Siirt Üniversitesi Öğretim Üyesi Öncer: Aksa Tufanı 100 yıllık zulmün sonucu

7 Ekim 2023'te başlayan Aksa Tufanı, Filistin meselesini yeniden dünyanın gündemine taşıdı. Operasyonun ardından Gazze'ye yönelik ağır bombardımanların başlaması, binlerce sivilin katledilmesi, şehirlerin yıkılması ve milyonlarca insanın yerinden edilmesi

7 Ekim 2023'te başlayan Aksa Tufanı, Filistin meselesini yeniden dünyanın gündemine taşıdı. Operasyonun ardından Gazze'ye yönelik ağır bombardımanların başlaması, binlerce sivilin katledilmesi, şehirlerin yıkılması ve milyonlarca insanın yerinden edilmesi, Filistin'de yıllardır devam eden krizin boyutlarını bir kez daha ortaya koydu.

Aksa Tufanı'nın yalnızca 7 Ekim'de yaşananlarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Siirt Üniversitesi Ortadoğu Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Ali Öncer, Filistinlilerin uzun yıllardır maruz kaldıkları zulme dikkat çekti.

Öncer, “7 Ekim Aksa Tufanı, Müslümanların zulüm karşısında kendilerini ifade etme biçimidir. İlk kez siyonist yapı karşısında Filistinliler açık bir tavır sergilemiş ve Hazreti Ömer gibi sadece beklemek yerine düşmana bir cevap vermeyi de tercih etmiştir.” dedi.

“Bu sadece Filistinlilerin sorunu değil”

Aksa Tufanı'nın yalnızca Filistinlilerin meselesi olmadığını belirten Öncer, Filistin'de yaşananların bütün Müslümanları ve dünyayı ilgilendirdiğini söyledi.

Öncer, “Tabii ki bu sadece Filistinlilerin sorunu değil, bütün Müslümanların sorunudur. Aynı zamanda maalesef genel algıdaki gibi sadece bütün Müslümanların sorunu da değil, bütün dünyanın sorunudur.” ifadelerini kullandı.

Siyonizmin Filistinlilere yönelik uygulamalarının bütün dünyayı ilgilendiren bir mesele olduğunu belirten Öncer, “Çünkü siyonizm eninde sonunda Filistinlilere reva gördüğü bu sonucu bütün dünyadaki insanlara uygulayacaktır.” dedi.

“Bu anlayışta diğer milletler köle olarak görülüyor”

Siyonist anlayışın temelinde diğer milletlere yönelik üstünlük düşüncesinin bulunduğunu belirten Öncer, şöyle konuştu:

“Çünkü bu hareketin ana kaynağı şudur: 'Tanrı bizi seçti, diğer milletleri ise bize köle olarak verdi.' Yani şu anda bu felsefeye göre dünyada yaşayan bütün insanlar, diğer mahlukat gibi Yahudilerin emrine verilmiştir algısı vardır. Bu açıdan baktığımız zaman Filistinliler, siyonistlerin dünyaya reva gördüğü bu tavra, bu kibirli tavra tepki veren dünyadaki tek topluluktur şu anda. Ve bu tepkiyi yıllardır da vermekteler.”

“Canlarıyla da bunu insanlara gösteriyorlar”

Filistinlilerin yaşadığı saldırılara ve zorunlu göçe dikkat çeken Öncer, sivillerin kendi evlerinde öldürülmesinin ve evlerinin yıkılmasının yaşananların boyutunu gösterdiğini ifade etti.

Öncer, “Kimi canlarıyla da bunu aslında insanlara gösteriyorlar. Çünkü onların kendi tapulu evlerinde, kendi meskenlerinde öldürülmeleri ve evlerin başlarına yıkılıp sürgün edilmelerinden anlamamız gerekiyor ki bu siyonist yapılar hiçbir insan hakkını dinlemiyor.” dedi.

