Cumhurbaşkanlığı tarafından Elcano Kraliyet Enstitüsü iş birliğiyle İspanya’nın başkenti Madrid’de ‘Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek: Dönüm Noktasında NATO’ başlıklı panel düzenlendi.Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 7-8 Temmuz t
Yayınlanma: 04 Mart 2026 15:59Güncelleme: 04 Mart 2026 14:45
Cumhurbaşkanlığı tarafından Elcano Kraliyet Enstitüsü iş birliğiyle İspanya’nın başkenti Madrid’de ‘Belirsizliği Yönetmek, Dönüşümü Yönlendirmek: Dönüm Noktasında NATO’ başlıklı panel düzenlendi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye’de düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde önemli müttefik başkentlerinde düzenlenecek panel serisinin ilk ayağı, İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleştirildi. Ülkenin önde gelen düşünce kuruluşlarından Elcano Kraliyet Enstitüsü iş birliğiyle 3 Mart’ta düzenlenen panelde, Türkiye’nin kuruluşundan bu yana büyük önem verdiği ve çalışmalarına aktif olarak katıldığı NATO hakkındaki perspektifi, beklentileri, NATO’nun en güçlü üyelerinden biri olan Türkiye’nin ittifaka yaptığı katkılar ile NATO için önemi hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Panelin açış konuşmasını yapan Elcano Kraliyet Enstitüsü Müdürü Charles Powell, panel boyunca İran’dan da bahsedileceğini ancak İran’ın buluşmanın tek konusu olmayacağını belirterek, sözü Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Nüket Küçükel Ezberci’ye devretti. Büyükelçi Ezberci, bu yıl Türkiye’nin hem NATO hem de COP31 zirvelerini düzenleyeceğini belirterek, Türkiye ile İspanya’nın önemli müttefikler olduğunu ancak iki ülke ilişkilerinin güçlü olması yanında gelişmeye de her zaman açık olduğunu ifade etti. Panelin moderatörü CEU San Pablo Üniversitesi Avrupa Çalışmaları Kraliyet Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Belen Becerril Atienza, panelin başlığında yer alan "belirsizliği yönetmek" ifadesinin zamanın ruhunu yansıtan bir ifade olduğunu belirtti. Panelin tartışma konusu hakkında gerek İspanyol gerekse de Türk perspektifinin son derece önemli olduğunu, Türkiye-İspanya ilişkilerinin de son derece ehemmiyetli olduğunu belirten Atienza, yaklaşık 40 yıldır bu konularda ısrarla yayın yaptıklarını belirtti.
"Avrupa güvenliği ’Amerikan stratejik gözetimi’ altında bir yapıdan daha bağımsız bir yapıya dönüşme sürecinde’ Panelin ilk konuşmacısı Elcano Kraliyet Enstitüsü Brüksel Ofisi Direktörü Luis Simn, konuşmasının önemli bir boyutunun "NATO’nun günümüzde hangi noktada olduğu" konusu olacağını belirtti. NATO açısından bir geçiş süreci yaşandığını söyleyen Simn, NATO şemsiyesi altındaki Avrupa güvenliğinin "Amerikan stratejik gözetimi" altında bir yapıdan daha bağımsız bir yapıya dönüşme sürecinde olduğunu belirtti. Simn, geçtiğimiz aylarda NATO komuta kademesinde yaşanan değişikliklerin de NATO’da 30 yılda meydana gelen en büyük değişiklikler olduğunu ifade etti. NATO’daki değişimin bir diğer boyutunu ise "Avrupa’nın önceliğinin azalması" süreci olarak yorumlayan Luis Simn, Avrupa’nın bu süreçte bölgenin güvenliği açısından ABD varlığının azalması ile Avrupa Birliği askerî kapasitesinin hazır olmaması noktasında bir "boşluğu" kaldıramayacağını ifade etti. Simn, yaşanan değişimin bu açıdan AB ile ABD arasında birbirinin yerini alma yerine sorumluluk değişimi olarak ele alınması gerektiğini belirtti.
