MENÜ

Osmanlı’dan Avrupa’ya kahvenin dünyaya açılan kapısı: 40 yıl hatır bırakan Türk kahvesi

Ankara’daki Kahve Müzesi, Türk kahvesinin Osmanlı’dan bu güne uzanan serüvenini ziyaretçilere sunuyor.Ankara Kalesi’nde bulunan Kahve Müzesi, Türk kahvesinin asırlara dayanan yolculuğunu ziyaretçilere sunuyor. Müzede sergilenen eserler, kahvenin Osmanlı s

Yayınlanma: 01 Ekim 2025 13:18 Güncelleme: 01 Ekim 2025 20:58
Osmanlı’dan Avrupa’ya kahvenin dünyaya açılan kapısı: 40 yıl hatır bırakan Türk kahvesi
Ankara’daki Kahve Müzesi, Türk kahvesinin Osmanlı’dan bu güne uzanan serüvenini ziyaretçilere sunuyor.
Ankara Kalesi’nde bulunan Kahve Müzesi, Türk kahvesinin asırlara dayanan yolculuğunu ziyaretçilere sunuyor. Müzede sergilenen eserler, kahvenin Osmanlı sarayındaki öneminden ’40 yıl hatırı vardır’ sözünün kökenine, Anadolu’da kahve kültürünün yaşatılmasından günümüzde Türkiye’de kahve ağacı yetiştirilmesine kadar geniş bir tarihi mirası gözler önüne seriyor. 1 Ekim Uluslararası Kahve Günü’nde ise Kahveci Muhammed Mücahit Çelebi, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine Türk kahvesinin geçmişini ve Kahve Müzesi’ni anlattı.

"Türk kahvesi ve kültürünü bir çatı altında birleştirmeye karar verdim"
Türk kahvesi sektöründe uzun yıllardır hizmet veren Çelebi, "Ankara’da birçok müzeyi gezdiğimizde her müzenin içerisinde dekor olarak kahve takımı kullanıldığını gördüm. Değirmen olur, cezve olur, fincan olur ama kendisine ait bir çatı olmadığını fark ettim. O yüzden Türk kahvesi ve kültürünü bir çatı altında birleştirmeye karar verdim. Yaklaşık 5 yıldır mezatlarda ve müzayedelerde topladığımız eserlerle bu müzeyi oluşturduk, geliştirmeye devam ediyoruz. Türk kahvesi dediğimiz zaman hiçbir zaman tek başına almadık. Türk kahvesi ve kültürü dünyada bilinen bütün kahvelerin atasıdır. Diğer kahvelerin hepsi Türk kahvesinden türemiş diğer türevleridir. 15’inci yüzyılda Yemen Vali’miz Özdemir Paşa, Mutluluk Başkenti İstanbul’a mekteplerde kahveyi talebelerin tüketimi için göndermiştir.
Kahve ilk geldiğinde ya da öncelerinde haşlanarak tüketildiği için kahveyi, kavurmayı, öğütmeyi ve pişirmeyi bulanlar, öğrenenler Türklerdir. Şazeli Tarikatı dediğimiz tarikattaki dervişler, kahveyi, kavurmayı, pişirmeyi ve öğütmeyi bulmuşlardır. Dünyaya da nam salmasındaki en büyük etken bu yapım teknikleridir. Türk kahvesini diğer kahvelerden ayıran en belirgin özelliklerden bir tanesi de içerken telvesiyle birlikte hala fincanda demlenmeye devam eden tek kahve olmasıdır" dedi.

"Avrupa’yı fethettikten sonra keyif kahvesi içme hayali kuruyorlardı"
Kahvenin dünyaya nasıl yayıldığını anlatan Çelebi, "II. Viyana kuşatmasında, artık Osmanlı kahveyi o kadar benimsemişti ki seyahatlerde, gittiği yerlerde yanından ayırmadı. Savaşa dahi giderken yanında yüklü miktarda kahve götürmüştü. Avrupa’yı fethettikten sonra oturup orada bir keyif kahvesi içme hayali kuruyorlardı. Çevirmenlik yapan Fransız Kolschitzky’nin de ani bir taraf değişikliği yapması sebebiyle, farklı sebeplerden Osmanlı daha fazla ilerleyemedi. Geri çekilmek durumunda kaldığında yanında götürmüş olduğu yüklü miktarda kahveyi orada yük etmemesi açısından bıraktı. Avrupalılar bunu hayvan yemi ya da ne olduğunu bilmedikleri için imha ediyorlardı. Fakat Kolschitzky, kahveyi Osmanlı’da nasıl tüketildiğini çok iyi bildiği için bütün kahve çuvallarını kendisine savaş ganimeti olarak aldı. Avrupa’da, Viyana’da ilk kahvehane dükkanını açtı, Mavi Şişe adında. Bunu Türk içkisi olarak pazarlığa sundu ve Avrupa’da kahve tanınmaya başladı. İlerleyen süreçlerde farklı demleme teknikleri geliştirerekten dünya kahveleri olarak bildiğimiz kahveler türedi" diye konuştu.
Kahvenin meşakkatli bir uğraş gerektirdiğini vurgulayan Çelebi, "Yeşil çekirdekler önce kavurma aşamasından geçmesi gerekiyor. Ateşin belli bir köz kıvamına gelmesi gerekiyor. Daha sonra elde manuel yöntemlerle kahve kavurma tavalarında çekirdekleri tavalarda kavurup o çekirdekleri bir soğutma aşamasından geçirmeleri gerekiyor. Çekirdekler bir süre dinlendikten sonra dibeklerde ya da değirmenlerde öğütme işlemi gerçekleştiriliyor. Sonrasında bir fincan kahve elde ediliyor. Bir fincan kahve içmek için ateş yakmaktan itibaren yaklaşık 4-5 saatlik bir zaman gerekiyor. Halepli Hakem ve Şamlı Şems adında 2 Arap kahveci İstanbul Tahtakale’de ilk kahvehane dükkanını açıyor. Amaçları geçimlerini sağlamak ama farkında olmadan tarihe yön veriyorlar. Kahveyi topluca kavuruyorlar, öğütüyorlar ve kazanlarda çok miktarda pişiriyorlar. Hazır kahve insanlara ikram ediyorlar. İnsanlar hazır kahve içebilmek için bu kahvehanede vakit geçirmeye başlıyor. Kahvehaneler literatürde çoğalmaya başlıyor" şeklinde konuştu.

Abdülhamid Han günde 37 fincan kahve tüketiyordu
Çelebi, kahvenin 16’ncı yüzyıldan itibaren Osmanlı’da herkes tarafından sevildiğini ve saraya girdiğini belirterek, "Kahve önemli bir protokol içeceği haline geldi. Padişahlara özel kahveci başı unvanı ortaya çıktı. Bu kişiler, sarayın bütün sırlarına vakıf olabilecek kadar önemli bir konumdaydı" dedi. Çelebi ayrıca, arşivlerde Sultan II. Abdülhamid döneminde kahveci başı olarak Halil Efendi’nin görev yaptığını ve padişaha yalnızca Yemen’den getirilen kahvenin ikram edildiğini ifade etti. Çelebi, Abdülhamid Han’ın günde 37 fincan kadar sade kahve tükettiğinin de resmi kayıtlarda yer aldığını dile getirdi.

"Artık Türkiye’de de kahve ağacı yetişiyor"
Yemen’in Osmanlı vilayeti olduğu vakitler keşfedilen ve yetiştirilen bir meyve olduğuna değinen Çelebi, "Son yıllarda Antalya Gazipaşa’da Yaşar Dağtekin adında bir çiftçimiz, kendi bahçesinde tropikal meyveler yetiştirirken uzun yıllardır kahve fideleriyle de uğraşıyordu. Son yıllarda tamamen doğal yöntemlerle artık Türkiye’de de kahve ağacı yetişiyor ve ağaçlardan elde ettiği hasatlarla onu günümüzde Türkiye’de yetişmiş kahve olarak festivallerde ya da özel günlerde bunun ikramında bulunuyoruz. 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi gününde de Türkiye’de yetişen kahveyi müzemizde gelen ziyaretçilere ikram etmeyi düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Öğrenirken deneyim sunan bir müze
Çelebi, müzenin sadece sergi amaçlı olmadığını, ziyaretçilerin eserlerle etkileşim kurarak kahve kültürünü deneyimleme imkanı bulduğunu belirtti. ’Tahmishane’ adı verilen bölümde kahvenin hazırlandığı mutfak kültürünün yaşatıldığını, ‘özümüze’ odasında ise ziyaretçilere köklerini hatırlatan özel bir atmosfer sunulduğunu ifade etti.

