Toplama kamplarından zorla çalıştırmaya, çocukların ailelerinden koparılmasından kültürel kimliğin sistematik biçimde silinmesine kadar uzanan uygulamalar, Pekin yönetimine yönelik "kültürel soykırım" ve "insanlığa karşı suç" suçlamalarını yeniden gündeme
Toplama kamplarından zorla çalıştırmaya, çocukların ailelerinden koparılmasından kültürel kimliğin sistematik biçimde silinmesine kadar uzanan uygulamalar, Pekin yönetimine yönelik "kültürel soykırım" ve "insanlığa karşı suç" suçlamalarını yeniden gündeme taşıdı.
Çin yönetiminin Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türklerine yönelik baskı politikaları, uluslararası toplumun tepkilerine rağmen sürüyor. İnsan hakları örgütleri, araştırma merkezleri ve bağımsız raporlar, bölgedeki milyonlarca kişinin yoğun gözetim altında tutulduğunu, dini ve kültürel haklarının kısıtlandığını, binlerce ailenin parçalandığını ve Uygur kimliğinin sistematik şekilde dönüştürülmeye çalışıldığını ortaya koyuyor.
Yaklaşık 11 milyon Uygur Türkünün yaşadığı Doğu Türkistan'da, Çin yönetiminin 2017 yılından bu yana bir milyondan fazla kişiyi toplama kampları ve cezaevlerine gönderdiği belirtiliyor. Uluslararası raporlara göre yüz binlerce kişi halen çeşitli gözaltı merkezleri ve hapishanelerde tutuluyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi daha önce yayımladığı değerlendirmede, bölgede işlenen ihlallerin "insanlığa karşı suç" kapsamına girebileceği vurgulamıştı.
Çin'in baskı politikalarının yalnızca gözaltılarla sınırlı kalmadığı ifade ediliyor. İnsan hakları kuruluşları, Uygurların dini ibadetlerinin sınırlandırıldığını, camilerin ve tarihi dini yapıların yıkıldığını ya da işlevsiz hale getirildiğini, Uygur dilinin kamusal alandan uzaklaştırıldığını ve geleneksel kültürel yaşamın ağır baskı altına alındığını bildiriyor.
Son dönemde yayımlanan araştırmalar ise Pekin yönetiminin özellikle çocukları hedef alan yeni bir asimilasyon modelini devreye soktuğunu gösteriyor. Binlerce Uygur çocuğunun ailelerinden ayrılarak devlet kontrolündeki yatılı okullara yerleştirildiği, burada ana dillerinden ve dini-kültürel kimliklerinden uzaklaştırıldığı belirtiliyor. Araştırmacılar, bu uygulamanın yeni nesillerin etnik hafızasını silmeye yönelik sistematik bir politika olduğunu savunuyor.
Ekonomik alanda da tartışmalar büyüyor. İnsan hakları raporları, Çin'in zorunlu iş gücü transfer programları kapsamında milyonlarca Uygur ve diğer Türk kökenli Müslüman topluluk mensubunu fabrikalara ve sanayi tesislerine yönlendirdiğini ortaya koyuyor. 2025 yılında iş gücü transferlerinin yaklaşık 3 milyon kişiye ulaştığı belirtilirken, kritik madenler, güneş paneli üretimi ve tarım sektörlerinde zorla çalıştırma iddiaları uluslararası tedarik zincirlerini de tartışmanın merkezine taşıdı.
Bağımsız araştırmalar, Çin'in farklı eyaletlerinde faaliyet gösteren onlarca fabrikanın Uygur işçileri devlet programları kapsamında çalıştırdığını ve bu üretim ağlarının küresel şirketlere kadar uzandığını ortaya koyuyor. İnsan hakları savunucuları, ekonomik kalkınma söylemi altında yürütülen bu uygulamaların gerçekte sistematik baskının bir parçası olduğunu savunuyor.
Kültürel alandaki baskılar da giderek derinleşiyor. Son aylarda ortaya çıkan belgeler, Uygurca şarkıların dahi "sakıncalı içerik" gerekçesiyle yasaklandığını, bu eserleri paylaşan veya dinleyen kişilerin soruşturma ve gözaltı riskiyle karşı karşıya kaldığını gösterdi. Uzmanlar, bunun yalnızca siyasi muhalefeti değil, bir halkın kültürel hafızasını hedef alan geniş kapsamlı bir kimlik mühendisliği sürecinin parçası olduğunu belirtiyor.
