Suriye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Büyükelçi İbrahim Olabi, BM Güvenlik Konseyinin siyonist rejim ile Suriye arasında 1974'te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na uyulması gerektiğini açıkça dile getirmesinin önemli bir gelişme o
Suriye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Büyükelçi İbrahim Olabi, BM Güvenlik Konseyinin siyonist rejim ile Suriye arasında 1974'te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na uyulması gerektiğini açıkça dile getirmesinin önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.
Olabi, bu tutumun ilk kez açık biçimde ortaya konulduğunu ve kapalı istişarelerin ardından Güvenlik Konseyinin beş daimî üyesi arasında Suriye'nin egemenlik haklarına ilişkin ortak bir yaklaşım oluştuğunu belirtti.
Açıklamada, siyonist rejimin Suriye topraklarına yönelik işgal ve baskınlarının uluslararası düzeyde daha fazla gündeme gelmesinin Şam'ın diplomatik girişimleri açısından önem taşıdığı belirtildi.
Şam yönetimi askeri çatışma yerine diplomasiyi öne çıkarıyor
Suriye'nin doğrudan askeri çatışmadan kaçınarak ülkenin yeniden inşasına ve uluslararası desteğin güçlendirilmesine odaklandığını belirten Olabi, diplomatik girişimlerin sonuç vermeye başladığını söyledi.
Olabi, siyonist rejimin Suriye sınırını aşmasının ardından 45 ülkenin büyükelçisinin Şam'ın yanında tutum aldığını ifade ederek, bu desteğin Suriye Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumların yürüttüğü çalışmaların sonucu olduğunu kaydetti.
Suriye yönetimi, uluslararası hukuka ve anlaşmalara bağlılığını vurgularken, siyonist rejimin Suriye'nin güneyindeki askeri faaliyetlerinin sona erdirilmesini ve ülkenin egemenliğine saygı gösterilmesini istiyor.
Güvenlik anlaşması için müzakereler sürüyor
Olabi, ABD'nin Suriye ile siyonist rejim arasında bir güvenlik anlaşmasına ulaşılması için yürüttüğü arabuluculuk çalışmalarının da devam ettiğini belirtti. Ancak olası bir anlaşmanın, işgalci güçlerin ilerlediği bölgelerde yaşayan Suriyelilerin haklarını göz ardı etmemesi gerektiğini vurguladı.
Suriye temsilcisi, uluslararası hukuk ve diplomatik girişimlerin, siyonist rejimin ihlallerine karşı siyasi ve hukuki baskı oluşturduğunu belirtti. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin de söz konusu ihlallerin savaş suçu kapsamına girebileceğine ilişkin değerlendirmelerine dikkat çekti.
Olabi'ye göre diplomatik baskının artması, Suriye'nin müzakere pozisyonunu güçlendirirken askeri çatışmadan kaçınmasına ve egemenliğini korumaya yönelik çabalarına katkı sağlıyor.
1974 anlaşması neden önemli?
Suriye ile siyonist rejim arasında 1974'te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması, 1973 Arap-israil Savaşı'nın ardından iki tarafın askeri kuvvetleri arasındaki ayrımın düzenlenmesini ve bölgede gözetim mekanizması oluşturulmasını öngörüyor.
Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözetim Örgütü bünyesindeki BM Gözlemci Gücü (UNDOF), anlaşmanın uygulanmasını denetlemekle görevli.
Suriye'nin güneyindeki işgal ve askeri hareketlilik nedeniyle anlaşmanın yeniden gündeme gelmesi, Şam yönetiminin uluslararası hukuk ve diplomasi üzerinden egemenlik haklarını savunma çabalarının önemli başlıklarından biri haline geldi.
Suriye Dışişleri Bakanlığı da Güvenlik Konseyinin anlaşmaya uyulması gerektiğini vurgulamasını memnuniyetle karşıladı. (İLKHA)