MENÜ

Prof. Dr. Kar: “2008 yılından sonraki dünya ekonomisinin içinde bulunduğu durum kriz değil, durgunluktur”

Kastamonu’da düzenlenen konferansta konuşan Merkez Bankası Meclis Üyesi Prof. Dr. Muhsin Kar, "Ama 2008 yılından sonraki dünya ekonomisinin içinde bulunduğu durum kriz değil, durgunluktur. Çünkü dönemi ifade ediyor. Kriz ise genellikle 1 y...

Yayınlanma: 03 Aralık 2024 07:47 Güncelleme: 05 Eylül 2025 11:10
Prof. Dr. Kar: “2008 yılından sonraki dünya ekonomisinin içinde bulunduğu durum kriz değil, durgunluktur”

Kastamonu’da düzenlenen konferansta konuşan Merkez Bankası Meclis Üyesi Prof. Dr. Muhsin Kar, "Ama 2008 yılından sonraki dünya ekonomisinin içinde bulunduğu durum kriz değil, durgunluktur. Çünkü dönemi ifade ediyor. Kriz ise genellikle 1 yıl kadar sürer. 2008-2009 yılında ticari olarak artık daralma başlamıştır" dedi.
Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Dünya Ekonomisinde Güncel Gelişmeler” konferansına Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Banka Meclisi Üyesi Prof. Dr. Muhsin Kar katıldı. İktisat Öğrenci Topluluğu ve Yeniler Öğrenci Topluluğu’nun organizasyonuyla Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir, İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkan Dilek, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ile öğrenciler katıldı.
Konferansta konuşan Prof. Dr. Muhsin Kar, küresel ekonomik eğilimler, Türkiye’nin ekonomik durumu ve geleceğe yönelik öngörüler hakkında kapsamlı bilgiler aktardı. Özellikle dünya genelindeki ekonomik dalgalanmaların nedenleri ve etkileri üzerinde duran Prof. Dr. Kar, Türkiye’nin bu süreçteki rolünü detaylı bir şekilde ele aldı. Öğrencilere geleceğin ekonomisi hakkında önemli tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Kar, gençlerin ekonomik bilinç kazanmasının ve küresel gelişmeleri takip etmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.

“Türkiye’nin içinde bulunduğu gelişmiş ülkelerin şu anda dünya genelinde üretimdeki payı yüzde 42’dir”
1980 yılından sonra Çin’in dünyadaki üretim payının yüzde 2,7’lerden 17’le kadar çıktığını, Amerika’nın üretim hacmini koruduğunu, Avrupa Birliği’nin ise üretim hacminin düştüğünü belirten Prof. Dr. Kar, “Yükselen ekonomilerin yani gelişmekte olan ülkelerin üretimdeki payı arttı. Bu guruba Türkiye’de dahildir. Hindistan, Brezilya, Türkiye, Güney Kore gibi ülkeler bulunuyor. Bunların payı da 1980 yılında yüzde 25’lerde iken şu anda yüzde 42’lere kadar yükselmiştir” dedi.
1980 yılında Amerika ile Avrupa Birliği’nin üretim oranının çok yüksek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kar, “1980 yılında Amerika, dünyanın 4’te birini üretiyor. Biraz daha fazlasını Avrupa Birliği üretiyor. Gelişmiş ülkeler gurubuna baktığımızda yüzde 75’ine tekabül ediyor. Gelişmekte olan ekonomilere baktığımızda da yüzde 25’ine tekabül ediyor. G7 ülkeleri ise yüzde 60 civarında üretim yapıyor. Dünya ekonomisinde üretim yer değiştirdi. Yeni üretim merkezleri artık ortaya çıkmıştır. Çin’in 1980 yılında dünyadaki payı yüzde 2,7 civarındayken şu anda yüzde 17’lere kadar çıktığını, Amerika’nın üretim hacmini koruduğunu, Avrupa Birliğinin üretim hacmi düşmüştür. Yükselen ekonomilerin payı daha da arttı. Bu guruba Türkiye’de dahildir. Hindistan, Brezilya, Türkiye, Güney Kore gibi ülkeler bulunuyor. Bunların payı da yüzde 25’lerde iken yüzde 42’lere kadar yükselmiştir. Üretim coğrafi olarak yeni alanlara yayılmıştır. 2000 yılından sonra artık finansal krizler gelişmiş ülkelerde görülmeye başladı. 2008 yılında Amerika’da başlayan, 2009 veya 2011 yıllarında Avrupa’nın Yunanistan, İspanya gibi ülkelerinde devam eden ciddi krizlerle karşı karşıya kaldığını görüyoruz” diye konuştu.

