MENÜ

Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde kapsamlı rapor

Türk Nefroloji Derneği ve AstraZeneca Türkiye iş birliğiyle hazırlanan "Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat" raporu paylaşıldı. Raporda, Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 2,5’ine KBH tanısı konduğu, tanı almamış hastalarla birlikte ise KBH hastal...

Yayınlanma: 13 Mart 2025 11:44 Güncelleme: 30 Ağustos 2025 13:01
Türk Nefroloji Derneği’nden Dünya Böbrek Günü’nde kapsamlı rapor

Türk Nefroloji Derneği ve AstraZeneca Türkiye iş birliğiyle hazırlanan "Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat" raporu paylaşıldı. Raporda, Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 2,5’ine KBH tanısı konduğu, tanı almamış hastalarla birlikte ise KBH hastalarının nüfusun yüzde 12’sine yaklaştığı belirtiliyor. Rapor, kronik böbrek hastalığının (KBH) Türkiye’deki sağlık sistemi ve bütçesi üzerinde oluşturduğu ciddi yükü gözler önüne sererken bu yükün gelecekte daha da artacağına dikkat çekiyor.

Her yıl mart ayının ikinci perşembe günü olarak belirlenen "Dünya Böbrek Günü"nde kronik böbrek hastalığının önemine dikkat çekiliyor. Bu kapsamda, Türk Nefroloji Derneği (TND) ve AstraZeneca Türkiye iş birliğiyle hazırlanan "Sağlıklı Böbrek, Sağlıklı Hayat" raporu, Türkiye’de böbrek sağlığına dair kapsamlı verileri ortaya koyuyor. Raporun bulguları ve önerileri, Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu’nun ev sahipliğinde 13 Mart Dünya Böbrek Günü’nde düzenlenen bir basın toplantısında kamuoyu ile paylaşıldı.

"Sağlıklı Böbrek Sağlıklı Hayat" raporu, Türkiye’de kronik böbrek hastalığının (KBH) artan prevalansını ve sağlık sistemi üzerindeki yükünü ortaya koyuyor. Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 2,5’ine KBH tanısı konduğu, tanı almamış hastalarla birlikte ise KBH hastalarının nüfusun yüzde 11,7’isine ulaştığı tahmin edilen raporda, bu oranın 2027’ye kadar yüzde 12,3’e yükselmesinin beklendiği belirtiliyor. Tanı konulamayan ve tedavi edilemeyen KBH hastalarında böbrek hasarının hızla ilerleyebildiğine, bunun da kardiyovasküler komplikasyonlara neden olabildiğine ve ölümle sonuçlanabildiğine dikkat çekiliyor. 2040 yılına kadar dünya genelinde beşinci önde gelen ölüm nedeni olması beklenen kronik böbrek hastalığının sağlık bütçesine önemli bir maddi yük getirdiği belirtiliyor.

Bu hastalığın maliyetleriyle ilgili rakamlara da yer verilen raporda Türkiye’de 2022 yılında toplam sağlık harcamalarının yüzde 5,76’sının böbrek yetmezliği hastalarının tedavi, diyaliz ve böbrek nakli harcamalarından oluştuğu hesaplanırken bu oranın 2027 itibarıyla yüzde 6,34’e yükseleceği tahmin ediliyor. KBH ve renal replasman tedavisi (RRT) doğrudan maliyeti 2022 yılında 4,58 milyar doları bulmaktayken 2027 yılında 5 milyar doları aşması bekleniyor.

Raporda sağlık sistemi üzerindeki artan mali yükün yanı sıra, KBH’nin hastaların ve ailelerinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkilediği, depresyon ve anksiyete gibi psikososyal sorunlara yol açtığı ifade ediliyor. Bu çok yönlü etkiler, KBH’nin erken tanısı ve ilerlemesinin önlenmesi için tarama programlarının önemine işaret ediyor.

