Kalp ölümlerinin üçte 1’i erken dönemde

Kalp ölümlerinin üçte 1’i erken dönemde

29 Eylül Dünya Kalp Günü nedeniyle değerlendirmelerde bulunan Kardiyolog Prof.

A+A-

29 Eylül Dünya Kalp Günü nedeniyle değerlendirmelerde bulunan Kardiyolog Prof. Dr. Özlem Esen, kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin üçte birinin beklenmedik derecede erken yani premature denilen türde olduğunu belirtti.

Kalp damar hastalıkları dünyada ve Türkiye'de ölüme neden olan hastalıklar arasında ön sırada yer alıyor. 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla bilgilendirmelerde bulunan Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Kardiyolog Prof. Dr. Özlem Esen, kalp damar hastalıklarına bağlı ölümler ile ilgili, "Bu ölümlerin üçte biri beklenmedik derecede erken yani premature denilen türde gerçekleşiyor. Fakat aynı zamanda bu kadar tehlikeli ve öngörülemeyen kalp damar hastalıklarını yüzde 80 oranında yaşam şekli değişikliği ile önleyebiliriz" dedi.

"Daha az fosil yakıt kullan, daha fazla yürü"

Prof. Dr. Özlem Esen, kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 75'inden fazlasının düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana geldiğine işaret ederek, hava kirliliğinin de kalp hastalıklarının yüzde 25'inden sorumlu olduğu söyledi. Prof. Dr. Özlem Esen, "Fosil yakıtların daha az kullanılması gibi uzun vadeli önlemler alınabilir. Günlük yaşamda ise daha hızlı aksiyon almak için yürüme ve bisiklet kullanımı mutlaka arttırılmalı. Böylece herkes gezegeni ve kalp sağlığını korumak için katkıda bulunmuş olacak" dedi.

"Stres, kalp krizini 2 kat artırıyor"

Psikolojik stresin de kalp krizi riskini 2 kat arttırdığına değinen Prof. Dr. Esen, ruh sağlığı konusunun pandemi döneminde dikkat çekmeye başladığını söyledi. Bütüncül sağlık anlayışının artık ayrılmaz bir parçası olduğunu savunan Prof. Dr. Esen, "Stresle başa çıkabilmek için başvurulan sigara, alkol ve ekran bağımlılığı gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak kalp hastalıklarından korunmada anahtar rol oynuyor. Egzersiz meditasyon gibi sağlıklı alışkanlıklar kazanmak ve sürdürmek çok önemli hale geldi" şeklinde konuştu.

Kalp "duyabilen ve hissedebilen" bir organ

Prof. Dr. Özlem Esen, kalbin "duyabilen ve hissedebilen" bir organ olması nedeniyle insan hayatında çok özel bir yeri olduğunu da söyledi. Yaşamın başı ve sonunu kalp hareketlerinin belirlediğini hatırlatan Prof. Dr. Özlem Esen, kalbin tüm insanlığı birleştiren ortak bir öge olduğuna işaret etti. Bu yıl kalp hastalıklarına yasakların olduğu klasik bakış açısından ziyade farklı bir pencereden bakılacağını ifade eden Esen, "Buradan hareketle Dünya Kalp Federasyonu 2022 yılında tüm dünyada üç ana başlık benimseyerek "kalbini kullan" temasında farkındalık oluşturmaya çalışacak. İnsanlık, doğa ve sen başlıkları altında farklı düşünme, doğru kararlar verme, cesaretle davranıp başkalarına yardım etmek de bu çerçevede öneriler arasında bulunuyor" dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT