İran’ın ABD’nin bölgedeki askeri üslerine yönelik gerçekleştirdiği operasyonlar, son dönemde Ortadoğu’daki askeri dengelerin en önemli tartışma başlıklarından biri haline geldi. Tahran’ın kullandığı balistik füzelerin isabet oranı, insansız hava araçları
İran’ın ABD’nin bölgedeki askeri üslerine yönelik gerçekleştirdiği operasyonlar, son dönemde Ortadoğu’daki askeri dengelerin en önemli tartışma başlıklarından biri haline geldi.
Tahran’ın kullandığı balistik füzelerin isabet oranı, insansız hava araçlarının koordineli kullanımı ve saldırı öncesi istihbarat faaliyetleri, İran’ın askeri kapasitesinde ciddi bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor.
Bu operasyonların ardından en çok sorulan sorulardan biri ise şu oldu: İran bu kapasiteye kendi imkanlarıyla mı ulaştı yoksa Çin ve Rusya gibi ülkelerden aldığı destekle mi ABD üslerini hedef alabilecek seviyeye geldi?
Batılı analizlerde, İran’ın son yıllardaki askeri gelişiminde Rusya ve Çin’in dolaylı etkisinin olabileceği belirtiliyor.
Ancak uzmanların büyük bölümü, İran’ın ulaştığı seviyeyi yalnızca dış desteğe bağlamanın doğru olmayacağı görüşünde. Çünkü Tahran, özellikle ABD yaptırımları altında geçen onlarca yıl boyunca kendi füze, insansız hava aracı ve elektronik harp altyapısını geliştirmeye odaklandı.
Bugün İran’ın sahip olduğu kapasite yerli üretim, bölgesel savaş deneyimleri, teknolojik yatırımlar ve farklı ülkelerden elde edilen sınırlı teknik kazanımların birleşimi olarak değerlendiriliyor.
İran’ın füze programı nasıl değişti?
İran’ın füze programı uzun yıllardır ülkenin savunma stratejisinin merkezinde bulunuyor.
Tahran yönetimi, hava kuvvetleri alanında ABD ve Batılı ülkelerle rekabet edemeyeceğini görerek asimetrik savaş kapasitesine yatırım yaptı.
Bu kapsamda balistik füzeler, seyir füzeleri, insansız hava araçları ve elektronik harp sistemleri İran’ın temel askeri araçları haline geldi.
Geçmişte İran’ın füze kapasitesi daha çok "çok sayıda füze kullanarak düşmanı zorlamak" şeklinde değerlendirilirken, son yıllarda farklı bir tablo ortaya çıktı.
İran artık sadece füze sayısını artırmaya değil aynı zamanda bu füzelerin hedefe ulaşma ihtimalini yükseltmeye odaklanıyor.
Uydu görüntüleri, gelişmiş navigasyon sistemleri, hassas güdüm teknolojileri ve elektronik harp kabiliyetleri, İran’ın operasyon kapasitesinin önemli parçaları haline geldi.
Bu nedenle İran’ın ABD üslerine yönelik operasyonları, klasik füze saldırılarından daha farklı bir anlayışı yansıtıyor.
Rusya’nın etkisi: Doğrudan destek mi, savaş tecrübesi mi?
İran ile Rusya arasındaki askeri ilişkiler son yıllarda önemli ölçüde gelişti.
İki ülke özellikle Batı yaptırımlarına karşı ortak hareket ederken, savunma alanında da çeşitli iş birlikleri yürüttü.
Rusya’nın Ukrayna savaşında elde ettiği deneyimlerin İran tarafından yakından takip edildiği değerlendiriliyor. Özellikle insansız hava araçlarının kullanımı, hava savunma sistemlerinin zorlanması ve çok katmanlı saldırı yöntemleri konusunda Moskova’nın uyguladığı bazı taktiklerin İran’ın operasyon anlayışında etkili olduğu belirtiliyor.
Modern savaşlarda artık yalnızca büyük silah sistemleri değil saldırının nasıl planlandığı da büyük önem taşıyor.
Rusya’nın Ukrayna’da kullandığı yöntemlerden biri, önce düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla düşmanın radar ve hava savunma sistemlerini yormak, ardından daha güçlü füzelerle kritik hedefleri vurmaktı.
İran’ın bazı operasyonlarında buna benzer bir yaklaşım görülmesi, iki ülkenin savaş deneyimleri konusunda dolaylı bir etkileşim içinde olduğunu düşündürüyor.
