Düzenli uykunun özellikle bağışıklık sistemine olumlu etkileri bulunuyor.
Düzenli uykunun özellikle bağışıklık sistemine olumlu etkileri bulunuyor. Uykunun başlaması ile sempatik sinir sistemi aktivitesinde düşüş olurken, inflamasyon yanıtı baskılanıyor böylece vücutta virüslere karşı bağışıklık yanıtının artıyor. Bağışıklığın artmasıyla birlikte pek çok hastalığa karşı korunaklı olunduğunu belirten Prof. Dr. Turan Atay, uyku ve faydaları hakkında bilgi verdi.
Uykunun beynin önemli fonksiyonlarından biri olduğunu söyleyen Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Turan Atay, uykunun kendi içinde değişik fazları olduğunu ve bu fazların belirli aralıklarla tekrarlandığını kaydederek, "Kişinin kendisini sağlıklı, dinç hissetmesi için bu fazların doğru yürümesi dolayısıyla sağlıklı bir uyku düzeninin olması gerekmektedir. Sağlıklı ve düzenli bir uykunun insan vücudu için çok sayıda faydası olmaktadır" dedi.
Uyku süresi kişiden kişiye değişebilir
Uyku esnasında büyüme hormonunun salgılandığını hatırlatan Atay, bu nedenle çocukluk döneminde uykunun önemli olduğunun altını çizdi. Çocukların büyüme hormonu sayesinde geliştiğini belirten Atay, "Yetişkinlik döneminde de uyku sağlık için gereklidir. Uyku vücudu onarır. Bunun yanında kalp ve sindirim sistemi sağlığı açısından düzenli ve sağlıklı uyku önemlidir. Uyku dinlendirici olmanın yanında bağışıklık sistemini de güçlendirmektedir. Araştırmalara göre eğer ortalama 7,5-8 saat düzenli uyunabilirse kişiler günlük işlevlerini daha rahat yerine getirebilir" diye konuştu.
İnsanlar ikiye ayrılır: Uzun uyuyanlar ve kısa uyuyanlar
Uyku süreleri ve kişilere faydalarının kişiden kişiye değişebildiğini söyleyen Atay, "Ancak genel bir bilgi de 5 saat ve altı sürelerde uyumak uzun vadede dikkat dağınıklığı, gerginlik ve hafıza sorunları gibi durumlara neden olabilmektedir. Fakat bazı kişiler de 9,5 saat ve üzerinde uyuduğunda kendisini daha dinç hissedebilmektedir. Bu durumda uyku konusunda kişiler arasında iki farklı kategori oluşturulabilir. Bu kişilere kaba tabirle "uzun uyuyanlar" ve "kısa uyuyanlar" denilebilir. Araştırmalara göre erişkin dönemdeki kişilerin büyük çoğunluğunun uykusu hava karardıktan yaklaşık 4-6 saat sonra; kısa uyuyanların gece yarısından sonra, uzun uyuyanların da daha erken saatlerde uykusu gelmektedir" şeklinde konuştu.
Mavi ışık uykuyu bozuyor
Prof. Dr. Turan Atay, uyku rutininin kişiden kişiye değiştiğini ifade ederek, "Uykuyu kaliteli uyumak için bazı noktalara dikkat etmek gerekmektedir. Örneğin cep telefonu, tablet, bilgisayar ve televizyonun yatılan odada olması uyku kalitesini bozmaktadır. Vücut doğal akışı içinde günün belli saatlerinde hormonlar salgılar. Örneğin kortizol ile metabolizma hızı ve iştah düzenlenirken, konsantrasyon ve enerji artmaktadır. Buna uyarıcı hormon da denilebilmektedir. Yine saat gece olduğunda melatonin hormonu salgılanmaya başlanmaktadır. Bu hormon vücut ısısını düşürdüğü için kişiye uyuması gerektiğini anımsatmaktadır. Ancak televizyon, tablet, cep telefonu ve bilgisayar mavi ışık vermektedir. Mavi ışık en çok da melatonin hormonuna zarar vermektedir. Mavi ışık nedeniyle salınamayan melatonin hormonu uykunun da kalitesini bozmaktadır. Bunun yanında güncel şartlarda yapay ışıklar altında olmak da uykuyu olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle mümkün olduğu kadar yapay ışıktan kaçınmak uygun olur. Ayrıca evlerde akşamları yoğun ışık olmamalıdır" dedi.
