MENÜ

Oyuncu Devrim Yakut: "4 ay önce meme kanseri teşhisi kondu, erken tanı sayesinde geldi ve geçti"

Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde meme kanseri farkındalık ayı kapsamında düzenlenen "Meme Kanserine Karşı Her Raunda Hazırız" etkinliğine ünlü oyuncu Devrim Yakut da katıldı. Yakut, 4 ay önce meme kanseri tanısı aldığını ilk kez bu programda dile getirir

Yayınlanma: 15 Ekim 2025 11:30 Güncelleme: 15 Ekim 2025 15:38
Oyuncu Devrim Yakut: "4 ay önce meme kanseri teşhisi kondu, erken tanı sayesinde geldi ve geçti"
Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde meme kanseri farkındalık ayı kapsamında düzenlenen "Meme Kanserine Karşı Her Raunda Hazırız" etkinliğine ünlü oyuncu Devrim Yakut da katıldı. Yakut, 4 ay önce meme kanseri tanısı aldığını ilk kez bu programda dile getirirken yaşadığı süreci "Erken teşhis sayesinde geldi ve geçti" sözleriyle aktardı.
Meme kanseri, dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor. Türkiye’de kadınlarda görülen kanserlerin yüzde 24’ünü meme kanseri oluştururken, bu durum yılda yaklaşık 25 bin yeni meme kanseri tanısı anlamına geliyor. Ancak tüm kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinde de erken tanıyla birlikte, kadınlara ikinci bir yaşam şansı sunuyor. Bu nedenle meme kanserine karşı farkındalık oluşturmak ve toplumu bilinçlendirmek, hastalıkla mücadelede büyük önem taşıyor. Her yıl ekim ayında yapılan farkındalık etkinlikleri kapsamında bu yıl da, Acıbadem Altunizade Hastanesi’nde meme kanseri farkındalık programı düzenlendi. Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği’nin desteğiyle gerçekleştirilen ’Meme Kanserine Karşı Her Raunda Hazırız’ etkinliğinde Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Başaran, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aykut Soyder, Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkin Arıbal ve Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Kadriye Tezcanlı, tanı ve tedavide en yeni gelişmeleri paylaşırken katılımcılardan gelen soruları yanıtladı.
Öte yandan ünlü oyuncu Devrim Yakut da kadınlara erken tanının önemini kendi hikayesinden yola çıkarak vurgulamak amacıyla, etkinlikte konuşmacı olarak yer aldı. 4 ay önce erken teşhisle meme kanserini yendiğini, ilk kez bu programda dile getiren ve sürecini içtenlikle anlatan Yakut, erken tanı ve farkındalıkla birlikte tedavi sürecine önemli katkı sunulacağının bir kez daha altını çizdi.

"O kadar erken fark edildi ki geldi ve geçti"
Meme kanserini erken tanı sayesinde hızlıca ve sağlıklı bir şekilde atlattığını dile getiren Devrim Yakut, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Erken tanının önemine çok inandığım için ve ailemde bu hastalığın varlığı nedeniyle çok titizlendim. Ben de bu işin kıyısından erken teşhisle dönmüş biri olarak burada kendi serüvenimi anlatacağım. Aslında serüven bile denemez, o kadar erken fark edildi ki, böylece geldi ve geçti çok şükür. Ekim ayındaki bu farkındalığı çok önemsiyorum çünkü bir toplumda kadın sağlıklıysa eğer toplum da sağlıklıdır; hem psikolojik olarak hem zihinsel olarak. O yüzden kadınlarımız sağlıklı olsun, toplumumuz da sağlıklı olsun. Benim hastalığım da erken tanı sayesinde geldi ve geçti."

