MENÜ

Bel ağrısında pandemi uyarısı

İnsanların yaklaşık yüzde 80’inin hayatlarının bir döneminde bel ağrısı yaşadığını belirten Prof. Dr. Muharrem Çidem, "Oturarak veya ayakta çalışarak tekrarlayıcı hareketler yapmak, bel ağrısı için önemli bir risk faktörüdür. Omurgamız uzun...

Yayınlanma: 20 Şubat 2025 08:07 Güncelleme: 08 Eylül 2025 21:02
Bel ağrısında pandemi uyarısı

İnsanların yaklaşık yüzde 80’inin hayatlarının bir döneminde bel ağrısı yaşadığını belirten Prof. Dr. Muharrem Çidem, "Oturarak veya ayakta çalışarak tekrarlayıcı hareketler yapmak, bel ağrısı için önemli bir risk faktörüdür. Omurgamız uzun süre oturmayı veya ayakta aynı pozisyonda hareketsiz kalmayı sevmez. Kilo da ayrıca bele binen yükü arttırmaktadır" uyarısında bulundu.
Baş ağrısından sonra en sık görülen ağrı türü olan bel ağrısı, tüm dünyada sanayileşme ve teknolojinin ilerlemesiyle pandemi derecesinde yaygın bir halk sorunu olarak değerlendiriliyor. Uzun süre oturarak çalışmak veya uzun süre hareketsiz şekilde ayakta kalmanın bel ağrısı riskini artırdığına dikkat çeken İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muharrem Çidem, bel ağrısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Yaşam kalitesini düşürüyor, iş gücü kaybına neden oluyor
Bel ağrısının sık görülen bir sağlık sorunu olduğunu belirten Prof. Dr. Çidem, "İnsanların yaklaşık yüzde 80’inde hayatlarının bir döneminde bel ağrısı meydana gelmektedir ve baş ağrısından sonra en sık görülen ağrı türüdür. Tüm dünyada sanayileşme ve teknolojinin ilerlemesiyle daha sık görülen pandemi derecesinde bir halk sorunu olmaya da devam etmektedir. Çalışanlarda iş gücü kaybının en sık nedenidir. Bel ağrısı olan bir bireyde tanı ve tedavi giderleri, iş gücü kaybı gibi durumlar göz önüne alındığında hem sosyal hem de ekonomik kayba neden olmaktadır" dedi.

Tekrarlayan hatalı hareketler kronik travmaya yol açıyor
Bel ağrısının en sık nedeninin bel kaslarının zorlanması ve spazmından kaynaklandığını belirten Çidem, "Bu kasların zorlanması ve spazmı, çeşitli faktörlerle olabilmektedir. En önemli faktörlerden biri sürekli olarak beli zorlayacak tekrarlayan hareketlerdir. Bir örnekle açıklayacak olursak bir su damlasının sürekli bir yere damlaması zaman içinde damladığı yeri deforme edecektir, tıpkı su damlası gibi bele zararlı olabilecek bir hareket düşük yoğunlukta yapılsa bile süreklilik arz ettiğinde daha çok zararlı olabilmektedir. Sürekli sandalyede oturan bir ofis çalışanı sandalye ile değil de belden sürekli bir şekilde dönüyorsa veya fabrika çalışanı her gün aynı zararlı olabilecek hareketi makine başında düşük yoğunlukta bile yapıyorsa bel bölgesi için yine kronik bir travma olacaktır. Hastaların birçoğu eğilirken veya beli zorlamadan birdenbire tutulduğu şikâyetiyle doktora başvurmaktadır. Oysa öncesinde bele zararlı olabilecek kronik travmaya maruz kalmışlardır" diye konuştu.

Her bel ağrısı, bel fıtığı habercisi değil
Bel kaslarının zorlanması ve spazmında diğer önemli bir faktörün stres ve gerginlik olduğunu belirten Prof. Dr. Çidem, "Bu durum da kas spazmına yol açarak tek başına bel ağrısına neden olabilmektedir. Ağır bir yükü aniden dikkatsiz bir şekilde kaldırmak da kas spazmına ve tutulmaya yol açabilir. Diğer taraftan bel ağrısı olan hastalarda bel fıtığı olma oranı yaklaşık yüzde 4 oranındadır yani her bel ağrısında acaba bel fıtığı mı oldum diye kaygılanmak doğru değildir" uyarısında bulundu.

Stres, bel ağrısı yapıyor
Bel ağrısı için risk faktörlerine değinen Prof. Dr. Çidem, hareketsiz yaşam tarzı ve stresin önemli faktörler olduğunu belirterek, "Stresin kendisi direkt bel ağrısı yapan bir sebeptir. Stresle kaslarda gerginlik ve sertleşme meydana gelmektedir. Ofis çalışanı olmak da tek başına önemli bir risk faktörüdür. Zira ofis ortamında uygun olmayan postürde durma veya uzun süre aynı pozisyonda çalışma, ayrıca iş yaşamında ortaya çıkan stres gibi etkenler birleşince bel ağrısı riski daha çok artmaktadır" dedi.

