MENÜ

Yayıncılıkta yapay zekâ dönemi

İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul Ticaret Odası (İTO) 32 No’lu Basım-Yayım Meslek Komitesi, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği ve Basın Yayın Birliği Derneği iş birliğiyle "Yapay Zekâ Çağında Yayımcılık Zirvesi"ne ev sahipliği yaptı. Yayıncılık sekt

Yayınlanma: 23 Ekim 2025 15:13 Güncelleme: 24 Ekim 2025 07:11
Yayıncılıkta yapay zekâ dönemi
İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul Ticaret Odası (İTO) 32 No’lu Basım-Yayım Meslek Komitesi, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği ve Basın Yayın Birliği Derneği iş birliğiyle "Yapay Zekâ Çağında Yayımcılık Zirvesi"ne ev sahipliği yaptı. Yayıncılık sektörünün önde gelen temsilcilerini, akademisyenleri ve kamu yöneticilerini bir araya getiren zirvede, yapay zekânın sektöre kazandırdığı imkanların yanı sıra etik, fikrî mülkiyet ve insan emeğinin korunmasına yönelik riskler masaya yatırıldı. Zirvede "teknolojiyi anlamlandıran" bir yayıncılık kültürünün geleceği şekillendireceği görüşü öne çıktı.
İstanbul Ticaret Üniversitesi; İstanbul Ticaret Odası (İTO) 32 No’lu Basım-Yayım Meslek Komitesi, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği ve Basın Yayın Birliği Derneği iş birliğiyle Yapay Zekâ Çağında Yayımcılık Zirvesi düzenledi.
Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce’de gerçekleştirilen zirve, yayıncılık sektörünün geleceğini insan-merkezli bir bakışla tartışmaya açtı. İTO Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken’in de katıldığı zirvenin açılış konuşmaları İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Münir Üstün, İTO 32 No’lu Basım-Yayın Meslek Komitesi Başkanı Halil Çelik, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği Başkanı M. Burhan Genç tarafından yapıldı. Bilim insanı Prof. Dr. Sinan Canan’ın Açılış Oturumu konuşmasını yaptığı zirveye, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu, İstanbul Ticaret Üniversitesi Genel Sekreteri Erdal Cesar, Basın Yayım Birliği Derneği Başkanı Mustafa Karagüllüoğlu, MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Basım, Yayın ve Medya Sektör Kurulu Başkanı Sadettin Budak, Anadolu Ajansı Yayınlar Müdürü Oğuz Karakaş, yayınevleri yöneticileri, basın mensupları, dekanlar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Ortak vurgu: "İnsan emeği ve etik çerçeve"
Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Kuralay, konuşmasında dijitalleşme ve yapay zekânın en çok etkilediği alanlardan birinin yayıncılık olduğunu belirterek teknolojinin yalnızca bir araç değil, aynı zamanda kendi kültürünü de beraberinde getirdiğini vurguladı. Dr. Kuralay, kağıt kitapların hâlâ güçlü biçimde varlığını sürdürdüğünü, Frankfurt Kitap Fuarı’ndaki yoğun ilgiden bunun açıkça görüldüğünü ifade etti. Dr. Kuralay, "Ben yazılarımı yazarken yapay zekâya sormuyorum, çünkü o zaman yazı artık bana ait olmaz" diyerek teknolojinin insan emeği ve kültürel değerlerle dengeli biçimde kullanılmasının önemine dikkat çekti.
"Görmezden gelinemez"
