Şahzade Demir: "Melayê Cizîrî'nin temsil ettiği medeniyete sahip çıkmak hepimizin borcudur"

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Banga Heq Dergisi tarafından Şırnak'ın Cizre ilçesinde düzenlenen "Hayalden Hakikate Melayê Cizîrî'nin Günümüz İnsanına Çağrısı" programında konuştu. Melayê Cizîrî'nin yalnızca bölg

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Banga Heq Dergisi tarafından Şırnak'ın Cizre ilçesinde düzenlenen "Hayalden Hakikate Melayê Cizîrî'nin Günümüz İnsanına Çağrısı" programında konuştu.

Melayê Cizîrî'nin yalnızca bölge için değil, Türkiye ve İslam ümmeti açısından da önemli bir şahsiyet olduğunu ifade eden Demir, onun temsil ettiği medeniyetin temel unsurlarına dikkat çekerek, bu mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemini vurguladı.

"Melayê Cizîrî bu coğrafyanın medeniyetini temsil ediyor"

Melayê Cizîrî'nin medrese geleneği, irfanı, şiiri ve edebiyatıyla bölgenin medeniyetini temsil ettiğini belirten Demir, bu mirasın korunması gerektiğini söyleyerek şöyle konuştu:

"Melayê Cizîrî, onun medresesi, irfanı, şiiri ve edebiyatı bu bölgenin medeniyetidir, bu toplumun medeniyetidir. Bizden alınmaya, tahrip edilmeye çalışılan ve toplumu dönüştürmeye yönelik uğraşların hedefinde olan bir medeniyettir."

Bu medeniyetin kaynaklarının ve temel esaslarının iyi anlaşılması gerektiğini kaydeden Demir, söz konusu mirasın güçlendirilerek daha geniş kitlelere ulaştırılmasının önemine işaret etti.

"İlim insanı Allah'a yaklaştırmalı"

Melayê Cizîrî'nin düşünce dünyasını üç temel başlık üzerinden değerlendiren Demir, bunların ilim, irfan ve şiir-edebiyat olduğunu belirtti.

Melayê Cizîrî'nin medrese eğitimi ve yetiştirdiği öğrencilerle güçlü bir ilim geleneğini temsil ettiğini ifade eden Demir, ilmin manevi bir amaçla bütünleşmesi gerektiğini dile getirerek şunları ifade etti:

"Medeniyetler, ilim, medrese ve ilim havzalarının tamamı eğer marifetullaha müteveccih değilse, bütün ilimler insanı Allah-u Teâlâ'ya yaklaştırmazsa, bizi Rabbimize götürmezse o ilmin, o medresenin ve o kültürün topluma, dünyaya ve ahiretimize bir faydasının olmadığını net bir şekilde ortaya çıkarıyor"

"Melayê Cizîrî, Kürtçeyi güçlü bir edebiyat dili haline getirdi"

Melayê Cizîrî'nin şiir ve edebiyat alanındaki etkisine de değinen Demir, onun Kürt edebiyatının gelişmesinde önemli bir rol oynadığını söyledi.

Cizîrî'nin şiirlerinin derin anlamlar taşıdığını ve günümüzde dahi bu eserlerin anlaşılması konusunda zorluklar yaşandığını belirten Demir, şu ifadeleri kullandı:

"Evet, ondan önce de Kürtçe vardı. Ama Melayê Cizîrî'den sonra Kürtçe bir medeniyet dili oldu, geniş ve derin bir edebiyat anlayışını ortaya koydu. Şiirlerini o kadar derin, köklü ve sanatsal bir yönde işledi ki halen birçok insan onlardaki derin manaları çözmüş değil ya da anlamakta çok zorlanıyor."

Demir, Melayê Cizîrî'nin Kürtçenin edebî birikimini ileri taşıdığını ve dili güçlü bir medeniyetin taşıyıcısı haline getirdiğini ifade etti.

Son dönemlerde bölgenin tarihî ve kültürel mirasından uzaklaşılmasına yol açan girişimlerin yaşandığını belirten Demir, ilim, medrese, Kürtçe edebiyat ve manevi değerlerle bağların zayıflatılmasının ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Bu sürecin tersine çevrilmesi için Melayê Cizîrî'nin temsil ettiği medeniyetin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Demir, ilim, irfan, ilahi aşk ve edebiyatın birlikte ele alınmasının önemini vurguladı.

Demir, "Bu medeniyete sahip çıkmak, onu korumak, Melayê Cizîrî'nin ortaya koyduğu medeniyeti geliştirmek ve unutulmasına engel olmak hepimizin üzerinde bir borçtur." dedi.

Melayê Cizîrî'nin düşünce dünyasını ve temsil ettiği geleneği yaşatmaya yönelik çalışmaların değerli olduğunu belirten Demir, bu tür programların artması gerektiğini ifade etti. (İLKHA)