Ocak 2025'te uygulanmaya başlanan plan, çeşitli engellerle karşı karşıya kalırken, "Wall Street Journal"ın ABD'li bir askeri yetkili ve diğer kaynaklara dayandırdığı habere göre, Gazze'den sorumlu olması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü'nün bölgeye ko
Ocak 2025'te uygulanmaya başlanan plan, çeşitli engellerle karşı karşıya kalırken, "Wall Street Journal"ın ABD'li bir askeri yetkili ve diğer kaynaklara dayandırdığı habere göre, Gazze'den sorumlu olması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü'nün bölgeye konuşlandırılması konusunda ciddi zorluklar yaşanıyor.
Trump'ın "Barış Konseyi" kapsamında Gazze'ye gönderilmesi planlanan yaklaşık 20 bin kişilik uluslararası istikrar gücünden yalnızca yaklaşık 20 personelin bile bölgeye ulaştırılması konusunda sorun yaşandığı belirtiliyor.
Söz konusu personelin Gazze'den siyonist rejime götürülerek eğitim alması, ardından Kerem Ebu Salim Sınır Kapısı yakınlarında konuşlandırılması planlanıyor. Gücün ilk aşamada ekipman kabulü ve Gazze içinde güvenlik durumu ile yolların incelenmesine yönelik keşif faaliyetleri yürütmesi öngörülüyor.
Konsey, ateşkes anlaşmasının uygulanması kapsamında Gazze'de "insani bölge" oluşturma planını açıklarken, siyonist rejim ise HAMAS'ın silahsızlandırılmasını öncelikli şart olarak öne sürüyor.
HAMAS'ın hükümet çalışmalarını takip eden komitenin feshedilerek görevlerin teknokrat komiteye devredileceğini açıklamasının ardından siyonist rejim, bunu silahsızlanma sürecini aşmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirmişti.
Siyonist rejimin engelleri
Siyonist rejim, ateşkes anlaşmasını ihlal etmeyi, Filistinlileri hedef alan saldırılarını sürdürmeyi ve Gazze'deki kontrolünü genişletmeyi sürdürürken, anlaşmanın ikinci aşamasına geçiş için HAMAS'ın silahsızlandırılmasını temel şart olarak dayatıyor.
İşgal rejimi uzmanı Dr. Mühenned Mustafa, siyonist rejimin herhangi bir uluslararası gücün Gazze'ye girişini engellediğini belirterek, bunun gerçekleşmesi halinde siyonist rejim ordusunun çekilmesi ve Gazze yönetiminin teknokrat komiteye devredilmesi gerektiğini ifade etti.
Mustafa, bunun savaşın sona ermesi ve siyasi sürecin başlaması anlamına geleceğini belirterek, siyonist rejimin bu nedenle süreci geciktirdiğini belirtti.
Filistin tarafının anlaşmayı kalıcı hale getirmeye çalıştığını söyleyen Mustafa, siyonist rejimin ise ihlalleri normalleştirmeye, askerlerini bölgede tutmaya, işgalini genişletmeye ve Gazze'deki Filistinlilerin hayatını "askerileştirmeye" çalıştığını ifade etti.
Mustafa, bu süreci "yardımların ve insani kuruluşların güvenlikleştirilmesi" olarak tanımladı.
İkinci aşamaya geçiş ne kadar geciktirilirse siyonist rejimin yeniden savaşa dönme ihtimalinin o kadar arttığını belirten Mustafa, bazı çevrelerde diğer cephelerdeki savaşların sona ermesinin ardından Gazze'de kapsamlı bir askeri saldırı çağrılarının yeniden gündeme geldiğini söyledi.
Mustafa ayrıca Filistinlilerin zorla göç ettirilmesi tartışmalarının yeniden siyonist rejimin gündemine döndüğünü belirterek, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Gazze'den ayrılmak isteyenlerin ayrılabileceğine yönelik açıklamalarına ve Savunma Bakanlığı bünyesindeki Filistinlileri göçe zorlamaya yönelik komitenin yeniden aktif hale getirilmesine dikkati çekti.
Mustafa'ya göre askeri saldırı, zorunlu göç ve işgal, Netanyahu hükümetinin siyasi çıkış yolu olarak görülüyor. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Gazze'nin kuzeyinde yerleşim birimleri kurulması çağrısı da bu kapsamda değerlendiriliyor.
"Barış Konseyi'nde karmaşa var"
Siyasi analist Dr. İyad el-Kara ise Trump'ın Barış Konseyi'nin net bir uygulama planı olmadan girişimler ortaya koyduğunu ve bu adımların siyonist rejimin belirlediği sınırlarla şekillendiğini söyledi.
El-Kara, konseyin Filistinlilerin ateşkesin ilk aşamasının tamamlanması ve ikinci aşamaya geçiş için sunduğu önerileri dikkate almadığını, tek engel olarak HAMAS'ın silahsızlandırılmasını gördüğünü ifade etti.
İşgalcilerin ateşkes ihlallerinin ise göz ardı edildiğini belirten el-Kara, istikrar gücünün konuşlandırılması, insani bölgenin kurulması veya teknokrat komitenin Gazze'ye girişinin yakın zamanda gerçekleşmesini beklemediğini söyledi.
El-Kara, teknokrat komitenin siyonist rejimin Gazze'ye girişine izin vermemesi nedeniyle Kahire'de adeta kuşatma altında kaldığını, ancak Barış Konseyi'nin buna itiraz etmediğini dile getirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı eski yetkilisi Thomas Warrick ise Gazze'nin kuzeyine istikrar gücünün gönderilmesi ve siyonist rejim ordusunun çekilmesinin, HAMAS'ın silahsızlandırılması beklenmeden gerçekleşmesi gerektiğini söyledi.
Uluslararası güç çıkmazı
İran savaşıyla birlikte Endonezya gibi bazı ülkelerin Gazze'de istikrar gücüne katılma planından geri çekildiği ve bunun uygulamayı zorlaştırdığı belirtildi.
Warrick, ABD'li yetkililerin Trump'tan Endonezya, Fas ve Azerbaycan liderleriyle görüşerek asker göndermelerini istemesini talep ettiğini söyledi.
Warrick'e göre önemli olan gücün HAMAS'ın bulunduğu bölgelere girmesi değil, Gazze'nin doğusuna konuşlanması, siyonist rejim güçlerinin çekilmesi ve Barış Konseyi çalışanlarının bölgeye girerek yeniden imar sürecini başlatması.
Ancak el-Kara, ülkelerin güçlerini HAMAS'tan değil, Lübnan'da Endonezyalı barış gücü askerlerini öldüren siyonist rejimden korumaktan endişe ettiğini belirtti.
Mustafa ise Trump planında, HAMAS silahsızlanmayı reddetse dahi yeniden imar sürecinin başlamasına izin veren bir madde bulunduğunu ancak siyonist rejimin buna uymayı reddettiğini ifade etti. (İLKHA)