İnsanların özel hayatlarını sürekli paylaşma ihtiyacı hissetmesiyle ilgili İLKHA'ya konuşan Uzman Klinik Psikolog Mustafa İlhan, ailelerin çocukları adına oluşturduğu dijital iz, özel hayatın gizliliği ve sosyal medya özgürlüğü arasında kurulması gereken
İnsanların özel hayatlarını sürekli paylaşma ihtiyacı hissetmesiyle ilgili İLKHA'ya konuşan Uzman Klinik Psikolog Mustafa İlhan, ailelerin çocukları adına oluşturduğu dijital iz, özel hayatın gizliliği ve sosyal medya özgürlüğü arasında kurulması gereken denge ile gençlere verilmesi gereken sosyal medya mahremiyet eğitimi hakkında önemli hususlara değindi.
İlhan, modern toplumda kimlik, aidiyet ve değer görme duygusunun büyük ölçüde dışarıdan alınan onayla inşa edildiğini, bu nedenle birçok insanın özel hayatını sürekli paylaşma ihtiyacı hissettiğini belirtti.
"Dijital izler silinmez"
Sosyal medyanın beğeni ve yorumlarla anlık dopamin salgılayarak benlik saygısını geçici olarak yükselttiğini söyleyen İlhan "İnsanlar özel hayatlarını sürekli paylaşma ihtiyacı hissediyor. Çünkü modern toplumda kimlik, aidiyet ve değer görme büyük ölçüde dışarıdan onayla inşa ediliyor. Sosyal medya, beğeni ve yorumlarla anlık dopamin salgılayarak benlik saygısını geçici olarak yükseltiyor. Yalnızlık duygusu, 'görülme' arzusu ve 'ben de varım' ihtiyacı birleşince, mahremiyet ikinci plana düşüyor. Psikolojik olarak bu, içsel boşluğu dışarıdan doldurma çabasıdır. Oysa gerçek tatmin, paylaşılmayan anlarla da kurulabilir. Çocukların fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılması, çocuğun rızası olmadan mahremiyetinin ihlal edilmesi demektir. Bu, ileride utanç, kaygı ve 'benim hayatım annem-babamın vitriniydi' hissi oluşturabilir. Dijital izler silinmez. Zorbalık, kimlik hırsızlığı veya kötü niyetli kişilerin hedefi olma riski doğar. Psikolojik açıdan çocuk, kendi bedeni ve hikâyesi üzerinde kontrol duygusunu erken kaybedebilir; bu da özgüven ve sınır koyma becerisini zedeleyebilir." şeklinde konuştu.

"Psikolojik açıdan sağlıklı denge, paylaşımı bilinçli ve seçici tutmaktır"
Ailelerin çocuk adına oluşturduğu dijital izin, ilerleyen zamanlarda silinemeyeceğini ifade eden İlhan "Ailelerin çocuk adına oluşturduğu dijital iz, çocuğun ileride kendi hikâyesini yazma hakkını elinden alır. Onay vermediği fotoğraflar ve paylaşımlar, iş başvurularında, ilişkilerde veya sosyal çevrede karşısına çıkabilir. Utanç, öfke ve 'benim hayatım kontrolüm dışındaydı' hissi oluşturur. Psikolojik olarak bu, kimlik gelişimini bozabilir, özerklik duygusunu zayıflatabilir ve sınır koyma becerisini köreltebilir. Dijital ayak izi silinmez. Çocuk büyüdüğünde geçmişinin vitrinini silmeye çalışırken kendi benliğini yeniden inşa etmek zorunda kalabilir. Özel hayatın gizliliği ile sosyal medya özgürlüğü arasındaki denge, 'ne kadarını paylaştığım beni güçlendiriyor, ne kadarı beni tüketiyor?' sorusuna dürüst cevap vermekten geçer. Özgürlük, bağ kurma ve kendini ifade etme ihtiyacını karşılar. Gizlilik ise özerkliği, sınırları ve ruhsal güvenliği korur. Psikolojik açıdan sağlıklı denge, paylaşımı bilinçli ve seçici tutmaktır. Onay arayışıyla değil, gerçek ihtiyaçla hareket etmek; çocuğun ve kendinin mahremiyetini önceleyen sınırlar koymak gerekir. Böylece sosyal medya bir vitrin değil, kontrollü bir araç haline gelir." ifadelerini kullandı.