“2008 yılından sonraki dünya ekonomisinin içinde bulunduğu durum kriz değil, durgunluktur”
Şu anda dünyanın kalıcı denilen büyük durgunluklara karşı bir süreci yaşadığına işaret eden Prof. Dr. Kar, “Mesela 1 yıl gayri safi hasılat pozitif yönde büyüyor, bir yıl negatif büyüyor. İşte biz buna kriz diyoruz. Ama 2008 yılından sonraki dünya ekonomisinin içinde bulunduğu durum kriz değil, durgunluktur. Çünkü dönemi ifade ediyor. Kriz ise genellikle 1 yıl kadar sürer. 2008-2009 yılında ticari olarak artık daralma başlamıştır. Amerika’daki 2008 yılındaki emlak krizinden başlayarak Avrupa’yı da etkileyen finansal krize dönüşmesinin ardından bu da küresel durgunluğa yol açmıştır. Bu da dünya ekonomisinde yavaşlamaya neden olmuştur. 2008 yılından sonraki dönemde dünya ekonomisindeki ya da gelişmiş ülkeler, Avrupa veya Amerika gibi durgunluklarını daha çok para politikası üzerinden, miktarsal genişleme dediğimiz politikalar üzerinden canlandırmaya çalıştılar. Bu yüzden dünya ekonomisinin büyüme hızı 2008-2009 yılının öncesine henüz daha tekrar dönemedi. Bu herkesi korkutuyor. Dünyada birçok yerlerinde ana nedenlerinden bir tanesi bu. Pasta büyümüyor, büyütemiyorlar. 2000’li yıllara baktığımızda yüzde 4’lere yaklaşan bir dünya büyümesi vardı, şimdi ise daha düşük bir seyirde izliyor. Bunun da ne zaman tersine döner daha bu konuda bir netlik bulunmuyor. Farklı sebepler söylenebilir dünya ekonomisinin yavaşlamasıyla ilgili, 2008 krizi ile akabinde gelen birçok unsur bulunuyor. Bu da küresel büyümeyi etkiledi. 2008 yılında başlayan ve 2015 yılına kadar Avrupa Birliği’nde, devam eden bu ekonomik durgunlukta büyümesi yüzde sıfırdı. Almanya pozitif büyüyor, fakat Yunanistan negatif büyüyor ama ortalamaya baktığımızda Avrupa Birliğinin büyümesi yüzde sıfırdı. Akabinde hemen Kovid-19 şokunu yaşadık. Bu da tedarik zincirlerinde çok ciddi kırılmalara yol açtı. Ardından Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan enerji fiyatlarındaki artış Avrupa Birliğindeki enflasyonun en büyük kaynaklarından bir tanesidir. Bu da savaştan kaynaklanıyor. Amerika’daki enflasyonun nedeni ise daha çok tedarik zincirindeki kırılmalardır. Her ülkenin enflasyon dinamiği farklı olabiliyor” şeklinde konuştu.
Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir ise “Hem teorik bilgilerin analiz edilmesi hem de güncel gelişmelerin ortaya konulması amacıyla çok önemli bir etkinlik olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Kastamonu Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkan Dilek de konferansların öğrencilerin teorik bilgilerini güncel ekonomik gelişmelerle pekiştirmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Prof. Dr. Muhsin Kar’a konuşmasının ardından plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi.