Ancak bu durum, Rusya’nın İran’ın operasyonlarını yönettiği veya doğrudan savaşa dahil olduğu anlamına gelmiyor.
Daha çok, iki ülkenin modern savaş alanındaki deneyimlerinden karşılıklı şekilde yararlandığı bir süreç olarak değerlendiriliyor.
Çin’in rolü: Uydu teknolojisi ve hedef belirleme kapasitesi
Çin’in İran’ın askeri kapasitesindeki rolü ise daha çok teknoloji ve uydu alanında tartışılıyor.
Günümüz savaşlarında hedefi vurmak kadar, hedefi doğru belirlemek de kritik öneme sahip.
Bir füzenin etkili olabilmesi için hedef koordinatlarının doğru hesaplanması, askeri tesislerin yapısının analiz edilmesi ve savunma sistemlerinin konumlarının bilinmesi gerekiyor.
Bu noktada uydu görüntüleri büyük önem taşıyor.
Çin, dünyanın en gelişmiş uydu ağlarından birine sahip ülkelerden biri. Bu nedenle bazı uzmanlar, İran’ın ticari uydu görüntüleri ve uzaktan algılama teknolojilerinden yararlanmış olabileceğini değerlendiriyor.
Ancak İran’ın kullandığı hedef belirleme kapasitesinin tamamen Çin desteğine dayandığına ilişkin kesin bir kanıt bulunmuyor.
Özellikle sabit askeri hedeflerin, ticari uydu görüntüleri ve açık kaynak istihbaratıyla da analiz edilebileceği belirtiliyor.
İran ABD savunmasını nasıl zorluyor?
İran’ın operasyon kapasitesinin en önemli unsurlarından biri, ABD’nin pahalı savunma sistemleri karşısında daha düşük maliyetli saldırı araçları kullanabilmesi.
ABD’nin bölgede Patriot ve THAAD gibi gelişmiş hava savunma sistemleri bulunuyor. Ancak bu sistemlerin sınırsız kapasitesi yok.
Modern savaşlarda saldıran tarafın avantajlarından biri, savunma sistemlerini aşırı yükleyebilmesi.
Örneğin çok sayıda insansız hava aracı ve füzenin aynı anda kullanılması, radar sistemlerini ve önleme füzelerini zorlayabiliyor.
Bu durum, ABD açısından ciddi bir maliyet sorunu da oluşturuyor. Çünkü düşük maliyetli bir saldırı aracını engellemek için çok daha pahalı savunma mühimmatları kullanmak gerekiyor.
Yeni savaş modeli: Füze, İHA ve istihbarat birleşimi
İran’ın geliştirdiği savaş anlayışı, gelecekteki çatışmaların nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları veriyor.
Yeni nesil savaşlarda artık yalnızca tanklar, uçaklar ve büyük askeri birlikler belirleyici değil.
Başarı için üç unsur öne çıkıyor:
Birincisi hassas vuruş kapasitesi. Uzun menzilli ve güdümlü füzeler, düşmanın kritik noktalarını hedef alma imkânı sağlıyor.
İkincisi insansız sistemler. İHA’lar hem saldırı amacıyla hem de keşif ve istihbarat için kullanılıyor.
Üçüncüsü ise bilgi üstünlüğü. Uydu görüntüleri, elektronik istihbarat ve radar verileri modern savaşın en önemli unsurları arasında yer alıyor.
İran’ın operasyon modeli de büyük ölçüde bu üç unsurun birleşimine dayanıyor.
Çin-Rusya-İran ilişkileri yeni bir askeri blok mu oluşturuyor?
İran, Çin ve Rusya arasındaki yakınlaşma bazı çevrelerde yeni bir jeopolitik blok olarak yorumlanıyor.
Ancak bu ilişki, NATO benzeri ortak savunma mekanizmasına sahip bir askeri ittifak niteliğinde değil.
Rusya’nın İran için otomatik olarak savaşa girecek bir güvenlik garantisi bulunmuyor. Çin ise ekonomik çıkarlarını ve küresel dengeleri gözeterek daha kontrollü bir politika izliyor.
Bu nedenle mevcut ilişki daha çok ortak çıkarlar, teknoloji alışverişi ve Batı merkezli baskılara karşı koordinasyon şeklinde ilerliyor.
