Türkiye’de dijital platformda yayınlanan diziyle gündem olan gassallar, asırlardır işlerini fedakarlıkla yaparak ölü yıkıyor. Bazen yakınlarının bile yaklaşamadığı ölüleri son yolculuklarına hazırlayan gassallar, son günlerde merak konusu o...
Türkiye’de dijital platformda yayınlanan diziyle gündem olan gassallar, asırlardır işlerini fedakarlıkla yaparak ölü yıkıyor. Bazen yakınlarının bile yaklaşamadığı ölüleri son yolculuklarına hazırlayan gassallar, son günlerde merak konusu olan mesleklerinin zorluklarını anlattı.
Türkiye’de dijital bir platformda yayınlanan diziyle yazılı ve görsel basında gündem olan gassallık, son zamanlarda en çok merak edilen meslekler arasında yer aldı. Dizinin yayınlandığı TRT Tabii dijital platformu ise en çok tıklanan ve izlenen platform olarak zirveye yerleşti. Yayınlanan dizi ile gündem olan gassallar, bazen yakınlarının bile yaklaşamadığı cenazeleri son yolculuklarına hazırlarken asırlardır işlerini fedakarlıkla yapmaya devam ediyor.
Bugün gündem oldular ama asırlardır hassasiyetle işlerini yapıyorlar
Bu günlerde toplumun dikkatini bir kez daha üzerine çeken gassallık mesleği, yıllardır aynı hassasiyetle Gaziantep Asri Mezarlık’ta bulunan gasilhanede de icra ediliyor. Hayatını kaybeden insanları son yolculuklarına hazırlarken büyük bir özenle görev yapan gassallar, yaptıkları işin manevi sorumluluğunu ve zorluklarını ise İhlas Haber Ajansı’na anlattı.
Gassal, merak edilen mesleğin zorluklarını anlattı
Son günlerde merak konusu olan mesleği ile ilgili de bilgi veren Gassal Celal Ulaşlı, "Gassallık ölü yıkamadır. Ölüyü yıkayıp, kefenleyip, hazırlamaktır. Bunun için zaten erkekler için 3 adet kefen lazımdır. İzar, lifafe ve kamis dediğimiz. Daha sonra işte ayak bağları ve bağcıktan oluşan toplam 3 parça olan kefendir. Cenaze ilk geldiğinde önce avret temizliği yapılır. Teneşir taşına alındıktan sonra önce temizliği yapılır. Ardından normal namaz abdesti alınır. Ondan sonra iki kez yıkanır, durulanır. En sonunda da tekrardan durulandıktan sonra kefen bölümüne geçilir. Burada her türlü cenaze gelebiliyor. Yaralı gelebiliyor. Kokmuş evde terk edilmiş cenazeler oluyor. Cenazelerde kurtlanma falan olabiliyor. Bunun için de boy naylonu dediğimiz naylonla tedbir alıyoruz. Naylonla sarıldıktan sonra yine 3 adet 3 kat kefenle sarılıp ona göre defin hazırlığı yapılıyor. Pandemide cenazeler yıkanmadan defnedildi. Daha sonra tekrardan hani bu hastalığın geçici bir şey olduğu anlaşıldığından tekrardan yıkandıktan sonra kefenlendi. Deprem sürecinde burası bayağı yoğundu. Ona göre zaten cenazeleri bekletmeden bir an evvel hazırlayıp kefenledik, defnettik” dedi.
"Bebek cenazeleri etkiliyor"
Karşılaştıkları cenazeler içerisinde en çok etkilendiği cenazelerin bebek ve şehit cenazesi olduğunu söyleyen Ulaşlı, “En zorlandığımız cenazeler genelde yanan, kimsesiz, evde kalmış, mesela 10 gün kalmış kimsesi olmayan o tür cenazeler. Onun dışında genelde bizleri bebek cenazeleri etkiliyor. Çünkü sabidir. Ondan dolayı da insan biraz daha hüzünleniyor. Şehit olan cenazeler biraz etkiliyor bizi. Onun dışında da cenazelerden genelde çok etkilenmiyoruz” ifadelerini kullandı.