"Bir an bile umutsuzluğa kapılmadım, şimdi sağlıklı bir biçimde buradayım"
Meme kanseri teşhisini rutin kontrolleri sırasında öğrendiğini belirten Yakut, süreç boyunca nasıl ilerlediğinden ve neler hissettiğinden ise "Mamografi sırasında daha önceki kontrollerde olmayan çok küçük bir şeye rastlandı. Radyolog o minicik şeyi fark etti ve sonra süreç başladı. Hocalarımız ilk gün bana ’biz bu işi halledeceğiz’ dediler. Onların kendilerine, mesleklerine ve bunu yapış biçimine inançları beni hep çok dik tuttu. Bir an bile umutsuzluğa kapılmadım, o yüzden buradayım zaten. Umutsuzluğa kapılmamak bu rahatsızlıkta son derece önemli. 4 ay önce daha ilk teşhis konmuştu, 4 ay sonra sağlıklı bir biçimde buradayım. Bundan 20 yıl önce zor bir hastalıktı bu. Ben annemi de bu rahatsızlıktan kaybettim; ama o zaman algımla bu zaman algım birbirinden çok farklı. Çünkü hekimlerimiz erken teşhisin önemini hep söylüyordu. Erken teşhis de ancak düzenli kontrollerle olabiliyor, bundan korkmamak gerekiyor. ’Hastaneye gidersem korkacağım bir şeyle karşılaşacağım’ korkusu daha büyük şeylere sebep oluyor, bunu kimse yapmasın" sözleriyle bahsetti.

"Erken evrede yalnızca cerrahi müdahale bile yeterli olabiliyor"
Acıbadem Altunizade Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gül Başaran, erken tanının önemine dikkat çekerek, şu şekilde konuştu:
"İsteriz ki kimse kanser olmasın ve karşımıza gelmesin ama yine de beni en çok mutlu eden hasta grubu, daha eline gelmeden tarama sırasında milimetrik tümörle gelenler. Çünkü o durumda sadece cerrahi müdahaleyle tedaviyi gerçekleştirebiliyoruz. Bu nedenle herkesin erken taramaya girip özellikle 40 yaşından sonra düzenli mamografi yaptırmasını tavsiye ediyoruz. Bu şekilde olunca medikal onkologların da işi daha kolaylaşmış oluyor. Çünkü ne kadar ileri evre olursa o kadar da tedavi gerekiyor demek; bu hem hasta hem de takip eden hekim açısından çok zor bir durum. Erken tanıdan asla korkmamak gerekiyor. Bunu bir akciğer grafisi ya da kolonoskopi gibi düşünebilirsiniz, ne kadar küçükken tespit edilebilirse bizim için o kadar iyi. Üstelik her gün de değil, yılda 1 kez yaptırmak bile yeterli. Buradan bir kez daha belirtelim; ’erken tanı hayat kurtarır.’"

"Meme kanserinde birçok faktörün etkisi var, tedaviler de buna göre şekilleniyor"
Meme kanserinin erken ergenlik, geç menopoz, menopoz sonrası hormon ilacı kullanma, geç doğum yapma veya hiç doğum yapmama gibi faktörlerle bağlantılı olduğunu belirten Prof. Dr. Başaran, "Bu faktörlerin herhangi birine sahip olmak meme kanseri olunabileceği anlamına gelmiyor. Çünkü meme kanseri tek bir risk faktörü nedeniyle değil birçok faktörün etkisi ile oluşuyor. Meme kanserinin yüzde 5-10’u ise kalıtsal gen bozukluklarından gelişebiliyor. Ayrıca başka hastalıklar nedeniyle göğüs bölgesine radyoterapi almak, sürekli ve fazla miktarda alkol kullanmak ve obezite meme kanseri riskini artıran etkenler arasında yer alıyor" dedi.

"Ne kadar erken evrede tanı koyabilirsek bu o kadar az tedavi demek"
Acıbadem Altunizade Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aykut Soyder, meme kanserinin tedavilere tamamen cevap ve sonuç veren bir kanser türü olduğunu dile getirerek, "Meme kanserini diğer kanser türlerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri, tüm tedavi protokollerinden sonra kendisini tamamen unutabileceğimiz bir hastalık olması. O yüzden mümkün olabildiğince ne kadar erken evrede tanı koyabilirsek bu o kadar az tedavi demek. Erken tanı sayesinde bu hastalığın tedavisini belki kemoterapisiz, yalnızca sınırlı cerrahi ve radyoterapi işlemleriyle bir an önce gerçekleştirebiliriz. Normalde tarama programlarına 40 yaş sonrası ultrason ve mamografiyle devam ediyoruz. Ama kendi kendine muayene dediğimiz ve erken tanı kapsamında çok önemsediğimiz kısım da çok kıymetli. Bu yüzden her kadının 20 yaş itibariyle kendi meme dokusunu tanımasını ve 25 yaşından itibaren de klinik değerlendirmelere başlanmasını önemsiyoruz. Elbette ki her hastalık gibi bu hastalık da kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Örneğin kişilerin aile öyküsünün varlığı ya da genetik pozitiflik bazı tetkikleri bunları göz önünde bulundurarak yapmamız anlamına geliyor. Çünkü bu tip hastalarda genç ve erken tanı bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı.

"Meme kanserinde doğru bilinen yanlışlar erken tanıya engel olabiliyor"
Türkiye’de ’radyasyon’ korkusu nedeniyle mamografi çektirmekten kaçınılmasının erken teşhiste gecikmeye yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. Soyder, "Mamografinin zararlı olduğu, tanı sürecinde biyopsi yapılmasının hastalığın yayılmasına yol açtığı, ailede meme kanseri öyküsü yoksa riskin olmadığı, ele gelen kitle ağrılı olmadığı için meme kanserinden şüphelenmek gerekmediği gibi toplumda doğru bilinen yanlışlar da meme kanserinde erken tanı fırsatının kaçırılmasına yol açabiliyor" dedi.

"Her kadının kendi riskini öğrenmesi önemli"
Meme kanserinin özellikle 40 yaş üstü kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Acıbadem Altunizade Hastanesi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkin Arıbal, "Ancak her kadının riski aynı değildir. Meme kanseri gelişme ihtimali kadından kadına değişebiliyor. Bu nedenle her kadına özel bir takip protokolü oluşturmayı tercih ediyoruz. Genel olarak 40 yaş sonrasında mamografi yapılması önerilmekle birlikte, bazı kadınlarda buna ek olarak ultrason, MR, üç boyutlu mamografi veya kontrastlı mamografi gibi farklı görüntüleme yöntemlerinden yararlanmak gerekebiliyor" dedi.
Kadınların özellikle 40 yaşından sonra kendi risk düzeylerini belirlemek için bu konuda uzmanlaşmış bir meme merkezine başvurmalarının sağlıklı bir yaklaşım olacağını vurgulayan Prof. Dr. Arıbal, "Ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsünün bulunması, genetik yatkınlığı düşündürür. Bununla birlikte meme yoğunluğu gibi bazı faktörler de kadının riskini belirleyen önemli unsurlardır. Riski belirlenen kadınlara, bu faktörler doğrultusunda yılda bir mamografi ya da gerektiğinde daha ileri tetkiklerle meme kanseri taraması yapılması uygun olur. Her kadının kendi riskini ve meme yapısını öğrenmesi, erken tanı ve etkin korunma açısından son derece önemlidir" dedi.

"Meme kanseri tedavisi bütüncül bir yaklaşıma dönüştü"
Meme radyoterapisindeki gelişmeler ve yaşam tarzı değişikliklerinin tedavi sürecindeki önemini belirten Acıbadem Altunizade Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Evrim Kadriye Tezcanlı ise "Meme kanseri tedavisinde radyoterapi, son yıllarda teknolojik ilerlemeler ve klinik deneyimlerin artmasıyla önemli ölçüde gelişti. Günümüzde amaç, tümör bölgesini ve risk altındaki dokuları yeterli dozda tedavi ederken özellikle kalp ve diğer sağlıklı dokuların korunması. Modern planlama sistemleri, görüntü kılavuzlu tedavi, yüzey takip sistemleri ve solunum kontrolü (örneğin; derin solunumda nefes tutma) teknikleriyle, kalbe giden dozlar sınırlanarak, tedavi alanlarının doğruluğu ve güvenliği belirgin şekilde arttı. Bu gelişmeler sayesinde, hastalar daha kısa süreli ve iyi tolere edilen tedaviler alabiliyor" diyerek yaşanan yenilikleri aktardı. Tedavinin başarısında yaşam tarzındaki iyileşmelerin de önemli etkisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tezcanlı, "Günümüzde meme kanseri tedavisi, yalnızca hastalığı kontrol altına almakla kalmayıp, hastaların uzun vadede sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürmesini hedefleyen bütüncül bir yaklaşıma dönüştü" şeklinde konuştu.
ETİKETLER: Oyuncu, Devrim, Yakut:, önce, meme
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Biber doğrarken elde oluşan yanma için etkili yöntemler