Omurgamız uzun süre oturmayı sevmez
Uzun süre oturarak çalışmak veya uzun süre hareketsiz bir şekilde ayakta kalmanın da bel ağrısı için risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Çidem, "Oturarak veya ayakta çalışarak tekrarlayan zorlayıcı hareketler yapmak bel ağrısı için önemli bir risk faktörüdür. Omurgamız uzun süre oturmayı veya ayakta aynı pozisyonda hareketsiz kalmayı sevmez. Kilo da bele binen yükü arttırmaktadır. Sigara kullanımı da bir başka risk faktörüdür" diye konuştu.

Hareketsiz kalmak disklerde yıpranmaya yol açıyor
Hareketsiz kalmanın omurga üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. Çidem, "Omurgamızın temel yapı taşı olan disklerin beslenmesi hareketle olmaktadır. Hareketsiz durumda omurgamızdaki diskler beslenemeyerek zaman içinde yıpranır. Hareketsiz bir yaşamla belimize binen yük artar. Ayrıca hareketsiz yaşam obezite ve strese de neden olarak bel sağlığını bozar" uyarısında bulundu.

Bel ağrısı istirahatle azalmıyorsa veya gece uyandırıyorsa dikkat
Bel ağrısında mutlaka dikkate alınması gereken durumlar olduğunu belirten Prof. Dr. Çidem, "Gece uykudan uyandırıyorsa, ağrı süreklilik arz ediyorsa ve tedavilere yanıt vermiyorsa uzmana başvurulmalıdır. Bel ağrılı hastaların büyük kısmı bir ile üç hafta içinde düzelme eğilimine girer, eğer bu süre zarfında düzelme olmuyorsa veya daha da kötüleşmeye doğru gidiyorsa bu durum dikkate alınmalıdır. Bel ağrısı istirahatte azalmıyorsa, herhangi bir düşme çarpma gibi bir durum sonrası başlamışsa, bel ağrısıyla beraber idrar ve/veya gaita tutamama meydana gelmişse, bel ağrısıyla beraber başlayan ani kilo kaybı varsa ve bacaklarda güçsüzlük olmuşsa mutlaka doktora başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı.

Bel ağrısı ihmal edilmemelidir
İhmal edilen bel ağrılarının önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini kaydeden Prof. Dr. Çidem, "Bel ağrısını önemsemeyip tekrar tekrar aynı işleri ve hareketleri yapmak bel ağrısının kronikleşmesine, kireçlenme ve fıtığa neden olabilir" dedi.

Erken dönemde tedavi daha başarılı oluyor
Bel ağrısında tedavinin başarılı bir şekilde yapıldığını ifade eden Prof. Dr. Çidem, "Özellikle yeni başlayan bel ağrısının çoğu zaman nedeni, kas zorlanması ve spazmı olduğu için erken dönemde tedavi daha kolay olmaktadır. Diğer taraftan bel fıtığı, bel kayması, bel kireçlenmesi, bel darlığı gibi hastalıkların da birçok tedavi seçenekleri bulunmaktadır. İlaç tedavileri, fizik tedavi uygulamaları, kuru iğne, manuel terapi, geleneksel tıp yöntemleri akupunktur ve çeşitli girişimsel tedaviler sayılabilir. Fizik tedavi uygulamaları bel ağrısı için ilk akla gelen tedavi yöntemidir. Başarılı ve etkili olarak kullanılmaktadır" diye konuştu.