Rektör Prof. Dr. Şimşek de yapay zekânın matematiksel bir zemin üzerinde yükselen "düşünmeyi kolaylaştırıcı bir yöntem" olduğunu belirterek, yayıncılık alanının bu dönüşümü görmezden gelemeyeceğini söyledi. Prof. Dr. Şimşek, üniversitenin akademik kadrosu ve imkânlarıyla bu tartışmaya katkı vermekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Münir Üstün ise yapay zekânın "bilgiyi üretme ve aktarma biçimimizi" yeniden şekillendirdiğini söyleyerek, verimlilik ve erişim kadar etik ilkeler ile fikrî hakların korunmasının da tartışmanın merkezinde kalması gerektiğini kaydetti. Burhan Genç de yapay zekâyı "nükleer enerjiye benzer çift yönlü bir güç" olarak tanımlayarak, etik-hukuki sınırların şirketler eliyle hızla geliştirilen bu teknolojide kamusal dengeyle desteklenmesi gerektiğini belirtti. Halil Çelik ise yayıncılığın yalnızca bir üretim hattı değil, "kültür aktarımının kalbi" olduğunun altını çizerek, yapay zekânın sektöre getirdiği hız ve kolaylığın yanında "insan eliyle üretilenin değeri nasıl korunacak?" sorusunu gündeme taşıdı.
Açılış oturumu: "Yapay zekâ çağında insan kalmak"
Yapay Zekâ Çağında Yayımcılık Zirvesi’nin açılış oturumu ise İstanbul Ticaret Üniversitesi İşletme Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri (İng.) Bölüm Başkanı Prof. Dr. Öykü İyigün’ün moderatörlüğünde, bilim insanı Prof. Dr. Sinan Canan’ın konuşmasıyla gerçekleştirildi. Prof. Dr. Sinan Canan, yapay zekânın özünde insanın ürettiği dil, bilgi ve kültürel birikim bulunduğunu vurguladı. "Yapay zekâ, insan sözünden türeyen bir teknolojidir; yeni olanı söyleyemez, sadece var olanı yeniden biçimlendirir" ifadeleriyle konuşmasına başlayan Prof. Dr. Canan, üreticiliğin hızla üretmek değil, söylenmemiş olanı kurabilme cesareti olduğunu belirtti. Günümüz dijital dünyasının insan psikolojisinin zaaflarını hedef alarak dikkati bir meta haline getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Canan, bu çağda bireyin kendi farkındalığını koruyabilmesi için bilinçli bir duruşa sahip olması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Canan, teknolojiyi insanı yükselten bir araç olarak kullanmanın kültürel bir olgunluk gerektirdiğini ifade etti. Oturum, insanın kendi gündemini belirleyebildiği, dilini zenginleştirdiği ve teknolojiyi anlamlandırabildiği sürece çağın en güçlü öznesi olabileceği mesajıyla sona erdi.
1. Oturum - Çocuk yayıncılığı ve çizerlik
Zirvenin Çocuk Yayıncılığı ve Çizerlik başlıklı ilk oturumu, Doç. Dr. İlker Köse moderatörlüğünde yapıldı. Oturumda Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nden Dr. Melike Palsü Kurt, İllüstratörler Platformu Kurucu Başkanı Nurgül Şenefe, Zürafa Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Adem Kaya ve Çocuk kitabı yazarı Ahmet Melih Karauğuz, çocuk yayıncılığı ile çizerliğin yapay zekâ çağında nasıl konumlanması gerektiğini; fırsatları, riskleri ve etik sınırlarıyla tartıştı. Kurt, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’ne atıfla "yapay zekâ bilincinin" çocuklukta başlaması gerektiğini vurguladı. Ekran süresi tartışmalarının tek başına yeterli olmadığını, asıl meselenin algoritmik farkındalık, etik ve siber güvenlik olduğunu söyledi. Kurumun çocuklara yönelik uzay ve yapay zekâ temalı projelerinden örnekler paylaşan Kurt, "Kodlamayı tek başına bir hedef değil, analitik düşünme ve problem çözme kültürünün parçası olarak görmek zorundayız" dedi.
İkinci konuşmacı Şenefe ise üretken yapay zekânın üretici sektörlerde "hak ihlali ve şeffaflık" sorunlarını büyüttüğünü belirtti. Eğitim ve toplumsal bilinç olmadan kullanıcıların "yönetilen tüketicilere" dönüşebileceği uyarısında bulunan Şenefe, veri madenciliği süreçlerinin telif ve insan hakları boyutuyla ele alınmasını, şeffaf eğitim verisi, izin ve ücretlendirme ilkelerinin netleşmesini istedi.
