Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, İLKHA'ya yaptığı değerlendirmede, bu yıl Türkiye genelinde uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış gerçekleştiğini, Şanlıurfa'nın ise geçen yıla göre yaklaşık iki kat daha f
Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, İLKHA'ya yaptığı değerlendirmede, bu yıl Türkiye genelinde uzun yıllar ortalamasının üzerinde yağış gerçekleştiğini, Şanlıurfa'nın ise geçen yıla göre yaklaşık iki kat daha fazla yağış aldığını söyledi.
Yağışların Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki yer altı su kaynakları ile barajlardaki doluluk oranlarını önemli ölçüde artırdığını ifade eden Öztürkmen, Atatürk Barajı'nın da bu süreçten olumlu etkilendiğini belirtti.
Atatürk Barajı'nın minimum kotunun 526 metre, maksimum kotunun ise 552 metre olduğunu hatırlatan Öztürkmen, mevcut su seviyesinin 538 metreye ulaştığını ifade etti. Baraj kapaklarının yaklaşık 7 yıl aradan sonra yeniden açıldığını dile getiren Öztürkmen, bunun herhangi bir tehlikeden değil, yükselen su seviyesini güvenli şekilde kontrol altında tutmak amacıyla gerçekleştirildiğini kaydetti.
"Barajların dolması kuraklık bitti anlamına gelmez"
Yağışların sevindirici olduğunu ancak bunun rehavete neden olmaması gerektiğini vurgulayan Öztürkmen, “Uzun yıllardır yağış ortalamalarına baktığımız zaman bu yılki yağışlar Türkiye'deki ortalama yağışın birçok yerde 2 katına kadar bulmuştur. Geçen yılki kurak döneme göre değerlendirecek olursak da Şanlıurfa hemen hemen geçen yılın 2 katı fazla yağış aldı. Bu yağışlarla beraber Doğu ve Güneydoğu'daki yağışlar da gerek yer altı su seviyesini gerekse Atatürk Barajı gibi bu bölgedeki hâkim barajların tamamında artış ortaya koydu ki bizim Şanlıurfa'daki Atatürk Barajı'mızın kodunun 526 en dip, 552 en üst kodu olmasına rağmen barajımızın şu anda kodu 538 metredir. Baraj kapakları 7 yıl önce deneme için açılmıştı. O zamandan beri baraj kapakları ilk defa açıldı. Günde 200 metreküp su Fırat Havzası'na doğru verildi. Bu doluluğun herhangi bir risk oluşturmaması için üst yağışların çok oluşu, baraj gövdesindeki suyun artışını ve bu artışla beraber herhangi bir zarar oluşmaması için alınmış bir önlemdir. Tabii ki suyun tehlike oluşturabilmesine daha çok var. Fakat Devlet Su İşleri yetkilileri herhangi bir risk almayarak 538 metre düzeyinde günde 200 metreküp su vererek dengeyi sağlamaya çalışıyor.” ifadelerini kullandı.
“Suyun koruyucu önlemlerini ortaya koymak lazım”
Barajların dolmasıyla kuraklığın bittiği algısının oluşturulmasının yanlış olduğunu vurgulayan Öztürkmen, ‘Barajlar doldu, kuraklık bitti algısı oluşturulmaya çalışılıyor. Ancak meteorolojik olarak her ne kadar rahat bir nefes almış olsak da hidrolojik ve tarımsal kuraklık riski iklim krizi çağında kalıcı bir tehdittir. Yani yer altındaki suyun düzgün bir şekilde kendi kendini, rezervini doldurabilmesi ve yine bu yaz sıcak bir yaz olacağı söyleniyor. El Nino tehdidi adı verilen bir tehdit söz konusu, şu anda konuşuluyor. Bu sıcaklıkların artışı tabii ki buharlaşmayı da artıracağı için mutlaka büyük tedbirler alınması gerektiğini düşünüyorum. Bundan sonraki dönemler için iklim değişikliği tarzında konuşacak olursak geçen yıl kurak bir dönem yaşayan Şanlıurfa, bu yıl aşırı suyun olduğu çok verimli bir yağış dönemi geçirdi. Son 20-30 yılın en yüksek yağışını alan Urfa'nın bir dahaki sene ne olacağı belli olmaz. Bundan dolayı mutlaka gerekli tedbirler alınıp suyun koruyucu önlemlerini ortaya koymak lazım.” şeklinde konuştu.
