Tunus'ta Gannuşi'ye "müebbet hapis" cezası: Muhalefet "yargı eliyle" tasfiye ediliyor

Tunus'ta kamuoyunda "gizli yapılanma" davası olarak bilinen dosyada Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi hakkında müebbet hapis ve ek olarak 30 yıl hapis cezası verilmesi, ülkede yeni bir siyasi tartışmanın fitilini ateşledi. Aynı davada eski Başbakan Ali

Tunus'ta kamuoyunda "gizli yapılanma" davası olarak bilinen dosyada Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi hakkında müebbet hapis ve ek olarak 30 yıl hapis cezası verilmesi, ülkede yeni bir siyasi tartışmanın fitilini ateşledi.

Aynı davada eski Başbakan Ali el-Urayyıd'a da 42 yıl hapis cezası verilmesi, muhalefet tarafından "siyasi hesaplaşma" olarak değerlendirildi.

Nahda Hareketi, kararların hukuki değil siyasi olduğunu belirterek, yargının muhalifleri sindirmek amacıyla kullanıldığını öne sürdü.

Muhalefet cephesine göre, yıllardır gündemde tutulan "gizli yapılanma" suçlamalarına ilişkin somut ve ikna edici deliller ortaya konulamazken, dosya siyasi rakipleri etkisiz hale getirmek için bir araç haline getirildi. Hareket, davanın Nahda'nın siyasi varlığını hedef alan daha geniş kapsamlı bir kampanyanın parçası olduğunu ifade ediyor.

2021 yılında parlamentonun askıya alınması ve ardından siyasi sistemin köklü biçimde değiştirilmesiyle başlayan süreçte çok sayıda siyasetçi, gazeteci, aktivist ve muhalif isim hakkında soruşturmalar açıldı.

Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, Cumhurbaşkanı Kays Said'in ülkede giderek daha merkeziyetçi bir yönetim modeli oluşturduğunu ve kuvvetler ayrılığını zayıflattığını dile getiriyor.

Eleştirilerin merkezinde ise yargının bağımsızlığı tartışması yer alıyor. Muhalif çevreler, anayasal değişiklikler ve yargı alanında yapılan düzenlemeler sonrasında mahkemelerin yürütme organının etkisine daha açık hale geldiğini belirtiyor. Bu nedenle Gannuşi ve Nahda yöneticilerine yönelik kararlar, birçok kesim tarafından yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi bir mesaj olarak değerlendiriliyor.

Uluslararası insan hakları kuruluşları da son yıllarda Tunus'ta siyasi özgürlüklerin gerilediğine ilişkin raporlar yayımlarken, muhalefet temsilcileri ülkede siyasi alanın giderek daraldığını ve farklı görüşlerin baskı altına alındığını belirtiyor.

Nahda Hareketi ise tüm baskılara rağmen siyasi faaliyetlerini sürdürme kararlılığında olduğunu açıklarken, destekçileri verilen cezaların Tunus'taki siyasi krizi daha da derinleştireceğini ifade ediyor. Gözlemcilere göre son kararlar, zaten ekonomik ve sosyal sorunlarla mücadele eden ülkede siyasi kutuplaşmayı yeni bir aşamaya taşıyabilir. (İLKHA)