Kaya ise büyük uluslararası yayınevlerinin çocuk kitaplarında yapay zekâ üretimini sınırlayan politikalarına dikkat çekti. Metin başlığı bulma, dil düzeltme gibi yardımcı işlevlerde fayda görürken, sanatsal üretim ve pedagojik denetimin insanın sorumluluğunda kalması gerektiğini vurgulayan Kaya, e-kitabın basılı kitabı bitirmediğini hatırlatarak "Amaç hızlı üretim değil, iyi eser üretmektir" mesajı verdi. Şair Abdürrahim Karakoç’un Mihriban şiirinden örnek veren, yapay zekanın insana yönelik tüm tehditlerine rağmen, "Lambada titreyen alev üşüyor" ifadesindeki duyguyu hiçbir zaman veremeyeceğini hatırlattı.
Oturumun son konuşmacısı Karauğuz da yapay zekâyı "sanatın yerine geçen değil, asistan" bir araç olarak konumlandırdı. Yapay zekânın taslak, sahne kurgusu ve görsel oluşturma gibi aşamalarda süreyi kısaltabileceğini; asıl katma değerin ise yayıncılıkta veri analitiği gibi alanlarda ortaya çıkacağını belirten Karauğuz, Türkiye’de yayıncılığın düşük kârlılık ve verimsizlik sorunlarına da değinerek teknolojinin akıllı kullanımını önerdi.
2. Oturum: Edisyon ve çeviri
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Taner Beyoğlu moderatörlüğünde gerçekleşen "Edisyon ve Çeviri" oturumunda Kronik Kitap Proje Editörü M. Murtaza Özeren, İstanbul Ticaret Üniversitesi Yayınları Müdürü Halil İbrahim Binici, Epona Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Dr. Sedat Demir, 29 Mayıs Üniversitesi’nden Mütercim ve Tercümanlık Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işın Öner katıldı.
Özeren, çevirmenlerin bireysel olarak kullandığı üçüncü taraf yapay zekâ araçlarının sektörü "kontrolsüz" bıraktığını belirterek yayıncıların kendi ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş çeviri-edisyon motorlarına yatırım yapması çağrısı yaptı. Özeren, "Yapay zekâ ‘özne’ değil bir araç. Bu nedenle yayınevleri bünyesinde yapay zekâ operatörleri istihdam edilmeli, editör ve çevirmenlere sistemli eğitim verilmeli. Araç doğru kurgulanır ve denetlenirse mesleği bitirmez, tersine nitelikli editör ve çevirmenin değerini artırır" dedi.
Binici de büyük akademik yayınevlerinde editoryal ajanların kullanılmaya başlandığını, ilk çıktıları kısa sürede görüleceğini söyledi. Türkiye’de YÖK’ün 2024’te yayımladığı yapay zekâ etik çerçevesini hatırlatan Binici, üniversite yayıncılığının öncülüğünde tüm sektöre yayılan ortak bir etik kullanım rehberi hazırlanmasını önerdi.
Dr. Demir ise yapay zekânın yayıncılıkta kaçınılmaz bir ortak olacağını ancak kurmaca ve şiirde üslup, kişisel deneyimin yerini alamayacağını vurguladı. Telif ve düzenleme alanında bağlayıcı kurallar gerektiğini belirten Dr. Demir, "Klişe kurguyu makine kurar; fakat travmayı, birikimi hâlâ yazar kurar" ifadesini kullandı.
Son konuşmacı Prof. Dr. Öner de konuşmasında Can Yücel ve Shakespeare üzerinden yaptığı sınıf içi deneyleri paylaştı. ChatGPT’nin İngilizce şiirsel formları taklit ederken uyak ve ritimde zaman zaman başarılı sonuçlar verdiğini; ancak Türkçeye geçtiğinde hece ölçüsü, akıcılık ve anlam katmanlarında bariz hatalar ürettiğini anlattı. Prof. Dr. Öner, bu bulguların insan çevirmenin estetik kararları ve dili içerden sezme yeteneğinin yerini şimdilik tutmadığını gösterdiğini söyledi.
3. Oturum: Eğitim yayıncılığı ve pazarlama
İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Gözde Sunal moderatörlüğünde düzenlenen Eğitim Yayıncılığı ve Pazarlama oturumda ise Marka Uzmanı-Yazar Ömer Şengüler, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Fatih Kaleci, Kastamonu Üniversitesi Yapay Zekâ Çalışmaları Koordinatörü Prof. Dr. Selman Tunay Kamer ve UK Danışmanlık Kurucusu Dr. Umut Köksal konuşmacı olarak katıldı.
Şengüler konuşmasında bilgiye erişimin hızlanmasıyla yayınevlerinin yalnızca basım yapan kurumlardan içerik küratörlüğüne evrileceğini söyledi. Okur tercihlerinde belirleyici unsurun yayıncının marka güveni olacağını vurgulayan Şengüler, kişilerin ve kurumların ‘dijital ikizleri’nin şimdiden üretilebildiğini, bu nedenle seçici ve rehberlik eden yayıncılık yaklaşımının öne çıkacağını belirtti.
Dr. Kaleci de yapay zekâ entegrasyonundan en yüksek verimi akademik yayıncılığın aldığını ifade etti. Dr. Kaleci, ön inceleme, dil-kaynak kontrolü, intihal ve referans güncelliği gibi editoryal adımların otomasyonu sayesinde süreçlerin haftalara indiğini anlattı. Açık erişim ve yaşayan yayın gibi yeni formatların yükseldiğini söyleyen Dr. Kaleci, buna paralel etik ihlaller ve sahte yayıncılık risklerine karşı daha sıkı denetim çağrısı yaptı.
Prof. Dr. Kamer ise teknolojik dönüşümün meslekleri yok etmekten çok rolleri dönüştürdüğünü vurguladı. Prof. Dr. Kamer, eğitim yayıncılığında yapay zekânın özetleme, görselleştirme ve içerik sıralama gibi işlerde asistan olduğunu; nihai içeriklerin pedagojik uygunluk, etik ve seviye açısından insan editörlerce doğrulanması gerektiğini belirtti.
Son konuşmacı Dr. Köksal da eğitim yayıncılığında başarının veri analitiği-yapay zekâ birlikteliğine dayandığını söyledi. Dr. Köksal, okurun sayfa/dakika bazlı okuma alışkanlıkları, terk noktaları ve geri dönüş oranlarının makine öğrenmesi ile anlamlandırıldığını; böylece kişiye özel içerik önerileri, bölge ve kitle bazlı satış öngörüleri, stok ve baskı planlamasında optimizasyon yapılabildiğini aktardı.
4. Oturum: Telif hakları
Son oturum, İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker moderatörlüğünde gerçekleşti. Konuşmacılar Kültür ve Turizm Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve Belgelendirme Daire Başkanı Dr. Belgin Aslan, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği Genel Sekreteri Av. Arb. Melahat Boran ile İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğr. Üyesi Av. Doç. Dr. Cahit Suluk oldu.
İlk konuşmacı Dr. Aslan, küresel düzeyde yapay zekâ düzenlemelerinin hızla yayıldığını, özellikle AB Yapay Zekâ Tüzüğü’nün yayınevlerine yeni yükümlülükler getirdiğini ifade etti. Bu tüzüğün genel amaçlı yapay zekâ sistemlerine veri kaynağı açıklama, telif uyum politikası ve model eğitimi şeffaflığı şartı getirdiğini belirten Dr. Aslan, Türkiye’de yapay zekâya özgü bir yasa bulunmamakla birlikte, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun hâlen geçerli temel dayanak olduğunu söyledi.
Av. Boran da yapay zekâ sistemlerinin eğitiminde telifli yayınların kaçınılmaz veri kaynağı olduğunu belirterek, çözümün toplu lisanslama ve şeffaflık ilkelerinde yattığını söyledi. Av. Boran, Meta, OpenAI davalarından örneklerle, korsan içerikle model eğitiminin uluslararası yargıda artık ihlâl sayıldığını ifade etti.
Av. Doç. Dr. Suluk ise telif hukukunun sanayi çağında doğan bir teşvik ve tekel sistemi olduğunu hatırlatarak, yapay zekâ çağında karşılaşılan üç temel sorun alanını sıraladı: eğitim verilerinin kullanımı, üretilen çıktılar üzerindeki hakların korunması ve taklit ya da işleme sorunları. Klasik telif anlayışının geniş bir koruma sunduğunu ancak model eğitiminde izinsiz veri kullanımının ihlâl riskini artırdığını belirten Dr. Suluk, çıktılara eser statüsü verilmemesi gerektiğini vurguladı. Dr. Suluk, dünya genelinde benimsenen yaklaşımın, "eser sahibinin insan olduğu, yapay zekânın ise yalnızca bir araç olarak değerlendirildiği" yönünde olduğunu ifade etti.
ETİKETLER: Yayıncılıkta, yapay, zekâ, dönemi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Şirketlere yönelik sermaye kaybı düzenlemesinin süresi 2028’e uzatıldı

