MENÜ

Doç. Dr. Rakipoğlu, işgal rejiminin Filistin'de eğitim engellemelerini değerlendirdi

Mardin Artuklu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Rakipoğlu, Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait okulların yaşadığı sorunlar, Batı Şeria'da yaşayan öğretmenlerin Kudüs'e girişlerine izin verilmemesi, ha

Yayınlanma: 08 Ekim 2026 15:15 Güncelleme: 08 Ekim 2026 13:50
Doç. Dr. Rakipoğlu, işgal rejiminin Filistin'de eğitim engellemelerini değerlendirdi

Mardin Artuklu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Rakipoğlu, Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait okulların yaşadığı sorunlar, Batı Şeria'da yaşayan öğretmenlerin Kudüs'e girişlerine izin verilmemesi, hareket kısıtlaması getirilen öğretmen ve okul çalışanlarının öğrenciler üzerindeki etkisi üzerine İLKHA muhabirine önemli değerlendirmelerde bulundu.

"İsrail Kudüs'te okulları yıkmaktan çok, onları içten dönüştürmeye çalışıyor"

Doğu Kudüs'te yaşanan eğitimin sorununu 3 farklı başlık altında değerlendiren Rakipoğlu, "Öncelikle fiziki bir sorun var. Şehirde yaklaşık 2 bin 500 derslik eksik. İsrail, Filistinlilere okul yapacak arazi vermiyor, yeni yapılan sınıflar da nüfus artışına yetişemiyor. Bu yüzden çocuklar kalabalık sınıflarda, kiralık ve eğitime elverişli olmaya binalarda okuyor. Okulu bırakma oranı da Batı Kudüs'e göre çok yüksek. İkinci sorun müfredat… İsrail, Filistin müfredatını doğrudan yasaklamak yerine parayı kullanıyor. Kendi müfredatına geçen okullara ek bütçe, daha fazla ders saati, rehberlik ve etkinlik imkânı veriyor. Filistin müfredatında kalan okullar ise bunlardan mahrum kalıyor. Bunun yanında Filistin ders kitapları sansürleniyor. Haritalar, tarih konuları ve kimlikle ilgili bölümler kitaplardan çıkarılıyor. Üçüncü sorun ise okulların doğrudan kapatılması… 2025'te israil, UNRWA'yı yasakladıktan sonra Doğu Kudüs'teki altı UNRWA okulunun hepsini kapattı. Yaklaşık 800 çocuk okulsuz kaldı. Bütün bunları birlikte okuduğumuzda karşımıza çıkan tablo şu: İsrail Kudüs'te okulları yıkmaktan çok, onları içten dönüştürmeye çalışıyor. Ben buna eğitim alanında Filistinsizleştirme diyorum." şeklinde konuştu.

"Öğretmenlerin izni yenilenmediği için dersler askıya alınarak okullar açıldı"

Batı Şeria'da yaşayan öğretmenlerin Kudüs'e giriş izinlerinin engellenmesinin eğitime etkisine dair de konuşan Rakipoğlu, "Kudüs'teki okullarda çalışan öğretmenlerin önemli bir kısmı Batı Şeria'da yaşıyor ve şehre girebilmek için israil ordusundan izin almak zorunda. 7 Ekim'den sonra bu izinler ciddi biçimde kısıtlandı. İzin günleri azaltıldı, bazı öğretmenlerin izni hiç yenilenmedi. Yeni öğretmen alınması da engellendi. 2026'nın başında bu yüzden Doğu Kudüs'teki özel okullar greve gitti ve yaklaşık 25 bin öğrenci derse giremedi. Bu yıl da okullar, öğretmenlerin izni yenilenmediği için dersler askıya alınarak açıldı." dedi.

Meselenin artık yalnızca izin konusu olmadığını, 2025'te Knesset, Filistin üniversitelerinden mezun olan öğretmenlerin Doğu Kudüs'te çalışmasını yasaklayan bir düzenlemeyi mecliste geçirdiğini, hatırlatan Rakipoğlu, işgal rejiminin eğitim bakanlığının önümüzdeki yıldan itibaren sadece Kudüs'te yaşayan ve israil öğretmenlik belgesi olan kişilerin işe alınabileceğinin okullara bildirdiğini söyledi.

