Her yıl Muharrem ayının gelişiyle birlikte, özellikle Aşure günlerinde İslam tarihinin en önemli ve en hüzünlü olaylarından biri olan Kerbelâ hadisesi ve Hazreti Hüseyin’in Kûfe’ye gidiş süreci yeniden gündeme geliyor. Hazreti Hüseyin’in neden Kûfe’ye yön
Her yıl Muharrem ayının gelişiyle birlikte, özellikle Aşure günlerinde İslam tarihinin en önemli ve en hüzünlü olaylarından biri olan Kerbelâ hadisesi ve Hazreti Hüseyin’in Kûfe’ye gidiş süreci yeniden gündeme geliyor.
Hazreti Hüseyin’in neden Kûfe’ye yöneldiği, davet sürecinin nasıl geliştiği ve bu kararın hangi şartlar altında alındığı gibi konular, her yıl olduğu gibi bu yıl da çeşitli açıklamalara konu oldu.
Araştırmacı Yazar Mehmet Emin Özmen de Muharrem ayı vesilesiyle yaptığı değerlendirmede, söz konusu sürecin tarihî bağlamı ve rivayetler çerçevesinde anlaşılması gerektiğini ifade etti.
Özmen, ‘’Bilindiği üzere Muharrem ayındayız. Her yıl Muharrem ayında, özellikle Aşure günlerinde Hazreti Hüseyin ile ilgili çeşitli tartışmalar ve konuşmalar yapılmaktadır. Bunlardan en önemlisi; Hazreti Hüseyin'in Kûfe'ye gitmemesi gerektiği, bu işe kalkışmaması gerektiği ile ilgilidir.” dedi

Özmen, ”Bilindiği üzere Muaviye öldüğü zaman Hazreti Hüseyin Medine'deydi. Şam'dan gelen bir haberci ile Hazreti Hüseyin, Abdullah bin Ömer ve Abdullah bin Zübeyr gibi büyük sahabelerin çocuklarının biatı isteniyordu. Hazreti Hüseyin'i Medine'deki valilik konağına çağırdılar ve "Muaviye ölmüş, Yezid'e biat et" dediler.
Hazreti Hüseynin Yezid'e biat etmeye davet edilmesiyle ilgili olarak Özmen, “Bizim gibi insanların böyle saray köşelerinde ya da valilik konaklarında biat vermesi çok uygun olmaz. Herkesi Peygamber Mescidi’ne çağırırsınız, onlardan biat istersiniz; biz de herkes gibi orada görüşümüzü söyleriz” dediğini ve valilik konağını terk ettiğini aktardı.
Özmen, bunun baskıyla, gerekirse şiddet ile biat alma yönteminin başladığı anlamına geldiğini, Hazreti Hüseyin’in aynı gün ya da ertesi gün Medine’den Mekke’ye hicret ettiğini belirterek, “Peygamber (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicret etmişti fakat tarih böyle bir şey işte Hazreti Hüseyin Medine’den Mekke’ye hicret etti.” ifadelerini kullandı.
Daha sonra Mekke’de bulunduğu sırada Kûfelilerin Hazreti Hüseyin’e mektup göndererek Kûfe’ye davet ettiğini belirten Özmen, konuyla ilgili açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Oradayken Kûfeliler ona mektup gönderip Kûfe’ye davet ettiler. Şimdi Hazreti Peygamber’in kendi torunuyla birlikte hepimize söylemiş olduğu bir hadis vardır: ‘Bir münker, bir kötülük gördüğünüz zaman onu elinizle düzeltin. Eğer buna gücünüz yetmiyorsa dilinizle düzeltin. Bu da olmazsa kalbinizle buğz edin.’ Hazreti Hüseyin’e bu hadisi uygulayalım. Çünkü hepimiz gibi Hazreti Hüseyin de bu hadise uygun bir şekilde hareket etmek durumundaydı. Hazreti Hüseyin Medine’deyken sadece kalbiyle buğz edebilirdi; çünkü diliyle bu durumu düzeltmeye çalışsa, yani ‘Babadan oğula saltanatın başlangıcını onaylamıyorum’ diye açıkça tenkit etse kendisine baskı uygulanacaktı.
Belki tutukluluk, belki başka tedbirler gelecekti. Hazreti Hüseyin bunu yapamadığını görünce Mekke’ye hicret etti. Zaten Mekke’ye hicret etmesi, onun fiilî olarak bu durumu onaylamadığını göstermekteydi; yani hadisin ikinci aşamasına geçmişti. Peygamber torunu, peygamberin hadisini uygulamakla kendisini mükellef görüyordu. Nitekim bu mesuliyet hepimizde var. Mekke’deyken diliyle bunu onaylamadığını, hicreti ile zaten fiilî olarak göstermişti. Fakat birinci aşamayı yerine getiremiyordu çünkü arkasında büyük bir kuvvet yoktu.”
Kûfelilerin Hazreti Hüseyin’i davet etmesiyle sürecin değiştiğini ifade eden Özmen, “İşte Kûfeliler, ‘Gel, bizim komutanımız ol, biz sana tabi olalım, bu münkeratı ortadan kaldıralım’ dedikleri andan itibaren İslam tarihinde bir kırılma yaşanıyor; babadan oğula geçen bir sistem var. ‘Yezid buna layık değil, bu uygulama İslam’a girerse bir virüs gibi yayılacak’ diyerek, ‘Gel, bize komutan ol, biz bu işin önüne geçelim’ dedikleri andan itibaren, bu hadise uygun bir şekilde Hazreti Hüseyin’in eliyle bu durumu düzeltmek mecburiyetinde olduğu bir noktaya gelindi. Gitmek durumunda değil miydi? Evet, akrabaları, yakınları, Abdullah bin Zübeyr, Muhammed bin Hanefiye gibi kişiler ona ‘Gitme’ dediler ama ortada bir mesuliyet dururken gitmesi gerekmiyor muydu? Ve gitti." dedi.

Kerbelâ hadisesine de değinerek Kûfelilerin Hazreti Hüseyin’i yalnız bıraktığını ve tarihin en acı olaylarından birinin yaşandığını belirten Özmen, “Fakat bilindiği üzere Kûfeliler kendisini Kerbela çölünde yalnız bıraktı ve tarihin en acı sahnelerinden bir tanesi yaşanmış oldu. Hazreti Peygamber’in torunu, Ehl-i Beyt’inden 23 kişi, yarenlerinden 50 kişi, toplam 73 kişi orada hunhar bir şekilde şehit edildi. Hazreti Hüseyin’in mübarek başı gövdesinden ayrıldı, götürüldü; Kufe’de Yezid’in valisi Ubeydullah bin Ziyad’a arz edildi. Oradan da Yezid, esirlerle birlikte —esirler derken Hazreti Hamza’nın torunları, çocukları, Akil’in, Abbas’ın, Ali’nin çocukları, Ehl-i Beyt’in kadınlarından bahsediyoruz— Hazreti Hüseyin’in başı Yezid’e arz edilmek üzere Şam sarayına gönderildi.
Ortada bir hadis vardı ve bu hadis aşama aşamaydı. Kalbiyle buğz etmek Medine’de yapılabilecek bir şeydi; eliyle düzeltmek için Mekke’ye geldi. Fakat Kûfeliler kendisine kuvvet olacaklarını söylediği zaman artık eliyle düzeltmenin vaktinin geldiğine karar verdi ve Kûfe’ye gitti. Yani kendi dedesinin hadisini pratikte uygulamış oldu. Onun için ‘Gitmesin’ diyenler genelde bu görüşte isabet etmemiş oluyorlar.” ifadelerini kullandı. (İLKHA)
Araştırmacı Yazar Özmen: Hazreti Hüseyin’in Kûfe’ye gitmesi mesuliyetinin gereğiydi#Konya #Aşura #Muharrem pic.twitter.com/VvG8yLu6BS
— İLKHA Video (@ilkhavideo) 3 Temmuz 2026
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İletişim Başkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre görüşmede, Türkiye-Azerbaycan ikili ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve küresel geli
HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı, Azerbaycan Cumhuriyet Başsavcılığının Türkiye’deki bazı vatandaşlar hakkında aldığı yakalama kararı ve Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın "istenmeyen kişi" ilanlarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı
İzmir’in Konak ilçesindeki tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda bulunan Havra Sokağı’nda balıkçılık yapan esnaf, palamut bolluğunu, fiyatları ve balığın pişirme yöntemlerini değerlendirdi. Tanesinin yaklaşık 100 TL’den satışa sunulduğu palamut, vatandaşların en ç
Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, gece eğitim görevi kapsamında havalanan Mirage 2000D tipi savaş uçağı, salı gecesi üsse dönüşü sırasında düştü. İki kişilik mürettebattan birinin cansız bedenine ulaşılırken, diğer mürettebat
Haziran’da Londra’daki Emirates Stadyumu’nda, Ekim’de ise Antalya’daki Balmy Foresta’da Birleşik Krallık, Avrupa, ABD ve Türkiye’den arama ve yapay zekâ uzmanlarını ağırlayan topluluk odaklı etkinlik serisi, şimdi daha derinlikli formatlara geçiyor
Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, savunma sanayii alanında faaliyet gösteren hayali bir şirket adı altında internet sitesi kurarak vatandaşları dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik operasyon düzenledi. Yapılan çalışmalarda ş
Bedir Mutabakat Zaptı, Katar Devleti Savunma Bakanlığı, Endonezya Savunma Bakanlığı, Pakistan Savunma Bakanlığı ve Türkiye Millî Savunma Bakanlığı arasında imzalandı. Mutabakata Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Şeyh Sa
Aile ve Gençlik Fonu kapsamında evlilik hazırlığı yapan gençlere sağlanan sıfır faizli kredi desteği sürüyor. Ekim ayında 15 bin 468 gence 1,7 milyar liranın üzerinde ödeme yapılırken, bugüne kadar sağlanan toplam destek 22,8 milyar lirayı aştı. Aile ve
Trafik denetimini fark edip kaçan sürücüye 200 bin lira ceza
ABD, Suudi Arabistan'daki büyükelçilik personelini tahliye edecek
03TCMB'nin faiz kararı bugün açıklanacak
04İran'ın güneyinde patlama sesleri duyuldu
05Meteoroloji'den uyarı: Bazı illerde sağanak, iç kesimlerde yoğun sis bekleniyor
06HSK'dan yargı çevrelerinde düzenleme
07Kış lastiği mesaisi erken başlıyor: İşte tarihler ve yenilenen cezalar
Galatasaray A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Arca Çorum Fk
Kasimpaşa A.ş.
Kocaeli̇spor
Corendon Alanyaspor
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Erzurumspor Fk
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Göztepe A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Tümosan Konyaspor
Samsunspor A.ş.
Eyüpspor