Türkiye Basın Federasyonu (TÜBAF) Genel Başkanı Sinan Burhan, dijital medyanın toplum, kültür, aile ve gençler üzerindeki etkisine ilişkin İlke Haber Ajansı (İLKHA) muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Geleneksel medyanın etkisini kaybetmeye başladığını
Türkiye Basın Federasyonu (TÜBAF) Genel Başkanı Sinan Burhan, dijital medyanın toplum, kültür, aile ve gençler üzerindeki etkisine ilişkin İlke Haber Ajansı (İLKHA) muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Geleneksel medyanın etkisini kaybetmeye başladığını ifade eden Burhan, özellikle 15-25 yaş grubunda sosyal medya platformlarının öne çıktığını belirterek dijital medya alanında alternatif mecraların geliştirilmesi ve kamu otoritesinin gerekli tedbirleri alması gerektiğini söyledi.
Medyanın etki gücünün çok fazla olduğunu belirten Burhan, "Bunu hiç artık konuşmaya bile gerek yok. Geleneksel medya, özellikle gazeteler, televizyonlar, radyolar çok etkiliydi. Ama bugün geldiğimiz nokta itibariyle geleneksel medyanın dışında asıl dijital medya çok etkili bir duruma geldi. Geleneksel medya ile ilgili şunu söyleyebiliriz: Bakın bugün Amerika Birleşik Devletleri Hollywood üzerinden Amerika'nın yıkılmaz imparatorluğunu anlatan bir yapı var. Görüyorsunuz yani." dedi.
"Diziler, yüzlerce eğitimcinin veremediği mesajları kitlelere ulaştırabiliyor"
Burhan, "Mesela Türkiye'de pozitif bir örnek de verelim. Amerika'nın kötü örneğini verdik ama Türkiye'de de örnek verelim. Bir gün bir Diriliş Ertuğrul, bir Mehmetçikler Sultanı dizileri ne oldu? Türkiye'de yüzlerce profesörün, yüzlerce cami hocasının ya da yüzlerce öğretmenin vermiş olduğu mesajlardan çok daha fazlasını verdi. Elbette onların verdiği mesajlar kıymetli ama kitle iletişim anlamında söylüyorum. Dolayısıyla da geldiğimiz bu dönemde medyanın hem kültürümüze, hem tarihimize, hem dinimize, hem ailemize, gençlerimize yönelik çok negatif ya da pozitif etkileri olabilir." ifadelerine yer verdi.
"Medya maalesef iyi niyetli insanların elinde değil"
Medyanın etki gücünden söz eden Burhan, şunları aktardı:
"Bakın bugün işte uyuşturucuyla ilgili dizi yapılıyor. Oradaki pozitif bir sahne uyuşturucu kullanımını arttırıyor ya da bir LGBT ile ilgili bir dizi yapılıyor, LGBT'nin meşrulaşmasına vesile oluyor. Dolayısıyla da bütün dünyada medyanın böyle bir süreci var ve bu medya maalesef iyi niyetli insanların elinde değil. Bu medya küresel batının, küresel siyonizmin kontrolü altında ve dünyaya kendi değerlerini dayatan işte tek dinli, tek kültürlü, tek cinsiyetli bir dünya tasavvur ediyorlar. Eşref-i mahlukat olan insanla mücadele eden bir medya düzeni var. Bunun arkasında da siyonizm, küresel batı var. Bunu görüyoruz."
"Filistin'deki mazlumlarla ilgili yayın yapıldığında ABD, siyonizm, israil engelliyor"
Burhan, "Bakın geçtiğimiz aylarda Netanyahu ne yaptı? Amerika Birleşik Devletleri'nde dedi ki: Facebook bizim elimizde, Twitter bizim elimizde, yalnız dedi TikTok'ta sıkıntımız var. Bir iş adamına söyledik TikTok'u satın al diye. Ya bakın arkadaşlar, artık şunu görelim: Gazete ve televizyonların gücü azalıyor, maalesef azalıyor. Özellikle genç nesilde 15-25 yaş arasında dijital medyanın çok daha etkili olduğunu, Facebook'un, Twitter'ın, Instagram'ın, TikTok'un çok etkili olduğunu görüyoruz. Bunlar kimin elinde? Bunlar batının elinde, kimin elinde? siyonizmin elinde. Bu insanlar ne yapıyorlar? İnsana ait, Müslüman'a ait değerleri hor görüyorlar. Bilinçlerini negatif halde yönlendiriyorlar. Ben size somut bir şey söyleyeyim. Ya kardeşim, siz Filistin ile ilgili bir paylaşım yapıyorsunuz, bunları kaldırıyorlar. İşte buna algoritma faşizmi deniliyor, algoritma faşizmi deniliyor. Filistin ile ilgili bir yayın yapamazsınız, işte Doğu Türkistan ile ilgili bir yayın yapıyorsunuz, Çin kaldırıyor, Keşmir ile ilgili bir yayın yapıyorsunuz, Hindistan müdahale ediyor, Filistin'deki mazlumlarla ilgili ABD, siyonizm, israil engelliyor." şeklinde belirtti.
"Alternatif medya modellerini, iletişim mecralarını ortaya çıkarması lazım"
En büyük tehlike artık dijital medyanın olduğunun altını çizen Burhan, "Hem dinini, hem kültürünü, hem vatanını, hem milletini bölüyor, parçalıyor. O yüzden bunlar maalesef batının elinde, maalesef küresel siyonizmin elinde. Efendim bunlar kötü demek de olmaz. İslam dünyasının da, sadece İslam dünyası değil, vicdanlı Hristiyanların da, Budistlerin de kim olursa olsun bu siyonist katliama karşı, siyonist küresel emperyalizme karşı bir arada olmaları lazım. Alternatif medya modellerini, iletişim mecralarını ortaya çıkarması lazım. Bundan kaçamazsınız." diye konuştu.
"Dijital medya sokaklardan daha tehlikeli"
Dijital medyanın tehlikelerine dikkat çeken Burhan, "Şu ellerimizde bulunan cep telefonu çocuklarımızın elinde. Bazen çocuklarımız kafamızı ağrıtmasın, gürültü yapmasın 'al şu telefonu git' diyorsun. 'Al şu telefonu git.' O çocuk nereye gidiyor? Eskiden çocuklar sokağa çıktığı zaman anne babalar endişe ederdi. Derdi ki 'ya çocuğum kaçta gelecek, nasıl gelecek, sokakta iyi mi var, kötü mü var, hırlı mı var, hırsız mı var?' Şimdi sosyal medya ve dijital medya, biz bilmiyoruz ki ne var. Dijital medya sokaklardan daha tehlikeli. Bu da maalesef ve maalesef küresel batının ve siyonizmin elinde. Buna karşı ciddi tedbirler alınması lazım. Hükümetimizin de tedbir alması lazım." dedi.
"Devletin düzenleyici ve denetleyici olması lazım"
Son olarak Burhan, "Şu anda Türkiye'nin yüzde 75 reklamı Google'dan, bilmem Instagram'dan, TikTok'tan geliyor. Yerel medyanın, geleneksel medyanın reklamı düşmüş yüzde 30'a. Bu adamlar senin yarın ülke bütünlüğünün aleyhine de yayın yaparlar, dininin aleyhine de yayın yaparlar, kültürünün aleyhine de yayın yaparlar. Yapıyorlar da zaten. O yüzden bizim alternatif modelleri ortaya koymamız lazım. Devletin düzenleyici ve denetleyici olması lazım. Kamu otoritesinin bu noktada güçlü olması lazım." diye konuştu. (İLKHA)