MENÜ

Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan: "25-27 sene öncesi hastalarda yüzde 10 olan 5 yıl sağ kalım oranı, ameliyat sonrası şimdi yüzde 50-54’lere çıktı"

Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, Türkiye’de son yıllarda görülme sıklığı artan pankreas, karaciğer ve safra yolları tümörlerinin dünyanın en ölümcül kanserleri arasında yer aldığını belirterek,

Yayınlanma: 04 Mart 2026 15:49 Güncelleme: 04 Mart 2026 13:45
Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan: "25-27 sene öncesi hastalarda yüzde 10 olan 5 yıl sağ kalım oranı, ameliyat sonrası şimdi yüzde 50-54’lere çıktı"
Acıbadem Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan, Türkiye’de son yıllarda görülme sıklığı artan pankreas, karaciğer ve safra yolları tümörlerinin dünyanın en ölümcül kanserleri arasında yer aldığını belirterek, bu kanserlerde multidisipliner tedavinin son derece önemli olduğunu vurguladı.
Acıbadem Maslak Hastanesi’nde hizmete sunulan Acıbadem Üniversitesi Pankreas, Karaciğer, Safra Yolları Cerrahisi Ünitesi’nin açılışında konuşan Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan; pankreas, karaciğer ve safra yolları hastalıklarında tanı ve tedavi sürecinin çoğu zaman birden fazla branşın eş zamanlı değerlendirmesini gerektirdiğini belirterek, "Gastroenteroloji, medikal onkoloji, radyoterapi, radyoloji, girişimsel işlemler, patoloji, anestezi ve yoğun bakım gibi alanların koordineli çalışması; doğru hastanın doğru zamanda doğru tedaviye yönlendirilmesine, tedavinin kişiye özel planlanmasına ve başarı oranlarının yükselmesine katkı sağlamaktadır" dedi.
"Organ özelinde uzmanlaşmak ve merkezleşmek önemli"
Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan şöyle konuştu: "Biz sadece pankreas, karaciğer ve safra yolları hastalıklarının tedavisini değil, aynı zamanda hastalıkların neden oluştuğunu, nasıl oluştuğunu ve bunun da tedavilerinin de araştırmasını yaptığımız için hepsi bir şekilde bu çatı altında birleşiyor. Biz belirli organlara ve bununla ilgili çeşitli tedavilere ne kadar çok odaklanırsak hastalarımıza o kadar faydalı ve hedefe yönelik bir tedavi sağlamış oluyoruz. Sadece genel cerrahi değil, gastrointestinal sistemin içerisindeki tüm tümörleri ve tedavi seçeneklerinin tamamını aynı derinlikte takip etmek imkânsız. Bu nedenle organ özelinde uzmanlaşma ve merkezleşme önem kazanıyor. Özellikle böyle bir ünitenin, merkez şeklinde hep beraber çalışırsanız çeşitli disiplinlerle, özellikle bazı tümörlerde, kistik tümörlerde kanser olmadan hastaları beraber, gastroenterolog, onkolog, radyoloji ile beraber hastaları takip ederek hastalığı zamanında yakalayıp kanser o kadar çok vahim duruma gelmeden veya oluşmadan yakalayabiliyoruz. Bu da tabi ki böyle bir merkezin çok ciddi avantajı."
Günümüzde teknolojide ve tıpta hızlı ilerlemeler sayesinde kanserde tanı ve tedavi yöntemlerinin sürekli güncellendiğini vurgulayan Prof. Dr. Ceyhan şöyle konuştu: "Yani şu an özellikle pankreas kanser tedavisine bakarsak çok ciddi güzel gelişmelerimiz oluyor. 25-27 sene öncesi hastalarda yüzde 10 olan 5 yıl sağ kalım oranı ameliyat sonrası şimdi yüzde 50-54’lere çıktı. Bu şekilde ciddi ilerlemeler yakalayabiliyoruz."
"Her yıl 8 bin kişide pankreas kanseri görülüyor"
Pankreas kanserinin Türkiye’de her yıl yaklaşık 8 bin kişide görüldüğünü belirten Ceyhan, "Pankreas vücudumuzun tam arkasında olduğu için tümörler çok fazla büyümeden belirti vermiyor. Belirtileri çok fazla olmuyor. En önemli belirtisi hastaların aniden çıkan kan şekeri rahatsızlığının olması ve sarılık olması" diye konuştu.
ABD’de pankreas tanısı aldı, tedaviye Türkiye’ye geldi.
ABD’de yaşayan 54 yaşındaki Cüneyt Büyükbezci, iki yıl önce gözlerinde ortaya çıkan sarılıkla doktora başvurduğunu belirterek, "Acilde bir görüntüleme ile pankreası saran bir tümör olduğunu öğrendik. Kanser hastası olarak 3’üncü saatin sonunda hastaneden taburcu edildik" dedi.
