MENÜ

’Hedefe yönelik tedaviler akciğer kanserinde yaşam kalitesini artırdı’

Her yıl yaklaşık 2 milyon kişiye akciğer kanseri teşhisi konulduğunu ve 1,8 milyon kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nurhan Köksal, “Son 10 yılda akciğer kanseri tedavisinde hed...

Yayınlanma: 26 Kasım 2024 06:59 Güncelleme: 09 Eylül 2025 03:15
’Hedefe yönelik tedaviler akciğer kanserinde yaşam kalitesini artırdı’

Her yıl yaklaşık 2 milyon kişiye akciğer kanseri teşhisi konulduğunu ve 1,8 milyon kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nurhan Köksal, “Son 10 yılda akciğer kanseri tedavisinde hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler, hastaların yaşam süresi ve yaşam kalitesinde olumlu yönde değişiklikler sağlıyor” dedi.
Liv Hospital Samsun Göğüs Hastalıkları Prof. Dr. Nurhan Köksal, Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla bilgilendirmelerde bulundu. Akciğer kanserinin, en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Köksal, “Akciğer kanserine karşı son 10 yılda özellikle risk gruplarının belirlenmesi, taramanın kimlere yapılacağının daha net ortaya konması, erken tanı alanında özellikle hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler ile tedavi alanlarında ciddi kazanımlar elde edilmiştir. Akciğer kanseri, dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olup, kansere bağlı ölümler arasında en yüksek ölüm oranına sahiptir. Bu kanser türü, akciğer dokusunda anormal hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucu oluşur” diye konuştu.

“Pasif sigara içiciliği de riskli”
Akciğer kanserinin 2 türe ayrıldığını dile getiren Prof. Dr. Köksal, “Akciğer kanseri, küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK) ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) olarak iki ana türe ayrılır. Küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, tüm vakaların yaklaşık yüzde 85’ini oluşturarak daha yaygın görülür. Akciğer kanseri genellikle sigara içen bireylerde daha fazla görülür çünkü sigaradaki zararlı kimyasallar akciğer hücrelerine zarar vererek kansere yol açabilir. Tütün kullanımı, akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 80-90’ından sorumludur; ayrıca pasif sigara içiciliği de bu hastalığa yakalanma riskini artırır. Asbest, radon gazı, hava kirliliği ve genetik faktörler de akciğer kanserinin gelişiminde rol oynayan diğer etkenler arasında yer alır" şeklinde konuştu.

“Kadınlarda sigara içme oranı arttı”
Erkeklerde akciğer kanseri görülme oranının kadınlara kıyasla daha yüksek olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Köksal, “Kadınlarda sigara içme oranının artmasıyla bu oran giderek dengelenmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, her yıl yaklaşık 2 milyon kişi akciğer kanseri teşhisi almakta ve 1,8 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir" ifadelerini kullandı.

“Risk grupları dikkatli olmalı”
Prof. Dr. Köksal, son yıllarda, akciğer kanseri için belirlenen ve tarama yapılması önerilen risk gruplarıyla ilgili şunları söyledi: "Yoğun sigara içicileri: Sigara kullanımı akciğer kanseri için en büyük risk faktörüdür. Özellikle 20 yıl ve üzerinde günde bir paket ya da daha fazla sigara içenler yüksek risk altındadır. Eski sigara içicileri: Geçmişte uzun süre yoğun sigara içmiş, ancak son 15 yıl içinde bırakmış olan bireyler de tarama önerilen gruptadır. Sigara bırakıldıktan sonra risk azalmaya başlasa da, uzun süreli sigara içiminin etkileri uzun yıllar devam edebilir. Yaş grubu: Çoğu kılavuz, özellikle 50-80 yaş arasındaki kişilere tarama yapılmasını önermektedir, çünkü akciğer kanseri en çok bu yaş grubunda görülmektedir. Mesleki maruziyeti olanlar: Asbest, radon, kimyasal dumanlar, ağır metaller veya diğer endüstriyel kimyasallara maruz kalan kişilerde akciğer kanseri riski artar. Bu kişiler arasında maden işçileri, inşaat işçileri, kimya sektörü çalışanları gibi meslek grupları bulunur. Aile öyküsü olanlar: Ailesinde akciğer kanseri olan kişilerde genetik yatkınlık nedeniyle risk daha yüksek olabilir, bu nedenle tarama önerilmektedir. Ciddi akciğer hastalıkları geçirenler: Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) gibi kronik akciğer rahatsızlıkları bulunan kişiler, yapısal akciğer hasarına bağlı olarak akciğer kanseri için risk altında kabul edilir. Tarama yöntemi: Düşük doz bilgisayarlı tomografi (LDCT) ile yapılan tarama, özellikle yüksek risk grubundaki kişilerde erken tanı sağlama potansiyeline sahiptir. LDCT ile yapılan taramalar, erken evrede kanser tespitini sağlayarak, tedavi şansını artırmaktadır. Bu risk gruplarının taranması, akciğer kanserinden kaynaklanan ölümleri azaltmaya yönelik önemli bir adım olarak kabul edilmektedir.”