Pekin yönetimi tüm suçlamaları reddederek uygulamaların terörizmle mücadele ve ekonomik kalkınma amacı taşıdığını öne sürse de, uluslararası insan hakları kuruluşları ve çok sayıda bağımsız araştırmacı, Doğu Türkistan'da yaşananların modern çağın en kapsamlı kültürel asimilasyon kampanyalarından biri olduğunu savunuyor.
Aradan geçen yıllara rağmen milyonlarca Uygur Türkünün temel hak ve özgürlüklerine ilişkin endişeler sürerken, insan hakları örgütleri Çin üzerindeki uluslararası baskının artırılması ve bölgede bağımsız soruşturmalara izin verilmesi çağrılarını yineliyor. (İLKHA)
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Rusya ve Ukrayna arasında 2022 yılında başlayan savaş, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da yaşanan en kanlı ve sıcak saldırılara sahne oluyor. 4 yılı aşkın bir süredir devam eden savaşta binlerce asker ve sivil hayatını kaybetti. Savaşın başladığ
Ekvador’un başkenti Quito’da etkili olan şiddetli yağış ve dolu, cadde ve yolların su altında kalmasına neden oldu. La Comuna, La Gasca ve La Mariscal mahallelerinde su birikintileri ulaşımı olumsuz etkiledi. Yağışlardan La Comuna, La Gasca ve La Marisca
Ebu Ubeyde Mescid-i Aksa’yı savunmak, işgal kuvvetlerinin Batı Şeria’daki ve kamplarındaki saldırılarına misilleme olarak Filistinlilerin ayağa kalkmaları çağrısında bulundu. El-Kassam Tugayları Sözcüsü eylemin ardından Telegram kanalında yaptığı paylaşım
Çocuk Kardiyolojisi ve Yapısal Kalp Hastalıkları Kliniği'nde tedavi edilen 12 yaşındaki Yusuf ile 6 yaşındaki kız kardeşi Ahsen'in kalplerindeki açıklıklar, 13 milimetrelik cihaz kullanılarak kapatıldı. Sağlık durumları iyi olan kardeşler, işlemden bir gü
Aksaray’da uyuşturucu madde ticareti ve kullanımının önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında polis ekipleri tarafından operasyonlar gerçekleştirildi. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda Narkotik Suçlarla Mücadele Şube
Fransız meteoroloji ajansı Meteo-France, ülkenin batı ve kuzeyindeki bazı vilayetlerde rüzgar hızının saatte 140 kilometreye ulaşabileceği uyarısında bulunarak alarm seviyesini turuncuya yükseltti ve vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Fransa Ulaştırma
Yunan medyası, ülke parlamentosunun 15 yaşın altındaki çocukların 1 Ocak 2027'den itibaren sosyal medyaya erişimini yasaklayan bir yasayı onayladığını bildirdi. Yasa, sosyal medya platformlarının uyumluluğu sağlamak için yaş doğrulama önlemleri uygulamala
Nuñez, aşırı sol gruplar tarafından yağma ve şiddet çağrıları yapıldığını öne sürerek, kamu binalarının hedef alınabileceği yönünde sosyal medyada paylaşımlar bulunduğunu belirtti. Gazetecilere konuşan Nuñez “Sosyal medyaya bakın. Aşırı soldan kamu binala
Ordu merkezli 27 ilde dolandırıcılık operasyonu: 52 gözaltı
Bakan Çiftçi: Lüksemburg makamlarıyla çok boyutlu iş birliğine hazırız
03Çankırı'da feci kaza 4 ölü, 1 yaralı
04Kurgulanmış trafik kazalarıyla haksız kazanç sağlama soruşturmasında 58 tutuklama
05Pakistan'da minibüs ile otobüs çarpıştı: 12 ölü, 22 yaralı
06Elazığ'da bahis operasyonunda 8 şüpheli tutuklandı
07Mersin'de uyuşturucu ve ruhsatsız silahla yakalanan şüpheli tutuklandı
Galatasaray A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Kocaeli̇spor
Arca Çorum Fk
Kasimpaşa A.ş.
Corendon Alanyaspor
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Erzurumspor Fk
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Göztepe A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Tümosan Konyaspor
Samsunspor A.ş.
Eyüpspor