Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Pınar Çoban Eşdur, kanserde erken teşhisin hayati önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Kanserde erken teşhis hayat kurtarır" Erken teşhisin kanser tedavisindeki kritik rolüne
Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Pınar Çoban Eşdur, kanserde erken teşhisin hayati önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Kanserde erken teşhis hayat kurtarır"
Erken teşhisin kanser tedavisindeki kritik rolüne dikkat çeken uzmanlar, hastalığın erken evrede yakalanmasının tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını vurguluyor.
Dr. Pınar Çoban Eşdur, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Kanserde erken teşhis hayat kurtarır. Bu bizim sloganımızdır. Erken teşhis edilen hastalarda tedavi başarısı yüzde 80-90’lara kadar çıkabilmekteyken, geç dönemde teşhis edilen hastalarda bu oran yüzde 30-40'lara kadar düşmektedir. Geç tanı alan hastalarda organ kaybı daha fazla olmakta, ameliyatlarda daha geniş alanların çıkarılması ve daha büyük kitlelerin alınması gerekebilmektedir. Ayrıca bu hastalar ileri evrelerde daha ağır kemoterapi, immünoterapi, radyoterapi ve diğer tedavilere maruz kalabilmektedir. Oysa erken dönemde tanı konulduğunda tedavi süreci çok daha kolay atlatılabilmektedir."
"Türkiye'de üç kanser tarama programı var"
Türkiye'de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) önerileri doğrultusunda üç temel kanser tarama programı uygulandığını dile getiren Eşdur, "Türkiye'de de Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) önerdiği üç temel kanser tarama programı bulunmaktadır. Kadınlarda meme kanseri taraması kapsamında 40-69 yaş arasında iki yılda bir mamografi çekilerek takip yapılmaktadır. Serviks kanseri için ise 30-69 yaş arasındaki kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi ve servikal smear örneklemesi uygulanmaktadır. Ayrıca kolon kanseri taraması kapsamında hem kadınlarda hem de erkeklerde 50-70 yaş arasında iki yılda bir gaitada gizli kan testi ve on yılda bir kolonoskopi yapılmaktadır." ifadelerini kullandı.
Tarama hizmetlerinin yaygınlığına da değinen Eşdur, "Bu taramalar KETEM'lerde, aile sağlığı merkezlerinde ve sağlıklı hayat merkezlerinde gerçekleştirilebilmektedir." şeklinde konuştu.
Risk grupları ve kanser riskini artıran faktörler
Kanser riskini artıran faktörlere dikkat çeken Eşdur, genetik ve çevresel etkenlerin hastalık gelişiminde önemli rol oynadığını belirterek, "Risk gruplarının başında genetik yatkınlığı bulunan kişiler gelmektedir. Annesinde, babasında veya diğer aile bireylerinde kanserle ilişkili genetik mutasyonlar bulunan kişiler daha yüksek risk altındadır. Bunun dışında sigara kullanımı, alkol tüketimi, sağlıksız beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite gibi davranışsal faktörler de kanser riskini artırmaktadır. Ayrıca kimyasal maddeler, radyasyon ve ultraviyole ışınları da kanser gelişimine neden olabilmektedir." dedi.
"Sağlık sistemi ve farkındalık çalışmaları"
Kanserle mücadelede toplumsal farkındalığın önemine değinen Eşdur, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinin kritik rol oynadığını vurguladı.
Eşdur, değerlendirmesinde şu ifadeler yer verdi:
"Toplumsal farkındalığın artırılmasında aile sağlığı merkezlerine ve aile hekimlerine önemli görevler düşmektedir. Hastalarla birebir iletişim kuran sağlık çalışanları, tarama programları hakkında daha fazla bilgilendirme yapabilirler. Ayrıca KETEM'lerin mobil hizmetleri sayesinde kırsal bölgelere kadar ulaşılabilmektedir. Daha fazla tanıtım ve bilgilendirme çalışmasıyla tarama programlarına katılım artırılabilir."
"KETEM'ler 81 ilde hizmet vermektedir"
Taramaların önemine değinen Eşdur, "Sağlık sistemimiz bu konuda aslında yeterlidir. Ücretsiz tarama programları sunulmakta ve KETEM'ler 81 ilde hizmet vermektedir. Ancak zaman zaman cihaz eksiklikleri veya teknik aksaklıklar yaşanabilmekte, bazı hastalar da yeterince bilgilendirilmemiş olabiliyor. Bununla birlikte sağlık sistemimiz kanser taramaları açısından güçlü bir altyapıya sahiptir." ifadelerini kullandı. (İLKHA)
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde, daha önce diz protezi ameliyatı geçiren ve zamanla ağrı ile hareket kısıtlılığı gelişen hastaya total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi. Sol dizinden daha önce protez
Solaklığın, genetik ve gelişimsel süreçlerin etkisiyle ortaya çıkan doğal bir özellik olduğunu aktaran Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklık ve beyin ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Solak olmak daha zeki veya üretkem olmak anlamına gelmiyor
Ticaret Bakanlığı, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye, okul çantası ve okul kıyafetlerine yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzı yasaklanırken, ürünlerin toplatılması ve sorumlu firmalara ida
Ağustos Sedef Hastalığı Farkındalık Ayı kapsamında sedef hastalığına ilişkin bilgilendirmede bulunan Aydeniz, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hastalığın ciltte görülen belirtilerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aydeniz, "
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, dünya nöroloji otoritelerinin benimsediği yeni yaklaşım doğrultusunda, hastalıkları tedavi etmekten çok beyin sağlığını yaşam boyu korumaya odaklanan koruyucu nöroloji anlayışı ve bunun için uygulanması gereken bilims
Yozgat Şehir Hastanesi'nde ilk kez laparoskopik (kapalı) yöntemle prostat kanseri ameliyatı yapıldı. Yaklaşık 3 saat süren operasyonun ardından 63 yaşındaki hasta, ameliyatın üçüncü gününde taburcu edildi. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu ve ekibi
1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün bebek sağlığı üzerindeki hayati önemine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, doğal bir bağışıklık kaynağı olan anne sütünün bebekler için en değerli besin olduğunu belirtiyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Hal
Güneş, Türkiye'de emzirme oranının yaklaşık yüzde 65 seviyesinde kaldığını belirterek, annelerin yanlış yönlendirmeler ve toplumsal baskılar nedeniyle emzirmeyi erken bırakabildiğine dikkat çekti. "1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası" dolayısıyla açıklamala
Galatasaray A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Kocaeli̇spor
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Samsunspor A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Corendon Alanyaspor
Kasimpaşa A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Fenerbahçe A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Beşi̇ktaş A.ş.
Arca Çorum Fk
Göztepe A.ş.
Erzurumspor Fk
Eyüpspor
Tümosan Konyaspor