Kendinizi test edin
Prof. Dr. Atay'a göre aşağıdaki sorulardan birkaçına evet cevabı veriyorsanız, bir uyku hastalığınız olabilir:
1. Yeterli süre uyumama rağmen gün içinde yorgun ve uykulu oluyorum.
2. Haftada 2-3 gece uykuya dalmakta güçlük çekiyorum.
3. Akşam saatlerinde veya yatağa girdiğimde bacaklarımda isimlendiremediğim bir huzursuzluk hissediyorum.
4. Uyuyamayacağım fikri akşam saatlerinden itibaren beni endişelendiriyor.
5. Yatakta sürekli bacaklarımı hareket ettirmek zorunda kalıyorum.
6. Gece içinde nefes alamama hissi ile uyanıyorum.
7. Horlamamın yan odalardan duyulacak kadar şiddetli olduğu söyleniyor.
8. Uykuda nefesimin durduğu söyleniyor.
9. Gece içinde en az bir kez tuvalete gitmek zorunda kalıyorum.
10. Geceleri baş, boyun veya göğsümde terleme oluyor.
11. Sabah yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorum.
12. Geceleri bacaklarıma kramp girebiliyor.
13. Toplantılarda, sinema-tiyatro gibi yerlerde, okurken veya TV seyrederken uyuyakalabiliyorum.
14. Uykululuk nedeniyle eskisi kadar uzun süre araba kullanamıyorum.
15. Gün içinde zaman zaman karşı koyamadığım uykululuk atakları yaşıyorum.
16. Çok sık rüya görüyorum.
17. Geceleri uykudan bağırarak ve korku ile uyandığım söyleniyor.
İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!
Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.
Alzheimer hastalığına ilişkin farkındalık oluşturmak ve hastalıkla mücadeleye dikkat çekmek amacıyla her yıl 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü olarak anılıyor. Beyin hücrelerinin zaman içerisinde zarar görmesi ve ölümüyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı, haf
Yeni sistemle birlikte vatandaşlar; ilaçların kullanım şekli, dozajı, yan etkileri ve diğer kullanım bilgilerine kutu üzerindeki karekodu telefon veya tabletleriyle okutarak dijital ortamda ulaşabilecek. Son dönemde bazı ilaç kutularından basılı prospektü
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında Alzheimer’ın erken işaretleri hakkında bilgi veren Dr. Celal Şalçini, Alzheimer’ın hafıza kaybından önce ortaya çıkabilen erken belirtileri, normal yaşa bağlı unutkanlıktan farkı ve hastanın bilişsel kayıplarını fa
Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 18 Eylül Dünya Su İzleme Günü kapsamında, iklim değişikliği, bilinçsiz su kullanımı ve su kaynakları üzerindeki artan baskının özellikle Türkiye’de su krizine etkisi hakkında açıklamalarda bulund
Dil bağı ile konuşma arasındaki ilişkinin sanıldığından daha karmaşık olduğunu aktaran Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, çocuklarda dil bağının konuşma bozukluğuna etkisi ve cerrahi müdahale gerekliliği hakkında açıklamalarda bulundu. Dil bağı i
Bu asidin diş minesini erittiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Erdoğan, “Özellikle sık tüketim ve ağızda uzun kalma süresi çürük riskini ciddi derecede artırır. Peynir, yoğurt, süt, taze sebze-meyve gibi gıdalar ise tükürüğü artırıp asidi nötralize ederek
İlaçların doğru şekilde kullanılmaması, tedavinin etkisini azaltabileceği gibi çeşitli sağlık sorunlarına da neden olabiliyor. Eczane teknisyeni Şeneser Demirel, vatandaşların ilaç kullanırken dikkat etmesi gereken hususları değerlendirdi. “Doktorların s
Şanlıurfa'da safra kanalı taşlarının tedavisinde ileri endoskopik yöntemlerden biri olan EHL kullanılmaya başlandı. Türkiye'de belirli merkezlerde uygulanan yöntem sayesinde hastaların tedavi süreçlerinin kısaltılması ve ileri tedavi için şehir dışına git
BM: Dünya genelinde 117 milyon insan yerinden edildi
Amed Sporti̇f Faali̇yetler
Galatasaray A.ş.
Beşi̇ktaş A.ş.
Kocaeli̇spor
Corendon Alanyaspor
Fenerbahçe A.ş.
Trabzonspor A.ş.
Kasimpaşa A.ş.
Çaykur Ri̇zespor A.ş.
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
Arca Çorum Fk
İstanbul Başakşehi̇r Fk
Gençlerbi̇rli̇ği̇
Erzurumspor Fk
Tümosan Konyaspor
Samsunspor A.ş.
Göztepe A.ş.
Eyüpspor