İran’ın yükselen kapasitesi ABD için yeni hesaplama zorunluluğu doğuruyor
İran’ın ABD üslerine yönelik operasyonları, Ortadoğu’daki askeri dengelerde önemli bir değişimi ortaya koyuyor.
Tahran artık sadece büyük miktarda füze üreten bir ülke değil aynı zamanda hassas hedefleme, insansız sistemler, elektronik harp ve çok katmanlı saldırı planlaması alanlarında da önemli bir kapasite oluşturmuş durumda.
Çin ve Rusya’nın teknoloji, deneyim veya istihbarat alanlarında sağladığı olası katkılar İran’ın bu kapasitesini artırmış olabilir. Ancak İran’ın asıl gücü, uzun yıllar boyunca geliştirdiği kendi askeri altyapısına dayanıyor.
Bu nedenle ABD ve müttefikleri için temel soru artık İran’ın füze kapasitesine sahip olup olmadığı değil, İran’ın geliştirdiği bu yeni nesil saldırı yöntemleri karşısında mevcut savunma sistemlerinin ne kadar etkili olabileceği sorusu haline geliyor. (İLKHA)
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
“Küresel Adaletin İnşası: Gazze’de İşlenen Suçlar Karşısında Uluslararası Yargı ve Türkiye’nin Hukuk Mücadelesi” başlıklı konferans, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel’in katılımıyla Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörlük Konferans Salon
Bangladeş'te sağlık yetkililerinin açıkladığı güncel verilere göre, 15 Mart'tan bu yana kızamık şüphesiyle hayatını kaybeden çocukların sayısı 1201'e yükseldi. Dhaka Tribune gazetesinin haberine göre, Bangladeş Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlık Hizmetleri G
Komisyondan yapılan açıklamada, iki ihalenin işgal altındaki Kudüs'ün kuzeyindeki "Pisgat Ze'ev" yerleşiminde 730 konut biriminin ve şehrin doğusundaki "Ma'ale Adumim" yerleşiminde ise 350 konut biriminin inşasını kapsadığı belirtildi. Açıklamada, 13 Ekim
Emekli Memur-Sen Mardin İl Temsilcisi Abdulsamet Yılmaz, İLKHA mikrofonuna yaptığı açıklamada, çalışan annelerin sosyal hakları, emeklilik şartları, doğum borçlanması ve erken emeklilik imkanları hakkında bilgi verdi. Annelerin emeklilik koşullarının sigo
Diyanet İşleri Başkanlığının “Saha Buluşmaları 2026: İstişare ve Gelişim” programı kapsamında Siirt’te istişare toplantısı düzenlendi. Siirt Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, din hizmetlerinin geliştirilmesi,
Batman Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin mesleki deneyim kazanmalarını amaçlayan iş birliği protokolleri imzalandı. Vali Ekrem Canalp’in himayesinde düzenlenen törende Batman Üniversitesi ile Batman Belediyesi, İl Özel İdaresi
Fransa'nın güneyindeki Bouches-du-Rhone Polis Müdürlüğü, , Marsilya kentinde Pazartesi günü yerel saatle öğlen 12:00 ile akşam 20:00 arasında gösteri ve toplanmaların yasaklandığını duyurdu. Fransız haber kanalı BFM TV'ye göre, yerel yetkililer Cumartesi
Gazze'de yaşanan insani kriz nedeniyle temel ihtiyaçlara erişimde güçlük çeken Filistinli aileler, gıda sıkıntısıyla da mücadele ediyor. Yetimler Vakfı, hayırseverlerin desteğiyle bölgede ihtiyaç sahibi ailelere yönelik sıcak yemek yardımlarını sürdürüyor
Isparta'da kanyonda mahsur kalan 10 kişi kurtarıldı
Pakistan İran sınırında ticareti durdurdu: Binlerce tır Belucistan'da mahsur kaldı
03Atama ve görevden alma kararları Resmî Gazete'de
04İzmir'de 105 düzensiz göçmen yakalandı
05Muğla açıklarında 36 düzensiz göçmen kurtarıldı
06Çanakkale'de 39 düzensiz göçmen yakalandı
07Fon teklifi TBMM Genel Kurulu'nda bugün görüşülecek
Galatasaray A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Arca Çorum Fk
Kasimpaşa A.ş.
Kocaeli̇spor
Corendon Alanyaspor
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Erzurumspor Fk
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Göztepe A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Tümosan Konyaspor
Samsunspor A.ş.
Eyüpspor