MENÜ

"Şikayetim yoktu" demeyin: Hipertansiyon sessizce ilerliyor

Uzmanlar, hiçbir belirti vermeden ilerleyen hipertansiyonun kalp, beyin, böbrek ve gözlerde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabildiğine dikkat çekerek, düzenli tansiyon ölçümünün hayati önem taşıdığını vurguluyor.Son dönemde sağlık kuruluşlarına başvur

Yayınlanma: 13 Şubat 2026 11:48 Güncelleme: 13 Şubat 2026 15:05
"Şikayetim yoktu" demeyin: Hipertansiyon sessizce ilerliyor
Uzmanlar, hiçbir belirti vermeden ilerleyen hipertansiyonun kalp, beyin, böbrek ve gözlerde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabildiğine dikkat çekerek, düzenli tansiyon ölçümünün hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Son dönemde sağlık kuruluşlarına başvuran birçok hastanın, "Şu ana kadar tansiyonla ilgili hiçbir şikayetim olmadı" ifadesini kullandığını belirten uzmanlar, bu söylemin son derece yanıltıcı olduğuna dikkat çekiyor. Hastaların öyküsü sorgulandığında, tansiyonlarını bugüne kadar hiç ölçtürmediklerini ve herhangi bir şikayet hissetmedikleri için sorun olmadığını düşündüklerini ifade eden uzmanlar hipertansiyonun dünyada en sık görülen hastalıklardan biri olduğunu belirtiyor.
İmperial Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Çiçek, hipertansiyonun en önemli özelliğinin çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlemesi olduğuna dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.
Hastanelerde yatan ağır hastalıkların büyük bir bölümünün temelinde hipertansiyonun yer aldığını kaydeden Çiçek, "Son günlerde en sık duyduğum ve yanlış olarak değerlendirdiğim ifadelerden biri, ’şu ana kadar tansiyonla ilgili hiçbir şikayetim olmadı’ söylemidir. Bize başvuran hastaların öyküsünü sorguladığımızda, tansiyonlarının ne kadar süredir yüksek seyrettiğini soruyoruz. Aldığımız yanıtlar çoğunlukla, ’şimdiye kadar hiç ölçüm yaptırmadım, herhangi bir şikayetim yoktu" şeklinde oluyor. Bu ifadenin yanlışlığı üzerinde özellikle durmak isterim. Hipertansiyonun, dünyada en sık görülen hastalıklardan biri olduğunu her zaman vurguluyoruz. En önemli özelliklerinden biri, ciddi şikayetlere, semptomlara veya belirgin bulgulara neden olmadan seyredebilmesidir. Bu nedenle, hiçbir şikayeti olmayan kişilerde tansiyonun normal olduğu yönünde yanlış bir algı oluşmaktadır. Oysa tansiyon yüksekliği çoğu zaman herhangi bir belirti vermez. Nadiren baş ağrısı, kulak çınlaması, baş dönmesi veya burun kanaması gibi bulgularla ortaya çıkabilir ancak çoğunlukla sessiz seyreder. Bu yüzden kişiler tansiyonlarını düzenli ve belirli aralıklarla ölçmedikçe yüksek tansiyona sahip olduklarının farkına varamazlar. Hastanelerde yatan en ağır hastalıkları sıraladığımızda, hipertansiyonun birçok tablonun temelinde yer aldığını görmekteyiz" dedi.

Hipertansiyon ilk sırada yer alıyor
"Kalp yetmezliği, kalp damar tıkanıklıkları, kalp krizleri, ciddi ritim bozuklukları ve aort damarının genişlemesi gibi durumların altında yatan nedenler arasında hipertansiyon ilk sırada yer almaktadır" diyen Çiçek, şu bilgileri verdi:
"Aynı şekilde, beyin damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları ve böbrek yetmezliğinin nedenleri araştırıldığında da en önemli etkenin hipertansiyon olduğu görülmektedir. Göz damar hastalıkları ve buna bağlı gelişen görme bozukluklarının altında da hipertansiyon önemli nedenlerden biridir. Bu nedenle ’hiç şikayetim yoktu, ölçüm yaptırmadım, bilmiyordum’ cümlesini artık değiştirmemiz gerekmektedir. Günümüz koşullarında ulaşılabilir maliyetlerle tansiyon ölçüm cihazlarına sahip olmak mümkündür. Benim önerim, her evde mutlaka bir tansiyon ölçüm cihazının bulunmasıdır. Cihazın çok pahalı ya da çok özellikli olması şart değildir, önemli olan doğru ölçüm yapabilmesidir. Tansiyon sorunu olmasa bile erişkin yaşa ulaşmış, özellikle 30 yaş üzerindeki bireylerin tansiyonlarını 6 ayda bir, yılda bir ya da gerekirse 3 ayda bir ölçmeleri faydalıdır. Bu sıklık kişiye göre artırılabilir, kesin bir kural yoktur. Önemli olan, dinlenmiş halde ve doğru ölçüm tekniğiyle zaman zaman tansiyonun kontrol edilmesidir. Ölçüm değerleri 13,5/8,5 ve üzerinde çıkıyorsa tek bir ölçüm elbette yeterli değildir. Bir hafta boyunca sabah ve akşam yapılan düzenli ölçümlerde ortalamanın bu değerlerin üzerinde seyretmesi durumunda mutlaka bir kardiyoloji hekimine başvurulmasını öneriyorum. Kardiyoloji hekimi yapacağı değerlendirmede fizik muayene, kalp grafisi, ekokardiyografi, laboratuvar tetkikleri, idrar tetkiki ve gerekirse batın usg ve böbrek damarı için doppler incelemesi yapıp, hipertansiyondan kaynaklı kalp yetmezliği, kalp duvarlarında kalınlaşma, aort damarında genişleme, kalp damar daralması, kalpte ritim bozukluğu, böbrek fonksiyonlarında bozulma var mı diye değerlendirme yapıp uygun tedavi planını önerecektir. İlaveten göz damarlarında etkilenme olup olmadığını tespit etmek için göz hastalıkları hekimi değerlendirmesini istenebilir. Burada özellikle vurgulamak isterim ki korkulması gereken ilaç kullanmak değil, tansiyonun tedavi edilmemesidir. Hipertansiyon kontrol altına alınabilir bir hastalıktır ancak sessiz seyretmesi nedeniyle uzun yıllar tedavisiz kaldığında kalp, böbrek, beyin ve göz gibi hayati organlarda kalıcı ve ciddi hasarlara yol açabilir. Bu hasarların büyük bir kısmı, ne yazık ki geri döndürülemez hale gelebilmektedir."
ETİKETLER: "Şikayetim, yoktu", demeyin:, Hipertansiyon, sessizce
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Siirt’te ilk kez total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi

