MENÜ

Ergenlerde anoreksiya tehlikesi: "Aileler, ‘Okuldan arandık, bayıldı’ diyor, sosyal hayatlarını devam ettiremiyorlar"

Türkiye’de ve dünyada zaman zaman ünlü isimlerle gündeme gelen kilo almaktan aşırı korkma hali olarak belirtilen anoreksiya nevrozanın ergenler arasında da tehdit olabildiğini söyleyen uzmanlar uyarıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı...

Yayınlanma: 22 Mayıs 2025 08:41 Güncelleme: 30 Ağustos 2025 21:46
Ergenlerde anoreksiya tehlikesi: "Aileler, ‘Okuldan arandık, bayıldı’ diyor, sosyal hayatlarını devam ettiremiyorlar"

Türkiye’de ve dünyada zaman zaman ünlü isimlerle gündeme gelen kilo almaktan aşırı korkma hali olarak belirtilen anoreksiya nevrozanın ergenler arasında da tehdit olabildiğini söyleyen uzmanlar uyarıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Dağ, "Bizi en çok zorlayan anoreksiya nevroza, zayıf olmasına rağmen kilo almaktan korkuyorlar. Bazı hastalarımın aileleri, ‘Okuldan arandık, hastamız bayıldı’ diyor ya da acil servislere bayılmayla gelen anoreksiyalı olduğunu anladığımız hastalarımız da var. Sosyal medyanın etkisi küçümsenemez, güzellik anlayışı eşittir zayıflık gibi lanse edilebiliyor, çok yanlış. Son zamanlarda hem atipik anoreksiyanın hem diğer anoreksiya tipinin arttığını gözlemlemekteyim. Daha çok orta ergenlik dönemi 13-17 yaş arası hastaları görmekteyiz, daha riskli bir dönem, sosyal hayatlarını devam ettiremiyorlar " dedi.
Türkiye’de ve dünyada zaman zaman ünlü isimlerle de gündeme gelen anoreksiya vücuda enerji alımının sürekli kısıtlanması, kilo almaktan aşırı korkma hali olarak ifade edilirken uzmanlar uyarıyor. Sosyal medya, çevresel etkiler ve gençler arasında yanlış bir beden algısı oluşmasının ergenleri de etkileyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Hüseyin Dağ, hastalığa ilişkin bilgi verdi.

"En çok zorlayan yeme bozukluğu; anoreksiya nevroza"
Yeme bozukluklarının tiplerine yönelik konuşan Prof. Dr. Hüseyin Dağ, "Anoreksiya, blumia olabilir, kaçıngan kısıtlayıcı yeme bozukluğu olabilir. Birçok tipi var ama en çok zorlayan yeme bozukluğu; anoreksiya nevroza. Daha çok kadınlarda görülür, 4-10 kat daha sık görülmekte ama son zamanlarda erkeklerde de atipik formlarını görmeye başladık. Ergenlerde genelde şu şekilde görmekteyiz; çok kısıtlayıcı, enerji alım eksikliği söz konusu. Bu hastalarımız zayıf olmasına rağmen kilo almaktan korkuyorlar. Yemekten kaçınma davranışı söz konusu, en önemli farklardan bir tanesi de hastalarımızda beden algısı bozulmuştur. Kendi bedenlerine dair çarpık düşünceleri söz konusu, zayıf olmalarına rağmen kendilerini kilolu olarak görmekteler. Tedavisi çok zor, multidisipliner olmalı. Diyetisyen, çocuk, ergen sağlığı uzmanı, çocuk psikiyatri, psikolog ile iş birliği yaparak tedavi gerekiyor. Anoreksiyayı erken tanımlayabilirsek işimiz daha kolay ama çoğu zaman geç kalabilmekteyiz. Neden; ergenler bunu hastalık olarak görmüyorlar, dolayısıyla herhangi bir şikayetleri olmuyor, ne zaman ki vücut kitle indeksleri çok düştüğü ve bu hastalık ağırlaştığı zaman ailenin dikkatini çekmekte. Sosyal hayatlarını devam ettiremiyorlar ya bu yüzden hastaneye getiriliyorlar ya da aile o bariz zayıflığı görüp kendileri çocuğu ikna ederek hastaneye getiriyor" dedi.

