MENÜ

Dil bağı her konuşma sorununu açıklamıyor!

Dil bağı ile konuşma arasındaki ilişkinin sanıldığından daha karmaşık olduğunu aktaran Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, çocuklarda dil bağının konuşma bozukluğuna etkisi ve cerrahi müdahale gerekliliği hakkında açıklamalarda bulundu. Dil bağı i

Yayınlanma: 17 Eylül 2026 16:28 Güncelleme: 17 Eylül 2026 14:50
Dil bağı her konuşma sorununu açıklamıyor!

Dil bağı ile konuşma arasındaki ilişkinin sanıldığından daha karmaşık olduğunu aktaran Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, çocuklarda dil bağının konuşma bozukluğuna etkisi ve cerrahi müdahale gerekliliği hakkında açıklamalarda bulundu.

Dil bağı ile konuşma arasında karmaşık bir ilişki var!

Çocuklarda dil bağının, ebeveynlerin en fazla merak ettiği ve kafa karışıklığı yaşadığı konuların başında geldiğini ifade eden Anuş Tahmincioğlu, “Erken çocukluk döneminde, yalnızca ağız içi anatomisine bakılarak çocuk hakkında ‘ileride konuşma problemi yaşayacak’ yargısına varılabiliyor. Hatta dil bağı kesildiğinde çocuğun tüm konuşma sorunlarının sihirli bir değnek değmişçesine ortadan kalkacağına dair yanlış bir inanış da oldukça yaygın.” dedi.

Dil bağı ile konuşma arasındaki ilişkinin, sanılanın aksine çok daha karmaşık olduğuna işaret eden Tahmincioğlu, “Her dil bağı konuşmayı etkilemez; konuşma güçlüğü yaşayan her çocuğun sorunu da dil bağı değildir. Bunu sadece bu alanda çalışan bir uzman olarak değil; aynı zamanda bir zamanlar dil bağı kısa olan çift dilli bir terapist ve buna rağmen konuşma gecikmesi yaşamamış bir çocuk olarak söylüyorum.” şeklinde konuştu.

Anatomik görünüm ile işlevsel performans her zaman eşleşmeyebilir!

Bir çocuğun dil bağının kısa, kalın veya belirgin görünmesinin, tek başına konuşma bozukluğu yaşayacağı anlamına gelmediğini yineleyen Tahmincioğlu, “Anatomik görünüm ile işlevsel performans her zaman eşleşmeyebilir.” dedi.

Değerlendirmelerde son derece belirgin görünen bir dil bağına rağmen dilini konuşma seslerinin pozisyonlarına rahatça getirebilen ve tamamen anlaşılır konuşan çocuklarla karşılaşabildiğini aktaran Tahmincioğlu, şöyle devam etti:

“Bununla birlikte, dışarıdan hiç dikkat çekmeyen küçük bir bağın, dili işlevsel olarak tamamen kısıtladığı durumlarla da karşılaşabiliyoruz.

Bu noktada ailelerin sıklıkla kullandığı ‘konuşma bozukluğu’ ifadesini netleştirmemiz gerekiyor. Çocuğun söyleneni anlaması, kelime öğrenmesi, cümle kurması ve sesleri doğru üretmesi birbirinden farklı beceriler. Çünkü dil bağı, tek başına çocuğun kelime hazinesinin sınırlı olmasını, cümle kurmaya yaşıtlarından daha geç başlamasını ya da dil gelişiminin genel olarak beklenen düzeyin gerisinde seyretmesini açıklayan bir durum değildir.”

Sesletim güçlüğü yaşayan her çocuğun cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyduğu söylenemez!

Dil bağının etkilediği temel alanın ‘sesletim’ olduğunu dile getiren Anuş Tahmincioğlu, “Yani konuşma seslerinin doğru şekilde oluşturulmasıdır. Bununla birlikte, sesletim güçlüğü yaşayan her çocuğun dil bağına yönelik cerrahi bir müdahaleye ihtiyaç duyduğu da söylenemez.” dedi.

Dört-beş yaşlarında, anlamlı cümleler kurabilen ve söyleneni mükemmel anlayabilen bir çocuk üzerinden örnek veren Tahmincioğlu, “Bu çocuk bazı sesleri sürekli hatalı üretiyorsa, değerlendirme sırasında dil hareketlerinin kısıtlandığı görülüyorsa, dil bağının etkisi değerlendirilir. Ancak her sesin edinim yaşı farklıdır. 3 yaşındaki bir çocuğun sırf ‘r’ sesini çıkaramaması sebebiyle dil bağını kestirmek bilimsel ve klinik açıdan son derece yanlış bir yaklaşımdır. Çünkü ‘r’ sesi diğer seslerden geç edinilen karmaşık bir sestir.” açıklamasını yaptı.

Bağın kesilmesi ile doğru sesin üretilmesi aynı şey değil!

Ailelerin evde çocuklarına ‘dilini çıkar, yukarı kaldır, damağına değdir’ gibi hareketler yaptırarak tanı koymasının mümkün olmadığını vurgulayan Tahmincioğlu, “Küçük bir çocuk, verilen yönergeyi anlamadığı veya o motor hareketi henüz planlayamadığı için de başarısız olabilir. Bu nedenle tanı; tek bir hareketten değil, bir Dil ve Konuşma Terapisti tarafından çocuğun doğal konuşma performansı incelenerek konmalı. Cerrahi müdahalenin gerekliliğine elbette ilgili hekim karar verir.” dedi.

