VATANDAŞIN EKMEĞİNE Mİ GÖZ DİKTİNİZ? İŞ DÜNYASINDA ARADIĞINI BULAMAYAN YÖNETİM, GÖZÜNÜ YİNE EMEKÇİNİN CEBİNE ÇEVİRDİ!

Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü Başkanı Ramazan Ayhan’ın yaptığı açıklamalar, depremin yaralarını sarmaya çalışan ve evine bir lokma ekmek götürme mücadelesi veren vatandaşlarda adeta infial yarattı.

Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü Başkanı Ramazan Ayhan’ın yaptığı açıklamalar, depremin yaralarını sarmaya çalışan ve evine bir lokma ekmek götürme mücadelesi veren vatandaşlarda adeta infial yarattı. Kentin dev bütçeli iş insanlarından, holdinglerinden ve kodamanlarından kulübe destek koparamayan yönetim, çareyi yine bu şehrin cefakar işçisinin, memurunun ve esnafının cebine göz dikmekte buldu!

​Büyüklerden Tık Yok, Faturalar Yine Emekçiye Kesiliyor!

​Başkan Ayhan, yaptığı konuşmada mülki amirlerin ve belediye başkanlarının iş dünyasıyla yaptığı tüm görüşmelerin "sonuçsuz kaldığını" açıkça itiraf ediyor. Milyonluk cirolar yapan, kentin kaymağını yiyen iş insanları elini taşın altına koymazken; faturanın hemen "kampanya" adı altında asgari ücretle çalışan işçiye, ayakta kalmaya çalışan küçük esnafa ve cebinde harçlığından başka bir şeyi olmayan öğrenciye kesilmeye çalışılması akıl tutulmasıdır.

​"İş insanlarından destek alamadık ama bu şehrin işçisinden, emekçisinden, esnafından destek alacağımızı düşünüyoruz." Bu ifadeler, basiretsiz bir yönetim anlayışının ve kriz yönetimindeki çaresizliğin en net göstergesidir. Büyüklerden alınamayan parayı, evine ekmek götürmekte zorlanan halkın sırtına yüklemek hangi vicdana sığmaktadır?

​Depremzedenin Üç Kuruşuna Mı Kaldınız?

​Malatya halkı henüz depremin travmasını atlatamamış, evini, barkını, iş yerini kaybetmişken; insanların 3-5 kuruşluk birikimine umut bağlamak, toplumsal gerçeklikten tamamen kopulduğunun kanıtıdır. Üstelik bir öğrencinin cebindeki son 16 TL'yi bağışlamasını bir "başarı hikayesi" ve "ders" gibi sunmak, kelimenin tam anlamıyla trajikomiktir. O 16 TL, bir çocuğun belki de o günkü yemek ya da yol parasıdır! Bunu bir kaynak kapısı olarak görmek ve bundan yüz bularak "Hadi şimdi sıra sizde" demek, halkın ekonomik çilesini görmezden gelmektir.

​Bu Kulüp Halkın Sırtında Kambur Olmamalıdır!

​Profesyonel bir spor kulübünün birleşme ve transfer bütçeleri, halkın boğazından kesilecek paralarla değil; doğru sponsorluklarla, profesyonel yönetim vizyonuyla ve iş dünyasını ikna edebilecek projelerle yönetilir.

​Kentin zenginlerini ikna edemeyip, çareyi halkın cebindeki son kuruşa göz dikmekte bulan Yeşilyurt Spor yönetimine sormak gerekiyor: Depremle sarsılmış, geçim derdiyle boğuşan bu milletin cebindeki üç kuruşa mı göz diktiniz? Kendi başarısız mali tablolarınızı ve ikna kabiliyetsizliğinizi, zaten zor geçinen emekçinin omzuna yüklemekten ne zaman vazgeçeceksiniz?