• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Malatya : 8 °C
  • Ankara : 11 °C
  • İzmir : 16 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Elazığ : 9 °C
  • Adıyaman : 11 °C

Atatürk’ün kürsüsündeki zat!

04.03.2012 23:12
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Akıl hocalarından cesaret alan bedhahlar, Mustafa Kemal Atatürk’e saldırmaya devam ediyor.

Fırsat kollayan kollayana...

Ama her şey güzel de Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM için “Memleketin alın yazısında biricik yetki ve kudret sahibi olan Büyük Millet Meclisi, bu memleketin düzeni için, iç ve dış güvenliği ve dokunulmazlığı için en büyük kefildir. Büyük milli dertler şimdiye kadar ancak Büyük Millet Meclisi’nde şifa buldu. Gelecekte de yalnız orada kesin önlemlerini bulabilecektir. Türk milletinin sevgi ve bağlılığı daima Büyük Millet Meclisi’ne yöneldi ve daima oraya yönelmiş olacaktır” dediği bir mekanda yapılan hakaret acımıza acı katıyor.

Meclis Başkanı’nın dediği gibi, TBMM Genel Kurulunda üzücü bir tartışma yaşanmamış Türk milletinin değerlerine saldırılmıştır. Bunun adı da üzücü tartışma olamaz, olmamalıdır!

Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsü milletin kürsüsü ama Türk Milleti adına görev yapan milletvekillerinin de düşüncelerini ve eleştirilerini açıklarken Cumhuriyet ve Demokrasi gibiiki büyük değeri bize armağan eden Büyük Atatürk’e hakaret kimsenin haddi olamaz.

Ne yazık ki günümüzde tarihi şahsiyetlerimize ve Türk milletinin hassasiyetlerine karşı acımasızca saldırıların yaşandığı günlerden geçiyoruz.

BDP Milletvekili Altan Tan’ın Kemalist diktatörlükten söz etmesi, Kurtuluş Savaşı yıllarına dil uzatması karşısında en büyük acımız TBMM’nin çoğunluğunu elinde bulunduran iktidar partisinden hatibe bir tepki gelmemesidir. TBMM Başkanı’nın olayları kınayan açıklamasının dışında da hiçbir AKP sözcüsünden bu yönde açıklamaya bu yazıyı yazmadan önce hiçbir yerde maalesef rastlamadım.

Altan Tan Efendi, sözünü de inatla ve ısrarla geri almıyor. Bunun karşılığını da bir “uyarma” cezası ile geçiştiriyor.

Ayrıca TBMM oturumunda söz konusu yaşananlar bir İskilipli Hoca olayı değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna dönük hakaretlerdir. Ama malum basın bu işi de sulandırmayı becermiştir.

Bu acı tartışma turunda oturumu yöneten AKP’li Mehmet Sağlam da, iyi bir sınav veremedi.

Üstelik Tan’ın konuşmasını bazı AKP’liler alkışladığı gibi AKP Şırnak Milletvekili Emin Dindar da elini sıkarak kutlamayı ihmal etmedi.

Bu sahneye Milliyetçi Hareket’in Grup Başkanvekili Oktay Vural’ın tepkisi anlamlıydı:

“-Bakın görüyor musunuz? AKP ile BDP’nin işbirlikçilerini görün!”

Ne ilginçtir sayın Vural’ın bu yakınışına AKP sıralarından “Provokatör” cevabı geldi!

İktidar partisinin Grup Başkanvekili Mahir Ünal’ın, “…bizim Kemalist diktatörlük ifadesine dönük herhangi bir tebrik veya alkışlama iddiası Ak Parti grubunu bu sorunun içine çekme gayretini taşımaktadır” ifadesi de anlamlıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten bir iktidar partisinin mensupları Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret edilecek ama onlar “sorunun içine çekilmeme” adına hareket edeceklerdir.

Vallahi pes!

“Kuru gürültüye pabuç bırakmayacağını” söyleyerek meydan okuyan Altan Tan, AKP’li TBMM Başkanvekilinin kınama talebini Genel Kurul’da oylatmada takdir hakkını kullanmasıyla sadece “uyarma cezası” ile kurtuluverdi.

Sonra bir not daha ekleyelim; İskilipli Atıf Hoca ile başlayan bu tartışmaların kaynağı olan şahıs da ne yazık ki “Yunan askerlerini Halife’nin Ordusu’na, Kuvayı Milliyecileri de hayduta” benzetmesiyle ün yapan zattır!

Sözün özü, hadsizlikte densizlikte sınır tanımayanlar Atatürk’ün kürsüsünden, Atatürk’e, Devlete, Cumhuriyet'e hakaret etmişlerdir.
Yazık... Yazık...