"Kahvenin 40 yıl hatırı vardır"
Çelebi, "Kahvenin 40 yıl hatırı vardır" sözünün kökenine değinerek, Yemiş İskelesi’nde bir kahvehanede yaşanan hadiseden söz etti. Çelebi, anlatıya göre bir kahveye giren Yeniçeri’nin herkese kahve ısmarlayıp kahvecinin Rum müşterisine ısmarlamadığını, sonrasında ise kahvecinin kendi kesesinden Rum müşterisine ve kendisine kahve ikram ettiğini dile getirdi. Hikayenin devamında Çelebi, yıllar sonra köyün Rumlar tarafından işgal edildiğini, esir düşen kahveciyi tanıyan Rum müşterinin ise rütbeli bir asker olarak geldiğini belirtti. Çelebi, esir düşen kahveciyi satın alan Rum askerin, o kahvenin hatırına kendisini hatırlatıp serbest bıraktığını söyledi.
ETİKETLER: Osmanlı’dan, Avrupa’ya, kahvenin, dünyaya, açılan
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nden Peygamber Efendimiz’in doğumu anısına anlamlı yarışma

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nden Peygamber Efendimiz’in doğumu anısına anlamlı yarışma

Milli Eğitim Bakanlığı ve Din Öğretimi Genel Müdürlüğü koordinesinde, Peygamber Efendimez’in doğumunun 1500’üncü yılı anısına, Türkiye genelinde ‘Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi’ hayata geçiriliyor.Milli Eğitim Bakanlığı, Din Öğretimi Gen

Didim Belediyesi Halk Kütüphanesi gençlerin buluşma merkezi oldu

Didim Belediyesi Halk Kütüphanesi gençlerin buluşma merkezi oldu

Aydın’ın Didim ilçesinde 1996 yılında gönüllü emeğiyle kurulan kütüphane, bugün binlerce gencin eğitim ve buluşma merkezi haline geldi.Didim Belediyesi Halk Kütüphanesi, 1996 yılında gönüllülerin özverili katkılarıyla kuruldu. Aradan geçen yıllar içinde s

Saruhanlı’da deve güreşlerine binlerce vatandaş akın etti

Saruhanlı’da deve güreşlerine binlerce vatandaş akın etti

Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde bu yıl ikincisi düzenlenen "Saruhanlı Deve Güreşleri Festivali", yoğun katılım ve büyük coşkuyla gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı illerinden getirilen 90 devenin mücadele ettiği festival, binlerce vatandaşı bir araya get

Aşağiçobanisa’da Şalvar Gecesi coşkusu

Aşağiçobanisa’da Şalvar Gecesi coşkusu

Manisa Büyükşehir Belediyesi, Şehzadeler Belediyesi ve Yunusemre Belediyesi iş birliğiyle Aşağıçobanisa Mahallesi’nde düzenlenen Şalvar Gecesi etkinliği, sıcak ve samimi atmosferiyle unutulmaz anlara sahne oldu.Mahalle kültürünü yaşatmayı, komşuluk bağlar

Balıkesir’de kurbanlık satışları başladı

Balıkesir’de kurbanlık satışları başladı

Burhaniye ilçesinde, kurban bayramına iki ay kala kurbanlık satışları başladı. Kurbanlıklarda büyük baş hisseleri geçtiğimiz yıl, 25-35 bin lira arasında değişirken, bu yıl 40-45 bin lira isteniyor Küçükbaşlarda geçtiğimiz yıl 10-15 bin lira arasında deği

Niksar Kalesi zamana meydan okuyor

Niksar Kalesi zamana meydan okuyor

Tokat’ın Niksar ilçesinde bulunan kale binlerce yıllık geçmişi, çok katmanlı yapısı ve eşsiz manzarasıyla zamana meydan okuyarak bölgenin en önemli tarihi ve turistik değerlerinden biri olmayı sürdürüyor.Niksar ilçesinde bulunan Niksar Kalesi, binlerce yı

Minik yetenekler sahne aldı, bahar şenliği renkli geçti

Minik yetenekler sahne aldı, bahar şenliği renkli geçti

Mersin Büyükşehir Belediyesinin Mezitli Çocuk Kampüsünde düzenlediği ve tüm çocuk kampüslerinin katkısıyla hazırlanan ‘Bahar Şenliği’, çocukların sahnelediği gösteriler ve renkli etkinliklerle coşku dolu anlara sahne oldu.Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi

Kars’ta son Osmanlı Konağı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Kars’ta son Osmanlı Konağı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Kars’ta Osmanlı döneminden günümüze ulaşan nadir yapılardan biri olan Ahmet Tevfik Paşa Konağı, yıllardır süren ihmal nedeniyle yıkılma noktasına geldi. Tarihi miras niteliği taşıyan konağın maketinin müzede sergilenmesine rağmen, asıl yapının sahipsiz bı

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
77
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
74
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
69
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
60
Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü
57
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
55
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
51
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
41
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
40
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
37
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
37
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
37
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
35
Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇ Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇
34
İkas Eyüpspor İkas Eyüpspor
33
Hesap.com Antalyaspor Hesap.com Antalyaspor
32
Zecorner Kayseri̇spor Zecorner Kayseri̇spor
30
Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük
30