"KBH’ye erken evrede müdahale edilmemesi kalp yetersizliği nedenli ölümleri artırıyor"
Kronik böbrek hastalığının, sessiz ilerleyen bir hastalık olduğunu söyleyen Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, "KBH dünya popülasyonunun yüzde 10’undan fazlasını etkiliyor. Ülkemizde ise her 7 yetişkinden birinin kronik böbrek hastası olduğu tahmin ediliyor. Ancak KBH’de erken evre belirtileri genellikle belirgin değil veya hiç yok. Bu nedenle KBH’li çoğu kişi hastalığın farkında değil ve teşhis edilmeden kalır. KBH, birden fazla morbidite ile ilişkili, bunların en yaygın olanları kardiyovasküler hastalık, hipertansiyon ve tip 2 diyabet. KBH’ye erken evrede müdahale edilmemesi kalp yetersizliği nedenli ölümleri artırıyor. Oysa KBH hastalarının daha erken evrede tespit edilip tedavi edilmesi sayesinde böbrek yetmezliği önlenebilir ve kardiyovasküler riskler azaltılabilir. Bu risklerin azaltılması hem bireysel hem toplumsal sağlık sonuçlarını iyileştirebilir, aynı zamanda hastalığın maddi yükünü de önemli ölçüde azaltabilir. Son dönem böbrek yetersizliğinin en seçkin tedavi yöntemi böbrek nakli. Ülkemizde böbrek nakli yurt çapına dağılmış 70’den fazla merkezde başarı ile yapılıyor. Bu konuda dünyada ve Avrupa’da önemli bir noktada olduğumuzu söyleyebiliriz. Yıllardır tüm nakil sayıları içinde yüzde 20 civarındaki bu oranı artırmak için yoğun ve çok yönlü çaba harcanmalıdır. Canlı donörü olan ancak kan grubu ya da immünolojik uyumsuzluk nedeni ile nakil yapılamayan hastalar için çapraz nakil programları geliştirilmesi için derneğimiz çalışmalarını sürdürmektedir" şeklinde konuştu.

"Ülkemizde hipertansif olduğunun farkında olmayanların oranı yaklaşık yüzde 46"
Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ulusoy ise "Hipertansiyon önlenebilir kardiyovasküler hastalıkların ve tüm nedenlere bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden olmaya devam etmektedir. Kalp, böbrek, beyin ve göz damarlarındaki hasarlar önemli organ yetersizliklerine neden olur. Hipertansiyonun 18 yaş üstü erişkin yaş grubunda Türkiye’de görülme sıklığı yüzde 30,3 gibi yüksek orandadır. Hipertansiyonu önemli bir sorun yapan faktörlerden birisi hiç belirti vermemesi ve bu hastalıkla ilgili farkındalığın düşük olmasıdır. Nitekim ülkemizde yapılan PATENT çalışmasında hipertansif olduğunun farkında olmayanların oranı yaklaşık yüzde 46. Ayrıca ülkemizde hipertansiyon son dönem böbrek yetmezliği yaparak diyalize girenler arasında en yüksek ikinci nedendir" dedi.

"KBH’nin en sık görülen nedenleri diyabet, glomerüler böbrek hastalıkları ve hipertansiyondur"
Diyabetin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sıklığı giderek artan önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Türk Nefroloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Özkan Güngör ise "Diyabet, kronik böbrek hastalığının (KBH) en sık nedenidir. Ülkemizde 2023 yılı verilerine göre diyalize giren hastaların yüzde 34’ünde neden diyabetik böbrek hastalığıdır. Diyabetik böbrek hastalığının en erken ve önemli bulgusu idrarla protein atılımının artmış olmasıdır, bu zamanla daha da artar ve böbrek yetmezliği gelişir. Diyabetik böbrek hastalığı ne kadar erken saptanırsa ilerlemesini engellemek o kadar kolay olabilir. Diyabetik hastalarda böbrek hastalığı açısından düzenli tarama yapılması, erken tanı açısından gereklidir. Diyabetik hastalarda iyi glisemik kontrol sağlanması oldukça önemlidir. KBH’nin en sık görülen nedenleri diyabetin yanı sıra glomerüler böbrek hastalıkları ve hipertansiyondur. KBH, sessiz bir hastalıktır. Farkındalığı oldukça düşüktür. Türk Nefroloji Derneği (TND) tarafından yapılan Türkiye Kronik Böbrek Hastalığı Prevalans Çalışması’na (CREDIT) göre ülkemizde KBH’nin farkındalığı yüzde 5,7 bulunmuştur. Günümüze uyarlandığında, basit bir hesapla ülkemizde 10 milyonun üzerinde KBH’li kişi bulunduğu ve sorunun boyutunun ülkemiz için tahmin edilenin çok üzerinde olduğuna dikkat çekmektedir. KBH hastalarının daha erken evrede tespit edilip tedavi edilmesi ile KBH’nin ilerlemesi yavaşlatılabilir, böylece son dönem böbrek yetmezliği önlenebilir ve kardiyovasküler riskler azaltılabilir. Ayrıca KBH, ülke ekonomisine önemli bir maddi yük de getirmektedir, özellikle diyaliz ve böbrek nakli oldukça maliyetlidir" diye konuştu.