Biber doğrarken elde oluşan yanma için etkili yöntemler

Biber doğrarken elde yanmaya neden olan kapsaisin maddesi, yağda çözünen bir bileşen. Bu nedenle elleri yalnızca suyla yıkamak acıyı hafifletmiyor. Uzmanlara göre, evde uygulanabilecek bazı pratik yöntemler kapsaisinin etkisini azaltabiliyor. Yağ bazlı çö

Siirt’te ilk kez total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi

Siirt’te ilk kez total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde, daha önce diz protezi ameliyatı geçiren ve zamanla ağrı ile hareket kısıtlılığı gelişen hastaya total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi. Sol dizinden daha önce protez

Solaklık ne hastalık ne üstünlük!

Solaklık ne hastalık ne üstünlük!

Solaklığın, genetik ve gelişimsel süreçlerin etkisiyle ortaya çıkan doğal bir özellik olduğunu aktaran Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklık ve beyin ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Solak olmak daha zeki veya üretkem olmak anlamına gelmiyor

Ticaret Bakanlığı yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde denetimlerini artırdı

Ticaret Bakanlığı yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde denetimlerini artırdı

Ticaret Bakanlığı, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye, okul çantası ve okul kıyafetlerine yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzı yasaklanırken, ürünlerin toplatılması ve sorumlu firmalara ida

Uzmanı uyardı: Sedef hastalığı bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor

Uzmanı uyardı: Sedef hastalığı bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor

Ağustos Sedef Hastalığı Farkındalık Ayı kapsamında sedef hastalığına ilişkin bilgilendirmede bulunan Aydeniz, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hastalığın ciltte görülen belirtilerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aydeniz, "

Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!

Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!

Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, dünya nöroloji otoritelerinin benimsediği yeni yaklaşım doğrultusunda, hastalıkları tedavi etmekten çok beyin sağlığını yaşam boyu korumaya odaklanan koruyucu nöroloji anlayışı ve bunun için uygulanması gereken bilims

Yozgat'ta 63 yaşındaki prostat kanseri hastası kapalı yöntemle ameliyat edildi

Yozgat'ta 63 yaşındaki prostat kanseri hastası kapalı yöntemle ameliyat edildi

Yozgat Şehir Hastanesi'nde ilk kez laparoskopik (kapalı) yöntemle prostat kanseri ameliyatı yapıldı. Yaklaşık 3 saat süren operasyonun ardından 63 yaşındaki hasta, ameliyatın üçüncü gününde taburcu edildi. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu ve ekibi

Dr. Köse: Anne sütü bebeğin ihtiyacına göre hazırlanan en değerli gıdadır

Dr. Köse: Anne sütü bebeğin ihtiyacına göre hazırlanan en değerli gıdadır

1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün bebek sağlığı üzerindeki hayati önemine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, doğal bir bağışıklık kaynağı olan anne sütünün bebekler için en değerli besin olduğunu belirtiyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Hal

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
7
Gençlerbi̇rli̇ği̇ Gençlerbi̇rli̇ği̇
7
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
6
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
6
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
6
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
5
İstanbul Başakşehi̇r Fk İstanbul Başakşehi̇r Fk
4
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
4
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
4
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
4
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
4
Amed Sporti̇f Faali̇yetler Amed Sporti̇f Faali̇yetler
3
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
3
Eyüpspor Eyüpspor
3
Arca Çorum Fk Arca Çorum Fk
1
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
1
Erzurumspor Fk Erzurumspor Fk
1
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
0