Çocukların brokoli, ıspanak, kabak ve karnabahar gibi sebzeleri reddetmesi, ebeveynlerin en sık karşılaştığı beslenme sorunlarından biridir. Pek çok aile, "Çocuğum hiç sebze yemiyor.", "Sebze yemeden büyüyebilir mi?" veya "Her öğün yemek kavgasına dönüşüy
Çocukların brokoli, ıspanak, kabak ve karnabahar gibi sebzeleri reddetmesi, ebeveynlerin en sık karşılaştığı beslenme sorunlarından biridir. Pek çok aile, "Çocuğum hiç sebze yemiyor.", "Sebze yemeden büyüyebilir mi?" veya "Her öğün yemek kavgasına dönüşüyor." gibi endişeler yaşayabiliyor.
Çocukların bazı yiyecekleri severken bazılarını reddetmesi, büyüme sürecinde sık karşılaşılan bir durumdur. Renk, koku, kıvam ve tat açısından alışık olmadıkları besinlere karşı daha temkinli davranabilirler. Sebzelerin kendine özgü aroması da bu çekingenliği artırabilir.
Uzmanlara göre, çocukluk döneminde görülen yemek seçiciliği çoğu zaman gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır ve doğru yaklaşımlarla sağlıklı beslenme alışkanlıkları zaman içinde desteklenebilir.
Ebeveynlerin bu dönemi "çocuğum hiç sebze yemeyecek" kaygısıyla değerlendirmesinin doğru olmadığını belirten Uzm. Dr. Fikret İşbilir, tek bir öğün ya da birkaç günlük beslenme düzeni yerine çocuğun genel büyüme-gelişme sürecinin dikkate alınmasının daha doğru olduğunu ifade etti.
"Israr etmek yerine düzenli olarak sunmaya devam edin"
Çocukların yeni bir besin ile ilk karşılaştıklarında reddetmelerinin oldukça yaygın bir durum olduğunu söyleyen İşbilir, ilk olumsuz tepkinin ardından söz konusu besinin tamamen sofradan kaldırması yerine belirli aralıklarla yeniden sunmanın daha doğru bir yaklaşım olacağını vurguladı.
Çocuğun zaman içinde yeni besinlere alışmasını kolaylaştırmak adına izlenmesi gereken yöntemleri sıralayan İşbilir, şunları kaydetti.
Farklı pişirme yöntemleri uygulamak: Haşlanmış sebzeyi reddeden bir çocuğa aynı sebzeyi fırınlayarak, püre yaparak veya çorbaya ekleyerek sunmak.
Sevdiği besinlerle eşleştirmek: Yeni bir sebzeyi, çocuğun hâlihazırda severek tükettiği tanıdık yiyeceklerin yanında servis etmek.
Mevsimselliğe önem vermek: Sebzeleri mevsiminde, en taze ve lezzetli olduğu dönemde sofraya eklemek.
"Yemek saatleri mücadele alanına dönüşmemeli"
Birçok ebeveyn iyi niyetle çocuğunun tabağını bitirmesini istediğini ancak sürekli uyarılan veya zorlanan çocukların yemekle olumsuz ilişki kumalarına neden olduğunu belirten İşbilir, şunları kaydetti:
"Bu tabak bitecek! Baskısı ya da 'Sebzeni yersen çikolata alabilirsin' gibi ödüllendirmeler uzun vadede sebzeyi bir ceza, tatlıyı ise nihai hedef haline getirir. Bunun yerine çocukların sebzelere dokunmasına, koklamasına ve mutfakta hazırlık sürecine dahil olmasına izin verilmelidir. Yiyeceklerle kurulan duyusal bağ ve mutfaktaki sorumluluk duygusu, çocukların o besini deneme isteğini ciddi oranda artırır. Yemek saatleri çocuk açısından stres kaynağı olmamalıdır. Ebeveynler, yönlendirici olmaktan çok rehberlik eden bir tutum benimsemelidir."
