Malatya’da bir eğitimci darp ediliyor, Malatya sarsılıyor; ama Hak-İş İl Başkanı Mustafa Sengir’in tek derdi "Belediye Başkanı'na zeval gelmesin!" Sendikacılık tarihine geçecek bu utanç vesikası
Mustafa Sengir’in “başkan olma isteği”, bir eğitimcinin değerlerinden daha ağır bastı
Malatya’da bir eğitimci darp ediliyor, Malatya sarsılıyor; ama Hak-İş İl Başkanı Mustafa Sengir’in tek derdi "Belediye Başkanı'na zeval gelmesin!" Sendikacılık tarihine geçecek bu utanç vesikası, işçinin ve mağdurun nasıl satıldığının açık kanıtıdır.
Malatya’da bir öğretmene yapılan alçakça saldırı sonrası gözler, hak savunucusu olması gereken isimlere çevrildi. Ancak Hak-İş İl Başkanı Mustafa Sengir, darp edilen öğretmenin hakkını haykırmak yerine, belediye yönetimini korumak için adeta "halkla ilişkiler kalkanı" oldu.
SİZ KİMİN BAŞKANISINIZ?
Bir eğitimci bayan kolejin ortasında saldırıya uğramışken, bir sendika başkanının önceliği "aman başkanımız yıpranmasın" telaşı olamaz, olmamalıdır! Mustafa Sengir, o koltukta işçinin ve ezilenin onurunu korumak için mi oturuyor, yoksa belediyenin imajını parlatmak için mi?
Bu tavır sendikacılık değil, "sadakat memurluğu"dur!
SENDİKACILIKTA "SİYASİ MUHAFIZLIK" DEVRİ!
Sengir’in bu tavrı, Malatya’daki tüm emekçilerin yüzüne çarpılmış bir tokattır. Mağdurun yanında dimdik durması gereken makam, siyasi otoritenin önünde eğilip bükülüyorsa, o koltuğun meşruiyeti bitmiştir.
Eğitimci darp edildi, sustunuz!
Adalet bekledik, "başkan" dediniz!
Halkın vicdanı kanadı, siz "belediye zarar görmesin" dediniz!
İSTİFA ETMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?
Sendikacılığı, siyasi figürlerin koruma kalkanı haline getiren Mustafa Sengir’e soruyoruz: Temsil ettiğiniz işçilerin yüzüne nasıl bakacaksınız? Bir dahaki saldırıda yine "önce belediye" mi diyeceksiniz?
Bu olay Malatya hafızasından silinmeyecek. Mustafa Sengir, saldırganın değil, adaletin önünde duran bir engel olarak tarihe not düşülmüştür.