En büyük hayal kırıklığının ise cerrahi sonrasında yaşanabildiğine değinen Tahmincioğlu, “Çünkü bağın kesilmesi ile doğru sesin üretilmesi aynı şey değildir. Cerrahi işlem dille ilgili hareket alanını açabilir. Ancak dilin o noktaya artık ulaşabiliyor olması, çocuğun konuşurken o noktayı otomatik olarak kullanacağı anlamına gelmez. Çocuk yıllardır o sesi yanlış ürettiyse, bağ kesilse bile eski alışkanlığına devam edebilir. İşte bu aşamada dil ve konuşma terapisi devreye girer.” diye konuştu.

“Kaygılarınız varsa cerrahi adımdan önce bir dil ve konuşma terapistine danışın”

Sosyal medyadaki ‘öncesi-sonrası’ videolarının ve ağız içi fotoğraflarının ailelerdeki kaygıyı artırabildiğine dikkat çeken Anuş Tahmincioğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Başka bir çocuğun dil görüntüsüyle kendi çocuğunuzunkini kıyaslamak son derece yanıltıcıdır. Benzer görünen iki anatomik yapı, iki farklı çocukta bambaşka sonuçlar doğurur.

Çocuğunuzun sesletimiyle ilgili kaygılarınız varsa cerrahi adımdan önce bir dil ve konuşma terapistine danışın. Bazen çocuğunuzun ihtiyacı olan şey dil ve konuşma terapistinin rehberliğidir.” (İLKHA)

ETİKETLER: DİL BAĞI, KONUŞMA, AĞIZ İÇİ
KAYNAK: ILKHA

İLKHA İlke Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Yılan sokmalarına karşı alınacak önlemler ve hayatta kalmanın yol haritası

Yılan sokmalarına karşı alınacak önlemler ve hayatta kalmanın yol haritası

Yılan sokmaları uzun yıllar boyunca öngörülemeyen ve tamamen tesadüfi olaylar olarak değerlendirildi. Ancak geniş kapsamlı bilimsel çalışmalar, vakaların önemli bölümünün insanların günlük yaşamı, çalışma koşulları, yaşam alanları ve sağlık hizmetlerine u

Anne ve babadan DMD hastası evlatları için yardım çağrısı

Anne ve babadan DMD hastası evlatları için yardım çağrısı

İdil ilçesinde yaşayan Dağ ailesinin ikinci çocuğu olan Muhammed Talha Dağ'a, dünyada her 5 bin erkek çocuktan birinde görülen DMD (Duchenne Musküler Distrofi) kas hastalığı teşhisi konuldu. Acılı aile, valilik izni ile bağış kampanyası başlattı. Dubai'd

İzmir’e ikinci şehir hastanesi müjdesi

İzmir’e ikinci şehir hastanesi müjdesi

Dikili Devlet Hastanesi’nin açılışında konuşan Memişoğlu, İzmir’in toplam yatak kapasitesinin 14 bin 350’ye ulaştığını ve sağlık altyapısının her geçen gün güçlendiğini belirtti. 2023’te 2 bin 200 yataklı ilk şehir hastanesinin hizmete açıldığını hatırlat

Şanlıurfa'da ilk kez skolyoz ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi

Şanlıurfa'da ilk kez skolyoz ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi

Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Oğuz Akçakülü ve ekibi, hastanede daha önce uygulanmayan skolyoz cerrahisini ilk kez başarıyla gerçekleştirdi. Skolyozun omurganın yalnızca yana doğru eğrilmesi olmadığını bel

Yeşilay Gaziantep Şube Başkanı Şen: Bağımlılıkla mücadelede basın çok önemli

Yeşilay Gaziantep Şube Başkanı Şen: Bağımlılıkla mücadelede basın çok önemli

Gaziantep Yeşilay Şubesi'nde basın mensuplarıyla bir araya gelen Yeşilay Şube Başkanı Prof. Dr. Haluk Şen, bağımlılıkla mücadele çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bağımlılığın toplumun farklı kesimlerini etkileyebildiğine dikkat çeken Şen,

Uzmanlar, sosyal medyada görünürlük uğruna yapılan tehlikeli akımlara karşı uyardı

Uzmanlar, sosyal medyada görünürlük uğruna yapılan tehlikeli akımlara karşı uyardı

Klinik Psikolog Seren Doğantekin, sosyal medyada görünürlük arayışının psikolojik nedenlerini, tehlikeli sosyal medya akımlarının neden hızla yayılabildiğini ve özellikle çocuklar ile ergenlerin bu akımlardan neden daha fazla etkilenebildiğini değerlendir

Soğuk algınlığıyla karıştırılan polen alerjisine dikkat

Soğuk algınlığıyla karıştırılan polen alerjisine dikkat

Özellikle yaz aylarında ve rüzgarlı havalarda artış gösteren polen yoğunluğu, alerjik reaksiyonları tetikleyerek günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Doktor Nurana Karimova, polen alerjisinin çoğu zaman soğuk algınlığı ile karıştırıld

Biber doğrarken elde oluşan yanma için etkili yöntemler

Biber doğrarken elde oluşan yanma için etkili yöntemler

Biber doğrarken elde yanmaya neden olan kapsaisin maddesi, yağda çözünen bir bileşen. Bu nedenle elleri yalnızca suyla yıkamak acıyı hafifletmiyor. Uzmanlara göre, evde uygulanabilecek bazı pratik yöntemler kapsaisinin etkisini azaltabiliyor. Yağ bazlı çö

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
13
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
12
Amed Sporti̇f Faali̇yetler Amed Sporti̇f Faali̇yetler
10
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
9
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
9
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
9
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
8
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
8
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
7
Arca Çorum Fk Arca Çorum Fk
7
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
7
Gençlerbi̇rli̇ği̇ Gençlerbi̇rli̇ği̇
7
İstanbul Başakşehi̇r Fk İstanbul Başakşehi̇r Fk
4
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
4
Erzurumspor Fk Erzurumspor Fk
4
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
3
Eyüpspor Eyüpspor
3
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
2