"Manevi, duygu yüklü bir iş, bir görev"
Yaptığı işten memnun olduğunu ve işi layıkıyla yerine getirmeye çalıştığını aktaran Gassal Yavuz Akçaba, "Birilerinin bu mesleği üstlenmesi gerekirdi. Biz de camia olarak bu mesleğe en uygun insanlarız. Okuma bakımından, okuduğumuz ilimler, medrese vs. Arapça, imam hatip bakımından. Şu an yaptığım işten gayet memnunum. Manevi duygu yüklü bir iştir, bir görevdir. Biz de bunu en güzel şekilde layıkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
En acı anlara tanık olan gassal: "Zihnimizde kalmasın diye ölünün yüzüne bile bakmıyoruz"
Yaşadığı bir olayın etkisinde kaldığını anlatan Akçaba, ailelerin yaşadığı duygu dolu anları kendilerinin de aynı şekilde yaşadıklarını söyledi. Yavuz Akçaba, "Geçen hafta bir genç kardeşimiz, 4 aylık evli bir kardeşimizin eşinin bir sözüne tanık oldum. Kocası trafik kazasında vefat etti. Eşinin ayağını öperken şunu ifadeyi kullandı, ’ben her sabah işe senin ayaklarını öperek uyandırıyordum, bundan sonra seni işe nasıl uyandıracağım’ ifadesinin çok etkisi altında kaldım. Onun dışında mesleğimizi dışarı hayata taşımadan, evimize, akrabalarımıza taşımadan sadece iş niyetiyle yapıyoruz. Her insan bunu yapamaz. Cenazelerin öncelikle çok hassasiyetli bir şekilde tertemiz yıkanması gerekiyor. Öncelikle gusül abdesti ve namaz abdesti olmak üzere üç defa cenazenin hiçbir yerinde necaset kalmaması için temiz bir şekilde en son gusül abdesti alınıp, üç tane kefene sarılıp ve de yakasız gömlek giydirilip, bağlanıp tabuta koyulması. Bundan oluşmaktadır. Cenazeleri yıkarken iş niyetiyle baktığımızdan dolayı asla o ölünün yüzüne bile bakmıyoruz. Çünkü zihnimizde kalmasını istemiyoruz. O da mesleğin bizi alıştırdığı bir şeydir” ifadelerine yer verdi.
"Mesleğimizi duyanlar arasında ürperen oluyor, hayranlıkla karşılayan oluyor, korkan oluyor"
Zorlu mesleğin kadın kahramanlarından olan gassal Selvi Yağmur, mesleklerini yalnızca bir iş olarak değil aynı zamanda büyük bir insanlık görevi olarak gördüklerini söyledi. Yağmur, “Her cenazede, son bir görev bilinciyle hareket ediyoruz, Mesleğimizi duyanlar arasında ürperen oluyor, hayranlıkla karşılayan oluyor, korkan oluyor. İşte sen benim annemi yıkamıştın veya çocuğumu yıkamıştın, bebeğimi yıkamıştın diyen oluyor. Merakla karşılıyorlar bu konuyu. İşte ben aynı odada oturamam diyen oluyor, pişirdiğimiz yemeği yemeyen bile oluyor” dedi.
"Her cenaze uyur gibi olmuyor"
Gassal Selvi Yağmur, "Başladığınız zaman dokunduğunuzda, gördüğünüzde bir korku hissederseniz eğer devam edebileceğinizi düşünmüyorum. O cesaret, o mide ya da o ruh hali varsa vardır o insanda. Yoksa da yapamaz. Zamanla alışılan bir şey değil. Her cenaze uyur gibi olmuyor. Mesela yakın zamanda bir deprem geçirdik. Kaza geçirenler var, otopsi olanlar var. Aklınıza gelen bütün ölüm çeşitlerinin bir de cenazeye yansıyan halleri var. Kanaması olan var, uzvu parçalanan var. Yani bu iş cesaretten ziyade sağlam da bir irade istiyor açıkçası. Yani iradeniz ve mideniz sağlam değilse gördüğünüz şeyi kaldıramayacaksanız da yapamazsınız. Bu yüzden korkulacak bir tarafı tabii ki var" şeklinde konuştu.
"İşimizi büyük bir merhametle yapmaya çalışıyoruz"
Yağmur, "Mesleğimize manevi olarak bakacak olursak, ölüyü kendi annen gibi, ablan gibi, kardeşin gibi, çocuğun gibi görürsen büyük bir merhametle yapıyorsun bu işi. Benim hayatımı negatif anlamda değiştirmiyor. Pozitif anlamda değiştiriyor. Yani anneme karşı, aileme karşı, çocuklarıma karşı daha merhametli ve duygusal bakıyorum. Çünkü her an kaybedebilecekmişim gibi geliyor. Yani bugün bir çocuk cenazesi yıkadığımda eve gittiğimde çocuğumu sarmam sarmalamam tabii ki daha başka oluyor. Mesela annesinin üzerine kapanıp da işte özür dilerim diye ağlayanları çok görüyoruz. Annene karşı bakışın değişiyor, çevrene karşı bakışın değişiyor. Biz her gün ölümle yüzleşiyoruz. Her nefis ölümü tadacaktır ve sen bu ölümü her gün dokunuyorsun. Yani ölüme temas ediyorsun. Bu hakikatle yüzleşmek insanı iman anlamında tabii ki kuvvetlendiriyor. Mesela alıştınız mı diye soruyorlar bize. Ben şey diyorum Allah alıştırmasın. Yani ölüme de alışırsak artık bizden arsızı kalmaz değil mi dünyada. Yani insanı durduran bir ölüm var, korkutan bir ölüm var. Ben kendi nefsime böyle bakmaya çalışıyorum" şeklinde konuştu.