Şirketlere yönelik sermaye kaybı düzenlemesinin süresi 2028’e uzatıldı

33396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tebliğ değişikliğiyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesi kapsamındaki uygulamanın süresi uzatıldı. Düzenlemeye göre, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden kaynaklanan kur farkı za

Kamu katılım bankaları tek çatı altında birleşiyor 

Kamu katılım bankaları tek çatı altında birleşiyor 

Resmî açıklamaya göre, kamu sermayeli katılım finans kurumlarının tek çatı altında toplanmasını hedefleyen stratejik adımın ilk aşaması 7 Ekim’de imzalanan pay devir sözleşmeleriyle tamamlandı. Bu hamleyle sektörün rekabet gücünün artırılması ve katılım f

İnşaat maliyet endeksi ağustosta yıllık yüzde 29,59 arttı

İnşaat maliyet endeksi ağustosta yıllık yüzde 29,59 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayına ilişkin inşaat maliyet endeksi verilerini açıkladı. Verilere göre inşaat maliyet endeksi, ağustosta bir önceki aya göre yüzde 2,04, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,59 arttı. Aylık bazda malzeme endeksi

Döviz kurlarında son durum

Döviz kurlarında son durum

Küresel piyasalarda dolar endeksi ve ABD tahvil getirilerindeki gerilemeye karşın yurt içi döviz piyasasında yukarı yönlü hareket dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la görüşmelere ilişkin açıklamaları ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz pol

Fon katılımcılarının paraları bankalara aktarıldı 

Fon katılımcılarının paraları bankalara aktarıldı 

Ekonomi ve Finansta Milli Vizyon Zirvesi’nde konuşan Şimşek, sermaye piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını vurgulayarak, piyasa bozucu faaliyetlerde bulunanların hukuk önünde tüm mal varlıklarıyla hesap vereceğini söyledi. Toplamda 2 bin 900’e yak

Eylülde en yüksek reel getiri DİBS'te, yıllıkta külçe altında gerçekleşti

Eylülde en yüksek reel getiri DİBS'te, yıllıkta külçe altında gerçekleşti

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde DİBS yüzde 1,18, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,40 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde Amerikan Doları yüzde 0,44, Euro yüzde 1,1

Altın fiyatlarında Fed baskısı: Gözler aralık toplantısında

Altın fiyatlarında Fed baskısı: Gözler aralık toplantısında

Küresel piyasalarda yatırımcıların odağı Fed'in para politikası kararlarına çevrilirken, altın fiyatlarında da faiz beklentilerinin etkisi hissediliyor. Fed'in eylül toplantısına ilişkin tutanaklar, yıl sonundan önce yeni bir faiz artışının gündeme gelebi

Döviz piyasasında dolar 49,20 lirayı aştı

Döviz piyasasında dolar 49,20 lirayı aştı

7 Ekim 08.33 itibarıyla doların alış fiyatı 49,1910 lira, satış fiyatı 49,2025 lira oldu. Doların günlük değişimi yüzde 0,06 olarak kaydedildi. Euro ise güne yüzde 0,23 düşüşle başladı. Euro 55,2437 liradan alınırken 55,3070 liradan satılıyor. İngiliz ste

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
16
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
15
Amed Sporti̇f Faali̇yetler Amed Sporti̇f Faali̇yetler
14
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
13
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
13
Arca Çorum Fk Arca Çorum Fk
13
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
12
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
12
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
10
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
10
İstanbul Başakşehi̇r Fk İstanbul Başakşehi̇r Fk
8
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
8
Gençlerbi̇rli̇ği̇ Gençlerbi̇rli̇ği̇
8
Erzurumspor Fk Erzurumspor Fk
8
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
6
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
5
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
4
Eyüpspor Eyüpspor
3