Kendi iddialarını kanıtlayacak hiçbir somut delil sunamayan Adalet Bakanlığı, bu yıl eyalet yargıçları karşısında tam 21 kez yenilgiye uğrayarak büyük bir hukuk skandalına imza attı. Gerekçe yok, beceriksizlik ve yetki aşımı var Eyaletlerin seçmen listele
Kendi iddialarını kanıtlayacak hiçbir somut delil sunamayan Adalet Bakanlığı, bu yıl eyalet yargıçları karşısında tam 21 kez yenilgiye uğrayarak büyük bir hukuk skandalına imza attı.
Gerekçe yok, beceriksizlik ve yetki aşımı var
Eyaletlerin seçmen listelerini ve vatandaşların doğum tarihleri ile Sosyal Güvenlik numaraları gibi hassas kişisel verilerini yasa dışı yollarla ele geçirmeye çalışan Trump yönetimi, Anayasa'yı hiçe sayan müdahaleleriyle tepki topluyor. Bu hafta Washington D.C.'de bir federal yargıcın Adalet Bakanlığı’nın talebini reddetmesiyle, Trump’ın yabancıların oy kullandığı yönündeki temelsiz iddiaları bir kez daha yargı duvarına çarptı. Yargıçlar, ABD Anayasası'na göre seçimleri yürütme yetkisinin eyaletlere ait olduğunu net bir dille hatırlatarak, yönetimin bu tutumunu olmayan kanıtların peşinde koşulan usulsüz bir av (fishing expedition) olarak niteledi.
Halkın afet fonlarıyla şantaj yapıyorlar
Hukuk yolunda hezimete uğrayan Trump yönetimi, hedeflerine ulaşmak için şantaj ve tehdit yöntemlerine başvurdu. Yönetim, kendi dijital doğrulama sistemlerini kabul etmeyen eyaletleri, doğal afetler için ayrılan acil yardım fonlarını kesmekle tehdit ediyor. Bununla da kalmayan Adalet Bakanlığı, 50 eyaletin seçim görevlilerine gözdağı niteliğinde mektuplar göndererek hapis cezası tehdidinde bulundu ve posta yoluyla oy kullanma hakkını kısıtlamaya çalışarak seçmen iradesini gasp etmeyi hedefledi.
Asılsız iddialarla oy verenleri hedef gösteriyorlar
Trump’ın milyonlarca kaçak oy kullanıyor söyleminin tamamen siyasi bir manipülasyon olduğu, istatistiklerle bir kez daha ortaya kondu. Yapılan araştırmalar ve bağımsız incelemeler, vatandaş olmayanların oy kullanmasının yok denecek kadar az olduğunu gösteriyor. 1996'dan bu yana bu suçtan yargılanan sadece 129 kişi bulunurken, bu vakaların çoğunun organize bir girişimden değil, karmaşık bürokratik iletişim hatalarından kaynaklandığı ortaya kondu. Yönetimin örnek olarak öne sürdüğü New Jersey'de ise, 4 milyondan fazla oyun kullanıldığı seçimde tespit edilen 400 hatalı kaydın seçim sonuçlarına hiçbir etkisinin olmadığı belirlendi.
Yenilginin altında seçimi şaibeli kılma planı mı var?
Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi başkanlar tarafından atanan yargıçlardan peş peşe olumsuz kararlar alan Adalet Bakanlığı, kararları üst mahkemelere taşımaya çalışsa da şu ana kadar somut bir başarı elde edemedi.
Hukukçular ve demokrasi hakları savunucuları, Trump yönetiminin mahkemelerden bilerek sonuç alamayacağı davalar açtığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre asıl amaç, ara seçimlerde yaşanacak olası bir hezimet öncesinde seçim kütüklerinde hile var iddiasını yaymak, kamuoyunun seçim sistemine olan güvenini sarsmak ve olası bir yenilgiye şimdiden kılıf hazırlamak. (İLKHA)