Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Burhan Özdil, huzursuz bağırsak sendromu (İBS) hastalığının toplumda sık görülmeye başladığını ve tamamen ortadan kaldırılabilecek bir hastalık olmadığını belirterek, “Bir gastroenteroloji hekiminin baktığı...
Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Burhan Özdil, huzursuz bağırsak sendromu (İBS) hastalığının toplumda sık görülmeye başladığını ve tamamen ortadan kaldırılabilecek bir hastalık olmadığını belirterek, “Bir gastroenteroloji hekiminin baktığı hastaların neredeyse yüzde 30-40’ı İBS hastalarından oluşuyor” dedi.
Medical Park Adana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Burhan Özdil, huzursuz bağırsak sendromu (İBS) hastalığı hakkında bilgi verdi. Doç. Dr. Özdil, hastalığın bulgularından bahsederek, “En az son 6 ay içerisinde, 3 haftayı geçen karın ağrısı, gaz, şişkinlik ve tuvalete çıkmakla rahatlayan şikayetler varsa, huzursuz bağırsak hastalığı tanısı koyarız. Genelde hikayeyle konulan bir tanıdır. Sebebi çok belli değil. Bağırsak hassasiyetinin, ağrı hassasiyetinin artmasıyla alakalı veya ağrı eşiğinin düşmesiyle alakalı herkeste olan gaz İBS hastalarında ağrıya sebep olabiliyor. Bazılarında da sindirimli sorun olduğu için bağırsaklarda normalden daha fazla gaz oluşuyor. Ve ağrıyı tetikleyebiliyor. Beyinle bağırsak arasında yakın bir ilişki vardır. Genelde de biz stres ve sıkıntının özellikle tetikleyici sebep olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
“Detaylı araştırmak gerekir”
Huzursuz bağırsak sendromunun 30 ve 50 yaş arasında daha sık görüldüğünü kaydeden Özdil, “Her yaş grubunda da görülebilir. Genelde hastalarda hikaye ile sorgulamayla şikayet durumuna göre tanı konulur. Fakat bir takım alarm semptomları vardır. Kilo kaybı, bulantı, kusma, özellikle gece uykudan ağrıyla uyanması, büyük abdestte kanama olması, bunlar alarm semptomudur ve altta ciddi bir sorun anlamına gelir. Dolayısıyla, detaylı araştırmak gerekir. O zaman endoskopik, kolonoskopi ve görüntüleme yöntemlerine başvurulur” dedi.
“Diyette karbonhidratlı gıdaları biz azaltıyoruz”
Doç. Dr. Burhan Özdil, huzursuz bağırsak sendromunda beslenmenin çok önemli olduğunun altını çizerek, “Özellikle karbonhidratlı gıdaları biz diyette azaltıyoruz. İBS’nin farklı tipleri var, biliyoruz. Kabızlıkla giden tipleri var. Onlarda lifli gıda öneriyoruz. İshalle giden tipleri oluyor. Onlarda daha çok ishal giderici, ishal düzenleyici ilaçlar, tedaviler ve diyetler öneriyoruz. Bir de karma (mix) grup dediğimiz kimi zaman ishal kimi zaman kabızlıkla seyreden tipleri var. Onlarda tedavi biraz daha zor olabiliyor tabii. İshal dönemlerde ishal giderici ilaç verdiğiniz zaman daha fazla kabızlık oluyor. Kabızlık döneminde ilaç verdiğiniz zaman da hasta daha fazla ishal olabiliyor” şeklinde konuştu.