Prof. Dr. Kar: “2008 yılından sonraki dünya ekonomisinin içinde bulunduğu durum kriz değil, durgunluktur”Prof. Dr. Kar: “2008 yılından sonraki dünya ekonomisinin içinde bulunduğu durum kriz değil, durgunluktur”
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Döviz kurlarında son durum

Döviz kurlarında son durum

Küresel piyasalarda dolar endeksi ve ABD tahvil getirilerindeki gerilemeye karşın yurt içi döviz piyasasında yukarı yönlü hareket dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la görüşmelere ilişkin açıklamaları ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz pol

Fon katılımcılarının paraları bankalara aktarıldı 

Fon katılımcılarının paraları bankalara aktarıldı 

Ekonomi ve Finansta Milli Vizyon Zirvesi’nde konuşan Şimşek, sermaye piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını vurgulayarak, piyasa bozucu faaliyetlerde bulunanların hukuk önünde tüm mal varlıklarıyla hesap vereceğini söyledi. Toplamda 2 bin 900’e yak

Eylülde en yüksek reel getiri DİBS'te, yıllıkta külçe altında gerçekleşti

Eylülde en yüksek reel getiri DİBS'te, yıllıkta külçe altında gerçekleşti

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde DİBS yüzde 1,18, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,40 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde Amerikan Doları yüzde 0,44, Euro yüzde 1,1

Altın fiyatlarında Fed baskısı: Gözler aralık toplantısında

Altın fiyatlarında Fed baskısı: Gözler aralık toplantısında

Küresel piyasalarda yatırımcıların odağı Fed'in para politikası kararlarına çevrilirken, altın fiyatlarında da faiz beklentilerinin etkisi hissediliyor. Fed'in eylül toplantısına ilişkin tutanaklar, yıl sonundan önce yeni bir faiz artışının gündeme gelebi

Döviz piyasasında dolar 49,20 lirayı aştı

Döviz piyasasında dolar 49,20 lirayı aştı

7 Ekim 08.33 itibarıyla doların alış fiyatı 49,1910 lira, satış fiyatı 49,2025 lira oldu. Doların günlük değişimi yüzde 0,06 olarak kaydedildi. Euro ise güne yüzde 0,23 düşüşle başladı. Euro 55,2437 liradan alınırken 55,3070 liradan satılıyor. İngiliz ste

Karahan, Meclis'te ekonominin yol haritasını anlatacak

Karahan, Meclis'te ekonominin yol haritasını anlatacak

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın ilk haftasında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunun konuğu olacak. Komisyon, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında bugün toplanacak. Karahan'ın toplant

Motorin fiyatlarında 4,95 liralık indirim

Motorin fiyatlarında 4,95 liralık indirim

Petrol fiyatlarında yaşanan düşüş akaryakıt fiyatlarına yansımaya devam ediyor. Motorinin litre fiyatında yapılan 4,95 liralık indirim, gece yarısından itibaren pompaya yansıdı. İndirim sonrası motorinin litre fiyatı İstanbul'da 90,09 liraya, Ankara'da 91

 Eylül ayı ihracat verileri açıklandı

Eylül ayı ihracat verileri açıklandı

Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği'nin (OİB) Eylül ayı ihracatı 3 milyar 584 milyon 207 bin dolar olarak gerçekleşirken, yılın 9 aylık dönemindeki ihracat toplamı da 27 milyar 893 milyon 559 bin dolara ulaştı. Eylül ayında 95 milyon 432 bin dolar i

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
16
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
15
Amed Sporti̇f Faali̇yetler Amed Sporti̇f Faali̇yetler
14
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
13
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
13
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
12
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
12
Arca Çorum Fk Arca Çorum Fk
10
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
10
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
10
İstanbul Başakşehi̇r Fk İstanbul Başakşehi̇r Fk
8
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
8
Gençlerbi̇rli̇ği̇ Gençlerbi̇rli̇ği̇
8
Erzurumspor Fk Erzurumspor Fk
8
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
6
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
5
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
4
Eyüpspor Eyüpspor
3