Uzun yıllardır kilo vermenin temel prensibi olarak "harcanandan daha az kalori almak" yaklaşımı benimseniyor. Ancak uzmanlara göre bu yöntem her zaman beklenen sonucu vermiyor. Çünkü insan vücudu tüm kalorileri aynı şekilde değerlendirmiyor. Tufts Ünivers
Uzun yıllardır kilo vermenin temel prensibi olarak "harcanandan daha az kalori almak" yaklaşımı benimseniyor. Ancak uzmanlara göre bu yöntem her zaman beklenen sonucu vermiyor. Çünkü insan vücudu tüm kalorileri aynı şekilde değerlendirmiyor.
Tufts Üniversitesi Gıda Tıptır Enstitüsü Direktörü ve kardiyolog Dr. Dariush Mozaffarian, farklı besinlerin beyin, karaciğer, pankreas, kaslar ve yağ dokusu gibi metabolizmayı etkileyen organlarda farklı tepkiler oluşturduğunu söyledi. Mozaffarian'a göre kilo kontrolünde yalnızca kalori miktarı değil, besinlerin niteliği de belirleyici rol oynuyor.
Kalori, karbonhidrat, protein ve yağlardan elde edilen enerji miktarını ifade ediyor. Ancak bu değerin hesaplanma yöntemi son dönemde gündeme gelen bir davayla yeniden tartışılmaya başlandı. Bir protein bar üreticisi, ürün etiketlerinde kalori ve yağ miktarını yanlış gösterdiği iddiasıyla dava edildi. İddialar, gıdaların yakılarak enerji değerinin ölçüldüğü "bomb kalorimetresi" yöntemiyle yapılan analizlere dayanıyordu. Dava daha sonra düşürüldü.
Uzmanlara göre bu yöntem, gıdanın içerdiği tüm potansiyel enerjiyi ölçüyor. Oysa insan vücudu bir yanma odası gibi çalışmadığı için bu enerjinin tamamını kullanamıyor.
Boston Çocuk Hastanesi'nden endokrinoloji uzmanı Dr. David Ludwig "Bir bomb kalorimetresine talaş koyarsanız gram başına yaklaşık dört kalori elde edersiniz. Ancak insanlar talaştan enerji sağlayamaz." ifadelerini kullandı.
Besin etiketlerinde yer alan kalori değerleri, teorik toplam enerjiden ziyade insan vücudunun kullanabileceği enerji miktarını yansıtıyor. Buna rağmen etiketlerdeki değerler, yuvarlama kuralları nedeniyle yüzde 20'ye kadar farklılık gösterebiliyor.
Uzmanlar ayrıca gıdanın pişirilme şekli, işlenme düzeyi, sindirilebilirliği, olgunluk seviyesi ve kişinin genetik özelliklerinin de alınan kalorinin vücutta nasıl kullanılacağını etkilediğini belirtiyor.
Araştırmalara göre beyaz ekmek, makarna ve şeker gibi yüksek glisemik indeksli besinler, vücudun kalorileri yağ olarak depolama eğilimini artırabiliyor. Buna karşılık baklagiller, tam tahıllar ve tohumlarda bulunan dirençli nişasta ise daha yavaş sindiriliyor, daha az kalori emilmesine neden oluyor ve uzun süre tokluk sağlayabiliyor.
Ludwig, bu durumu örnekleyerek "100 kalorilik şekerli bir içeceğin kilo kontrolü açısından 200 kalorilik bir avuç kuruyemişten daha avantajlı olduğu düşünülebilir. Ancak pratikte bunun tam tersi görülüyor. Şekerli içecekler yağ depolanmasını artırırken daha kısa sürede yeniden acıkmaya neden oluyor." dedi.
Uzmanlar, besinlerin pişirilme şeklinin de enerji emilimini değiştirdiğine dikkat çekiyor. Pişmiş gıdalardaki kaloriler çiğ gıdalara göre daha kolay emilirken, olgunlaşmamış meyvelerdeki enerji daha düşük oranda kullanılabiliyor. Ayrıca bademin ezme haline getirilmesi gibi basit işlemler bile vücudun aynı besinden aldığı enerji miktarını artırabiliyor.