"Kudüs'ü batı Şeria'dan koparmak, Filistin üniversitelerinden alına diplomaları değersiz hale getirmek istiyorlar"

Alınan karar nedeniyle Hristiyanlara ait okullarda 200'den fazla öğretmen işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirten Rakipoğlu, "İsrail bunu güvenlik gerekçesiyle anlatıyor ama bence asıl amaç başka… Kudüs'ü Batı Şeria'dan koparmak ve Filistin üniversitelerinin verdiği diplomaları değersiz hâle getirmek istiyor. Böylece Filistinli öğretmenin yerine İsrail sisteminden geçmiş öğretmen geliyor, Filistin'in kendi eğitimcisini yetiştirme imkânı da zayıflıyor." diye konuştu.

Öğretmen ve okul personelinin hareket özgürlüğünün kısıtlanmasının öğrenciler üzerinde de olumsuz etki oluşturduğunu kaydeden Rakipoğlu, "En görünür etki, çocukların öğrenme süresini kaybetmesi. Öğretmen gelemeyince ders yapılmıyor, okul greve gidince aylar kaybediliyor. Kapatılan UNRWA okullarının öğrencileri için durum daha da ağır. Örneğin, 'Şuafat Mülteci Kampı'nda başka okul olmadığı için çocukların her gün kontrol noktasından geçip kampın dışındaki okullara gitmesi gerekiyor ve bu bazen saatler alıyor. Okullar kapatıldıktan sonra yüzlerce çocuk yeni öğretim yılına hiçbir okula yerleştirilmeden girdi. Ancak etki sadece derslerle sınırlı değil. Öğretmeninin her sabah okula gelip gelemeyeceğinin bir askerin kararına bağlı olması, çocuğun okulu güvenli bir yer olarak görmemesine neden oluyor. Kontrol noktasından geçmek gündelik hayatın parçası olunca, çocuk işgali her gün kendi bedeninde yaşıyor. Öğretmenlerin sürekli değişmesi de çocuğun öğretmeniyle duygusal bağ kurmasını engelliyor. Uzun vadede başka bir sonuç daha ortaya çıkıyor. Aileler çocuklarının eğitimi aksamasın diye onları daha düzenli işleyen ve daha fazla bütçesi olan israil müfredatlı okullara göndermeye başlıyor. Yani hareket kısıtlaması, dolaylı olarak müfredatı değiştirmenin de bir yolu hâline geliyor." şeklinde konuştu.

Filistin müfredatı ve kültürünün korunması var olma mücadelesidir

Filistinli çocukların toprakları ve sahip oldukları değerler ile bağ kurması açısından kendi müfredatlarını ve kültürel kimliklerini korumalarının çok önemli olduğunu belirten Rakipoğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"1948'den beri topraklarından sürülen, evleri ve malları elinden alınan bir toplum için eğitim, kimsenin el koyamayacağı tek sermaye oldu. Filistinlilerin bölgedeki en eğitimli toplumlardan biri olması tesadüf değil. Ama aynı nedenle eğitim, işgalin de hedefi hâline geliyor. Daha önce de söylediğim gibi, Filistin'de eğitimi durdurmak, Filistin kimliğini ve bir gün devlet olma ihtimalini ortadan kaldırmak anlamına geliyor. Kudüs'te bu mesele daha da hassas... Çünkü Kudüs, Filistinliler için başkent, İsrail için ise ilhak ettiği bir şehir. Okulda hangi tarihin anlatıldığı, hangi haritanın asıldığı, aslında şehrin kime ait olduğu sorusuna verilen cevaptır. Çocuk kendi tarihini, kendi şehrinin hikâyesini okulda öğrenemezse, birkaç nesil sonra o şehirle bağı zayıflar. Burada işleyen süreç zorlamadan çok ikna üzerinden yürüyor. İsrail müfredatına geçen okula para veriliyor, israil diploması iş bulmayı kolaylaştırıyor, Filistin diploması ise tanınmıyor. Aile de çocuğunun geleceğini düşünerek bu yolu seçiyor. Dolayısıyla kimliği korumak sadece kültürel bir mesele değil. Kudüs'teki Filistin varlığının devam edip etmeyeceği meselesidir."