“Hedefe yönelik tedavi önemli”
Tedavi seçeneklerinden bahseden Prof. Dr. Köksal, “Son 10 yılda akciğer kanseri tedavisinde hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler, hastaların yaşam süresi ve yaşam kalitesinde önemli değişikliklere yol açmıştır. Geleneksel kemoterapi yöntemleri tümör hücrelerini öldürmede etkili olsa da sağlıklı hücrelere de zarar verebildiğinden, tedavinin etkinliği ve yan etkileri açısından sınırlı kalmaktaydı. Hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler ise, tümör hücrelerine özgü mekanizmaları hedef alarak daha seçici bir tedavi yaklaşımı sunmaktadır. Tedavilerin sağladığı başlıca değişiklikleri ise kişiselleştirilmiş tedavi: Hedefe yönelik tedaviler, tümör hücrelerinin genetik özelliklerine göre kişiselleştirilmiş tedavi imkanı sunar. Örneğin, EGFR mutasyonları, ALK ve ROS1 gen füzyonları gibi spesifik moleküler değişikliklere sahip tümörlerde, bu genetik değişimleri hedef alan ilaçlar kullanılabilmektedir. Daha uzun sağkalım: Hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler, özellikle ileri evre akciğer kanserinde sağkalımı belirgin şekilde artırmıştır. Eskiden metastatik akciğer kanserinde sağkalım beklentisi aylarla sınırlıyken, bu yeni tedavilerle bazı hastalar birkaç yıl boyunca hastalıksız yaşam sürdürebilmektedir. Yan etkilerin azalması: Kemoterapiden farklı olarak, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler, sağlıklı hücrelere daha az zarar vererek yan etkilerin azaltılmasına yardımcı olmuştur. Bu durum, hastaların tedaviye bağlı yaşam kalitesini artırmaktadır. İmmünoterapinin etkisi: İmmünoterapiler, hastanın bağışıklık sistemini tümör hücrelerine karşı daha aktif hale getiren bir tedavi yöntemidir. PD-1, PD-L1 ve CTLA-4 gibi bağışıklık sistemi kontrol noktalarını hedefleyen immünoterapiler, bağışıklık hücrelerinin tümörleri tanımasını ve saldırmasını sağlar. Tedaviye dirençli tümörlerde ilerlemenin azalması: Hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler, kemoterapiye dirençli olan tümörlerde bile etki gösterebilmektedir. Bu da daha önce tedaviye dirençli kabul edilen birçok hasta için yeni bir umut kaynağı olmuştur. Tedavi kombinasyonlarının artması: İmmünoterapiler, kemoterapi veya diğer hedefe yönelik tedavilerle birlikte kullanıldığında tedavi yanıtını güçlendirebilir. Özellikle immünoterapi ve kemoterapinin kombine edilmesi, ileri evre hastalarda umut verici sonuçlar doğurmuştur. Yaygın kullanım alanı: İmmünoterapiler ve hedefe yönelik tedaviler, artık küçük hücreli olmayan akciğer kanseri gibi bazı alt gruplarda standart tedavi seçenekleri arasına girmiştir ve birçok kılavuz tarafından önerilmektedir. Küçük hücreli akciğer kanserinde de umut vadeden gelişmeler: Bu kanser türü üzerinde hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler henüz sınırlı etkili olsa da, yeni klinik çalışmalar bu alanda da umut verici gelişmelere işaret etmektedir. Sonuç olarak, son 10 yılda akciğer kanseri tedavisinde hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler, hastalık kontrolünü artırarak hastaların daha uzun süre yaşamalarına imkan sağlamış ve tedavi yan etkilerini azaltarak yaşam kalitesini iyileştirmiştir. Bu gelişmeler, ileri evre akciğer kanserinin artık daha yönetilebilir bir hastalık olarak görülmesine yardımcı olmuştur.”

KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Horlama deyip geçmeyin: Uyku apnesi hayatı ve güvenliği tehdit ediyor

Horlama deyip geçmeyin: Uyku apnesi hayatı ve güvenliği tehdit ediyor

Uyku apnesinin yalnızca horlama ve sabah yorgunluğu ile sınırlı bir sorun olmadığını belirten ASYOD Uyku Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karadağ, hastalığın fiziksel ve zihinsel sağlığı derinden etkilediğini, sürücü hataları kaynaklı kazaların yüzde 7

Dijital çağın çocuk sağlığı üzerindeki etkileri

Dijital çağın çocuk sağlığı üzerindeki etkileri

Dijitalleşmenin çocukların yaşamına etkileri günümüzün en büyük problemlerinden birisi haline geldi. Dijital çağın getirdiği yeni tanımlanan çocuk hastalıkları, Türk Pediatri Kongresi’nde masaya yatırılacak.Artan postür bozuklukları, çocukluk çağı obezite

Nosecraft’da eğitim ve canlı cerrahi bir arada

Nosecraft’da eğitim ve canlı cerrahi bir arada

Burun estetiği alanında önde gelen uzmanları bir araya getiren "NoseCraft:FromCrafttoArt" canlı cerrahi toplantısı, bu yıl üçüncü kez Medipol Eğitim ve Sağlık Grubu bünyesinde gerçekleştirildi.Organizasyonda, katılımcılar en güncel rinoplasti tekniklerini

Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı

Uzmanlardan gençlerde artan kolon kanserine karşı tarama testi çağrısı

Kolon Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla gerçekleştirilen toplantıda, genç yaş gruplarında artış gösteren kolon kanserine dikkat çekilerek erken teşhis için tarama testlerinin önemi vurgulandı.Mart ayının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de "Kolon (Kol

Prof. Dr. Koca: "Proloterapi kronik ağrılarda ameliyatsız bir tedavi yaklaşımı sunuyor"

Prof. Dr. Koca: "Proloterapi kronik ağrılarda ameliyatsız bir tedavi yaklaşımı sunuyor"

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, kronik ağrılarda ameliyatsız tedavi seçeneklerinden biri olan proloterapinin her geçen gün daha fazla tercih edildiğini söyledi.Kronik kas-iskelet sistemi ağrıları, günümüzde yaşam kalitesini cid

Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran: "Halsizlik ciddiye alınmalı"

Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran: "Halsizlik ciddiye alınmalı"

Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, toplumda sıkça karşılaşılan halsizlik şikayetinin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.Dr. Hüseyin Taşkıran, "Halsizlik, yoğun iş temposu, uy

Baharla birlikte polen alerjisi alarmı

Baharla birlikte polen alerjisi alarmı

Bahar aylarının gelmesiyle doğa canlanırken, milyonlarca kişi için "polen kabusu" da başlıyor. Sabah uyanır uyanmaz peş peşe gelen hapşırıklar, gözlerdeki kaşıntı ve bitmek bilmeyen burun akıntısı hayat kalitesini düşürüyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Çocu

Medline Adana Hastanesi’nde radyasyon onkolojisi bölümü hizmete girdi

Medline Adana Hastanesi’nde radyasyon onkolojisi bölümü hizmete girdi

Modern tıbbın önemli tedavi alanlarından biri olan radyasyon onkolojisi bölümü Medline Adana Hastanesi’nde düzenlenen açılış ile bölge halkının hizmetine girdi.Medline Adana Hastanesi’nde hizmete giren radyasyon onkolojisi bölümü, ileri teknoloji cihaz al

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
77
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
74
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
69
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
60
Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü
57
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
55
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
51
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
41
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
40
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
37
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
37
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
37
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
35
Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇ Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇
34
İkas Eyüpspor İkas Eyüpspor
33
Hesap.com Antalyaspor Hesap.com Antalyaspor
32
Zecorner Kayseri̇spor Zecorner Kayseri̇spor
30
Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük
30