"Böbrek hastalıklarının önlenmesi ve erken teşhisinin önemine dikkat çekerek farkındalığın artırılmasını hedefliyoruz"
Raporla ilgili değerlendirmede bulunan AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış ise "Kronik böbrek hastalığı ülkemiz için ciddi bir halk sağlığı sorunu. KBH’nin sağlık sistemi üzerindeki yükü giderek artıyor. Bu trendi tersine çevirmek için çok yönlü ve çok paydaşlı stratejiler geliştirmemiz gerekiyor. Bu rapor ile de sadece bir durum tespiti yapmayı değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir sağlık sistemi için öneriler geliştirmeyi amaçladık. Bu raporumuz ile böbrek hastalıklarının önlenmesi ve erken teşhisinin önemine dikkat çekerek toplum, hekimler ve politika yapıcılar arasında farkındalığın artırılmasını da hedefliyoruz. Çünkü AstraZeneca olarak, sadece tedavi çözümleri geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda sağlıkta eşitliğe katkı sunmayı da misyonumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Bu amaçla, Türk Nefroloji Derneği gibi değerli paydaşlarımızla iş birliği yaparak, KBH konusunda kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarına katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz. Tüm paydaşlarımızla sağlıklı bir toplum için birlikte hareket etmeye ve ortak çözümler geliştirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

"Türkiye evde hemodiyaliz tedavisi sunan ülkeler içerisinde üçüncü sırada"
Konuşmasında hemodiyaliz hakkında önemli bilgiler veren Türk Nefroloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Ok, "Organ teminindeki yetersizlikler veya böbrek nakline engel olabilen ek sorunlar nedeniyle, ülkemizde ve tüm dünyada en yaygın kullanılan yöntem merkezde hemodiyalizdir. Hemodiyaliz hayat kurtarıcı bir tedavidir, dünyada 3 milyonu aşkın hasta bu sayede yaşamlarını sürdürebilmektedir. Hastaların pek çoğunda sıkı bir diyet uygulaması ve çok sayıda ilaç kullanma zorunluluğu söz konusudur. Evde hemodiyaliz iki ay eğitim sonrası hastanın evinde, hasta veya hasta yakını tarafından yapılır; keza diyaliz hemşiresi tarafından yapılması da mümkündür. Hâlihazırda en çok sayıda hastaya evde hemodiyaliz tedavisi olanağı sunan ülkeler sıralamasında Türkiye, ABD ve İngiltere’den sonra üçüncü ülke konumuna yükselmiştir" dedi.

"Diyaliz yöntemi ile vücutta biriken zararlı atıklar vücuttan uzaklaştırılabilir"
Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmail Koçyiğit, "Böbreğin fonksiyonunu yerine getiremez hale gelmesinin sonucunda vücutta zararlı maddeler birikmeye başlar ve sonuç olarak diyaliz ve böbrek nakli uygulanması gerekebilir. Günümüzde diyaliz hemodiyaliz ve periton diyalizi olmak üzere iki farklı şekilde uygulanabilir. Periton diyalizinde hastanın periton boşluğuna yani karın boşluğuna bir kateter yerleştirilir. Ardından özel diyaliz solüsyonu bir iğne yardımıyla kateterden karın zarına verilir. Periton diyalizini hemodiyalizden ayıran en önemli özelliği hastaların diyaliz işlemini kendilerinin yapabilmesidir. Bu sayede hastalar günlük aktivitelerini kısıtlamak zorunda kalmazlar" şeklinde konuştu.

Konuşmasına devam eden Koçyiğit, "Bu hastalık her bin canlı doğumda bir görülen kalıtsal bir hastalık ve iki cinsiyette aynı sıklıkta görülmektedir. Polikistik böbrek hastalığı olan kişilere evlilik öncesi genetik danışmanlık önerilmektedir. ODPBH ismi itibarıyla böbrek hastalığı olarak bilinse de sadece böbrekleri etkilemez. Çeşitli organ ve sistemlerde hastalığın etkileri sık görülebilmektedir. Ayrıca hastalığa eşlik eden şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalığı gibi durumlar hastada mevcut ise diyalize gidiş süreci çok daha hızlı olabilmektedir. Ayrıca ilk başvuruda hastanın eşi haricinde diğer birinci derece akrabaları hastalık araştırılması için polikliniğe çağrılır" diyerek sözlerini tamamladı.

KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Uzmanlar uyarıyor: Mükemmel ebeveyn olmaya çalışmak ruh sağlığınızı bozabilir

Uzmanlar uyarıyor: Mükemmel ebeveyn olmaya çalışmak ruh sağlığınızı bozabilir

Çocuklarının fiziksel, duygusal ve akademik gelişimi için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan pek çok anne ve baba, farkında olmadan kendi ruh sağlığını ikinci plana atabiliyor. Sosyal medyada sürekli karşılaşılan "kusursuz ebeveynlik" paylaşımları

Uzun süre ekran kullanımı çocukları sessizce değiştiriyor!

Uzun süre ekran kullanımı çocukları sessizce değiştiriyor!

Çocuk ve gençlerin eğitim ve sınav sürecini arkalarında bırakmalarının ardından okulların kapanmasıyla uzun yaz tatili de başlamış oldu. Dersler, ödevler ve sınav telaşı geride kalırken çocukların günlük yaşamında önemli bir değişiklik yaşanıyor. Boş zama

Araştırma: Anne sütüyle beslenen çocuklarda hiperaktivite bozukluk belirtileri daha düşük

Araştırma: Anne sütüyle beslenen çocuklarda hiperaktivite bozukluk belirtileri daha düşük

Norveç'teki Bergen Üniversitesi araştırmacıları, annelerin emzirme süresi ile çocuklarda DEHB belirtileri geliştirme olasılığı arasındaki ilişkiyi inceledi. Araştırmanın başyazarı, Bergen Üniversitesi Biyotıp Bölümü araştırmacısı ve Betanien Hastanesi kıd

Kongo’da Ebola salgını büyüyor

Kongo’da Ebola salgını büyüyor

Ebolanın nadir “Bundibugyo” varyantının yol açtığı salgında yüzlerce kişi izolasyon altında tedavi görüyor, henüz onaylı bir aşı veya tedavi bulunmuyor. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda mayıs ayında başlayan Ebola salgınında doğrulanan vaka sayı

Sıcak hava karar verme süreçlerini yavaşlatabilir!

Sıcak hava karar verme süreçlerini yavaşlatabilir!

Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, aşırı sıcakların beyin fonksiyonları, bilişsel performans, ruh hali ve nörolojik sağlık üzerindeki etkileri ve korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu. Aşırı sıcaklar beyne giden kan akımı ve oksijen miktarını azal

Araştırma: Kısa süreli stres bile kanın yapısını dakikalar içinde değiştirebiliyor

Araştırma: Kısa süreli stres bile kanın yapısını dakikalar içinde değiştirebiliyor

Güney Galler Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, akut psikolojik stresin vücutta serbest radikal üretimini hızla artırdığı, bunun da kan pıhtılarının oluşum biçimini değiştirerek kanı daha kolay pıhtılaşabilir hale getirdiği belir

Osmaniye'de gıda zehirlenmesi şüphesiyle 53 kişi hastaneye başvurdu

Osmaniye'de gıda zehirlenmesi şüphesiyle 53 kişi hastaneye başvurdu

Osmaniye Valiliği'nden yapılan açıklamada, vatandaşların rahatsızlanmasının ardından incelemelerin vakit kaybetmeden başlatıldığı belirtildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin işletmenin şubeleri ile üretim yapılan imalathanede denetim gerçekleştird

Diş Hekimi Toptemiş: Diş taşı temizliği zararlı değil, gereklidir

Diş Hekimi Toptemiş: Diş taşı temizliği zararlı değil, gereklidir

Mersin Rodent Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği'nde görev yapan Diş Hekimi Orhan Toptemiş, diş taşı temizliği ve çocuklarda ağız bakımının önemi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Diş taşlarının gün içerisinde tüketilen yiyecek ve içecek artıklarının diş yüze

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
77
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
74
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
69
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
60
Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü
57
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
55
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
51
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
41
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
40
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
37
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
37
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
37
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
35
Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇ Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇
34
İkas Eyüpspor İkas Eyüpspor
33
Hesap.com Antalyaspor Hesap.com Antalyaspor
32
Zecorner Kayseri̇spor Zecorner Kayseri̇spor
30
Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük
30