“Tamamen ortadan kaldırılabilecek bir hastalık değil”
Hastalığın sebebi bilinen bir hastalık olmadığı için tedavide şikayetleri azaltıcı ve gaz giderici ilaçlar önerdiklerini söyleyen Doç. Dr. Özdil, şunları kaydetti:
“Özellikle bu hastalığın temelinde bağırsakların aşırı kasılması spazmı vardır. Spazm giderici ilaçlar öneriyoruz. İshal olanlara ishal ilacı, kabızlığı olanlarda kabızlık giderici tedaviler öneriyoruz. Hastalık artık yaygın görülüyor. Son zaman toplumda bayağı artmaya başladı. Bu hastalığın bazı çalışmalarda toplumda yüzde 10-20 arasında, bazı çalışmalarda ise yüzde 30-40’a kadar olabileceği söyleniyor. Ama gastroenteroloji kliniğinde bir gastroenteroloji hekiminin baktığı hastaların neredeyse yüzde 30-40’ı İBS hastalarından oluşuyor. Dolayısıyla, önemli bir hastalık ve bir toplumsal sorun. Özellikle 40 yaşından sonraki hastalarda, ani gelişen semptomları olanlarda ve 2-6 haftalık tedaviye rağmen semptomda düzelme olmayanlarda, daha önce endoskopi, kolonoskopi yapılmamışsa mutlaka yapılmasını da öneriyoruz. Çünkü 40- 50 yaşlarından itibaren mide, bağırsak kanseri riski artmaya başlıyor. Bu hastalık hem gastroenteroloji hem diyetetik hem de psikolojik yönü olan bir hastalık. Üçlü bir tedavi yöntemi izlemek lazım. Hasta- hekim ilişkisi çok önemli, hastaların ikna olmaları gerekiyor. Burada organik bir sebep dediğimiz, gözle görülebilir bir hastalık olmadığı için hastayı ikna etmek lazım. Tamamen ortadan kaldırılabilecek bir hastalık değil. Şikayetler azaltılıyor, hasta rahatlatılabiliyor ama bu sürekli ve uzun süreli bir tedavi.”
İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde, daha önce diz protezi ameliyatı geçiren ve zamanla ağrı ile hareket kısıtlılığı gelişen hastaya total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi. Sol dizinden daha önce protez
Solaklığın, genetik ve gelişimsel süreçlerin etkisiyle ortaya çıkan doğal bir özellik olduğunu aktaran Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklık ve beyin ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Solak olmak daha zeki veya üretkem olmak anlamına gelmiyor
Ticaret Bakanlığı, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye, okul çantası ve okul kıyafetlerine yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzı yasaklanırken, ürünlerin toplatılması ve sorumlu firmalara ida
Ağustos Sedef Hastalığı Farkındalık Ayı kapsamında sedef hastalığına ilişkin bilgilendirmede bulunan Aydeniz, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hastalığın ciltte görülen belirtilerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aydeniz, "
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, dünya nöroloji otoritelerinin benimsediği yeni yaklaşım doğrultusunda, hastalıkları tedavi etmekten çok beyin sağlığını yaşam boyu korumaya odaklanan koruyucu nöroloji anlayışı ve bunun için uygulanması gereken bilims
Yozgat Şehir Hastanesi'nde ilk kez laparoskopik (kapalı) yöntemle prostat kanseri ameliyatı yapıldı. Yaklaşık 3 saat süren operasyonun ardından 63 yaşındaki hasta, ameliyatın üçüncü gününde taburcu edildi. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu ve ekibi
1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün bebek sağlığı üzerindeki hayati önemine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, doğal bir bağışıklık kaynağı olan anne sütünün bebekler için en değerli besin olduğunu belirtiyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Hal
Güneş, Türkiye'de emzirme oranının yaklaşık yüzde 65 seviyesinde kaldığını belirterek, annelerin yanlış yönlendirmeler ve toplumsal baskılar nedeniyle emzirmeyi erken bırakabildiğine dikkat çekti. "1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası" dolayısıyla açıklamala
Dışişleri Bakanlığından siyonist rejime tepki: Korkak ve çürümüş zihniyet
Rusya, Ukrayna'da askeri sanayi tesisini vurdu
03Darende’de Yöresel Lezzetler Yağmur Altında Yarıştı
04Hayatını Kaybeden Oral Çelik Memleketi Malatya'da Defnedilecek
05Malatya’da 30 Ağustos Zafer Bayramı Coşkusu
06Malatya Sınırında 3,0’lık Deprem
07Meteoroloji'den kuvvetli yağış, fırtına ve toz taşınımı uyarısı
Galatasaray A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Kocaeli̇spor
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Samsunspor A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Corendon Alanyaspor
Kasimpaşa A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Fenerbahçe A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Beşi̇ktaş A.ş.
Arca Çorum Fk
Göztepe A.ş.
Erzurumspor Fk
Eyüpspor
Tümosan Konyaspor