Yaşananların yalnızca Filistin ile sınırlı kalmayacağını belirten Öncer, “Yani yarın İstanbul'u da yıkabilirler, başımıza yıkabilirler. Londra'yı da İngilizlerin başına yıkabilirler. Yine Berlin'i de Almanların başına yıkabilirler. Bunları artık anlamamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Öncer, “Kısacası sapkın bir oluşuma karşı dünya ya Filistin üzerinden kurtulacak ya da topyekûn bütün dünyanın yıkılışını Filistin'den başlamak üzere izleyeceğiz.” diye konuştu.

“Aksa Tufanı rastlantısal bir şey değil”

Aksa Tufanı'nın bir anda ortaya çıkan bir olay olmadığını belirten Öncer, Filistinlilerin yaklaşık bir asırdır devam eden bir zulümle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Öncer, “Aksa Tufanı, bakın, rastlantısal bir şey değil. Kimileri şöyle düşünüyor, 'Filistinliler şu cevabı verdikten sonra şu oldu, bu oldu.' Hayır, 100 yıldır süren bir zulüm var.” dedi.

Gazze'nin 2007 yılından bu yana abluka altında olduğunu hatırlatan Öncer, ablukanın Filistin halkı açısından ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti.

“Ancak 2007 yılından beri abluka vardı. Yani abluka çok inanılmaz bir zulümdür. Çünkü Filistin'e israil izin vermeden su bile giremiyor, bir ekmek bile giremiyor. 2007 yılından beri yaklaşık 20 yıldır abluka altında, sınırlarından hiçbir şey geçirilmeyen bir topluluktan bahsediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Bir anda insanların bakış açısı Filistin'e döndü”

Aksa Tufanı sonrasında dünyanın Filistin meselesine bakışının değiştiğini belirten Öncer, yaşananların Filistin'deki gelişmelerin daha geniş kitleler tarafından görülmesini sağladığını söyledi.

Öncer, “Bir anda insanlar farkına vardı. Bir anda insanların bakış açısı da Filistin üzerindeki soruna döndü.” dedi.

Gazze'deki saldırıların ardından siyonist yapıların uygulamalarının daha açık şekilde görüldüğünü belirten Öncer, “Böylelikle siyonistlerin ne kadar acımasız, ne kadar zalim olduğu gerçeğini görmüş olduk. Çünkü düşünün, orada çocukları, bebekleri vurmaktan çekinmiyor.” diye konuştu.

Siyonist işgalcilerin bombardımanlarının hedeflerine de dikkat çeken Öncer, “Bir sorun da şu, mesela israil bombardımanlarını izleyelim. Hangisi askeri tesisi vurdu? Hep yok olmuş, yıkılmış, harabeye dönmüş şehirler görüyoruz, değil mi?” ifadelerini kullandı.

“Aksa Tufanı dünyaya nasıl bir belayla karşı karşıya olduklarını gösterdi”

Aksa Tufanı'nın dünyaya Filistin'de yaşananları ve bölgedeki gelişmelerin boyutunu gösterdiğini belirten Öncer, 7 Ekim'in ardından oluşan tablonun dikkat çekici olduğunu söyledi.

Öncer, “Aksa Tufanı dünyaya nasıl bir belayla baş başa olduklarını gösterdi aslında.” dedi.

Aksa Tufanı'nın gerçekleşmemesi durumunda Filistin'deki gelişmelerin sessiz şekilde devam edeceğini belirten Öncer, “Çünkü Aksa Tufanı olmasa Filistinlileri sessiz bir şekilde halletmiş olsalardı, yeri geldiğinde Anadolu topraklarında kendilerine bu gücü ve desteği veren Avrupalıların ve Amerikalıların şehirlerinde neler yapabileceklerini de göstermiş oldu.” ifadelerini kullandı.

Siyonist anlayışın hedeflerinin yalnızca Filistin ile sınırlı olmadığını belirten Öncer, “Allah'ın bu dünyada verdiği hükümranlığı Amerika'da da, Avrupa'da da, Çin'de de isteyeceklerdir.” dedi.

Öncer, Aksa Tufanı'nın dünya kamuoyunda oluşturduğu farkındalığa dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:

“İşte bize bu farkındalığı verdiği için Aksa Tufanı'nı gerçekleştirenlere teşekkür etmek istiyorum.” (İLKHA)