TDT Üye Ülkeleri Dini İdare Başkanları Toplantısı Azerbaycan'da gerçekleşti

Azerbaycan Kafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Allahşükür Paşazade'nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya; Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Özbekistan Müslümanları Dini İdaresi Başkanı ve Başmüftü Nuriddin Haliknazar, Kazakistan Müslümanl

 Azerbaycan Kafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Allahşükür Paşazade'nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya; Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Özbekistan Müslümanları Dini İdaresi Başkanı ve Başmüftü Nuriddin Haliknazar, Kazakistan Müslümanları Dini İdaresi Başkanı Nauruzbay Taganuly ve Kırgızistan Müftüsü Abdulaziz Zakirov katıldı.

Toplantıda, Türkmenistan Müftüsü Rahman Gurbanmuradov, KKTC Din İşleri Başkanı Hakan Moral ve TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'in de yer aldığı programda, Müslüman dini kurumları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi, İslam'ın bilim ve teknolojiye yaklaşımı ile diğer güncel konular ele alındı.

Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, "Bizleri bugün burada bir araya getiren ana unsur, küresel sorunların ve kuşatılmışlıkların temelinde yer alan değerler krizi karşısında ortak bir gelecek perspektifi geliştirme arayışıdır. Aynı zengin kültürün içinde yaşayan, aynı milletin fertleri olarak daha huzurlu bir geleceği oluşturma ve daha güvenli yarınları inşa etme arzusu, dayanışma içinde güçlü iş birlikleri ortaya koyma iradesidir." dedi.

Gerçekleştirilen toplantıların siyasi ya da ekonomik alanlarla sınırlı kalmayıp sosyal, kültürel ve manevi boyutlarda da derinleşmesi temennisinde bulunan Arpaguş, toplantıların dinî, tarihî ve kültürel bağları yeniden canlandırarak, küreselleşmenin yıpratıcı etkilerine karşı ortak bir akıl ve vizyon geliştirmek için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.

"Medeniyetimizin taşıdığı değerler insan merkezlidir"

İslam medeniyetinin vahyin rehberliği ve Peygamber Efendimizin (Sallalahu Aleyhi Vesellem) irşadı üzerine bina edilmiş bir medeniyet olduğunu aktaran Arpaguş, "Bu medeniyetin taşıdığı ve hayata geçirilmesini istediği değerler, insan merkezlidir. Belli bir kavim, millet veya kesimden öte, tüm insanlığı kuşatıcı, evrenseldir. Bizler; ilmin rehberliğinde, irfanın potasında ve hikmetin derinliğinde muazzam bir mirasın varisleriyiz. Bu evrensel davanın, sarsılmaz inancın ve ortak medeniyet tasavvurunun temsilcileri olarak bizlere emanet edilen bu kutlu mirası geleceğe taşıma sorumluluğumuz vardır." diye konuştu.

İslamiyet'in, özellikle bir kısım ülkeler tarafından şiddet yanlısı olarak gösterildiğini, terörle özdeşleştirilmeye çalışıldığını anlatan Arpaguş, "Dünyanın pek çok bölgesinde Müslüman varlığına yönelik sistematik baskılar artarak devam etmekte, inanç özgürlüğünü hedef alan nefret söylemleri ve yabancı düşmanlığı her geçen gün etkisini daha fazla göstermektedir. Bu nedenle Türk Devletleri olarak birçok bakımdan huzurumuzu ve iç güvenliğimizi tehdit edebilecek her türlü zararlı akıma karşı ortak söylem ve stratejiler geliştirmek mecburiyetindeyiz." şeklinde konuştu.

"Genç kuşakları koruyacak projeleri üretmeliyiz"

Kurumlar arasında tecrübe paylaşımını artırmak suretiyle, İslam dininin dünya genelinde yanlış algılanmasının ve bir kısım terör örgütleri tarafından istismar edilmesinin de önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Arpaguş, "Burada, hep birlikte ortaya koyduğumuz dayanışma, özellikle Batı'da hızla körüklenen Müslüman karşıtlığı ve yabancı düşmanlığına karşı 'tek ses' olarak güçlü bir kurumsal duruş sergilenmesine imkân sağlayacaktır. Günümüzde giderek ağırlık kazanan küreselleşmenin, yapay zekâ ve dijitalleşmenin getirdiği yeni ahlaki ve toplumsal sorunlara karşı özellikle aile kurumunu ve genç kuşakları koruyacak ortak rehberlik projeleri üretmek de sorumluluğumuz altındadır." dedi.

İslam coğrafyasında yaşanan birçok sorunun asıl sebebinin Müslüman ülkeler arasında güçlü ve işlevsel bir siyasi birliğin olmamasından kaynaklandığını aktaran Arpaguş, farklı mezhep ve etnik kimlikler üzerinden oluşturulan kutuplaşmalar da iç çatışmalara ve dış müdahalelere zemin hazırladığını ifade etti.

"Aile kurumunu etkileyen sorunlarla aktif bir şekilde mücadele etmeliyiz"

Peygamber Efendimizin örnek yaşantısı ve Kur'an ahlakının yeniden günümüze taşınması gerektiğini vurgulayan Arpaguş, "Bilhassa toplumların yapı taşı olan ve günümüzde en fazla yıpratılan, değer kaybına uğratılmak istenen aile kurumunu etkileyen sorunlarla aktif bir şekilde mücadele etmeliyiz. Aileyi güçlendirmeye yönelik ortak çalışmalara ağırlık vermeli, sosyal ve fıkhi yönde aileye dair meseleleri titiz bir şekilde ele almalıyız. Din hizmeti ve eğitimi ile insanımızın manevi hayatına rehberlik eden kurumlar olarak toplumu tahrip etmeye yönelik oluşumlara ve akımlara karşı daha fazla direnç göstermeli, bu konuda yapılan çalışmaları hassasiyetle sürdürmeliyiz." diye konuştu. (İLKHA)