Uzmanından okul servislerinde güvenlik için ortak sorumluluk çağrısı

İlke Haber Ajansı (İLKHA) muhabirine konuşan Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Derneği Genel Başkanı ve Yol Güvenliği Uzmanı Vedat Şahin, eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte okul servislerinde güvenlik tedbirlerinin eksiksiz uygulanmasının önemine

İlke Haber Ajansı (İLKHA) muhabirine konuşan Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Derneği Genel Başkanı ve Yol Güvenliği Uzmanı Vedat Şahin, eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte okul servislerinde güvenlik tedbirlerinin eksiksiz uygulanmasının önemine dikkat çekerek, denetimlerin artırılması ve güvenlik kurallarının tavizsiz uygulanması gerektiğini söyledi.

Şahin, dernek olarak Ankara merkezli yürüttükleri çalışmalarla Türkiye genelindeki 17 temsilcilik aracılığıyla trafik güvenliğine yönelik çözüm önerileri geliştirdiklerini belirtti. Ankara'da Milli Eğitim iş birliğiyle çocukların trafikte bilinçlenmesini amaçlayan bir proje yürüttüklerini aktaran Şahin, bu kapsamda her yıl yaklaşık 10 bin öğrenciye trafik güvenliği eğitimi verildiğini ve yapılan değerlendirmelerde öğrencilerin kuralları benimsediğinin görüldüğünü ifade etti.

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğrencilerin trafikte daha fazla yer alacağına dikkat çeken Şahin, okul servisleriyle taşınan veya aileleri tarafından okula bırakılan çocukların güvenliğinin büyük önem taşıdığını belirtti. Şahin, velilerin çocuklarını okula bırakırken acele etmemeleri ve okul servislerinin de güvenli şekilde seyretmesi gerektiğini vurguladı.

Okul servislerinin yüzde 30'u ağır kusurlu

Türkiye'de 80 binin üzerinde okul servis aracı olduğunu belirten Şahin, "Bu okul servis araçlarının belli özellikleri var. Bir defa okul servis araçları eğitim öğretim yılı başlamazdan önce tüm bakımlarını yaptırmış olması ve ona göre yola çıkmaları gerekir. Acaba yaptırdılar mı onu bilmiyoruz. Yalnız istatistiklere baktığımız zaman bu okul servis araçlarının muayeneden geçmede yüzde 30'unun ağır kusurlu olarak görüyoruz. Sadece yüzde 1'i kusursuz olarak geçmektedir. Geri kalan yüzde 70'inde hafif kusurları var. Bu çok büyük bir oran bence. Yani yüzde 30'luk oran çok büyük. Demek ki hala servislerimiz güvenli değil, ben buradan bu sonucu çıkarıyorum. Bunun için servis, okul servis sahiplerinin mutlaka bu konuya önem vermeleri gerekir, devletin de önem vermesi gerekir. Aslında her eğitim öğretim yılının başlangıcında ve ikinci dönemin başlangıcında bu servisleri denetleyen bir kurul var. Bu kurul bunu daha fazla ciddiye almalı ve eksiği olan servislerin yola çıkmasını engellemelidir." dedi.

"Servisler 70 kat daha güvenli"

Konuşmanınım devamında Şahin, "Onun ötesinde bir de bu servis işletenlerin belli özellikleri var yönetmelik ve kanun gereğince, belli özellikleri taşıması gerekiyor. Bunları seçerken okul idaresi çok titiz davranmalı, eksiği olanları kesinlikle servis taşımacılığına almamalıdır. Aksi takdirde kazalar kaçınılmazdır. Kazalara baktığımız zaman aslında okul servislerindeki kazalardaki ölüm oranları normal kazalardakinin yüzde 1'i kadar. Yani kendi çocuğunu aracıyla taşıma mı daha sağlıklı yoksa servis mi daha sağlıklı diye baktığımız zaman servislerin 70 kat daha güvenli olduğunu da görebiliyoruz. Ama buna rağmen 8-10 tane çocuğun bir yılda bu servis kazalarından dolayı öldüğünü görüyoruz. Bir kişi bile kayıp bizim için çok büyüktür, hele ki çocukların kaybı bizim için çok büyüktür. Bu 8-10 rakamı küçük gibi gözükse de çok önemlidir, bunu minimuma, belki 1'e 2'ye kadar indirebilmek lazım." ifadelerine yer verdi.

"Okul servislerinde en büyük sorumluluk okullarda"

Denetimlerle ilgili de Şahin, "Denetimler tabii kimlerin yaptığı önemli. Denetimi daha çok polisler yapıyor. Polisler bütün araçlara, bütün okul servis araçlarını denetlemesi mümkün değil, denk gelenlerini denetliyor. Ama esas okul servis araçlarını denetlemesi gereken okullar olması gerekir. Milli Eğitim müdürlükleri ve okul müdürlükleri bu konuda inisiyatif alması gerekir ve hem evrak olarak denetlemesi gerekir bu servis araçlarını hem de emniyet kemerleri var mı, çocuklar bu emniyet kemerlerini takıyorlar mı, şoförler uygun davranışlarda bulunuyorlar mı, rehber öğretmen var ilgili okullarda, bu rehber öğretmenler görevlerini hakkıyla yapıyorlar mı, bunların hepsini okul müdürlüklerinin denetlemesi lazım. Bir ekip oluşturması ve denetlemesi lazım. Aksi takdirde bunu biz polise bırakırsak polisin buna ne sayı olarak gücü yeter ne de bütün araçları denetleyebilir. Burada en büyük sorumluluk bence okullarda olması gerekir." şeklinde belirtti.

"Şoför ve rehber personel eğitimleri artırılmalı"

Şahin, "Milli Eğitim müdürlükleri hem şoförlere hem de rehber personele bir eğitim veriyor, hatta onlara sertifika da veriyor bu konuda. Ama ne kadar, kaç saatlik bir eğitim veriyor, bundan ne kadar faydalanıyor şoförler bunu ölçmek mümkün değil. Mutlaka bu eğitimlerin arttırılması lazım. Biliyorsunuz servis araçlarında servis içi kameralar var. Bu kameraların şikayet üzerine, en azından öğrencilerin şikayeti üzerine mutlaka incelenmesi, nasıl davrandığının belirlenmesi ve yanlış davranışta bulunan şoförlerin ve rehber personelin uyarılması veya işinden menedilmesi gerekir." diye konuştu.

"Okul servislerinde 3 noktalı emniyet kemeri şart"

Emniyet kemerinin önemine değinen Şahin, "Emniyet kemeri, 3 nokta emniyet kullanmak zorundalar. Mutlaka sağlıklı bulunması lazım. Bir de oturmayı tespit eden sensörler bulunmak zorunda şeyde, araçlarda. Model olarak da okul servis araçları normalde yönetmelik gereği 12 yaş altında olması lazım ama bunu Bakanlık her sene uzatarak gidiyor. Şu anda 15 yaş altında olması gerekiyor, 15 yaşa kadar müsaade ediyorlar. Bu uygun mu, tabii yani muayeneden geçmişse uygundur diyebilir miyiz, diyebiliriz belki ama ne kadar konforlu olursa, ne kadar yeni olursa çok daha iyi olacaktır." dedi.

"Servislerin başka işlere yetişme telaşı çocukları riske atıyor"

Konuşmasının devamında Şahin, şunları aktardı: "Bu konuda çocukların güvenliği açısından velilere çok önem düşüyor. Aile birlikleri ve veliler bu konuda sadece çocuğu getirip götürmek değil de servislerin nasıl çalıştığıyla ilgili de birazcık denetim demeyelim ama takip etmelerinde fayda var. Bu servisler, okul servisleri okul servisini yaptıktan sonra başka personel servislerine de gidebiliyorlar. Personel servisine yetişebilmek için okul servisini acele götürüp bir an önce okula teslim edip ondan sonra personel servisine yetişmek için acele ettiklerini biliyoruz. Bu çok iyi bir şey değil. Bunun okullar tarafından sıkı bir şekilde denetime tabi tutulması, mesela erken getirmemesi. Yani hangi saatte getirilmesi gerekiyorsa okula çocukları o saatte getirmesi. Şimdi başka servise yetişmek için haliyle ne yapacak servis şoförü, çocukları erken almaya çalışacak. Erken alacak, öbür tarafa koşturulacak, çocuklar okulda gereksiz yere belli bir erken gelmiş olacak.

Bunun önüne okulların geçmesi lazım. Yani burada en önemli görev okul yönetimine düşüyor. Okul yönetimi bu konuda bir komisyon oluşturmalı ve bunları denetim altına almalıdır. Ayrıca çocukları aldığı yerler, yani bazı veliler diyor ki evimin önünden al. Evinden önüne gitmek için bazen ters yola bile giriyorlar. Bunların hepsi riskli. O nedenle belli bir yere çıkarılması lazım çocukların, veli belli bir yere çıkarması lazım, okul servisin oradan alınması lazım ve gecikmelerin önüne geçilmesi lazım. Bunlara dikkat ederlerse yolda diğer araçlar ne kadar riskliyse servis araçları da o kadar riskli."

"Okul servislerinde güvenlik için velilere önemli görev"

Şahin, "Veliler servis seçerken sadece parasına bakmamalı. Yani aracın modeline kadar, araç içindeki emniyet kemerlerinin var olup olmadığına, o sensörlerin var olup olmadığına, servis içi kameraların çalışır vaziyette olup olmadığına kadar sorgulamaları gerekir. Tabii bunu her veli ayrı ayrı yapamayabilir ama her okulda okul aile birliği var, bir denetim yapan öğretmen ve veli, iki tane veli, bir tane öğretmen ve okul müdürü var. Bunların bunları zaman zaman denetlemesi lazım. Sadece paraya bakmaması lazım; aracın lastiğiydi, camıydı, sileceğiydi, içerideki emniyet kemerleriydi, bağlanıyor mu, bağlanmıyor mu... Biliyorsunuz bir zamanlar serviste çocuk unuttukları için anaokulunda, serviste çocuk unuttukları için çocuğun öldüğü bile haber oldu bu memlekette. O nedenle takibi kim geldi, kim gelmedi, geldi mi, gelmedi mi bunların takibi okul tarafından yapılmalı, veliler dahil herkes sorumluluk almalıdır." dedi.

Okul servislerinde "DUR" lambası hayati önem taşıyor

Okul taşıtlarının uyarıcı işaretlerinin önemine değinen Şahin, "Okul taşıtlarında en önemli konulardan bir tanesi taşıtın arka tarafında okul taşıtı olduğunu belirleyen ayrıca bir işaret var. Sarı ve siyah şeritler arasında okul taşıtı olduğu yazıyor. Büyükçe yazıyor, bunu arkadan gelen herkes görebiliyor. Birincisi bu. İkincisi arkasında 30 cm çapında kırmızı ışıklı, altıgen şeklinde üzerinde DUR yazan bir levha var. Bu levhanın mutlaka olması ve çalışır vaziyette olması gerekiyor. Üçüncüsü, demir aksamlar taşıtın içerisindeki demir aksamlar hani ani frende ya da bir kaza anında çocukların çarpıp yaralanmalarını önleyecek şekilde süngerlerle yani yumuşak bir şeylerle kaplanması gerekir, demir olarak durmam, kalmaması gerekir. Camlar açılır kapanır olmaması, sabit olması gerekir. Bir de hem koltuklarda oturmaya duyarlı sensörler olması gerekir hem de 3 nokta emniyet kemerinin olması gerekir. Çocuklar yolculuk seyahat sırasında bu emniyet kemerini mutlaka bağlamaları lazım, bağlamadan şoförün hareket etmemesi lazım ya da rehber personelin bunun bağlanmasını sağlaması gerekir." şeklinde belirtti.

"Sürücülerin yarısı 'DUR' lambasının ne işe yaradığını bilmiyor"

Son olarak Şahin, "Bu DUR lambasının ne işe yaradığını maalesef piyasada şu anda mevcut olan sürücülerin belki de yüzde 50'si bilmiyor. Çünkü bilmediğini ben gözlemleyerek görebiliyorum. Bu frene bağlı bir lamba değildir, frene bastığı zaman yanmaz. Sadece öğrenci indirirken ve bindirirken yanması gereken bir lambadır. Şoförün yan tarafındaki bir düğmeyle komuta edilir. Çocuklar inerken veya binerken o yakılır. Peki onun yanmasının özelliği ne, yanınca ne oluyor? Yandığı andan itibaren arkadan gelenlerin okul servis aracını sollaması yasaktır. Sollayanlar kazaya sebebiyet verebilir ki bu şekilde kazalar birçok olmaktadır.

Neden? Çünkü bu küçük çocuklar annesini görür yolun öbür tarafında, arkadaşını görür ve hiç trafik tehlikesinden habersiz yola fırlayabilir. İşte o lamba yandığı zaman eğer arkadan gelenler durmuş olursa, hareketsiz olursa o zaman o çocuk çarpma olayı olmaz. Bu nedenle de mevcut sürücülerin buna çok fazla dikkat etmesi gerekir." ifadelerine yer verdi. (İLKHA)