Bu önerilere kulak verilmeli
Bel sağlığını korumak için günlük yaşamda yapılması gerekenlere değinen Prof. Dr. Muharrem Çidem, ofis çalışanları için zaman zaman kısa molalar vererek kalkıp bir tur atmanın yararlı olduğunu söyledi. Çidem, diğer tavsiyelerini şöyle sıraladı:
"Günlük yaşamda doğru bir şekilde hareket edilmesi bel sağlığı için koruyucudur. Özellikle ofis çalışanlarında sandalyenin döner olması ve bir tarafa dönerken oturulan koltukla beraber dönülmesi önemlidir. Sandalyeden kalkmadan yere düşen bir objeyi almaya çalışmak, bele makaslama bir yük bindirerek ciddi bel sorunlara yol açabilir, böyle bir durumda sandalyeden kalkıp çömelerek almak en uygun harekettir. Otururken dizle kalçanın aynı yükseklikte olması yani kalça bacak açısı yaklaşık 90 derece olmasına dikkat edilmelidir, ayak altına basamak konması veya sandalye yüksekliğinin düşürülmesi ile bu ayarlama yapılabilir.
Otururken ayak yere tam temas etmelidir, herhangi bir açılanma olmamalıdır. Belimizde ve sırt bölgemizde doğal bir eğrilik vardır. Otururken bu eğriliklerin korunması gerekir. Bel desteği kullanarak ve sırt destekli sandalye ile bu doğallığın korunması ve belde boşluk bırakılmaması gerekir. Otururken, cep telefonu kullanırken, monitöre bakarken başın ağırlığı omurga tarafından taşınmalıdır, daha dik pozisyonda durulmalıdır. Başın öne eğilerek çalışılması durumunda hem bele hem de boyuna yük binerek bel ve boyun ağrısı meydana gelebilir. Aynı şekilde klavye de vücuda uzak bir mesafede olmamalıdır. Yerden bir şey kaldırırken veya indirirken yük vücudumuza yakın olmalıdır. Omurga dik açıda olmalı, dizler ve kalçalar bükülmeli ve yük ortalanmalıdır. Yükü belden dönerek kaldırmak ağır zararlar verebileceğinden çok dikkat edilmesi gereken başka bir husustur."

KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Siirt’te ilk kez total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi

Siirt’te ilk kez total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde, daha önce diz protezi ameliyatı geçiren ve zamanla ağrı ile hareket kısıtlılığı gelişen hastaya total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi. Sol dizinden daha önce protez

Solaklık ne hastalık ne üstünlük!

Solaklık ne hastalık ne üstünlük!

Solaklığın, genetik ve gelişimsel süreçlerin etkisiyle ortaya çıkan doğal bir özellik olduğunu aktaran Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklık ve beyin ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Solak olmak daha zeki veya üretkem olmak anlamına gelmiyor

Ticaret Bakanlığı yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde denetimlerini artırdı

Ticaret Bakanlığı yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde denetimlerini artırdı

Ticaret Bakanlığı, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye, okul çantası ve okul kıyafetlerine yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzı yasaklanırken, ürünlerin toplatılması ve sorumlu firmalara ida

Uzmanı uyardı: Sedef hastalığı bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor

Uzmanı uyardı: Sedef hastalığı bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor

Ağustos Sedef Hastalığı Farkındalık Ayı kapsamında sedef hastalığına ilişkin bilgilendirmede bulunan Aydeniz, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hastalığın ciltte görülen belirtilerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aydeniz, "

Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!

Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!

Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, dünya nöroloji otoritelerinin benimsediği yeni yaklaşım doğrultusunda, hastalıkları tedavi etmekten çok beyin sağlığını yaşam boyu korumaya odaklanan koruyucu nöroloji anlayışı ve bunun için uygulanması gereken bilims

Yozgat'ta 63 yaşındaki prostat kanseri hastası kapalı yöntemle ameliyat edildi

Yozgat'ta 63 yaşındaki prostat kanseri hastası kapalı yöntemle ameliyat edildi

Yozgat Şehir Hastanesi'nde ilk kez laparoskopik (kapalı) yöntemle prostat kanseri ameliyatı yapıldı. Yaklaşık 3 saat süren operasyonun ardından 63 yaşındaki hasta, ameliyatın üçüncü gününde taburcu edildi. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu ve ekibi

Dr. Köse: Anne sütü bebeğin ihtiyacına göre hazırlanan en değerli gıdadır

Dr. Köse: Anne sütü bebeğin ihtiyacına göre hazırlanan en değerli gıdadır

1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün bebek sağlığı üzerindeki hayati önemine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, doğal bir bağışıklık kaynağı olan anne sütünün bebekler için en değerli besin olduğunu belirtiyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Hal

Dr. Güneş: Emzirmede en büyük hata "Sütüm gelmiyor" deyip vazgeçmek

Dr. Güneş: Emzirmede en büyük hata "Sütüm gelmiyor" deyip vazgeçmek

Güneş, Türkiye'de emzirme oranının yaklaşık yüzde 65 seviyesinde kaldığını belirterek, annelerin yanlış yönlendirmeler ve toplumsal baskılar nedeniyle emzirmeyi erken bırakabildiğine dikkat çekti. "1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası" dolayısıyla açıklamala

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
7
Gençlerbi̇rli̇ği̇ Gençlerbi̇rli̇ği̇
7
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
6
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
6
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
6
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
5
İstanbul Başakşehi̇r Fk İstanbul Başakşehi̇r Fk
4
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
4
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
4
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
4
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
4
Amed Sporti̇f Faali̇yetler Amed Sporti̇f Faali̇yetler
3
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
3
Eyüpspor Eyüpspor
3
Arca Çorum Fk Arca Çorum Fk
1
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
1
Erzurumspor Fk Erzurumspor Fk
1
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
0