Teröre Taviz Yok, Terörsüz Türkiye’ye Tam Destek

Türkiye bugün, yalnızca kendi geleceğini değil, bölgenin kaderini de yakından ilgilendiren tarihi bir sürecin içerisinden geçiyor.

Türkiye bugün, yalnızca kendi geleceğini değil, bölgenin kaderini de yakından ilgilendiren tarihi bir sürecin içerisinden geçiyor. “Terörsüz Türkiye” hedefi, yıllardır milletimizin canını yakan terör belasından kalıcı olarak kurtulma iradesinin bir ifadesidir.

Bu süreç üzerinden toplumun farklı kesimlerini birbirine düşürmeye, şehitlerimizin ve gazilerimizin acıları üzerinden yeni fay hatları oluşturmaya çalışan söylemleri kaygıyla takip ediyoruz. “Şehitler boşuna mı öldü?”, “Ülke bölünecek”, “Terörist Meclis’e girecek” gibi ifadeler üzerinden korku ve öfke üretilmesi, sağduyulu bir tartışmaya değil, toplumsal gerilimi artırmaya hizmet eder.

Elbette bu süreçte milletimizin hassasiyetleri vardır. Olmalıdır da. Çünkü bu ülke, terörle mücadelede ağır bedeller ödemiştir. Askerimiz, polisimiz, öğretmenimiz, işçimiz, sivil vatandaşımız hayatını kaybetmiş; analar evlatlarını, eşler eşlerini, çocuklar babalarını kaybetmiştir.

Dolayısıyla “Terörsüz Türkiye” hedefini savunmak, geçmişte yaşanan acıları unutmak anlamına gelmez. Tam tersine, o acıların bir daha yaşanmaması için kalıcı bir çözüm arayışını desteklemek anlamına gelir.

Devletin terörle mücadelesi konusunda tavizsiz olması gerektiği açıktır. PKK bir terör örgütüdür. Abdullah Öcalan ise terör örgütünün elebaşı bir terörist olarak Türkiye'nin hafızasında binlerce insanımızın ölümünden sorumlu bir canidir. Bu gerçek, siyasi tartışmaların konusu haline getirilerek değiştirilemez.

Bugün asıl sorulması gereken yeni nesillerin de aynı acıları yaşamasına izin verecek miyiz?

Ben bir polis kardeşi, jandarma abisi olarak hayır diyorum. Artık bu terör saçmalığına son vermenin vakti gelmiştir. Zira savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz.

Bu vatan uğruna bedel ödemiş, bedeninden bir parça vermiş insanların en büyük arzusu, kendilerinden sonra başka gençlerin aynı bedeli ödememesidir. Başka annelerin evlat acısı yaşamaması, başka çocukların babasız kalmaması, başka ailelerin ocaklarına ateş düşmemesidir.

Silahların susması bir başlangıçtır. Asıl hedef, silahların bir daha ortaya çıkmayacağı bir Türkiye inşa etmektir.

Bu nedenle Terörsüz Türkiye sürecine yönelik değerlendirmelerde siyasi hesaplardan önce devlet aklına, milletin huzuruna ve geleceğin Türkiye'sine bakmak zorundayız.

Yıllarca terörün acısını en ağır şekilde yaşayanların arasında Kürt anneler de Türk anneleri de vardır. Aynı gözyaşı aktı, aynı cenazelerde ağıtlar yakıldı. Bu nedenle terörle mücadeleyi herhangi bir etnik kimliğe karşı yürütülen bir mücadele gibi göstermek, hem milletimize hem de hayatını kaybedenlere büyük haksızlıktır.

Hiçbir Kürt vatandaşı terörist değildir. Teröriste destek verende Kürt değildir.

Bugün Türkiye'nin önünde önemli bir fırsat bulunmaktadır.

PKK'nın silah bırakması ve terör faaliyetlerinin sona ermesi yalnızca Türkiye'nin iç huzurunu güçlendirmeyecek; Irak ve Suriye başta olmak üzere bölgedeki terör yapılanmalarının da meşruiyet zeminini zayıflatacaktır.

Silahla, terörle ve masum insanların kanı üzerinden siyasi hedeflere ulaşmanın önü kesilecektir.

Bu, sadece Türkiye için değil, terörün pençesinde yaşayan bütün coğrafyalar için önemli bir mesajdır.

Elbette süreç dikkatle takip edilmelidir. Devletin güvenlik hassasiyetleri, şehit ailelerinin ve gazilerin duyguları gözetilmeli; Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısı, milli bütünlüğü ve egemenliği konusunda en küçük bir tereddüde dahi izin verilmemelidir.

Şehitlerimizin hatırasına sahip çıkmanın yolu, yeni şehitler verilmesini önlemekten geçer.

Gazilerimizin fedakârlığını anlamanın yolu, onların yaşadığı acıların yeni nesiller tarafından tekrar yaşanmasına engel olmaktır.

Bizim meselemiz kişisel siyasi hesaplar değil, Türkiye'nin geleceğidir.

Kimse şehitlerimizi ve gazilerimizi kendi siyasi hesaplarının malzemesi haline getirmesin. Bizler acının ne olduğunu, vatanın ne anlama geldiğini ve terörün bu ülkeye neye mal olduğunu çok iyi biliyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Terörle mücadelede gösterdiği kararlılığı, bundan sonraki süreçte de sürdürmelidir.

Bu ülkenin evlatları artık terör haberleriyle değil; eğitimle, üretimle, kalkınmayla, bilimle ve refahla anılmalıdır.

Yeter artık!

Başka gençler toprağa düşmesin. Başka anneler ağlamasın. Başka çocuklar babasız kalmasın.

Silahlar yalnızca susturulmasın; bir daha kullanılmamak üzere tarihe gömülsün.

Biz devletimizin ve milletimizin yanındayız. Türkiye'nin bekası, milli birliği ve huzuru bizim kırmızı çizgimizdir.

Şehitlerimizin ruhu şad, gazilerimizin başı dik olsun.

Ve unutulmasın:

Bu millet var oldukça, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.