Ailenin birlikte sofraya oturması alışkanlıkları değiştirebilir
Çocuklar için yemek deneyimi tamamen görsel algıyla başladığını hatırlatan İşbilir, "Evde sebze tüketiminin günlük yaşamın doğal bir parçası olması, aile bireylerinin birlikte sofraya oturması ve çocukların yetişkinleri gözlemleyebilmesi sağlıklı beslenme davranışlarını destekleyebilir. Sebzeleri eğlenceli şekillerde kesmek veya tabakta sanatsal sunumlar hazırlamak ilgiyi artırır. Klinik gözlemler ve çalışmalar, okul öncesi çocuklarda bölmeli tabaklar kullanarak porsiyonlara ayrılmış şekilde sunulan sebzelerin tüketiminin yüzde 36 oranında arttığını göstermektedir." dedi.
Çocukların mutfakta görev alması önemli
Sebzeleri yalnızca tabağa koymak yerine çocuğun hazırlık sürecine dahil edilmesinin de beslenme alışkanlığı desteklediğini söyleyen İşbilir, "Yaşına uygun olarak marul yıkamak, salata karıştırmak, domates seçmek veya tabağını hazırlamak gibi küçük sorumluluklar üstlenen çocuklar, hazırladıkları yiyecekleri denemeye daha istekli olabilir. Ayrıca sebzelerin farklı renk ve şekillerde sunulması, çocukların merak duygusunu artırarak yeni besinlere karşı daha olumlu yaklaşmalarına katkı sağlayabilir." diye konuştu.
Sabır ve doğru yaklaşım ömür boyu sağlık demektir
Çocukluk çağında yetersiz ve dengesiz beslenmenin dikkat süresini, okul başarısını ve fiziksel gelişimi olumsuz etkileyebileceğini hatırlatan İşbilir, "Çocuklarda sağlıklı beslenme alışkanlığı zaman içinde gelişir. Ailelerin sabırlı olması, çocukları zorlamak yerine onlara örnek olması ve beslenmeyi günlük yaşamın doğal bir parçası hâline getirmesi, uzun vadede çok daha kalıcı sonuçlar sağlayabilir." şeklinde konuştu. (İLKHA)
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde, daha önce diz protezi ameliyatı geçiren ve zamanla ağrı ile hareket kısıtlılığı gelişen hastaya total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi. Sol dizinden daha önce protez
Solaklığın, genetik ve gelişimsel süreçlerin etkisiyle ortaya çıkan doğal bir özellik olduğunu aktaran Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklık ve beyin ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Solak olmak daha zeki veya üretkem olmak anlamına gelmiyor
Ticaret Bakanlığı, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye, okul çantası ve okul kıyafetlerine yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzı yasaklanırken, ürünlerin toplatılması ve sorumlu firmalara ida
Ağustos Sedef Hastalığı Farkındalık Ayı kapsamında sedef hastalığına ilişkin bilgilendirmede bulunan Aydeniz, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hastalığın ciltte görülen belirtilerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aydeniz, "
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, dünya nöroloji otoritelerinin benimsediği yeni yaklaşım doğrultusunda, hastalıkları tedavi etmekten çok beyin sağlığını yaşam boyu korumaya odaklanan koruyucu nöroloji anlayışı ve bunun için uygulanması gereken bilims
Yozgat Şehir Hastanesi'nde ilk kez laparoskopik (kapalı) yöntemle prostat kanseri ameliyatı yapıldı. Yaklaşık 3 saat süren operasyonun ardından 63 yaşındaki hasta, ameliyatın üçüncü gününde taburcu edildi. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu ve ekibi
1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün bebek sağlığı üzerindeki hayati önemine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, doğal bir bağışıklık kaynağı olan anne sütünün bebekler için en değerli besin olduğunu belirtiyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Hal
Güneş, Türkiye'de emzirme oranının yaklaşık yüzde 65 seviyesinde kaldığını belirterek, annelerin yanlış yönlendirmeler ve toplumsal baskılar nedeniyle emzirmeyi erken bırakabildiğine dikkat çekti. "1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası" dolayısıyla açıklamala
Galatasaray A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Kocaeli̇spor
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Samsunspor A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Corendon Alanyaspor
Kasimpaşa A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Fenerbahçe A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Beşi̇ktaş A.ş.
Arca Çorum Fk
Göztepe A.ş.
Erzurumspor Fk
Eyüpspor
Tümosan Konyaspor