Panelde söz alan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, son zamanlarda uluslararası güvenlik alanında ardı ardına yaşanan gelişmelerin çok hızlı değişiklik gösterdiğini söyledi. Soğuk Savaş ve 11 Eylül saldırılarını takip eden süreçte dahi farklı bölgelerdeki silahlı çatışmalar arasında bu kadar kısa süre olmadığını belirten Erhan, günün şartlarının bugüne kadar yaşanan en tahmin edilemez dönemlerden birini getirdiğini, bu dönemde müttefiklerin yakınlaşmasının her zamankinden daha gerekli olduğunu ifade etti. Türkiye’nin NATO’ya katılımının Washington Antlaşması’nın imzalanmasından yalnızca 3 yıl sonra gerçekleştiğini belirten Erhan, Türkiye’nin NATO’ya katılımının yalnızca Sovyetler Birliği tehdidini bertaraf etmek motivasyonuna dayanan güvenlik amaçlı bir karar olmadığını, ayrıca ideolojik bir yöne de sahip olduğunu ve bu doğrultuda Türkiye’nin dönemin Batılı birçok kuruluşunu benimsediğini ifade etti. Türkiye’nin kriz zamanlarındaki arabulucu rolüne de değinen Prof. Dr. Erhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ukrayna-Rusya Savaşı sürecinde savaşın her iki tarafıyla da doğrudan konuşabilen nadir liderlerden biri olduğunu vurguladı. Türkiye’nin İttifak’ın güney cephesinde çok önemli bir rol üstlendiğine değinen Erhan, güney cephesinin göç, enerji güvenliği ve hibrit tehditler gibi birçok farklı tehditle mücadele ettiğini belirtti. Bu yıl Ankara’da gerçekleştirilecek zirve ile Türkiye’nin İttifak’taki önemli konumunun bir kez daha vurgulanacağını söyleyen Erhan, Türkiye’nin hem NATO’nun güvenliğine hem de savunma ekosistemine önemli katkılar sunduğunu belirterek, SAFE/ReARM programlarına Türkiye gibi birlik dışı ülkelerin dahil edilmesini önemsediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi ve SETA Vakfı Dış Politika Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş da, NATO’nun 2022 yılında benimsediği stratejik konsept sonrası uluslararası sistemin hızlı bir değişim sürecine girdiğini, NATO’nun bu süreçte ve özellikle son aylarda girdiği değişimin ise üç önemli boyutu olduğunu belirtti. Birinci boyut açısından uluslararası güç rekabetinin tekrar canlandığını belirten Yeşiltaş, meselenin ikinci boyutunun ise uluslararası sistemdeki değişimin NATO’yu nasıl bir değişime yönelttiği noktası olduğunu ifade etti. Yeşiltaş, NATO’nun son "geleneksel savaşın" ardından gelecekteki savaşların artık geleneksel biçimde gerçekleşmeyeceğini düşünerek askeri modernizasyonu büyük ölçüde ihmal ettiğini ve SAFE programına ayrılan yaklaşık 1 trilyon euroluk bütçe ile bugün bunun sonuçlarının ortaya çıktığını söyledi. Sorunun üçüncü boyutunun ise artık kural ve normlara dayanmayan, bunların etkisiz olduğu bir uluslararası sistemin ortaya çıkması olduğunu ortaya koyan Yeşiltaş, böyle bir dönemde NATO’nun nasıl bir değişim geçireceğinin de soru işareti teşkil ettiğini belirtti. Bu değişim ve dönüşüm sürecinde NATO üyeleri arasında tehdit algılaması, çatışmaya hazırlık ve dayanıklılık açısından önemli farklar olduğunu belirten Yeşiltaş, NATO’nun bu sınamalara eğilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin bu açılardan önemli avantajlar taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Yeşiltaş, NATO dahilindeki "Türkiye-İspanya ekseninin" İttifak’ın geleceği açısından son derece önemli olduğunu kaydederek sözlerine son verdi. Panelin son konuşmacısı Elcano Kraliyet Enstitüsü Kıdemli Analisti Félix Arteaga, İttifak’ın uzun yıllardır NATO’nun güney cephesini ihmal ettiğini ve dile getirilen sorunlara bir çözüm üretilmediğini belirtti. Son on yılda yaşanan gelişmelerin ise NATO’yu güney cephesi hakkında harekete geçmeye zorladığını belirten Arteaga, 2023 Vilnius Zirvesi ile NATO’nun güney cephesi açısından güvenliğine dair önemli kararların alındığını belirtti. Panel, soru-cevap bölümünün ardından Elcano Kraliyet Enstitüsü Müdürü Charles Powell’ın NATO bünyesinde ele alınan meselelerin tartışılması ve çözümüne yönelik süreçlerde Türkiye’nin bu yıl gerçekleştirilecek NATO Zirvesi vesilesiyle önemli bir platform sunacağına yönelik değerlendirmesiyle sona erdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Madrid’de düzenlenen program kapsamında bugün ise Prof. Dr. Çağrı Erhan ile Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, Millî Savunma Çalışmaları Yüksek Merkezi’nde (CESEDEN) general adayı 120 kurmay albaya yönelik kurs verecek.
İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.