Öte yandan ultra işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu beslenme düzeninin, dinlenme sırasında harcanan enerji miktarını azaltabileceği belirtiliyor. Bu durum alınan kalorilerin daha büyük bölümünün depolanmasına yol açabiliyor.
Harvard Tıp Fakültesi'nden obezite uzmanı Dr. Fatıma Cody Stanford ise genetik farklılıkların ve hatta uykusuz geçen tek bir gecenin bile vücudun kalorileri değerlendirme biçimini değiştirebildiğini ifade etti.
Uzmanlar, kalori hesaplamasının porsiyon kontrolü açısından faydalı bir rehber olabileceğini ancak sağlıklı kilo yönetimi için asıl odak noktasının beslenme kalitesi olması gerektiğini vurguluyor. Buna göre lif açısından zengin, bitki ağırlıklı ve az işlenmiş gıdaların tercih edilmesi; özellikle rafine karbonhidratlar ile ultra işlenmiş ürünlerin sınırlandırılması öneriliyor.
Dr. Ludwig "Kalorilere yalnızca paket üzerindeki sayılar olarak bakmamalıyız. Bu yaklaşım insanları yanıltabilir. Önemli olan sadece kalori miktarı değil, o kalorinin vücutta nasıl işlendiğidir." değerlendirmesinde bulundu. (İLKHA)
İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde, daha önce diz protezi ameliyatı geçiren ve zamanla ağrı ile hareket kısıtlılığı gelişen hastaya total diz protezi revizyonu ameliyatı gerçekleştirildi. Sol dizinden daha önce protez
Solaklığın, genetik ve gelişimsel süreçlerin etkisiyle ortaya çıkan doğal bir özellik olduğunu aktaran Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, solaklık ve beyin ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu. Solak olmak daha zeki veya üretkem olmak anlamına gelmiyor
Ticaret Bakanlığı, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye, okul çantası ve okul kıyafetlerine yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Güvensiz olduğu belirlenen ürünlerin piyasaya arzı yasaklanırken, ürünlerin toplatılması ve sorumlu firmalara ida
Ağustos Sedef Hastalığı Farkındalık Ayı kapsamında sedef hastalığına ilişkin bilgilendirmede bulunan Aydeniz, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen hastalığın ciltte görülen belirtilerin ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aydeniz, "
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, dünya nöroloji otoritelerinin benimsediği yeni yaklaşım doğrultusunda, hastalıkları tedavi etmekten çok beyin sağlığını yaşam boyu korumaya odaklanan koruyucu nöroloji anlayışı ve bunun için uygulanması gereken bilims
Yozgat Şehir Hastanesi'nde ilk kez laparoskopik (kapalı) yöntemle prostat kanseri ameliyatı yapıldı. Yaklaşık 3 saat süren operasyonun ardından 63 yaşındaki hasta, ameliyatın üçüncü gününde taburcu edildi. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu ve ekibi
1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında anne sütünün bebek sağlığı üzerindeki hayati önemine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, doğal bir bağışıklık kaynağı olan anne sütünün bebekler için en değerli besin olduğunu belirtiyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Hal
Güneş, Türkiye'de emzirme oranının yaklaşık yüzde 65 seviyesinde kaldığını belirterek, annelerin yanlış yönlendirmeler ve toplumsal baskılar nedeniyle emzirmeyi erken bırakabildiğine dikkat çekti. "1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası" dolayısıyla açıklamala
Galatasaray A.ş.
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Kocaeli̇spor
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Samsunspor A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Corendon Alanyaspor
Kasimpaşa A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Fenerbahçe A.ş.
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Beşi̇ktaş A.ş.
Arca Çorum Fk
Göztepe A.ş.
Erzurumspor Fk
Eyüpspor
Tümosan Konyaspor