"Acile bayılmayla gelen, anoreksiya olduğunu anladığımız hastalarımız var"
Hastalığın oluşumundaki faktörlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Dağ şöyle konuştu: "Çok faktör var, bu hastalıkta genetik faktör çok önemli, araştırmalarda ailede birisinde bu hastalık varsa bunun diğer bireylerde görülme oranının 10 kat arttığına dair bilgiler var. Ailede birisinin kaybı bunu tetikleyebilmekte, obez bireyler diyet yaptıkları zaman nerede duracaklarını bilemeyebilirler. Son zamanlarda obez bireylerde yapılan diyetten sonra anoreksiyalı hastaları görmekteyiz. Buna çok dikkat etmemiz lazım. Son zamanlarda anoreksiyayı tetikleyen başka bir durum da normal vücut kitle indeksine sahip bireylerin diyet yapması çünkü belli bir zamandan sonra açlık sinyalleri algılanamıyor. Çok zorlanıyorlar, bazı hastalarımın aileleri şunu söylemekte ‘Okuldan arandık, hastamız bayıldı, dersleri dinleyemiyor’ ya da zaman zaman acil servislere bayılmayla gelen ve aldığımız öyküden sonra anoreksiyalı olduğunu anladığımız hastalarımız da var. Erken tanı tabi ki bu hastalarda çok çok önemli"

"Kendi tecrübem; anoreksiyanın arttığını gözlemlemekteyim"
Sosyal medyanın etkisine yönelik değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Dağ, "Tetikleyici çok faktör var, sosyal medyanın etkisi küçümsenemez. Sosyal medyada anoreksiyaya vurgu yapan, öne çıkartan, öven bazı yayınlarla karşılaşabilmekteyiz. Güzellik anlayışı eşittir zayıflık gibi lanse edilebiliyor, bu çok yanlış. Yapılan araştırmalarda kadınların yarısı erkeklerin 4’te biri kendi bedenlerini beğenmiyorlar, özellikle ergenlerde bu çok çok önemli. Anoreksiya bir hasta yemek yemediği zaman anne baba, çevre yemek yemesi yönünde, ergene çok baskı yapılıyor bu yanlış çünkü bu çok kolay bir şey değil. Baskıyla çözümlenecek bir şey değil, bu bir hastalık. Empatik atmosferde yaklaşmakta fayda var. Şüphe ediliyorsa çocuk yemek yemeyi reddediyorsa, sürekli kalori hesabı yapıyorsa, yemek yemekten daha ziyade yemek yedirmeyi seviyorsa son 3 ayda 6 kilo ve üzerinde bir kayıp söz konusu ise mutlaka ailelerin bu hastaları bir sağlık kuruluşuna götürmeleri gerekmekte. Deneyimim; son zamanlarda hem atipik anoreksiyanın hem diğer anoreksiya tipinin arttığını gözlemlemekteyim" ifadelerini kullandı.

"13-17 yaş arası hastaları görmekteyiz"
Kişilere çevrenin yaklaşımının büyün önem taşıdığını aktaran Prof. Dr. Dağ, "Daha önce biraz obezitesi olup ailede sataşmalar olunca bir hastam bu şekilde anoreksiya hastalığına yakalanmıştı. Bir hastam dedesini kaybetmişti, onu çok etkilemişti bir yeme bozukluğuyla bana başvurmuştu. Genelde tetikleyici faktörlerin olduğunu buna toplum olarak dikkat etmemiz gerektiğini söyleyebilirim. Sağlıklı yaşam stillerini tabi ki topluma öğretmemiz gerekiyor. Fiziksel aktiviteyi sağlıklı beslenmeyi tabi ki önereceğiz. Sürekli kilo temelli konuşmalardan uzak durmamız lazım. Özellikle bir ergen diyet yapacaksa bir çocuk sağlığı uzmanı veya bir diyetisyen eşliğinde olmalı. Tedavisi maalesef çok uzun bir süreç, bazen 1-2 ayımızı alabiliyor bazen 1 yıl sürebiliyor, bazen düzelen hastalarımız var, sonrasında nüksleri görebiliyoruz. Ömür boyu bu hastaları takip etmekte fayda var. Medikal tedavi psikiyatrinin de desteğiyle, hem de burada bir diyet tedavisi uyguluyoruz. Evde ‘Yemek ye’ baskısı asla yapmasınlar çünkü başarılı olamayacaklar, o çatışmayı tetiklemekten başka bir şeye yaramayacak. Genelde daha çok orta ergenlik dönemi yani 13-17 yaş arası hastaları görmekteyiz. Orta ergenlik dönemi daha riskli bir dönem, burada kendilerini beğendirme istediği, daha ön planda, risk aldıkları bir dönem, dikkat etmekte fayda var" diye konuştu.

