Mersin'in Tarsus ilçesinde Peygamber Sevdalıları tarafından "6-8 Ekim Olaylarından Aksa Tufanı'na Şehitlik ve Şehadet" başlıklı program gerçekleştirildi. Hafız Mustafa Ulaş'ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Tarsus Selam İlahi Grubu, ilahi
Mersin'in Tarsus ilçesinde Peygamber Sevdalıları tarafından "6-8 Ekim Olaylarından Aksa Tufanı'na Şehitlik ve Şehadet" başlıklı program gerçekleştirildi.
Hafız Mustafa Ulaş'ın Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Tarsus Selam İlahi Grubu, ilahi ve ezgiler seslendirdi. Ardından Çağrı Tiyatro Ekibi tarafından 6-8 Ekim olaylarını konu alan tiyatro gösterisi sahnelendi. Yasin Börü ve arkadaşlarının da aralarında bulunduğu kişilerin yaşadıklarını konu alan gösteri, izleyicilere olayların acı yönlerini bir kez daha hatırlattı. Gösteri sırasında bazı izleyiciler gözyaşlarını tutamadı.
Programda konuşan Peygamber Sevdalıları Akdeniz Bölge Koordinatörü Hakan Ayçoban, şehitlik ve şehadet kavramları üzerinden hak ile batıl arasındaki mücadeleye değinerek 6-8 Ekim olaylarında şehit olan Yasin Börü ve arkadaşlarını andı. Ayçoban, Filistin'de yaşananlara da dikkat çekerek 6-8 Ekim olayları ile Gazze'de yaşananlar arasında değerlendirmelerde bulundu.
"Hak ile batılın mücadelesi devam ediyor"
Aksa Tufanı'nın üzerinden 3 yıl, Yasin Börü ve arkadaşlarının şehadetinin üzerinden ise 12 yıl geçtiğini belirten Ayçoban, insanlık tarihindeki hak ile batıl mücadelesinin devam ettiğini söyledi.
Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın meleklere yeryüzünde bir halife yaratacağını bildirdiği ayete işaret eden Ayçoban, hak ile batıl arasındaki mücadelenin insanlık tarihi boyunca sürdüğünü belirtti. Bu mücadeleyi Habil ile Kabil kıssasından başlayarak Hazreti İbrahim, Hazreti Musa ve Firavun kıssaları üzerinden anlatan Ayçoban, Hazreti Musa'nın Firavun'a hikmetle ve güzel sözle tebliğde bulunmakla görevlendirildiğini hatırlattı.
Firavun'un ise bu çağrıya karşı kibirlenerek Hazreti Musa'ya karşı çıktığını ifade eden Ayçoban, hakikati anlatmanın karşı tarafın bunu kabul edeceği anlamına gelmediğini söyledi. Ayçoban, tarih boyunca farklı biçimlerde ortaya çıkan çatışmaların hak ile batıl arasındaki mücadelenin örnekleri olduğunu dile getirdi.
"Yasin Börü ve arkadaşlarını hedef aldılar"
6-8 Ekim olaylarına değinen Ayçoban, Yasin Börü ve arkadaşlarının kurban eti dağıtmak amacıyla yola çıktıklarını, ancak hedef alınarak şehit edildiklerini söyledi.
Olaylar sırasında camilere, Kur'an kurslarına, başörtülü kadınlara ve sakallı kişilere yönelik saldırılar gerçekleştirildiğini belirten Ayçoban, dönemin Kobani gündemi üzerinden yapılan çağrıların şiddet olaylarına gerekçe gösterildiğini ifade etti. Ayçoban, birkaç gün içerisinde 50'den fazla kişinin öldürüldüğünü ifade ederek hayatını kaybedenler arasında olaylarla doğrudan ilgisi bulunmadığını söylediği kişilerin de yer aldığını belirtti.
Gaziantep'te ailesiyle yaşayan Suudi Arabistanlı bir kişinin de yalnızca sakallı olduğu ve İslami kimliği nedeniyle hedef alındığını belirten Ayçoban, Yasin Börü ve arkadaşlarının bir evde sıkıştırılarak bıçak, keser ve silahlarla şehit edildiğini anlattı.
Yaşananların arkasındaki düşmanlaştırıcı anlayışı sorgulayan Ayçoban, "Nasıl bir zihniyet insanları bu kadar kinli hâle getirebilir? Nasıl bir zihniyet insanları bu kadar düşmanlaştırabilir?" sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.
Gazze'de yaşananlara dikkat çekti
Konuşmasının devamında Gazze'de yaşananlara değinen Ayçoban, Filistin'deki gelişmelerin yalnızca 7 Ekim 2023 sonrasıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Filistin'deki sürecin 1948'den bu yana devam ettiğini ifade eden Ayçoban, Gazze'de sivillerin, evlerin ve yaşam alanlarının hedef alınmasına tepki gösterdi.
Ayçoban, 6-8 Ekim olaylarında Yasin Börü ve arkadaşlarının hedef alınmasıyla Gazze'de yaşananlar arasında benzerlik kurarak Müslümanların yaşananlar karşısında duyarlı olması gerektiğini dile getirdi.
Program, Mehmet Kanlıbıçak'ın yaptığı duanın ardından sona erdi.(İLKHA)