Hak Sanayici ve İş Adamları Derneği (HAKSİAD) tarafından “Ahlaklı Ticaret Güçlü Türkiye” temasıyla Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde 25-28 Haziran tarihleri arasında düzenlenen 6. İş Adamları Buluşması devam ediyor. Programa katılan Siyer Vakfı Kurucusu A
Hak Sanayici ve İş Adamları Derneği (HAKSİAD) tarafından “Ahlaklı Ticaret Güçlü Türkiye” temasıyla Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde 25-28 Haziran tarihleri arasında düzenlenen 6. İş Adamları Buluşması devam ediyor.
Programa katılan Siyer Vakfı Kurucusu Araştırmacı-Yazar Muhammed Emin Yıldırım, konuşmasında Susa Camii katliamının yıl dönümü ve hicri takvimdeki hümarem ayına değinerek “Tüccar Sahabeler” konulu bir seminer gerçekleştirdi.
Yıldırım, İslam’da cihat kavramının yalnızca savaşla sınırlandırılamayacağını belirterek ticaretin ve ahlaklı kazancın toplumsal dönüşümdeki rolüne dikkat çekti. Program, farklı illerden ve ülkelerden gelen iş insanları, sanayiciler ve girişimcilerin katılımıyla sürüyor.
"Cihat, İslam’la insan arasındaki engelleri kaldırmaktır"
"Ya kavram kırılmasına ya kavram genişletmesine meseleyi mahkum etmemizdir." diyerek cihat kavramı üzerinde duran Yıldırım, "Bugün cihat dediğimiz anda hemen çoğu insanın aklına savaş meydanları geliyor. Ama Aziz Kur'an'ımıza baktığımızda Kur'an böyle bir şey demiyor. Kur'an aslında savaş meydanlarında yani savaşı ki Arapça karşılığı kital biliyorsunuz, kitali cihadın altında bir alt başlık olarak değerlendiriyor. Cihad anahtar ve çatı kavramdır. Daha temel bir kavramdır. Altında saç ayakları var. O saç ayaklarından bir tanesi ancak kitaldir. Ama kalkıp da cihat eşittir kital dediğimizde cihat gibi önemli bir kavrama çok büyük haksızlık etmiş oluruz. Kur'an çerçevesinden baktığımız zaman cihada bir tanım aslında buluyoruz. O tanım da gerçekten çok çok önemli bir tanım. Şöyle bir tanım elde edebiliyoruz. Cihat, İslam'la insan arasındaki engelleri kaldırmaktır." dedi.
"Sadece cihadı, tebliği, irşadı ya da Allah yolundaki gayreti belli alanlara sıkıştırmaktan artık vazgeçmeliyiz"
İmam Maturidi'nin "Cihad, savaşa giden yolları kapatmaktır." dediğini hatırlatan Yıldırım, "Aslında eğer tam anlamıyla cihat anlaşılsa, İslam'la insan arasındaki engeller kaldırılsa belki savaşa da ihtiyaç olmayacak. İşte biraz önce başkanlarımızla biraz temas ettiler. Birçok İslam coğrafyası savaşla değil, aslında gönül elleriyle ve ticaret erbabıyla kazanıldı. Bugün Endonezya'ya, Tayland'a, Filipinlere, Malezya'ya gittiğiniz zaman o coğrafyalara hiçbir zaman biz askeri bir sefer düzenlememişiz. Ama şu anda adını andığımız o ülkelerde yaklaşık neredeyse yüzde yetmişe varan bir nüfus var. Müslümanların nüfusu ve bu nüfus hep tüccarların gayretleriyle oluşmuş. Onun için cihat meselesinde ticaretle doğrudan bir bağı olduğunu çok iyi kavramak zorundayız. Sadece cihadı ya da tebliği ya da irşadı ya da Allah yolundaki gayreti belli alanlara sıkıştırmaktan artık vazgeçmeliyiz." ifadelerine yer verdi.
Ticaretin yalnızca dünyevi kazanç olarak görülmesine karşı uyardı
Son olarak Yıldırım, "Rahlede oturup tefsir okumakla dükkanını helal bir parayla kurup helal bir parayla işleten ve oradan da kazandığı o kazancını Allah yolunda harcayan bir tüccar arasında hiçbir fark yok. Fark olmadığı için Allah Resûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) arşın gölgesinde gölgelenecek sınıflardan birisi olarak tüccarları saydı. Fark olmadığı için Allah Resûlü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) doğru, emin, güvenilir bir tüccarın nebilerle, sıddıklarla, şehitlerle beraber haşr olacağını söyledi. Dolayısıyla bütün bu nebevi beyanlar aslında bizim dünyamıza yepyeni ufuklar açmak zorunda. Eğer biz bu ufukları anlamazsak ve ticareti sadece dünyevi bir kazanç olarak anlasak ve bu çerçevede meseleye bakarsak inanın ki bu noktada daha çok kayıplara uğrayacağız ki elhamdülillah siz bu noktada böyle bir şuurdasınız. Bu şuurun daha fazla yaygınlaşması adına gayret içerisinde olmak durumdayız." diye konuştu.
Seminer sonrası HAKSİAD Genel Başkanı Vedat Turgut Muhammed Emin Yıldırım hocaya plaket takdim etti. (İLKHA)