"Tarımda suyun büyük bölümü kaybediliyor"
Türkiye'de kullanılan suyun yaklaşık yüzde 74'ünün tarımsal sulamada tüketildiğini ifade eden Öztürkmen, “Evet, bu yıl iyi bir yağış aldık, güzel suyumuz var. Ancak seneye bunun ne olacağı belli olmaz. Önümüzdeki yıllar için düşündüğümüzde mutlaka suyun korunması gerektiğini bilimsel veriler ortaya koyuyor. Oradaki su kullanımı Türkiye'de yüzde 74 civarında. Biz yüzde 74'lük bu kullanımın yüzde 40 gibi bir randımanı var. Yuvarlak bir hesap yapacak olursak yüzde 60 kadarını biz kaybediyoruz. Bu randımanı kesinlikle yükseltmemiz gerekiyor. Bunu yükseltmemiz için de salma sulama gibi ya da aşırı sulama gibi yöntemleri iyi kontrol edebilmemiz şart. Dünyada gittikçe yaygınlaşan damla sulama ya da yağmurlama sulama gibi modern sulama sistemleri ile suyun tasarrufunu ve randımanını artırmak çok önemli. Yine Türkiye topraklarının en büyük problemlerinden biri organik madde miktarının düşük olması. Ortalama yüzde bir civarında şu anda bizim bölgede de bu şekilde. Bu organik madde miktarını artırarak su tutma seviyesini biraz olsun artırmak lazım. Aksi takdirde tarımsal üretimdeki sulama masrafı veya suyun bulunamaması hâlinde bir problem yaşanabilir. Topraktaki organik madde miktarı arttıkça toprağın suyu tutma kapasitesi artar. Organik maddesi fazla olan bir toprakta yüzde 25-30 iken, organik maddesi az olan bir toprakta su tutma kapasitesi yüzde 10'lara düşebilir. Organik madde miktarını artırabilirsek bunu da topraktaki anızın toprağa karıştırılması, toprağın sürüm sistemlerinin biraz olsun uyarlanmasıyla sağlayabiliriz. Bugün baktığımız zaman dünyada 200 milyar hektar civarında tarım arazisi bulunuyor. Artık daha az işlenerek tarım yapılıyor. Burada toprağı çok fazla karıştırarak hem suyunu kaybetmesi önlenmiş oluyor hem de topraktaki üst katmanların toprağa organik madde olarak dönüşümü sağlanmış oluyor.” ifadelerine yer verdi.
"Yer altı suları korunmalı"
Yer altı su kaynaklarının daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurgulayan Öztürkmen, şunları kaydetti:
“Güneydoğu Bölgesi'ndeki sulanan alanlarda da aynı problemi yaşıyoruz. Kullandığımız suya göre ücret ödememiz lazım. Biz nasıl ki evimizde bugün musluğu açtığımızda su parası çok gelir deyip çocuğumuza kızıyorsak, eşimize ‘Biraz daha az kullanalım, bu ayki fatura bu kadar gelmiş.’ diyorsak, tarımsal sulamada da aynı politikayı uygulamak şart. Herkes kullandığı kadar suyun bedelini öderse hem suyu az kullanan çiftçi kendini ödüllendirmiş olur hem de bununla birlikte topraktaki problemler ya da tuzlanma gibi problemler azalmış olur. Bu önlemlerin birincisi budur. Bununla beraber topraktaki modern sulama sistemlerinin özendirilmesini sağlayan damlama veya dijital, elektrikli sulama sistemlerinin kullanımını özendirebilecek destekler vermek lazım. Bir çiftçiye eğer biz tarımda destek ödüyorsak, modern sulama sistemi varsa bunu biraz daha ödüllendirmemiz lazım ki bu yayılsın. Tabii ki tarım teşkilatları ve farklı STK'ların modern sulama sistemine geçişteki hibe desteklerini ve ödemelerini biliyoruz. Bunun daha fazla artırılması ve daha fazla kullanılması lazım. Bununla beraber yer altı kaynaklarının daha sıkı denetlenmesi lazım. Her önüne gelen ‘Kuyu açtım, kuyu kullanıyorum.’ dememesi lazım. Çünkü yerin altındaki zenginlikler hepimizin, kimsenin değildir. Bunlar çok önemli önlemler. Bunun için de gerekirse önemli kurallar koymak lazım. Şu anda pek öyle görünmüyor ama ileriki yıllarda ola ki kuraklıkla ilgili problem yaşamamak için veya buna hazır olmak için bilim adamları şu anda çok çalışıyor. Kuraklığa dayanıklı ürünler veya ürün sistemleri, yani hangi bitki daha az su kullanıyor, hangi bitkinin şu tohumu daha az su kullanıyor gibi çalışmaları artırıp bunları yaymak lazım. Çünkü gelecekte bunun gibi problemlerin karşımıza çıkacağı aşikâr. Bizim buna hazırlıklı olmamız lazım. Dünyada su ne kadar kıymetli ise bitkisel üretimde o kadar kıymetlidir. Bitkisel üretimde suyun kullanımı ile verim artışının ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu düşüncelerle mutlaka ve mutlaka suyun iyi kullanımı, tasarruflu kullanımı sağlanmalı diyorum.”