"Dijital mahremiyet eğitimi, sınır koyma, rıza ve öngörme becerisini erken kazandırır"
İlhan, gençlere verilmesi gereken sosyal medya mahremiyet eğitimi hakkında da konuşarak şunları aktardı:
"Gençlik dönemi, kimlik ve özerklik inşasının kritik evresidir. Dijital mahremiyet eğitimi, sınır koyma, rıza ve uzun vadeli sonuçları öngörme becerisini erken kazandırır. Bu eğitim, onay arayışı ve anlık doyumla hareket etmeyi azaltır, kaygı ve pişmanlık riskini düşürür. Psikolojik olarak genç, kendi dijital izini bilinçli yönetmeyi öğrenerek hem özgürlüğünü hem de ruhsal güvenliğini korur. Bir içerik bir kez paylaşıldığında ekran görüntüleri, arşivler, paylaşımlar ve sunucu yedekleriyle kalıcı hale gelebilir. Psikolojik açıdan bu gerçek, 'silerim' yanılgısını yıkar. Pişmanlık, kaygı ve kontrol kaybı hissini artırabilir. Bu yüzden en sağlıklı yaklaşım, paylaşmadan önce 'bu iz sonsuza kadar kalacak' bilinciyle hareket etmektir." (İLKHA)
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Harran Üniversitesi Hastanesi'nde organ bağışı konusunda farkındalığın artırılması ve sağlık çalışanlarının beyin ölümü tespit sürecine ilişkin bilgilerinin güçlendirilmesi amacıyla eğitim programı gerçekleştirildi. Hastanenin Genel Cerrahi Anabilim Dalı
Yılan sokmaları uzun yıllar boyunca öngörülemeyen ve tamamen tesadüfi olaylar olarak değerlendirildi. Ancak geniş kapsamlı bilimsel çalışmalar, vakaların önemli bölümünün insanların günlük yaşamı, çalışma koşulları, yaşam alanları ve sağlık hizmetlerine u
İdil ilçesinde yaşayan Dağ ailesinin ikinci çocuğu olan Muhammed Talha Dağ'a, dünyada her 5 bin erkek çocuktan birinde görülen DMD (Duchenne Musküler Distrofi) kas hastalığı teşhisi konuldu. Acılı aile, valilik izni ile bağış kampanyası başlattı. Dubai'd
Dikili Devlet Hastanesi’nin açılışında konuşan Memişoğlu, İzmir’in toplam yatak kapasitesinin 14 bin 350’ye ulaştığını ve sağlık altyapısının her geçen gün güçlendiğini belirtti. 2023’te 2 bin 200 yataklı ilk şehir hastanesinin hizmete açıldığını hatırlat
Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Oğuz Akçakülü ve ekibi, hastanede daha önce uygulanmayan skolyoz cerrahisini ilk kez başarıyla gerçekleştirdi. Skolyozun omurganın yalnızca yana doğru eğrilmesi olmadığını bel
Gaziantep Yeşilay Şubesi'nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Yeşilay Şube Başkanı Prof. Dr. Haluk Şen, bağımlılıkla mücadele çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bağımlılığın toplumun farklı kesimlerini etkileyebildiğine dikkat çeken Şen,
Klinik Psikolog Seren Doğantekin, sosyal medyada görünürlük arayışının psikolojik nedenlerini, tehlikeli sosyal medya akımlarının neden hızla yayılabildiğini ve özellikle çocuklar ile ergenlerin bu akımlardan neden daha fazla etkilenebildiğini değerlendir
Özellikle yaz aylarında ve rüzgarlı havalarda artış gösteren polen yoğunluğu, alerjik reaksiyonları tetikleyerek günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Doktor Nurana Karimova, polen alerjisinin çoğu zaman soğuk algınlığı ile karıştırıld
Bakan Çiftçi'den emniyet kemeri çağrısı
Fas, "ihanet" anlaşmasını derinleştiriyor!
03Kastamonu'da çeşitli suçlardan aranan 14 kişi yakalandı
04Hakkında 47 yıl hapis cezası bulunan hükümlü yakalandı
05NASA uzay aracı ayda devasa yeni bir krater keşfetti
06İzmir açıklarında 29 düzensiz göçmen yakalandı
07Elazığ'da ekskavatör kazası: 1 kişi hayatını kaybetti
Galatasaray A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Kasimpaşa A.ş.
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Kocaeli̇spor
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Corendon Alanyaspor
Trabzonspor A.ş.
Arca Çorum Fk
Fenerbahçe A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Samsunspor A.ş.
Erzurumspor Fk
Tümosan Konyaspor
Eyüpspor
Göztepe A.ş.