ve uzman isimlerin katkı sunduğu programda, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yaşadığı görünür ve görünmeyen baskılar çarpıcı örneklerle değerlendirildi.

Mobbing Sağlık ve Sosyal Hizmet Sistemini İçten Çökertiyor

Sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlar başta olmak üzere  mobbing, çoğu zaman açık çatışmalarla değil; sistematik baskı, değersizleştirme, dışlama ve görev tanımı dışı yüklemeler üzerinden ilerliyor. Çalışanların sürekli denetlendiği, hatalarının öne çıkarıldığı ve yalnızlaştırıldığı bu süreç, zamanla psikolojik bir yıpranmaya dönüşüyor. Seminerde konuşan SAHİMSEN Engelliler Komisyonu Başkanı Ayşe Sarı, mobbingin sağlık ve sosyal hizmet kurumlarında başta olmak  üzere kamuda çoğu zaman görünmez bir şiddet biçimi olarak ilerlediğini ancak etkilerinin derin ve yıkıcı olduğunu vurguladı.

Sarı, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sistematik baskı, dışlanma ve itibarsızlaştırma gibi yöntemlerle yıldırıldığını belirterek, “Mobbing, yalnızca bireyi değil, bulunduğu kurumu da zayıflatan bir süreçtir. Çalışanların yalnızlaştırıldığı, değersizleştirildiği bir ortamda ne verimlilikten ne de sağlıklı bir hizmetten söz edilebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Görev tanımı dışı yüklemelerden iletişim eksikliklerine, ayrımcılıktan psikolojik baskıya kadar uzanan bu sürecin, çalışanları sessiz bir tükenmişliğe sürüklediğine dikkat çekildi.

Sürekli Baskı ve Sessiz Yıpranma Şiddetin Yeni Yüzü

Seminerde öne çıkan bir diğer başlık ise sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlar başta olmak üzere kamuda şiddetin sadece fiziksel saldırılarla sınırlı olmadığı gerçeği oldu. Günlük işleyiş içinde normalleştirilen baskı, değersizleştirme ve dışlama davranışlarının, özellikle sağlık ve sosyal hizmet çalışanları üzerinde kalıcı izler bıraktığı vurgulandı.

Uzman değerlendirmelerinde, bu tür psikolojik şiddetin zamanla tükenmişlik, motivasyon kaybı ve mesleki kopuşa yol açtığı ifade edilirken; çalışanların kendilerini güvende hissetmediği bir ortamda hizmet kalitesinin sürdürülebilir olmadığına dikkat çekildi.

“Bu Tablo Artık Bir Meslek Sorunu Değil, Sistem Sorunudur”

SAHİMSEN Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlarda  mobbing ve şiddetin ulaştığı noktaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, sorunun ciddiyetine dikkat çekerek net bir çerçeve çizdi.

Akarken, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yalnızca mesleklerini icra etmediğini, aynı zamanda sistemsel baskılarla mücadele ettiğini belirterek, “Bugün gelinen noktada bu tabloyu sadece çalışanların sorunu olarak görmek mümkün değildir. Bu doğrudan sistemin sorunudur ve çözüm de sistemsel olmak zorundadır” ifadelerini kullandı.

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının kendini güvende hissetmediği bir yapıda, toplum sağlığını korumanın mümkün olmadığını vurgulayan Akarken, her şiddet ve mobbing vakasının hizmete doğrudan zarar verdiğini belirtti.

Çözüm Net! Güçlü Politika, Etkin Koruma, Sıfır Tolerans

SAHİMSEN, sağlık ve sosyal hizmet veren kurumlar başta olmak üzere kamuda mobbing ve şiddetle mücadelede daha güçlü ve kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Çalışma ortamlarının daha güvenli hale getirilmesi, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının hak arama süreçlerinin etkinleştirilmesi ve yönetsel yaklaşımların iyileştirilmesi, çözümün temel başlıkları arasında yer alıyor.

Sendika, başta sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının korunmasının yalnızca meslek grubu açısından değil, toplum sağlığı açısından da kritik olduğunu belirterek, bu alandaki farkındalık çalışmalarını ve savunuculuk faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.