Siirt’te ilk kez total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde, daha önce diz protezi ameliyatı geçiren ve zamanla ağrı ile hareket kısıtlılığı gelişen hastaya total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi. Sol dizinden daha önce protez

Solaklık ne hastalık ne üstünlük!

Solaklık ne hastalık ne üstünlük!

Solaklığın, genetik ve gelişimsel süreçlerin etkisiyle ortaya çıkan doğal bir özellik olduğunu aktaran Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklık ve beyin ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Solak olmak daha zeki veya üretkem olmak anlamına gelmiyor

Ticaret Bakanlığı yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde denetimlerini artırdı

Ticaret Bakanlığı yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde denetimlerini artırdı

Ticaret Bakanlığı, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye, okul çantası ve okul kıyafetlerine yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzı yasaklanırken, ürünlerin toplatılması ve sorumlu firmalara ida

Uzmanı uyardı: Sedef hastalığı bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor

Uzmanı uyardı: Sedef hastalığı bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor

Ağustos Sedef Hastalığı Farkındalık Ayı kapsamında sedef hastalığına ilişkin bilgilendirmede bulunan Aydeniz, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hastalığın ciltte görülen belirtilerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aydeniz, "

Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!

Beyin sağlığı anne karnında başlıyor!

Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, dünya nöroloji otoritelerinin benimsediği yeni yaklaşım doğrultusunda, hastalıkları tedavi etmekten çok beyin sağlığını yaşam boyu korumaya odaklanan koruyucu nöroloji anlayışı ve bunun için uygulanması gereken bilims

Yozgat'ta 63 yaşındaki prostat kanseri hastası kapalı yöntemle ameliyat edildi

Yozgat'ta 63 yaşındaki prostat kanseri hastası kapalı yöntemle ameliyat edildi

Yozgat Şehir Hastanesi'nde ilk kez laparoskopik (kapalı) yöntemle prostat kanseri ameliyatı yapıldı. Yaklaşık 3 saat süren operasyonun ardından 63 yaşındaki hasta, ameliyatın üçüncü gününde taburcu edildi. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu ve ekibi

Dr. Köse: Anne sütü bebeğin ihtiyacına göre hazırlanan en değerli gıdadır

Dr. Köse: Anne sütü bebeğin ihtiyacına göre hazırlanan en değerli gıdadır

1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün bebek sağlığı üzerindeki hayati önemine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, doğal bir bağışıklık kaynağı olan anne sütünün bebekler için en değerli besin olduğunu belirtiyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Hal

Dr. Güneş: Emzirmede en büyük hata "Sütüm gelmiyor" deyip vazgeçmek

Dr. Güneş: Emzirmede en büyük hata "Sütüm gelmiyor" deyip vazgeçmek

Güneş, Türkiye'de emzirme oranının yaklaşık yüzde 65 seviyesinde kaldığını belirterek, annelerin yanlış yönlendirmeler ve toplumsal baskılar nedeniyle emzirmeyi erken bırakabildiğine dikkat çekti. "1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası" dolayısıyla açıklamala

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
7
Gençlerbi̇rli̇ği̇ Gençlerbi̇rli̇ği̇
7
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
6
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
6
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
4
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
4
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
4
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
4
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
4
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
3
Amed Sporti̇f Faali̇yetler Amed Sporti̇f Faali̇yetler
3
İstanbul Başakşehi̇r Fk İstanbul Başakşehi̇r Fk
3
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
3
Arca Çorum Fk Arca Çorum Fk
1
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
1
Erzurumspor Fk Erzurumspor Fk
1
Eyüpspor Eyüpspor
0
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
0