• BIST 108.394
  • Altın 142,809
  • Dolar 3,5301
  • Euro 4,1252
  • Malatya : 39 °C
  • Ankara : 36 °C
  • İzmir : 30 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Elazığ : 39 °C
  • Adıyaman : 40 °C
  • Trabzon : 30 °C

İstifa mı emeklilik mi?

31.07.2011 00:27
Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Ramazan Durmuş / Malatya Güncel

Türk tarihinde bir ilk daha yaşandı...
Genelkurmay Başkanı ile birlikte 3 Kuvvet Komutanı önce istifa etti, sonra pardon denilerek emekliliklerini istediler oldu!
Her ne ise buzağı aramanın gereği yok; “veda açıklaması olayın seyrini ortaya koyuyor. İstifa etseler de emekliliklerini isteseler de Sayın Işık Koşaner’in veda mesajındaki ifadeler, geç de olsa taşan bardaktan başka bir şey değil!
Taşan bardaktan geriye kalanlara gelin bir defa da bakalım:
• Soruşturma ve uzun süreli tutuklamaların bir amacının da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sürekli gündemde tutularak, kamuoyunda bir suç teşkilatı olduğu izleniminin yaratılmaya çalışılmasıdır.
• Bunu fırsat bilen yanlı medyanın her türlü yalan haber, iftira ve suçlamalarla yüce ulusumuzu kendi silahlı kuvvetlerine karşı tavır almaya teşvik ettiği dikkatlerden kaçmamaktadır.
• Emekli ve muvazzaf çok sayıda Türk Silahlı Kuvvetleri mensubunun, somut delillere dayanmayan iddialar nedeniyle soruşturmalara tabi tutulması, tutuklanması ve yargılanması tüm Türk Silahlı Kuvvetleri personeli tarafından üzüntü, endişe ve kırgınlıkla izleniyor.
• Tutuklamaların evrensel hukuk kaidelerine, hakka, adalete ve vicdani değerlere uygun olarak yapıldığını kabul etmek birçok hukukçunun da ifade ettiği gibi mümkün değildir.
• Haklarında henüz hiçbir kesin yargı kararı olmamasına rağmen, tutuklu bulunan 14 general/amiral ile 58 albay, hürriyetlerinin tahdit edilmesinin yanı sıra, mevcut yasalarımız gereğince bu yıl yapılacak Yüksek Askeri Şura'da değerlendirmeye girme hakkını kaybetmiş ve peşinen cezalandırılmıştır.
• Girişimlerimin dikkate alınmaması, Genelkurmay Başkanı olarak personelimin hak ve hukukunu koruma sorumluluğumu yerine getirmeme engel oldu.
Evet bu yaşananların adı en üst perdeden devlet krizidir. Son gelişmeler ve “Mahkeme kadıya mülk değildir” tarzlı tepkiler Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeniden dizayn edilmek istendiğini ortaya koyuyor.
Taşan bardaktan geriye kalan geç de olsa, Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup amiral ve generallerin Ergenekon, Balyoz, internet andıcı gibi isimlerle anılan darbe iddialarıyla ilişkilendirilmelerine tepkidir.
Ne yazık ki AKP döneminde Türkiye, önlenemez gerilimler ülkesi haline getirilmiş bulunmaktadır.
Bir de Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmayı kendine vazife edinenlerin, yaşanan gelişmeler karşısında zafer kazanmış ordu komutanı misali ekranlarda ahkam kesmesine de okurlarımın dikkatlerini çekiyor.
* * *
Bir ibret levhası öykü ile yazıma nokta koyayım.
Yaptıklarımız kadar yapmadıklarımızda sorumluluğumuza “Takvim yaprağından” güzel bir örnek...
Osmanlı’nın ilk Şeyhülislam’ı Molla Fenari, Bursa Kadısı iken bir adam bir at satın alır. Evine dönerken atın hasta olduğunu fark eder, geri götürmeye karar verir.
Atı satan kişi belki zorluk çıkarır diye, Kadıya gidip işi sağlama bağlamak ister. Mahkemeye vardığında Kadı Molla Fenari yerinde değildir. İşini ertesi güne bırakır, fakat hasta at o gece ölür.
Adam Kadıya durumu anlatır ve mağdur olduğunu, ne yapması gerektiğini sorar. Molla Fenari cevap verir:
- Senin zararını ben ödeyeceğim!
Adam hayretle; “Niçin siz ödeyeceksiniz?” deyince Molla Fenari’nin cevabı şu olur:
“-Benim ilgim yok görünüyor, ama aslında ben kusurluyum. Eğer dün geldiğinde beni yerimde bulsaydın, olaya müdahale edip atı geri verdirmeni sağlayacaktım. Böylelikle paranı geri almış, at ise sahibinin elinde ölmüş olacaktı.
Senin bu şekilde mağdur olmana sebep, benim yerimde bulunmayışım olmuştur. Şimdi bu imkan ortadan kalkmıştır. Bu yüzden zararı benim tazmin etmem gerekir.”
Ve, Molla Fenari sözü biter bitmez atın bedelini öder.
İbret alacaklara ne mutlu...
* * *
Mübarek Ramazan, İslam Alemine ve Türk Dünyasına kutlu olsun. Mübarek Ramazan ayına girerken Yüce Allah’dan, Türklük Dünyasını felaketlerden ve kötülüklerden esirgemesini niyaz ediyorum.
 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
süleyman turan
01 Ağustos 2011 Pazartesi 19:57
kim kimdir
yorum yapan lara çağrım gerçek isimleriyle yazsalarda bizlerde kimin ne olduğunu bilsek yoksa isimlerini korkuyorlarmı milliyetçilik türkçülük ülküçülük birinin tekelenindemi demiş sayın yorumcu evet tekelinde duyamdıysan duy türküm demekten kaçınan türküm demekten utanan türk demeyei ırkcılık olarak gören bir zihniyetin oluşturduğu gurubun hadin e değildir miliyetci ülküçü turancı olmak rahmetli muhsin başkanın hesabı soruluyor hesap verecek merci hükümettir
hıdır
01 Ağustos 2011 Pazartesi 11:29
OKU oku
Ramazan bey biraz kitap okusanız iyi olur.Belli ki haberleri tersten izliyorsun.Bu Paşalar ile ordumuzun mümtaz personelini aynı kefeye koyma delaletine düşmene üzüldüm.Ordumuz bizim peygamber ocağımızdır.Amma millete dana muamelesi yapan lar değil.bunlar hükümete kafa tutuyor bunu eğip bükmeye gerek yok.Diyorlar ki hükümet sadece ekonomiyi düzeltsin gerisini!!!biz hallederiz.ordu içindeki hasta ruhlardan arınıyor merak etme
Ramazan Durmuş
01 Ağustos 2011 Pazartesi 01:32
Bilgi notu...
Ben, kimsenin ısmarlama bilgisiyle yazmıyorum. Yazılarım kendi ürünümdür. Saygıyla duyurulur.
Alparslan
31 Temmuz 2011 Pazar 21:23
Dikkat
Dikkatimi çekti. Yorumları okuyorum. Alışkanlık oldu, hemen hemen tüm yorumlara göz atıyorum. Gerçekten de Sayın yazar, o kadar yoruma rağmen heronlar, çoban teröristler, camileri bombalama planları, Genelkurmay tarafından hükümeti kötülemek için ve hükümete hakaretler yağdırmak için kurulan internet siteleri, Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti hakkında birşey yazmadı. Acaba yazmıyor mu, yoksa yazamıyor mu? kaf
mahmut k....
31 Temmuz 2011 Pazar 19:40
vayyy vay
Evet Ordu içinde her kurumda oldugu gibi yanlıs ınsanlar var.ama tumden bu kurumu bir teror orgutu illegalmıs gibi yapılanma gibi göstermek ne kadar doğru ? Mahkemelerin verdiği karalarda agzımız acık kalıyor,emnıyetin yapmıs oldugu faaliyetlerde sasa kalıyoruz,akp,chp ve bdp 13 sehit ardından IRA modelını ıncelemek ıcın ıngıltereye gidiyor susuyoruz.cumhurbaskanının esı bize AB aracılıgıyla dava acıyor susuyoruz biz gitmişiz haberimiz yok ha bazı paşalar babasının çiftliği sanmıs orduyu bunu acıda olsa görduk sonra ornegın elıne bomba verilerek öldürülen 4 askerimiz için olayı yapan astsubay 6 yıl ceza tedi bu reva mı.Orduyu tumden suclamak yanlıs ama unutulmaması gerken sudur burada yorum yapanlar ben 26 yasındayım bugun ordu darbe yapmaya kalksa sevmediğim siyasetcide olsa ona karıssa helede basbakan vs ise buna karsı korum.Yaşı 35 ın uzerinde olanlar zamanında evde sessizce oturmak yerine karsı koysaydınız simdi sizin ettiğiniz laf lafıgüzardan öteye gidemez....
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Malatya Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : www.malatyaGüncel.com İhlas haber Ajansı | Haber Yazılımı: CM Bilişim