Avukat Cebrail Bozkurt, Filistin'de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, siyonist rejimin özellikle 2025 ve 2026 yıllarında işgal altındaki Filistin topraklarının parçalanması ve demografik yapının değiştirilmesine yönelik politikalarını hızlan
Avukat Cebrail Bozkurt, Filistin'de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, siyonist rejimin özellikle 2025 ve 2026 yıllarında işgal altındaki Filistin topraklarının parçalanması ve demografik yapının değiştirilmesine yönelik politikalarını hızlandırdığını belirtti. Bozkurt, uluslararası mahkemelerin kararları ile sahadaki uygulamalar arasındaki farkın Filistinlilerin günlük hayatında ağır sonuçlar doğurduğuna dikkat çekti.
"Fiili ilhak süreci hız kazanıyor"
Bozkurt "israil, özellikle 2025 ve 2026 yıllarında Filistin coğrafyasını parçalamaya ve demografik yapıyı değiştirmeye yönelik kalıcı ilhak stratejilerine hız vermiştir. Batı Şeria'daki yönetim yetkileri askeri komutanlıktan alınarak sivil hükümet organlarına devredilmektedir. Bu durum, uluslararası hukukçular tarafından bölgenin fiili (de facto) ilhakı olarak değerlendirilmektedir. Batı Şeria'da yeni Yahudi yerleşim yerlerinin inşası için ihaleler (örneğin yalnızca 2026'nın ilk yarısında binlerce yeni konut ve sanayi bölgesi) rekor düzeyde artmıştır. Devlet destekli silahlı yerleşimci şiddeti ve ev yıkımları nedeniyle, Cenin ve Tulkerim başta olmak üzere çok sayıda Filistinli topluluk topraklarından göçe zorlanmıştır. Aynı toprak parçası üzerinde Yahudi yerleşimcilere israil sivil hukuku uygulanırken, Filistinlilere askeri hukuk ve ağır kısıtlamalar dayatılmakta; bu durum toplulukları izole edilmiş gettolara hapsetmektedir." dedi.
Mescid-i Aksada statükonun aşındırılması
Bozkurt, Mescid-i Aksa hakkında yaptığı açıklamada "Mescid-i Aksa, tarihinin en kritik ve tehlikeli dönemlerinden birini geçirmektedir. 1967'den beri yürürlükte olan ve Aksa'nın yönetimini Ürdün İslami Vakıflar İdaresine bırakan, Yahudilerin ise buraya sadece 'ziyaretçi' olarak girmesine izin veren 'Tarihi ve Hukuki Statüko' israil tarafından fiilen ortadan kaldırılmaktadır. 28 Şubat 2026 tarihinde başlatılan ve güvenlik gerekçeleri öne sürülerek yaklaşık 40 gün boyunca sürdürülen blokaj, Mescid-i Aksa'nın 1967 işgalinden bu yana Müslümanlara aralıksız en uzun süre kapatıldığı dönem olmuştur. Cuma namazları da dahil olmak üzere Müslümanların içeri girişi engellenmiş, ezanlar susturulmuş ve cemaat namazlarını surların dışındaki sokaklarda kılmak zorunda kalmıştır. israil, Müslümanların girişini yaş sınırı ve barikatlarla kısıtlarken, fanatik Yahudi grupların sabah ve öğleden sonra belirli saatlerde polis korumasında Aksa'ya girmesini organize etmektedir. Bu durum, El-Halil'deki İbrahimi Camii'nde yapıldığı gibi, mabedin zaman ve mekân olarak iki din arasında bölünmesi planının açık bir provasıdır." dedi.
Uluslararası mahkemelerin kararları
Bozkurt, uluslararası hukuk açısından da önemli kararların alındığına işaret ederek, Birleşmiş Milletler ve uluslararası yargı organlarının Filistin meselesine ilişkin kararlarını şöyle sıraladı:
"Birleşmiş Milletlerin en yüksek yargı organı olan UAD, israil aleyhine üç ana hat üzerinden bağlayıcı ve istişari kararlar açıklamıştır. Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından açılan soykırım davasında mahkeme, Gazze'deki Filistinlilerin soykırım sözleşmesi kapsamında korunma hakları olduğunu makul bulmuştur. Mahkeme; israilin askeri saldırıları durdurması, soykırım niteliğindeki eylemleri önlemesi ve insani yardımların engelsiz geçişini sağlaması yönünde ardı ardına acil ihtiyati tedbir kararları vermiştir. Davanın esastan karara bağlanma süreci devam etmekte olup, israil savunma dilekçesini sunmuştur. Divan, israilin 1967den bu yana Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki mevcudiyetinin, Yahudi yerleşim birimleri inşasının ve doğal kaynakları gasp etmesinin uluslararası hukuka göre tamamen yasa dışı olduğuna hükmetmiştir. israilin bu topraklardaki işgali en kısa sürede sonlandırması, tüm yerleşimcileri tahliye etmesi ve Filistin halkına tazminat ödemesi gerektiği açıklanmıştır. Divan, israilin başta UNRWA olmak üzere BM kuruluşlarının Filistin topraklarındaki faaliyetlerini engellemesinin, insani ablukasının ve BM personeline/tesislerine yönelik saldırılarının uluslararası insancıl hukukun ağır bir ihlali olduğunu resmen tescil etmiştir."
UCM'nin bireysel sorumluluklara ilişkin süreci
Bozkurt, uluslararası yargı sürecinin yalnızca devletler düzeyinde değil, bireysel sorumluluklar bakımından da ilerlediğini belirterek "Savaş suçlularını bireysel olarak yargılayan UCM, israil siyasi ve askeri liderliğini doğrudan hedef alan adımlar atmıştır. UCM Başsavcılığı; Gazze'de sivillerin kasıtlı olarak aç bırakılması, insani yardımların engellenmesi, kasten öldürme ve zalimane muamele suçlamalarıyla israil Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında yakalama kararı çıkarılmasını talep etmiş ve mahkeme bu süreci işletmiştir. Bu kararlara paralel olarak, Türkiye dahil birçok üye ülke, suçluların küresel düzeyde hesap vermesi amacıyla adli makamları üzerinden uluslararası kırmızı bülten süreçlerini tetikleyen hukuki başvuruları genişletmiştir." ifadelerini kullandı.

Avukat Cebrail Bozkurt
AB ve BM kararları
Bozkurt, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler bünyesinde yapılan incelemeler ile alınan kararların da Filistin topraklarındaki uygulamalara ilişkin uluslararası hukuki tartışmayı derinleştirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "AB Dış İlişkiler Servisi tarafından yürütülen hukuki incelemeler, israilin Gazze ve Batı Şeria'daki eylemleriyle insan hakları yükümlülüklerini 'çok kez' ihlal ettiğini raporlamıştır. Bu ihlaller arasında keyfi gözaltılar, toplu cezalandırma ve zorla yerinden etme vurgulanmıştır. UADnin kararlarına dayanarak BM Genel Kurulu, israilin işgal altındaki topraklardaki yasa dışı varlığını tamamen sonlandırmasını talep eden ve üye devletlere israilin işgal politikalarına destek vermeyi durdurma yükümlülüğü getiren geniş katılımlı kararları kabul etmiştir." şeklinde konuştu.
"Filistin'de günlük yaşam ağırlaşıyor"
Bozkurt, uluslararası kararların sahada tam olarak uygulanamamasının Filistinlilerin günlük hayatında ağır sonuçlara yol açtığını belirterek "israilin hız kesmeyen işgal politikaları, kuşatmaları ve uluslararası mahkeme kararlarının sahada tam olarak uygulanamaması, Filistin halkının günlük hayatını adeta bir "insani varoluş mücadelesine" dönüştürmüştür. Filistinlilerin günlük yaşamı, coğrafi olarak bölündükleri alanlara göre (Gazze ve Batı Şeria/Doğu Kudüs) farklı ama aynı derecede ağır yapısal krizlerle şekillenmektedir." dedi.
Gazze'de hayatta kalma mücadelesi
Bozkurt, Gazze Şeridi'ndeki yaşam koşullarının temel insani ihtiyaçlara erişimi dahi büyük bir mücadeleye dönüştürdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
Gazze'de hayat, altyapının tamamen çökmesi ve uygulanan abluka nedeniyle temel insani ihtiyaçlara erişim savaşına dönüşmüştür. Kişi başına düşen günlük temiz su miktarı, uluslararası insani standartların çok altındadır. Halk, günlük içme ve temizlik suyunu temin edebilmek için saatlerce kuyruklarda beklemektedir. Yetersiz beslenme ve gıda kıtlığı kronik bir hal almıştır. Evlerin büyük kısmı yıkıldığı için milyonlarca insan derme çatma çadırlarda veya harabelerde yaşamaktadır. Merkezi elektrik şebekesi bulunmamaktadır; günlük yaşam sadece birkaç saatlik güneş paneli veya jeneratör enerjisine bağımlıdır. Tıbbi malzeme, ilaç ve anestezi eksikliği nedeniyle en basit tedavi ve ameliyatlar bile yapılamamaktadır. Salgın hastalıklar (hepatit, çocuk felci riski, solunum yolu enfeksiyonları) çadır kamplarında hızla yayılmaktadır."
"Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te parçalanmış hayatlar"
Bozkurt, Batı Şeria ve Kudüs'te ise hareket kısıtlamaları, ekonomik sorunlar, baskınlar ve mülkiyet kayıplarının Filistinlilerin gündelik yaşamını doğrudan etkilediğini belirterek "Batı Şeria'da apartheid (ayrımcılık) politikaları ve askeri bariyerler, günlük hayatın akışını tamamen felç etmiştir. Filistinlilerin şehirler, hatta köyler arasında seyahat etmesi yüzlerce askeri kontrol noktası, beton duvarlar ve demir kapılarla engellenmektedir. Normalde 20 dakika sürecek bir iş veya okul yolu, saatler süren aşağılayıcı aramalara ve bekleyişlere sahne olmaktadır. israilin Filistinlilere ait gümrük vergisi gelirlerine el koyması ve Filistinli işçilerin israilde çalışmasını yasaklaması nedeniyle memur maaşları ödenememekte, işsizlik ve yoksulluk rekor seviyelere ulaşmaktadır."
"Ev içi mahremiyet ve güvenlik ortamı tamamen ortadan kalkmıştır"
Bozkurt "Aileler için ev içi mahremiyet ve güvenlik ortamı tamamen ortadan kalkmıştır. israil askerlerinin sabaha karşı düzenlediği ani ev baskınları, kapıların kırılarak gençlerin ve çocukların gözaltına alınması günlük rutinin bir parçası haline gelmiştir. Tarım ve zeytincilikle geçinen köylüler, silahlı Yahudi yerleşimcilerin saldırıları nedeniyle topraklarına gidememektedir. Doğu Kudüs'te ise 'imar izni olmadığı' gerekçesiyle Filistinlilerin evleri yıkılmakta, aileler kendi yıktıkları evlerin masraflarını bile israil devletine ödemek zorunda bırakılmaktadır." dedi. (İLKHA)
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, İznik’te yaşayan bazı kişiler tarafından WhatsApp üzerinden “İznik” isimli bir grup oluşturulduğu belirlendi. Yapılan incelemelerde, İznik-Yenişehir güzergâhında gerçekleştir
HÜDA PAR heyeti, Manavgat'ın Yavrudoğan Mahallesi'nde etkili olan yoğun yağış ve dolu nedeniyle tarım arazilerinde meydana gelen hasarı yerinde inceledi. Bölgedeki üreticilerin yaşadığı mağduriyeti yerinde gözlemleyen heyet, tarım alanlarında meydana gele
İstanbul genelinde 3 gündür aralıklarla devam eden sağanak yağışlar; can kaybı ve yaralanmalara yerleşim yerlerinde sel baskınlarına, metro istasyonları, ev ve iş yerlerinin su altında kalmasına ve ana arterlerin su göletlerine dönüşmesine yol açtı. HÜDA
Associated Press'in (AP) haberine göre, Georgia eyaletindeki parkta 42 yaşındaki Hassan Jihad Ibn Kariem'in pazartesi günü Goliath adlı hız treninden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin polis ve eyaletin ilgili düzenleyici kurumu tarafından soruşturma y
Sakarya genelinde etkili olan sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Birçok ilçede derelerin taşması sonucu evler, yollar ve köprüler zarar görürken, ekiplerin kurtarma ve müdahale çalışmaları sürüyor. Karasu ilçesinin Karanlıkdere Mahallesi’nde dereleri
“Küçüğümüze merhamet etmeyen ve büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir.” hadisinin hatırlatıldığı haftalık hutbenin tamamı ise şöyle: “Yüce Rabbimiz, insanı; aklıyla düşünen, kalbiyle hisseden, iradesiyle seçen ve yaptığı tercihlerle hayatına anlam
Diyarbakır'da etkili olan yağışlar, akarsu ve nehirlerdeki su seviyelerine de yansıdı. Son yağmurların ardından Dicle Nehri'nde de su seviyesinin yükseldiği gözlemlendi. Kentin önemli tarihi ve doğal güzellikleri arasında yer alan On Gözlü Köprü çevresind
İş kazalarının önlenmesi için risk değerlendirmelerinin etkin yapılması, çalışanların eğitilmesi, kişisel koruyucu donanımların doğru kullanılması ve iş yerlerinde denetimlerin artırılması önem taşıyor. İş güvenliğinin yalnızca evrak üzerinde yürütülen bi
UNICEF: Ateşkesin başlamasından bu yana Gazze'de 340'tan fazla çocuk öldürüldü
İran, ABD'nin olası yeni saldırılarına karşı hava savunmasını güçlendirdi
03Şanlıurfa'da uyuşturucu operasyonlarında 13 kişi tutuklandı
04İçişleri Bakanlığından kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı
05Isparta'da tarım işçilerini taşıyan minibüs ile çekici çarpıştı: 17 yaralı
06Siyonist firmanın 'sıfır tıklama' kötü amaçlı yazılım saldırısı küresel güvenlik riski oluşturuyor
07Kırıkkale'de hapis cezasıyla aranan 2 kişi yakalandı
Galatasaray A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Arca Çorum Fk
Corendon Alanyaspor
Kocaeli̇spor
Kasimpaşa A.ş.
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Erzurumspor Fk
Göztepe A.ş.
Tümosan Konyaspor
Samsunspor A.ş.
Eyüpspor