Ergenlerde anoreksiya tehlikesi: Ergenlerde anoreksiya tehlikesi:
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Bir Yorum Bırakın

Güvenlik Kodu

Yasal Uyarı: Haber sitemizde yayınlanan yorumların yasal sorumluluğu tamamen yorumu yapan yazara aittir. Hakaret içeren, kişisel hakları ihlal eden, argo, küfür, tehdit ve nefret söylemi barındıran veya yasalara aykırı olan yorumlar editoryal onay sürecinde doğrudan elenecektir.

Şanlıurfa HRÜ Hastanesi'nde retina tanısında yeni dönem

Şanlıurfa HRÜ Hastanesi'nde retina tanısında yeni dönem

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi, sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarına bir yenisini daha ekleyerek Göz Hastalıkları Kliniği bünyesinde Elektroretinografi (ERG) Laboratuvarını hizmete açtı. Retina hastalıklarının tanısında kullanıl

Uzmanlar uyarıyor: Mükemmel ebeveyn olmaya çalışmak ruh sağlığınızı bozabilir

Uzmanlar uyarıyor: Mükemmel ebeveyn olmaya çalışmak ruh sağlığınızı bozabilir

Çocuklarının fiziksel, duygusal ve akademik gelişimi için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan pek çok anne ve baba, farkında olmadan kendi ruh sağlığını ikinci plana atabiliyor. Sosyal medyada sürekli karşılaşılan "kusursuz ebeveynlik" paylaşımları

Uzun süre ekran kullanımı çocukları sessizce değiştiriyor!

Uzun süre ekran kullanımı çocukları sessizce değiştiriyor!

Çocuk ve gençlerin eğitim ve sınav sürecini arkalarında bırakmalarının ardından okulların kapanmasıyla uzun yaz tatili de başlamış oldu. Dersler, ödevler ve sınav telaşı geride kalırken çocukların günlük yaşamında önemli bir değişiklik yaşanıyor. Boş zama

Araştırma: Anne sütüyle beslenen çocuklarda hiperaktivite bozukluk belirtileri daha düşük

Araştırma: Anne sütüyle beslenen çocuklarda hiperaktivite bozukluk belirtileri daha düşük

Norveç'teki Bergen Üniversitesi araştırmacıları, annelerin emzirme süresi ile çocuklarda DEHB belirtileri geliştirme olasılığı arasındaki ilişkiyi inceledi. Araştırmanın başyazarı, Bergen Üniversitesi Biyotıp Bölümü araştırmacısı ve Betanien Hastanesi kıd

Kongo’da Ebola salgını büyüyor

Kongo’da Ebola salgını büyüyor

Ebolanın nadir “Bundibugyo” varyantının yol açtığı salgında yüzlerce kişi izolasyon altında tedavi görüyor, henüz onaylı bir aşı veya tedavi bulunmuyor. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda mayıs ayında başlayan Ebola salgınında doğrulanan vaka sayı

Sıcak hava karar verme süreçlerini yavaşlatabilir!

Sıcak hava karar verme süreçlerini yavaşlatabilir!

Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, aşırı sıcakların beyin fonksiyonları, bilişsel performans, ruh hali ve nörolojik sağlık üzerindeki etkileri ve korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu. Aşırı sıcaklar beyne giden kan akımı ve oksijen miktarını azal

Araştırma: Kısa süreli stres bile kanın yapısını dakikalar içinde değiştirebiliyor

Araştırma: Kısa süreli stres bile kanın yapısını dakikalar içinde değiştirebiliyor

Güney Galler Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, akut psikolojik stresin vücutta serbest radikal üretimini hızla artırdığı, bunun da kan pıhtılarının oluşum biçimini değiştirerek kanı daha kolay pıhtılaşabilir hale getirdiği belir

Osmaniye'de gıda zehirlenmesi şüphesiyle 53 kişi hastaneye başvurdu

Osmaniye'de gıda zehirlenmesi şüphesiyle 53 kişi hastaneye başvurdu

Osmaniye Valiliği'nden yapılan açıklamada, vatandaşların rahatsızlanmasının ardından incelemelerin vakit kaybetmeden başlatıldığı belirtildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin işletmenin şubeleri ile üretim yapılan imalathanede denetim gerçekleştird

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
77
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
74
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
69
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
60
Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü
57
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
55
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
51
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
41
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
40
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
37
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
37
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
37
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
35
Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇ Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇
34
İkas Eyüpspor İkas Eyüpspor
33
Hesap.com Antalyaspor Hesap.com Antalyaspor
32
Zecorner Kayseri̇spor Zecorner Kayseri̇spor
30
Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük
30