Eğitimin engellenmesi uluslararası hukuka aykırı

Uluslararası hukuka göre eğitim hakkının korunması gerektiğini ancak işgal rejiminin hukuku ihlal ederek keyfi uygulama yaptığını kaydeden Rakipoğlu, "Önce şunu netleştirmek gerekiyor. Uluslararası hukuka göre Doğu Kudüs işgal altında olan bir toprak parçasıdır. İsrailin burayı ilhak etmesi, uluslararası toplum tarafından tanınmıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları da Uluslararası Adalet Divanı'nın görüşleri de bunu açıkça söylüyor. Dolayısıyla israilin UNRWA'yı yasaklayan yasaları ya da Knesset'in diploma kararı, işgalci devlet olarak taşıdığı sorumlulukları ortadan kaldırmıyor. Bu sorumluluklar da açık. Dördüncü Cenevre Sözleşmesi, işgalci gücün çocukların eğitimine hizmet eden kurumların düzgün işlemesini kolaylaştırmasını istiyor. Lahey Tüzüğü, işgal edilen yerdeki mevcut düzene saygı gösterilmesini şart koşuyor. Bunlara ek olarak Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi eğitim hakkını, Çocuk Hakları Sözleşmesi ise hem çocuğun eğitime erişimini hem de kendi kültürel kimliğini koruma hakkını güvence altına alıyor. Uluslararası Adalet Divanı bu sözleşmelerin işgal altındaki topraklarda da geçerli olduğunu defalarca teyit etti. Bu çerçeveden bakınca öğretmenlerin keyfi biçimde engellenmesi, UNRWA okullarının kapatılması ve bütçenin müfredat değişikliğine bağlanması açık hukuk ihlalleridir. Üstelik bunlar tek tek olaylar değil, birbirini tamamlayan bir politikanın parçalarıdır. O yüzden bu uygulamaları ayrımcılık, apartheid ve Kudüs'ün demografik yapısını değiştirme tartışmalarından ayrı düşünemeyiz." dedi.

Filistinlilerin eğitim hakkı uluslararası kuruluşlar tarafından korunabilir mi?

Uluslararası kuruluşların Filistinli öğrencilerin eğitim hakkını koruması adına yapılabileceklere de değine Rakipoğlu, son olarak şu ifadeleri kullandı:

"İlk yapılması gereken şey kayıt tutmak. UNESCO, UNICEF ve BM'nin ilgili birimleri; izni iptal edilen öğretmenleri, kapatılan okulları, sansürlenen kitapları düzenli olarak belgelemeli. Bu belgeler hem BM İnsan Hakları Konseyi'nde hem de uluslararası yargı süreçlerinde kullanılabilir. Hesap sorulmayan her ihlal, bir sonrakinin önünü açıyor. İkincisi; UNRWA'nın Kudüs'teki görevinin savunulması gerekiyor. UNRWA'nın yetkisi BM Genel Kurulu'ndan geliyor ve İsrail'in tek taraflı yasalarıyla ortadan kalkmaz. Kapatılan okulların yeniden açılması için uluslararası toplumun bu konuda net bir tavır alması şart. Ayrıca Filistin müfredatını uygulayan okullara doğrudan uluslararası destek sağlanırsa, İsrail'in bütçe üzerinden kurduğu baskı da etkisini kaybeder. Üçüncüsü; Filistin üniversitelerinin diplomalarının uluslararası alanda tanınmasıdır. İsrail bu diplomaları geçersiz sayıyorsa, başka ülkeler bunlara sahip çıkmalı. Türkiye'nin de burada yapabileceği çok şey var. Denklik kolaylığı, burslar, Filistin üniversiteleriyle ortak programlar. Son olarak Kudüs'teki Hristiyan okullarının da bu baskıdan etkilenmesi önemli bir fırsat sunuyor. Kilise kurumları ve Vatikan gibi aktörler devreye girerse mesele sadece Müslüman Filistinlilerin değil, Kudüs'ün çok dinli yapısının korunması meselesi olarak da savunulabilir." (İLKHA)

ETİKETLER: mehmet rakipoğlu, artuklu üniversitesi, doğu kudüs, batı şeria, filistin, eğitim
KAYNAK: ILKHA

İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

İstanbul Maltepe'de 7 katlı binada çökme (YENİLENDİ)

İstanbul Maltepe'de 7 katlı binada çökme (YENİLENDİ)

Maltepe'nin Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'ta bulunan 7 katlı binanın 3 katında henüz belirlenemeyen nedenle çökme meydana geldi. Sabaha karşı alttaki 3 katı çöken, üstteki 4 katı da yan yatan binanın etrafında, tamamen yıkılma riskine karşı önlem alındı. O

SPK'dan Odine işlemlerine ilişkin 21 kişi hakkında suç duyurusu

SPK'dan Odine işlemlerine ilişkin 21 kişi hakkında suç duyurusu

SPK'nın haftalık bülteninde yer alan karara göre, ODINE pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerde sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen 21 kişi hakkında, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107/1'inci maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunulmasına karar veril

Mardin'de Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümünde Gazze için yürüyüş düzenlendi

Mardin'de Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümünde Gazze için yürüyüş düzenlendi

Mardin merkez Artuklu ilçesinde Aksa Tufanı'nın 3'üncü yıl dönümü münasebetiyle yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Yüzlerce Mardinlinin katıldığı etkinlikte, Filistin'e destek ve işgalci rejime tepki sloganları atıldı. Mardin Valilik Parkı'nda

Lübnan’da UNIFIL mevzisine saldırı 

Lübnan’da UNIFIL mevzisine saldırı 

Yapılan yazılı açıklamada mermilerin çoğunun dış duvara, bazılarının ise konaklama birimleri ve araçlara isabet ettiği belirtildi. “UNIFIL’e ait olduğu açıkça işaretlerle belirtilen bir mevziye yönelik ateşin sürmesi kabul edilemez. Bu tür kasıtlı saldırı

Batman'da on binler Gazze ve Kudüs için yürüdü

Batman'da on binler Gazze ve Kudüs için yürüdü

Batman'daki sivil toplum kuruluşları, Aksa Tufanı'nın 3'üncü yılı dolayısıyla "Kudüs bizimdir, bizim kalacak" temasıyla Gazze'deki katliam ve soykırıma dikkat çekmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Filistinli konukların da katıldığı yürüyü

Kuzey Kore’nin BM hattı hacklendi 

Kuzey Kore’nin BM hattı hacklendi 

BM üye rehberinde yer alan ve Pyongyang yönetimiyle iletişim kurmanın nadir yollarından biri olan telefon hattının siber saldırganlar tarafından ele geçirildiği belirlendi. ABD topraklarındaki tek diplomatik temsilcilik konumunda bulunan misyonun sesli me

Rusya’dan Ukrayna’ya yönelik operasyon açıklaması 

Rusya’dan Ukrayna’ya yönelik operasyon açıklaması 

Rusya Savunma Bakanlığı, 7 Ekim 2026 tarihi itibarıyla özel askeri operasyonun seyrine ilişkin günlük bilgilendirmesini yayımladı. Açıklamada, Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonlarını kesintisiz sürdürdüğü belirtildi. Bakanlık verilerine göre operasyo

Konya'da Aksa Tufanı'nın yıl dönümünde Gazze'ye destek yürüyüşü

Konya'da Aksa Tufanı'nın yıl dönümünde Gazze'ye destek yürüyüşü

Konya'da Aksa Tufanı'nın yıl dönümü münasebetiyle Filistin'e destek yürüyüşü düzenlendi. Kılıçarslan Meydanı'ndan başlayan ve yoğun katılımla Gedavet Parkı'nda sona eren yürüyüşte, Filistin ve Gazze lehine sloganlar atıldı. Sivil toplum kuruluşlarının da

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Amed Sporti̇f Faali̇yetler Amed Sporti̇f Faali̇yetler
13
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
13
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
12
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
12
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
11
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
10
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
10
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
10
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
10
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
8
Arca Çorum Fk Arca Çorum Fk
7
İstanbul Başakşehi̇r Fk İstanbul Başakşehi̇r Fk
7
Gençlerbi̇rli̇ği̇ Gençlerbi̇rli̇ği̇
7
Erzurumspor Fk Erzurumspor Fk
7
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
4
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
4
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
3
Eyüpspor Eyüpspor
3