Malatya kayısısı, Aydın inciri, Antep fıstığı... Türkiye'nin birçok yöresel ürünü coğrafi işaretle korunuyor. Bu ürünleri üreten veya satan işletmeler ise çoğu zaman şu soruyu soruyor
Malatya kayısısı, Aydın inciri, Antep fıstığı... Türkiye'nin birçok yöresel ürünü coğrafi işaretle korunuyor. Bu ürünleri üreten veya satan işletmeler ise çoğu zaman şu soruyu soruyor: Ürünümüz coğrafi işaretli ise ayrıca marka tescili gerekir mi? Cevap evet; çünkü iki koruma farklı işlevler görüyor.
Coğrafi işaret kimi korur?
Coğrafi işaret, ürünün kalitesini veya ününü belirli bir bölgeden aldığını gösteriyor. Tescilli bir coğrafi işareti, belirlenen şartlara uygun üretim yapan o bölgedeki tüm üreticiler kullanabiliyor. Yani coğrafi işaret tek bir işletmeye ait değil; bölgenin ortak değeri. Bu nedenle bir üreticinin kendi ürününü, aynı bölgedeki diğer üreticilerden ayırmasına yaramıyor.
Marka ise işletmeyi ayırır
Marka, bir işletmenin mallarını diğer işletmelerinkinden ayırt etmeye yarıyor. Aynı coğrafi işaretli ürünü satan onlarca firma arasında tüketicinin sizi tanıması, markanız sayesinde mümkün oluyor. Sınai Mülkiyet Kanunu, tescilli bir coğrafi işareti içeren başvuruları mutlak ret nedenleri arasında sayıyor; ürünün coğrafi kökenini belirten ibareler de tek başına ayırt edici bulunmuyor. Yöre adını markanın asıl unsuru yapan başvurular bu nedenle reddedilebiliyor. Doğru yöntem, yöre adını tanımlayıcı unsur olarak kullanırken markanın ayırt edici kısmını özgün bir isim veya logo üzerine kurmak.
Ret kararına karşı yol Ankara'dan geçiyor
Yöresel ürün markalarında en sık karşılaşılan sorun, başvurunun "tanımlayıcı" veya "coğrafi köken belirtiyor" gerekçesiyle reddedilmesi. Bu karara karşı önce Kurum'un Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na itiraz ediliyor; itiraz da reddedilirse iptal davası açılıyor. Kurum kararlarına karşı açılan davalarda görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan, Malatya'daki bir üreticinin dosyası da Ankara'da görülüyor. Bu aşamada Ankara'daki mahkeme uygulamasını takip eden bir Ankara marka avukatı ile çalışmak, duruşma ve bilirkişi incelemesi süreçlerinin yakından izlenmesini sağlıyor.
İhracatta ayrı koruma
Yöresel ürün ihraç eden işletmeler için Türkiye'deki tescil yeterli değil. Marka koruması ülkeseldir; ihracat yapılan her ülkede ayrı tescil veya Madrid Protokolü üzerinden uluslararası başvuru gerekiyor. Yurt dışında markanın başkası adına tescil edilmesi, ihracatçının kendi markasıyla o pazara girememesi sonucunu doğurabiliyor. Başvuru planlaması, ihracat başlamadan önce yapılmalı.