"Cenaze yıkama suyu ne çok sıcak ne çok soğuk olmalı, dinimizin hassasiyeti tatlı bir su diye tarif eder"
Yağmur, "Cenazeler tatlı bir suyla yıkanır. Bebek yıkama suyu gibi ne çok sıcak ne çok soğuk ama şartlar neyi gerektiriyorsa da ona göre davranılır. Yani teyemmüm de yaptırıldığı olur. Bu tamamen şartlara göre ayarlanır ama bizim dinimizin hassasiyeti tatlı bir su diye tarif eder" dedi.
"12 yıldır unutamadığım tek olay deprem döneminde oldu"
En unutamadığı olayı ise deprem döneminde yaşadığını söyleyen kadın gassal Yağmur, "12 yıldır unutamadığım tek olay deprem döneminde oldu. Yıkadığım bir kız çocuğunun saçlarından tokalarını çıkartıp annesinin avucuna vermiştim. Çocuk tokaları daha bir önceki gün istemiş annesi saçlarına takmış. Onu çıkardığımda belki de kendim de anne olmam hasebiyle onu unutamıyorum” diye konuştu.

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca hazırlanan "Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle, tehlikeli madde taşımacılığında sürücülerin
İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi ve çevresindeki illerde etkili olan kuvvetli yağışlar, barajlardaki su seviyelerinde de artışa yol açtı. Geçen yıl kuraklık nedeniyle su kesintilerinin yaşandığı Bursa'da da yağışların ardından baraj doluluk oran
Bakanlıktan yapılan açıklamada, 65 yaşındaki kadının, 5 Ekim’de Ebola nedeniyle hayatını kaybeden 40 yaşındaki erkeğin akrabası olduğu belirtildi. 6 Ekim’den bu yana karantinada tutulan kadının, virüs belirtileri göstermesinin ardından yapılan testte Ebol
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki duruşma salonunda kaydedildiği anlaşılan görüntülerin sosyal medya hesaplarında paylaşılmasına ilişkin açıklama yaptı. Duruşma görüntülerinin paylaşılması incelemeye alındı Başsa
Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sel felaketinin ardından yürütülecek çalışmalara katkı sağlamak üzere İstanbul'a 1000, Sakarya ve Kocaeli'ye ise 500'er kişilik Toplum Yararına Program kontenjanı ayrıldığını belirtti. Bakanlıktan
Edirne'de yasa dışı yollarla Türkiye'ye giriş yaptığı belirlenen 27 yabancı uyruklu kişi yakalandı. Güvenlik güçleri, düzensiz göçün önlenmesi amacıyla kent genelindeki denetim ve kontrollerini sürdürdü. Çalışmalar sırasında Afganistan ve Pakistan uyruklu
Konya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, silah kaçakçılığının önlenmesine yönelik çalışma gerçekleştirdi. Çalışmalar kapsamında, uygulama noktasında farklı günlerde şüphe üzerine durdurulan iki ara
Çin Ticaret Bakanlığı ile Bilim ve Teknoloji Bakanlığı, ihracatı yasaklanan veya kısıtlanan teknolojilerin yer aldığı listeye ilişkin güncelleme önerisini ortaklaşa yayımladı. Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, söz konusu adımın ulusal güvenlik ger
2 Yaşındaki Bebeğin Organları Malatya’da İki Hastaya Umut Oldu
Malatya Dahil 81 İlde Aranan Şahıslara Operasyon: 912 Kişi Yakalandı
03Malatya’da Horata Çayı İçin Sel Uyarısı: “Acilen Islah Edilmeli”
04Şile'de sel ve su baskınlarına karşı alınan tedbirler değerlendirildi
05Malatya’da 16 Yaşındaki Genç Alt Geçide Atladı
06İran, ABD'nin olası yeni saldırılarına karşı hava savunmasını güçlendirdi
07UNICEF: Ateşkesin başlamasından bu yana Gazze'de 340'tan fazla çocuk öldürüldü
Galatasaray A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Arca Çorum Fk
Corendon Alanyaspor
Kocaeli̇spor
Kasimpaşa A.ş.
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Erzurumspor Fk
Göztepe A.ş.
Tümosan Konyaspor
Samsunspor A.ş.
Eyüpspor