Amerika’da yaşamasına rağmen tedaviyi Türkiye’de sürdürme kararı aldıklarını ifade eden ve Türkiye’de sadece Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan ile görüşerek karar verdiklerini belirten Büyükbezci, "Maalesef Amerika’da doktor çok az ve öz bilgi verir, bilmeniz gerekeni söyler. Sonra yalnız başınızasınız. Özellikle kanser gibi ucu başı belli olmayan, uzun sürece yayılabilecek bir tedavide biz aile olarak doktorla hasta arasındaki ilişki sıcaklığı için de burayı istedik" diye konuştu.
"3 kez öldüm öldüm dirildim"
Büyükbezci, iki yıllık süreçte tümörün alınabilmesi için küçülmesi gerektiğinden pek çok kez tedavi gördüğünü ifade etti. Tümörün tümden alınabilmesi için küçültmek amacıyla kemoterapi verdiklerini, bu süreçte Güralp Bey ile birlikte pek çok farklı alandaki uzmanın birlikte çalışarak süreci yönettiklerini anlatan Büyükbezci, 3 kez ameliyat masasına yattığını ama ilk ikisinde tümörün yeterince küçülmediğini gördüklerini belirtti. Bu ameliyatlardan sonra küçülmemiş haberinin verilmesinin kendisini üzdüğünü ancak moralini hızla toparladığını söyledi. Tekrarlanan kemoterapiler sonrası 3. ameliyatta ise tümörün ameliyat edilecek kadar küçülmesi nedeniyle, tümörün tümden temizlendiği müjdesiyle ameliyattan çıktığını söyleyen Büyükbezci, her ameliyata aldığında acaba tümör küçüldü mü endişesiyle adeta ölüp ölüp dirildiğini, 3. ameliyat sonrası mutlu haberi aldığını ifade etti. Medikal onkoloji, radyoterapi, gastroenteroloji gibi pek çok alandaki uzmanın bu süreçte önemli rol aldığını ve ameliyat süreçlerinde tüm ekibin tedavi için yoğun bir şekilde çalıştığını söyleyen Büyükbezci, "Şu an kendimi çok iyi hissediyorum. 1 ay önce hayatımı geri kazandım" dedi. Güralp Bey’in de yaşadığı tıbbi süreç açısından çok nadir bir vaka olduğunu söylemesine karşılık bu süreçten başarıyla çıkmasının hem kendini hem doktorunu çok mutlu ettiğini belirtti.
Felç kalma korkusuyla ameliyata girdi
Hazal Güngördü ise 27 yaşında çok genç bir yaştayken iş yerinde yaşadığı stres sonrası karın ağrısı şikâyetiyle doktora başvurduğunu belirtti ama doktorlardan duyduğu tanıya inanamadı; pankreasta ortaya çıkarak damarlara yapışan bir tümör vardı. Bu tanı karşısında şok olan Hazal Güngördü, bir çok doktora giderek görüş aldı. Başvurduğu hekimlerin kötü bir tablo çizdiğini vurgulayarak, tedavi konusunda umutlu cümleler duymadığını ve endişesinin daha da arttığını belirtti. Güngördü, "Hep açınca göreceğiz’ denildi. Yüzde 50 felç kalma riskim olduğu söylendi. Birçok organın alınma ihtimali dahi bana söylenmişti" dedi.
Sonuçlarının bu kadar kötü olması, Hazal Güngördü tedavi kararını düşündürürken bir gün aniden evinde fenalaşması nedeniyle evine yakın olan Acıbadem Maslak Hastanesi’ne geldiğini anlattı. Karşısına çıkan doktor Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan oldu. Almanya’da büyüyen ve cerrah olan doktorunun, Türkiye’ye yeni dönmesi, hatta ilk ameliyat hastasının da kendisi olması kafasını karıştırdı. Hemen araştırmalara başladı. Tıbbi geçmişini inceleyen ve kendisiyle iyi bir hasta-hekim diyaloğu kuran Prof. Dr. Güralp Onur Ceyhan’da ameliyat kararı aldığını ve hocanın tümörü damarlardan adeta kazıdığını söyledi. Ameliyattan çıkmasını bekleyen ailesinin de felç olma endişesini aklından çıkaramayıp büyük bir endişe yaşadıklarını belirten Güngördü, "Çok şükür hiçbiri olmadı. Pankreası çevreleyen ve bütün vücuduma yapışmış bir lezyon vardı. Birçok organ alınabilirdi ama iyi huylu çıktı. Temizledikleri için sapasağlam ayakta kalmamı sağladılar" dedi.
ETİKETLER: Prof., Dr., Güralp, Onur, Ceyhan:
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

İHA İhlas Haber Ajansı tarafından geçilen tüm Haberler, bu bölümde Malatya Güncel Haber editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Girilen Haberler alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