Başbuğ Alparslan Tütrkeş’ten bir sözle yazımıza nokta koyalım:

“- Türk töresi, Türk ülküsünün ayrılmaz parçasıdır ..

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
dkapkıner
10 Mart 2012 Cumartesi 00:27
Vurun ...
Führeri eleştiremezsinizde ülkemizde bazılarını eleştirebilir misiniz?Asla...Türkiyede eleştirmeninin,saldırmanın ve hatta aşağılamanın serbest olduğu bir kişi var o da bu milletin kurtarıcısı M.Kemal Atatürk'tür.Dünya tarihinde kurtardığı m-illet tarafından böylesine saldırıya uğrayan bir başka lider yoktur.Dünya tarihinde kurtarıcısına saldıran Türk Milleti dışında bir başka m-illette yoktur.Siz "Milli iaradeyi hakim kılmak esastır"diyene diktatör diyeceksiniz;O'na diktatör diyene "Sayın"diyeceksiniz.Bunun mantıklı bir açıklaması var mı?O diktatör dediğiniz M.Kemal'in kafasına "Kadınlarda evlenirken muayene olsun " yasası tartışılırken kafasına odun fırlatılmış ve O bunu "Meclis tartışmasıdır,olur böyle şeyler." demiştir.Siz bu insana diktatör diyeceksiniz!..Bazılarının yazılarını okuyorum kinlerini kusuyorlar adeta.Ramazan bey gibi yazanlar zaten içerdeler.Bu yazıyı bugün(9 Mart)okuyabildim.Hala dışardaysa ne mutlu ona.Tebrikler sevgili yazar arkadaşım.
mustafa yildirim
06 Mart 2012 Salı 04:37
meydani bos buldunuz
ataturk olmasaydi acaba o vekilerin adlari ne olacakti merak ediyorum once kendilerine baksinlar biz bu ulkeye ne verdik ne kazandirdik bu hesabini millete versinler halik tabirile ayni tabakta yemek yerler ayni tabaha ,,,, den den yaparlar bunlari halka havel ediyorum
Şahinbey
05 Mart 2012 Pazartesi 20:52
Torunlar iyi çalışıyor...???
Sayın hocam; Milli Kurtuluş savaşımızda Sakarya'da 96 bin, Büyük Taarruzda 103 bin askerimiz vardı. Osmanlıdan gelen General sayımız ise 5 Beş... Ama Osmanlı'da 100 ün üzerinde General vardı, ayrıca isyan eden, düşmanla işbirliği yapan ve ordudan kaçanların sayısı 400 binin üzerinde idi. Bizler dedelerimizin kanları ile aldığı ve emanet ettiği ülkemize sahip çıkamadık, öbür torunlar bizden gayretli çıktı. Şimdi intikam alıyorlar. Baksanıza ingiliz ajanlarının bile itibarı iade ediliyor.
amuklu
05 Mart 2012 Pazartesi 19:57
kürsüler vs
Sayin yazar Altan Tan in "Atatürk Meclisinden" ve Atatürk kürsüsünden" söylediklerinin nekadar gercek oldugunu degil, kendisine ne kadar uymadigini anlatmaya calismis. Onun düsüncesidir bu. "haddini bilmek...milletonsabri..." ile de tehdit etmeyi ihmal etmemis. Tabii bir demokrat, bir milliyetci, arasira aba altinda sopa göstermek ve arasira "irkciliga" kadar varan yorumlari yapmak icin; Bireyi "indiwidum" olarak görmemek, herseyi hep yukarilara baglamak yaklasimidir. Ki bu kulluk anlayisini kabul etme ve topluma da kabul ettirmeden baska birsey degildir. "Kimse führeri elestiremez, hakkinda hic olumsuz bir sey diyemez" demenin Türk milliyetcisicesi bu oluyor. Allaha kulluk orada kalmayip, kendisi gibi tapmayanlar, kendisi gibi tapilana iman etmeyenler, kendisi gibi tapilana ibadet ederken ayni dili konusmayanlarin, ayni sözleri tekrarlamayanlarin hepsi "vatan haini, Türk düsmani, din düsmani..." oluyor. Bir sonraki yazisinda sayin yazar yine bize demokrasiden sözedecek ve biz de "demokrat" diyecegiz. Yani on yanlis yap ama sessizce ve onbirincisinde dogruyu gürültü ile anlat ki herkes cok dogrucu olduguna inansin. Aleykümselam agam.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Mobil 0542. 238 20 26 whatsapp 7/24 0542. 238 20 26 MalatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim