Sıkı trafik denetimleri emniyet kemeri kullanım oranını arttırdı

Trafikte emniyet kemeri kullanımının önemine dair İLKHA muhabirine konuşan Karayolları Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği İstanbul Temsilcisi Selçuk Dedeoğlu, trafik güvenliğinin sağlanması için emniyet kemeri kullanımının, çocukların uygun çocuk k

Trafikte emniyet kemeri kullanımının önemine dair İLKHA muhabirine konuşan Karayolları Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği İstanbul Temsilcisi Selçuk Dedeoğlu, trafik güvenliğinin sağlanması için emniyet kemeri kullanımının, çocukların uygun çocuk koltuğunda taşınmasının ve defansif sürüş alışkanlığının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Sıkılaştırılan denetimlerin emniyet kemeri kullanımını önemli ölçüde artırdığını belirten Dedeoğlu, özellikle çocukların kucakta veya ön koltukta taşınmasının ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekti.

Trafikte yalnızca kendi sürüş güvenliğine değil, diğer sürücülerin hatalarına karşı da hazırlıklı olunması gerektiğini hatırlatan Dedeoğlu, yaya ve sürücülere yönelik trafik kuralları konusunda daha kapsamlı bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğini söyledi.

Selçuk Dedeoğlu

Hayat kurtaran ikili: Emniyet kemeri ve airbag

Dedeoğlu, "Emniyet kemeri, araçta hayat kurtaran bir düzenektir. 80 kilometrenin üzerinde olan süratte, sürücünün ve yolcuların hayatta kalma şansını çok ciddi oranda arttıran bir donanımdır. Tabi ki emniyet kemerini tk başına düşünmek yanlıştır. Emniyet kemeri, airbag sistemi ile eş zamanlı çalışan ve ikisi aynı anada devreye girmesi durumunda hayat kurtaran bir sistemdir." dedi.

"Sıkı denetim ve trafik cezaları emniyet kemeri kullanım oranını arttırdı"

Emniyet kemeri denetimlerinin eskiden yetersiz olduğunu ancak şehir içerisindeki kameraların aktif olması, drone destekli trafik denetimleri ile araç içerisindeki sürücülerin eşkâllerine kadar belirlenebildiğini hatırlatan Dedeoğlu, "Bu sayede çok başarılı sonuçlar elde edildi. Hala ısrarla kullanmayan bir kesim var. Onlar da ciddi trafik cezalarıyla karşı karşıya kaldıkları için alışkanlıklarını değiştirmek zorunda kaldılar. Emniyet kemeri denetimlerini sıkılaştırılması sonucunda eskiye nazaran kullanım oranı yüzde 80-90'lara kadar çıktı." diye konuştu.

"Sürüşcüler yeterince bilgilendirilmiyor"

Fahri Trafik Müfettişi olduğu için araç kullanırken sürekli gözlem halinde olduğunu belirten Dedeoğlu, "Birçok sürücünün küçük yaşta çocuklarını kucağına alıp direksiyonu tutturup araba kullanmaya çalıştıkları bir ülkedeyiz. Bu çok yanlış bir şey… 11 yaş altı ve 40 kilonun altında olan küçük çocukların ön koltukta seyahat etmesi doğru değil ve trafik kanununa göre de yasak. Arkada, çocuk koltuğunda olmaları gerekir. Bunun da kullanım özellikleri var. Eskiden kullanılan çocuk koltukları artık ihtiyacı karşılamıyor. Bunlar koltuğa direkt bağlanan, ayrıca çocuk koltuğunun da kendi emniyet kemeri istemi olmak zorundadır. Bir sıkıntı anında sürücünün arkadaki çocuğa rahatça ulaşabileceği bir noktaya konumlandırılmalıdır. Çocuk koltuğu çok faydalı ama bununla ilgili hem denetim yapan trafik ekipleri hem de sürücülerin yeterince bilgilendirilmediğini düşünüyorum. Çünkü denetimlerde de hatalı kullanılan çocuk koltukları için uyarı yapılmadığını görüyoruz." şeklinde konuştu.

"Sürücü ve yolcu güvenliği için defansif araç kullanımı önemli"

Dedeoğlu, "Çocuğunuzu çok seviyor olmanız, ön koltukta otururken kucağınızda seyahat etmesi anlamına gelmez. Tabi ki süratimizi her zaman azaltacağız ve olası bir kazadan korunmaya çalışacağız. Bunu yaparken zaten güvenli araç sürdüğümüzü düşünüyoruz ama defansif araç sürüşü de yapmamız gerekir. Defansif sürüş, diğer sürücülerin yaptığı hataları telafi edici tarzda araç kullanmaktır. Ülkemizde, sizin dışınızda kaynaklanan nedenlerden dolayı yaşanan kaza sayısı çok yüksektir. Onun için hem güvenli hem de defansif araç kullanırsak gerek kendimiz gerekse yolcular gerekse de çocuğumuzu korumuş oluruz." dedi.

"Yeterli bilgilendirme ile daha iyi sonuçlar alınabilir"

Geçtiğimizi dönemlerde yaya hakları ile ilgili bazı değişikliklerin yapıldığını ama pratikte işlemediğini vurgulayan Dedeoğlu, "Yayalarla ilgili gerekli bilgilendirme yapılmadı. Dolayısıyla yayalar şu anda 'Her yerde yürüyebiliriz, arabalar her koşulda durmak zorunda' gibi bir algı içerisindeler. Oysa arabalar her koşulda duramaz. Bu konuda bilgilendirme yapılırsa daha iyi sonuçlar alınabilir. Bu diğer trafik kuralları için de geçerlidir. Devlet tarafından yeterli bilgilendirme seminerleri, afişler, ilanlar yapılmalıdır." diye konuştu. (İLKHA)