Şırnak Kumçatı'da elektrik kesintilerine tepki: STK’lardan basın açıklaması

Şırnak merkeze bağlı Kumçatı beldesinde günlerdir devam eden elektrik kesintileri tepkilere neden oldu. Şırnak Barosu, Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası, Şırnak Esnaf ve Sanatkârlar Odası ile bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Dicle Elektri

Şırnak merkeze bağlı Kumçatı beldesinde günlerdir devam eden elektrik kesintileri tepkilere neden oldu.

Şırnak Barosu, Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası, Şırnak Esnaf ve Sanatkârlar Odası ile bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) İl Müdürlüğü önünde bir araya gelerek ortak basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, yaklaşık 4 bin öğrencinin eğitim hayatının aksadığı, sağlık hizmetleri ve esnafın da kesintilerden olumsuz etkilendiği belirtildi.

Kurumlar adına hazırlanan açıklamayı Baro Başkanı Av. Metin Tatar okudu.

Kesintilerin 6 güne kadar uzadığını belirten temsilciler, yaşanan durumun günlük yaşamı olumsuz etkilediğini ve ciddi mağduriyetlere yol açtığını ifade etti.

"4 bin çocuğun eğitim hayatı neredeyse durma noktasına gelmiştir"

Elektrik kesintilerinin eğitimi aksattığını dile getiren Şırnak Baro Başkan Av. Tatar, "İlimiz Kumçatı beldemizde, uzun süredir sistematik biçimde tekrarlanan elektrik kesintileri, artık sıradan bir hizmet aksamasının çok ötesine geçmiş; eğitimden sağlığa, temiz suya erişimden gündelik yaşamın en temel ihtiyaçlarına kadar bütün bir beldeyi etkileyen ağır bir insani mağduriyete dönüşmüştür.  Bugün Kumçatı’da bir ilse ile 8 ilköğretim ve ortaöğretim kurumunda öğrenim gören yaklaşık 4 bin çocuğun eğitim hayatı neredeyse durma noktasına gelmiştir.

Daha da düşündürücü olanı, çocukların okul ve aile iletişim grupları üzerinden, okula gelirken yanlarında PET şişelerde su getirmelerinin istenmesidir. Bir eğitim kurumunda bit salgını yaşandığı yönündeki bilgiler ise hijyen ve halk sağlığı bakımından durumun ciddiyetini daha da artırmaktadır. Bir çocuğun okul çantasında kitaplarının yanında içme ve temizlik ihtiyacını karşılamak için su taşımak zorunda kalması, yalnızca bir altyapı sorunu değil, hepimizin üzerinde düşünmesi gereken derin bir vicdan meselesidir." diye konuştu.

"Üstelik sorun yalnızca eğitimle sınırlı değildir"

Elektrik kesintilerinin hastalarını da mağdur ettiğini belirten Tatar, "Beldedeki sağlık ocaklarının hizmetleri kesintilerden olumsuz etkilenmekte; özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunan ve sağlık hizmetine düzenli erişmek zorunda olan yurttaşlarımız bakımından ciddi riskler ortaya çıkmaktadır.  Bir tarafta eğitim hakkı kesintiye uğrayan çocuklar, diğer tarafta sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük çeken hastalar, günlük ihtiyaçlarını karşılayamayan aileler ve ekonomik kayıplar yaşayan esnaf bulunmaktadır.

Şimdi sormak gerekiyor: Bu insanların hangi kusuru, hangi sorumluluğu, hangi fiili böylesine ağır bir mağduriyeti haklı gösterebilir? Elektrik dağıtım hizmetinin teknik, ekonomik ve idari gereklilikleri elbette vardır. Ancak hiçbir hizmet sağlayıcısının yetkisi sınırsız değildir. Kayıp-kaçakla mücadele, alacakların tahsili veya altyapı çalışmaları gerekçe gösterilerek bir yerleşim yerinin tamamını etkileyen, süreklilik kazanan ve ölçüsüz sonuçlar doğuran uygulamalar kabul edilemez." diye konuştu.

Tatar, "Hukuk, bireysel sorumlulukların topluma yüklenmesine izin vermez. Kamu hizmetinin sunumunda ölçütlük, eşitlik, süreklilik ve insan haklarına saygı esası olmalıdır. Hiçbir çocuk başkasının borcunun, hiçbir hasta kurumsal bir anlaşmazlığın, hiçbir toplum idari bir tercihin bedelini ödemek zorunda bırakılamaz. Kumçatı’da yaşanan kesintilerin süresi, tekrar etme biçimi ve ortaya çıkardığı sonuçlar, uygulamaların kolektif cezalandırma niteliği taşıdığına ilişkin ciddi kaygılar yaratmaktadır. Bu kaygıların giderilmesi ve uygulamaların hukuki dayanaklarının açıklığa kavuşturulması zorunludur." ifadelerini kullandı.

"Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş'a ve denetimle sorumlu bütün kamu kurumlarına çağrımız açıktır"

Konuşmasına son olarak kurumlara çağrı yapan Baro başkanı Av. Metin Tatar, "Kumçatı halkının elektrik hizmetine erişimi derhal sağlanmalı; başta okullar, sağlık kuruluşları ve su temin sistemleri olmak üzere yaşamsal hizmetlerin kesintisiz yürütülmesi için gerekli bütün tedbirler alınmalıdır.  Bir beldenin çocuklarının eğitimi, hastalarının sağlığı ve insanlarının onuru hiçbir kurumun tasarrufuna terk edilemez.  Biz bu meselenin yalnızca teknik değil, aynı zamanda hukuki, ahlaki ve vicdani bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor; yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi, uygulamaların hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve sorumlulukların belirlenmesi için sürecin takipçisi olacağımızı, Şırnak sivil toplum örgütleri adına kamuoyuna saygılarımızla duyuruyoruz." dedi. (İLKHA)