Son olarak Öztürkmen, su yönetiminin önemine vurgu yaparak, “Normal koşullar altında 2026 yılı su bakımından çok zengin bir yıl. Şanlıurfa ve birçok ilimiz altın yılını yaşıyor. İklim krizi kapıdayken bugünün bolluğu yarının israfı olmamalı. Unutmayalım ki suyu yönetmek, tarımı yönetmektir; tarımı yönetmek de dünyayı yönetmektir. Suyu iyi yönetirsek, daha çok verim elde ederiz.” dedi. (İLKHA)
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin dün akşamdan itibaren başkent Kiev'e üç dalga halinde 21 balistik füze fırlattığını bildirdi. Saldırılar sonucunda konutların, enerji tesislerinin, demi
Bouches-du-Rhone Valiliğinden yapılan açıklamada, Lançon-Provence kasabasında bir evin bodrumunda 86 ve 26 yaşlarındaki iki kadının cenazelerinin bulunduğu bildirildi. Istres kentinde ise şiddetli yağışların neden olduğu sel sularına kapılan 75 yaşındaki
Millî Savunma Bakanlığının haftalık basın bilgilendirme toplantısı, "Uluslararası En İyi Askerî Uçangöz Takım Yarışması"nın düzenlendiği Ankara’da gerçekleştirildi. Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından yapılan açıklamada, TSK'nın faaliyetleri
Türkiye Haber-İş Sendikası, Türk Telekom’da yaşanan işten çıkarmalar ve çalışanlara yönelik olduğu iddia edilen baskılar nedeniyle Başkanlar Kurulu’nu olağanüstü topladı. Toplantının ardından yayımlanan bildiride, yüzlerce işçinin baskı, mobbing ve tehdit
Kasım, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Mladenov’un ve kurulunun elinde Gazzeli çocukların ve öğrencilerin kanları var” diyerek, Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinlilerin çektiği sıkıntıların devam etmesinden Gazze Barış Kurulu’nun ve temsilcisinin soru
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Trakya bölgesinde beklenen kuvvetli yağışlara ilişkin uyarı yayımladı. Son değerlendirmelere göre, yarın sabah saatlerinden itibaren Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağana
Resmi Bahtar Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, Afgan güvenlik güçleri kuzeydeki Baglan vilayetinde önemli miktarda ateşli silah ve mühimmat ele geçirdi. Haberde, istihbarat ve bir ihbar üzerine harekete geçen personelin, Bano, Dih Salah ve Puli Hisar il
Africa CDC Genel Direktörü Dr. Jean Kaseya, toplantının salgına karşı ortak müdahaleyi güçlendirmeyi amaçladığını belirterek “Ebola artık Afrika’nın üç bölgesini etkiliyor. Mevcut durum, en üst düzeyde acil eylem ve siyasi liderlik gerektiriyor.” açıklama
Trafik denetimini fark edip kaçan sürücüye 200 bin lira ceza
TCMB'nin faiz kararı bugün açıklanacak
03ABD, Suudi Arabistan'daki büyükelçilik personelini tahliye edecek
04Suriye’nin Dera iline bağlı Cemle köyüne giren işgal rejiminin açtığı ateş sonucu engelli bir sivil hayatını kaybetti.
05İran'ın güneyinde patlama sesleri duyuldu
06BES Malatya Şubesinden 2027 Yılı Bütçesine Eleştiri
07Malatya’da Kadın Cinayeti: Uzaklaştırma Kararı Bulunan Eşi Tarafından Öldürüldü
Galatasaray A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Arca Çorum Fk
Kasimpaşa A.ş.
Kocaeli̇spor
Corendon Alanyaspor
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Erzurumspor Fk
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Göztepe A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Tümosan Konyaspor
Samsunspor A.ş.
Eyüpspor