Hayat Hastanesi 48 yaşında

Hayat Hastanesi 48 yaşında

Türkiye sağlık sektörünün köklü kuruluşlarından Hayat Hastanesi, 48. yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyor. Kurulduğu günden bu yana ‘insana dokunan sağlık’ vizyonuyla hizmet veren Hayat Hastanesi, bilgi birikimi, tecrübesi ve hasta odaklı yaklaşımıyl

Profesör açıkladı: "Yaşayan her hücrenin sonu kanser"

Profesör açıkladı: "Yaşayan her hücrenin sonu kanser"

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kanserin biyolojik olarak yaşlanma süreciyle ilişkili olduğunu belirterek, "Bugün şunu biliyoruz ki yaşayan her hücrenin sonu kanser. Sadece hangi organ ve ne zaman ortaya çıkacağını bilmiyoruz" dedi.Prof

10 ülkeden katılımın olduğu yarışmada SUBÜ ekibine ikincilik ödülü

10 ülkeden katılımın olduğu yarışmada SUBÜ ekibine ikincilik ödülü

Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen Sağlıkta İnovasyon Yarışması neticelendi. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) "Vita Grup" takımı, hazırladıkları projeyle üniversite öğrenci kategorisinde ikincilik ödülünü kazandı.10 farklı ül

GAÜN’de altın kan çalışmasına "En İyi Sözel Bildiri" birinciliği

GAÜN’de altın kan çalışmasına "En İyi Sözel Bildiri" birinciliği

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi’nde gerçekleştirilen ve dünyada "Altın Kan" (Rhnull) olarak bilinen son derece nadir kan grubuna sahip bir hastanın hayatını kurtaran doğum operasyonu, tıp dünyasında önemli bir başarıya imza attı.GAÜN Hematoloji Bi

Uzmanından Ramazan’da ağız ve diş sağlığı önerileri: "Ara yüz temizliği, diş fırçalama çok önemli"

Uzmanından Ramazan’da ağız ve diş sağlığı önerileri: "Ara yüz temizliği, diş fırçalama çok önemli"

Ramazan ayında ağız ve diş sağlığına ilişkin tavsiyelerde bulunan Dt. Eda Tınaş, "Uzun süreli açlık ve susuzluk sebebiyle tükürük azaldığı için hastalarda ağız kuruluğu meydana gelmekte. Tükürük azalmasına bağlı olarak diş eti enfeksiyonları, çürük miktar

Bayburt’ta Çocuk İzlem Merkezi toplantısı yapıldı

Bayburt’ta Çocuk İzlem Merkezi toplantısı yapıldı

Bayburt İl Sağlık Müdürlüğünde, Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) hizmetlerinin değerlendirilmesine yönelik toplantı gerçekleştirildi. Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Murat Köroğlu başkanlığında düzenlenen toplantıda, kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve

Sessiz tehlike: "Osteoporoz"

Sessiz tehlike: "Osteoporoz"

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, kemik erimesi olarak bilinen osteoporozun, özellikle kadınlarda menopoz sonrası dönemde yaygınlaştığını belirterek, hastalığın genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve bu yüzden ’sessiz hast

Yaren’e dayısı, anneye de ağabeyi can oldu

Yaren’e dayısı, anneye de ağabeyi can oldu

İzmir’de böbrek yetmezliği tedavisi gören 12 yaşındaki Yaren Kara, Acıbadem Kent Hastanesi’nde dayısından nakledilen böbrekle sağlığına kavuştu. Küçük kızın annesinin de yıllar önce aynı hastanede diğer ağabeyinden aldığı böbrekle hayata tutunduğu ortaya

Malatya Namaz Vakitleri

Yükleniyor...

00:00:00

İmsak 05:27
Güneş 06:48
Öğle 12:44
İkindi 15:56
Akşam 18:29
Yatsı 19:45

Süper Lig Puan Durumu

Takım Puan
Galatasaray A.ş. Galatasaray A.ş.
58
Fenerbahçe A.ş. Fenerbahçe A.ş.
54
Trabzonspor A.ş. Trabzonspor A.ş.
51
Beşi̇ktaş A.ş. Beşi̇ktaş A.ş.
46
Göztepe A.ş. Göztepe A.ş.
42
Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü Rams Başakşehi̇r Futbol Kulübü
39
Samsunspor A.ş. Samsunspor A.ş.
32
Kocaeli̇spor Kocaeli̇spor
30
Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş. Gazi̇antep Futbol Kulübü A.ş.
29
Çaykur Ri̇zespor A.ş. Çaykur Ri̇zespor A.ş.
27
Corendon Alanyaspor Corendon Alanyaspor
26
Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇ Natura Dünyasi Gençlerbi̇rli̇ği̇
24
Hesap.com Antalyaspor Hesap.com Antalyaspor
24
Tümosan Konyaspor Tümosan Konyaspor
23
İkas Eyüpspor İkas Eyüpspor
22
Kasimpaşa A.ş. Kasimpaşa A.ş.
20
Zecorner Kayseri̇spor Zecorner Kayseri̇spor
20
Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük Misirli.com.tr Fati̇h Karagümrük
13